Kahvaltıya indiğimizde sofra hazırdı. Kahvaltı ederken dedem konuşmaya başladı.
(D.Ş)-Bak bakayum bana bizden kız istenmedu. Akşam gelin kizumuzu isteyun.
-Tamam efendim saat 6 da geliriz
(D.Ş)-Kahvaltudan sonra gider alış veruş yaparsunuz. Sıla evde kalur siz gidersinuz
-Tamam efendim
(D.Ş)-Bize efendum demene gerek yok evladum ana baba diyebilursun.
Mert'in utandığını ben bile hissettim.
-Tabi babacım
(Ş)-He şöyle
Kahvaltıyı yaptıktan sonra Mert Yağız ve Arda alış veriş yapmaya gittiler ben kevser mukaddes halam Cemile halam şükran halam Birgül halam temizlik yapacaktık.
*Valla ben hamileyim yapamam
(M)-Ben bünyamine hamileyken halı bile yıkaydum.
(C)-Kız Sıla benim şu kaynanama gününü göstermem lazım benim kocam da ana kuzusu ya bir şey yapmıyor
*Hala sen onu bana bırak
(C)-Tamam
*Bünyaminnnnnnn
(Bünyamin)-He Sıla abla
Bünyamin'i tembihledikten sonra temizliğe döndük. Temizlik bittikten sonra Mertleri bekledik. Saat tam 6 olmuştu. Mert gelmişti. Kapıda bana çikolata ve çiçeği verdi.
(Y)-Yenge bak senin sevdiğin çikolatayı bulmak iki 2 saat çikolata aradık.
*Yaaa yengesinin gülleri hadi içeri geçin Mert sen benle mutfağa gel
-Tamam
Ardalar içeri geçtiğinde bizde mutfağa gittik.
*Çok yakışıklı olmuşsun
Uzanıp dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum.
-Sen de çok güzel olmuşsun
Yağız bağırarak konuşuyordu.
(Y)-Gelin ve damat isteme öncesi sevişiyor
(A)-Olum sen mal mısın vermiyecekler Sıla'yı göreceksin gününü Mertte seni öldürecek
(K)-Ya susun Sıla sende buraya gel
(M)-He bi bu Zeliha eksiktu tam oldi uşağını da getirmiş. Kız Cemile kaynanan geldu kız.
İçeri girdiğimizde Zeliha yani Cemile halamın kaynanası vardı. Benim planım hazırdı ama.
Sandalyeye oturdum. Ve dedemler sohbet etmeye başladı. Ben kahve yapmaya gittim ve halamlar arkamdan geldi.
*Kahve nerde
(B)-üçüncü çekmecede
*Cezve nerde
(M)-Dolapta
Kahveleti hazırladıktan sonra bünyamin geldi.
(Bünyamin)-Sıla al bunu da koy
*Bune lan kocamı zehirleyecek misiniz
(Bünyamin)-Yok be tuz yerine bunu koyun
*Lan keremin sidiğini mi koydunuz bu ne
(Bünyamin)-Yok be hadi hadi sen yap
Halamlar ve bünyamin içeri gittiğinde tüm erkeklerin kahvesine dedem ve Mert hariç hepsinin kahvesine o sidik şeysinden koydum. Kahveleri içeri götürdüğümde herkese kahvesini verip yerime oturmuştum. Tüm kuzenlerim Mert'e bakıyordu. Mert kahvesini içtikten sonra yüzünde bir ekşime olmadı. Ama diğerleri içince yüzlerindeki ekşime beni kahkaha atacak dereceye getirmişti. Zeliha teyze konuşmaya başladı.
(Zeliha)-Sebebi ziyaretimiz belli benim uşak sizin Sılaya yanıktur. Kaç kere istedik vermedunuz şimdu istiyruz. Verum da benim uşak mutlu olsun.
(Dedem)-Sizun uşak mutlu olacak ta bizum kiz mutsuz mu olsun bak dünür bu kaçıncı söyleyişumuz vermiyoruz.
(M)-Bak Zeliha teyze bu kaçıncıdur vermiyoruz size kiz miz yok
(Zeliha)-Severler birbirlerinu zamanla
Ya niye kimse benim evli olduğumu söylemiyor. Zeliha teyzenin oğlu Salihte bana oturduğu yerden kaş göz işareti yapıyordu. Mert'e baktığımda Salih'e çok kötü bakıyordu. Salih Mert'e döndüğünde ne bakıyorsun gibi bir bakış attı.
(Salih)-Siz Sıla'yı verin ben Sıla'yı kendime alıştırırım.
Mert aniden ayağa kalkıp Salihin yakalarından tutup yukarı kaldırdı ve kafa attı.
-Lan piç Sıla benim karım karım duydun mu karım o kaş göz işaretlerini de götüne sokarım anladın mı karnında bizim bebeğimizi taşıyo ölmek istemiyorsan siktir git
(Dedem)-Helal be damadum
Salih Mert'ten kurtulduğu anda Mert'e kafa attı. Yağız ve Arda Salihi tutmuş. Dışarı çıkarıyordu. Mert'in burnu kanıyordu.
*Aşkım burnun kanıyor gel
Mert yanıma geldiğinde burnuna pamuk koydum. Zeliha teyze yeniden gelmişti bir defolup gitmediler.
(Zeliha)-Siz benim uşağıma nasıl vurursunuz
-Sende o oğluna söyle benim karıma kaş göz işareti yapmasın
Zeliha teyze burun kıvırıp gitti.
*Aşkım sen iyi değilsin gel odaya gidelim dinlen biraz
-Tamam
Mertle odaya çıktık. Ben direk yatağa oturdum.
*İyi misin burnun acıyor mu
-İyiyim o bir daha sana öyle şeyler yaparsa yanına yaklaşırsa direk beni arıyorsun bu sefer onun için iyi olmaz
*Aşkım tamam hadi üstünü değiştir istersen duş al
-Bana kıyafet çıkarsana bu arada biz ne kadar daha kalacağız burada
*Biraz daha kalalım doğuma iki ay kala İstanbul'a döneriz
-Tamam aşkım
Mert üstünü değiştirdikten sonra ben aşağı inip uyuyacağımızı söyledim.