Sabah uyandığımda Mert evde yoktu. Ne yani ben bırakıp gitmiş miydi? Anahtarla kapı açılma sesi duyduğumda korkrum hemen beyzbol sopamı elime aldım. Oturma odasına giren adamın tam başının ortasına beyzbol sopamı yapıştırdım. Adamın yüzüne baktığımda Mert olduğunu anladım. Şimdi ben Mert'i mi bayılmıştım. Hemen kolonya alıp atılmaya çalıştım. Yaklaşık bir 5 dakika sonra ayıldı.
-Noldu bana neden senin kucağındayım
*Seni bayılttım da
-Nasıl becerdin
*Sen ekmek almaya gitmişsin bende başkası eve girmeye çalışıyor sandım seni bayılttım
-Elinde ağırmış yani
*Mertttttt
-Tamam bir şey demedim hadi kahvaltı yapalım sonra ben dışarı çıkacağım
*Ben ne yapacağım evde ben de gelicem
-Yanına Yağız gelecek
*Tamam ben kevseri arayacağım o gelsin. Yağız'ın gelmesine gerek yok.
-Tamam o zaman ben gidiyorum.
*Tamam hadi görüşürüz
- Görüşürüz
Kapıdan çıktığı anda düşünmeye başladım. Ben kesinlikle aşıktım. Kevseri aradım. Geliyordu. Ben de aşağıdaki marketten iki tane kahve alıp gelecektim. Cüzdanımdan para alıp aşağı indim. Tam eve döneceğim sırada arkamdan bir el ağzımı kapattı.
-Sakın ses çıkarma yoksa seni yaşatmayız
Adamın şeyine ayağımla vurduğum gibi eve kaçtım. Peşimden geliyordu. Tam kapının orada beni tuttu.
-Sana zorluk çıkartmaman gerektiğini söylemiştim. Şimdi zorluk çıkartma yürü.
Ne dediyse yapmak zorunda kaldım yapmasam ölecektim. Beni bir arabaya bindirdi ve 2 saat yolculuğun ardından terk edilmiş bir depoya geldik demek ki beni orada değil burada öldürecekti. İçeri girdiğinde ise şok oldum. Karşımdaki İrem'in babasıydı. Ne yani beni o mu kaçırmıştı.
-Hoşgeldin kızım
*Ben senin kızın falan değilim beni bırak yoksa Mert seni yaşatmaz.
-Mertmiş demekki ismi beni tehdit ettiği gün adını sormayı unutmuşum
*Ne Mert seni tehdit mi etti
Duyduklarıma inanamıyordum. Diyeceği tek bir kelime onu öldürmeme sebep olacaktı.
-Evet Mert tehdit etti. Bakıyorum da Mert deyince gözlerin fal taşı gibi açılıyor. Çok mu seviyorsun Mert'i. Yakında damadım olacak herhalde
*Bana bak boş konuşma beni bırak yemin ediyorum ki Mert seni öldürür
-senin dilin cok uzamış Oğuz
Deyip kaş göz işareti yaptı. Ondan sonrasını hatırlamıyorum sanırım bayılttı beni.
MERTİN AĞZIMDAN
Eve geldiğimde Sıla evde yoktu kevseri aradım o da eve geldiğini ama kapıyı açanın olmadığını söyledi. Hemen aşağı inip market sahibinden Sıla'nın fotoğrafını gösterip görüp görmediğini sordum. Gördüğünü söyledi. Beni kamera kayıtları bulunan odaya götürdü. Kayıtları izlerken Sıla'yı gördüm. Bir dakika Sıla'yı kaçıran Serdar'dı. Arda ve Yağız'ı aradım. Hemen geldiler. Eve çıktık ve olayı konuşmaya başladık.
(A)- Abi Sıla'yı kim kaçırır ki
(Y)- Serefsizin biri işte
*Eğer ki başına bir iş gelirse kimseyi affetmem
(Y)- Sen aşıksın
*Aşığım var mı ya evet köpek gibi aşığım
(A)- Heh çok şükür şimdi serdar kaçırmış nereye gidiyorlardı kamera kaydında var mıydı
*Evet bir depoya çıkıyo şimdi kevseri de arıyorum o da gelsin
(Y)- Abi Kevser güzel mi bari
*Yağız konumuz bu mu ara kızı gelsin
(Y)- Tamam
Ben onu kurtaracaktım kurtaramazsam kendimi affetmeycektim