İçeriğe geç

Bi' an için

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Bi' an için

Bölüm 1

Süt reyonu

Hayatta bazı zamanlar vardır, her şey üst üste gelir ve yanınızda birinin olmasını istersiniz ama herkesi kendinizden uzaklaştırmaya başlarsınız, en sonunda da yalnız kalırsınız.

Saat sabah 10.56'ydı ve ben saat 6.30 dan beri uyanık olduğum halde telefonumu bırakıp yataktan çıkmayı başaramamıştım.

Anneannemin "Ayda" diye seslenmesi üzerine telefondaki hayattan çıkıp gerçek hayata dönmeyi başarabilmiştim.

"Efendim" diye seslendim ama cevap veren yoktu. Tekrar seslendim "Anneanne" ama yine cevap veren yoktu.

"Off, bir kere seslendikten sonra cevap Verseniz kıyamet kopar o gün dimi " diye söylenip yatağımdan kalktım.

Yatağımın yanındaki komedinin yanındaki boy aynasına ilerledim ve kendimi baştan aşağı süzdüm. Sarıya çalan kumral saçlarım birbirine girmişti. Saçımı açıp komedinin üstündeki tarakla taradım ve gevşek bir atkuyruğu yaptım perçemlerimi de önden çıkardım. Altımdaki sünger boblu pijamayı çıkardım ve yerde duran siyah şortu giydim. Üzerimde beyaz bir crop top vardı.

Odaya güneş girmesi için beyaz stor perdeyi açtım ve kapıya doğru ilerledim. Aşağı kata inen merdivenleri ruhsuz gibi yavaş yavaş indim.

Masada duran 100 lira markete gideceksin Ayda diye bağırıyor gibi hissettim. "Püff" diye bir ses çıkardım. Anneannem burada olduğumu yeni fark etmişti "günaydın uyuyan güzel" dedi. "günaydın" diye karşılık verdim. Paraya uzandım ve anneanneme ne alacağım diye soran bakışlar attım.

"2 ekmek, 1 süt, 2 tane de 15 li yumurta al ama yumurta 30 lu olmasın sakın 15 li yoksa alma 30 lular hep bozuk çıkıyor. " dedi. "Ne alaka ya bana ekstra yük taşıtmak için yapıyorsun dimi " diye homurdanıp evden çıktım.

Yaz tatilinde annemlerin saçma sapan baskılarından kurtulmak için anneannemde kalıyordum. Aslında evden çok uzak değilim arabayla 1 saatlik yol ama en azından birazcık nefes alabiliyorum burada.

10 dakika yürüdükten sonra markete varmıştım. Marketin serinliği dışarıdaki cehennem sıcağından sonra aşırı iyi geliyordu.

Kapıdan girdiğim anda ekmek reyonu vardı 2 ekmeği poşete aldım ve süt almak için dolap kısmına ilerledim. tam sütlerin olduğu yerde o vardı. sevgiliyken aradaki mesafeden dolayı anca ayda 1 kez falan görüşebiliyorduk gerçekten şimdi mi karşıma çıkacak zamanı bulmuştu. İçimden bir küfür savurdum ve oraya doğru ilerlemeye devam ettim.

Dağınık saçlarını eliyle geriye doğru atıyordu ve bir şey arıyor gibi görünüyordu. "Kenara çekilir misiniz hayvan gibi yayılmışsınız da şuraya" diyesim gelse de sadece " geçebilir miyim? " dedim. Ve sesimi duymayı beklemiyormuş gibi yüzüme baka kaldı. "Ayda" dedi. Başka bir şey söylemesine izin vermeden "çekil şuradan" dedim. Sonunda kenara çekilmeyi başardığında sütü alıp kasaya doğru ilerledim.

Kasada işim bittikten sonra "iyi günler" diyerek marketten çıktım. İçimden küfürler savurarak eve doğru ilerledim. Aklıma yumurta almayı unuttuğum geldiğinde bir kaç küfür de kendime savurdum. Ama geri dönmeye üşendiğim için Anneanneme 15 li yoktu bende almadım demeye karar verdim.

Eve gittiğimde kahvaltı vs. gibi rutin işleri yapıp, anneannemden yumurta azarı yedikten sonra sonunda kendimi yatağıma atmayı başarmıştım.

Kulaklığım kulağımda, hayatsız, ama mutlu bir şekilde tavanı izleyip şarkı dinliyordum, ta ki o şarkı çalana kadar. Şarkının slow müziği kulaklarımda yankılanırken vücudumun her bir zerresinde kalp kırıklığını hissetmiştim. Aslında kalbin kemiği yoktur derler ama işte o kırılma hissini yaşarken böyle düşünmek pek mümkün olmuyor. Şarkı yetmiyormuş gibi bir de tavanım bana ihanet etmeye başlamıştı. 10 saniye önce beyaz üzerinde çıkıntılar olan tavanım gitmiş, yerine onun yüzü gelmişti.

Onunla olan ilişkimi bir şeye benzetmek istersem eğer; kesinlikle bir kelebeğin 3 günlük ömrü olurdu. Kısa ama dolu dolu, huzurlu, mutlu, her şeyden önce her hareketinde heyecan veren bir hayat. Bilemiyorum aslında ben "aşk" denen şeyi sadece onda görmüştüm, aslında onda demek yeterli oluyor mu bilmiyorum. Onun kokusunda, sesinde, kollarında, öpüşlerinde, söylediği her bir kelimede, kurduğu her bir cümlede bulmuştum "aşk" dedikleri aptallığı.

şarkı bittikten sonra kendine gel Ayda dedim ve gözümden şakaklarıma doğru süzülen göz yaşını kolumla sildim. ve bilgisayarımı alıp dizi izlemeye başladım. zaten yaz tatilinde günlerimin yarısı bir şeyler izleyerek geçiyor.

İzlediğim dizinin 3. bölümünü bitirdikten sonra bunaldığımı fark edip bilgisayarımı uyku moduna aldım. komedinin üzerinde duran kitabımı alıp birkaç sayfa okudum ama bundan da sıkılmıştım. en sonunda telefonumu alıp instagram keşfetinde dolaşmaya başladım.

Yaklaşık 15 dakika sonra önüme bir reklam geldi ilk başta önemsemeden geçtim ama sonra aklıma takıldı ve geri dönüp incelemeye başladım. Müzik dinleyerek insanlarla eşleştiğiniz bir date uygulamasıydı. Sıkılmamı ve sevgilimden yeni ayrılmış olmamı düşünerek belki eğlenceli ve müzik zevki güzel kişilerle tanışırım diye uygulamayı indir kısmına tıkladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.