Aziz Karadağ, soyismi gibi dağ gibi biriydi. Karşısındaki insanın dizlerinin bağını bile çözdüren derecede dik duruşuyla tanınırdı. Mardin’in tanınan ve korkulan ağasıydı. Merhametten yoksun, bir o kadar da kara gözlüydü.
Aşiretten herkese haber gönderen Reşat Altıntaş’ın evinde, hepsi aynı nedenden toplanmışlardı. Aziz Karadağ masanın en başında, başı dik bir şekilde bekliyordu. Tam da düşmanının karşısındaydı. Ona göre düşmanını yakınında tutmalıydın ki gözünün önünde olsun, yapacağı hamleye hazırlıklı olasın.
Ama bu sefer işler beklediği gibi gitmeyecekti.
Reşat’ın gözünü hırs kaplamıştı. Elinden geleni yapmak için en büyük kozunu oynayacaktı. Belki çok can yanacaktı ama kimin umurundaydı? Masanın başına geçmek için yapmayacağı şey yoktu.
“Yaşlandın artık Karadağ. Masaya yenilik lazım, değil mi sence de?”
Masanın üzerinde sessizlik hâkimken Reşat’ın lafıyla çoğu Aziz Karadağ’a bakmaya başladı. Kimisi bu konuşmanın sonunun nereye gideceğini merak ediyor, kimisi ise sanki olacakları biliyormuş gibi kibirle oturuyordu.
Aziz, Reşat’ın gözlerinin içine bakıyordu. Bekliyordu bunu. Ama bu kadar çabuk gün yüzüne geleceğini tahmin etmiyordu. Bu aç köpeklerin masanın başına geçmek için her şeyi yapacağını biliyordu.
Duruşunu hiç bozmadan Reşat’a bir bakış attı.
“Açık konuş, Altıntaş. Bilirsin, lafın dolandırılmasından hiç hoşlanmam.”
Kararlı sesi karşısındakini titretecek cinstendi.
Reşat’ın gözlerinde haylazlık pırıltıları görünmeye başlamıştı.
“Diyorum ki… On beş yıldır evlisin. Nerede varisin? Hani nerede soyunu devam ettirecek oğlun? Senin zamanın tükeniyor.”
Kısa bir sessizliğin ardından Reşat sırıtarak devam etti.
“Yoksa kuşun ötmüyor mu, Karada—”
Aziz Karadağ’ın elini sertçe masaya vurmasıyla Reşat’ın lafı yarım kaldı.
Reşat sinsice sırıtıyordu. Biliyordu. Aziz Ağa ne kadar denese de bir oğlu olmuyordu. Onu en büyük silahıyla vurmuştu.
Ama bilmiyordu ki bu sözleri, ileride hiçbir suçu olmayan küçük bir kızın hayatını değiştirecekti.
Kimsenin beklemediği şeyi yaptı Aziz Karadağ.
Sesi hiç de yumuşak olmayan bir tonda konuştu.
“Vâdim vâd olsun, Altıntaş. Seni bitiren ben değil, doğacak çocuğum olacak. Sizler de şahidimsiniz.”
Kimseden ses çıkmazken Reşat bir şok yaşadı.
Aziz Ağa’nın bir çocuğu oluyordu.
İşte bu, planlarının arasında yoktu.
Kendi sonunu kendi yazmıştı.
Mardin’de artık tek bir konu vardı. Herkesin dilinde aynı şey konuşuluyordu:
Mardin’in ağası Aziz Karadağ’ın varisi doğacaktı.
Bunu duymayan kalmamıştı. Tabii bu kadarla da sınırlı değildi. Aziz Ağa’nın sözünü de herkes duymuştu. Kimisi seviniyor, kimisi ise hasedinden kuduruyordu.
Evde ise işler karmaşıktı.
Melek Hanım, eve gelen kocasının neden bu kadar sinirli olduğunu anlamamıştı. Bir eli karnında, bir eli beş yaşındaki kızındaydı.
“Senin beceriksizliğin yüzünden adım çıktı, Allah’ın belası!”
Melek Hanım ne olduğunu anlamadan saçlarından tutularak kaldırıldı.
“Ağam, ne oluyor böyle? Ne yaptım ben?”
Melek Hanım canının acısından çok karnındaki bebeği düşünüyordu. Ya yine bir şey olursa diye korkuyordu.
Ne kadar konuşsa da Aziz onu dinlemedi. Gözü hiçbir şeyi görmüyordu. Ne ona yalvaran karısını ne de orada ağlayan kızını duyuyordu.
Gururunun incindiğini düşünüyordu.
Bütün suçu karısına yüklüyordu.
Üç evladı vardı. Üçü de kızdı. Bunun suçlusunu karısı olarak görüyordu.
Kaç gece bu yüzden dayak yemişti?
Kaç gece zorla alıkonulmuştu?
“Umarım bu erkek olur,” diyordu.
Umarım…
O gece sabaha kadar dayak yedi. Ne Aziz Ağa merhamet etti ne de sesini duyan çalışanlar müdahale edebildi.
“Sana son sözüm olsun, Melek. Bu çocuk kız olsa dahi erkek gibi büyüteceğim. Masanın başına geçireceğim. O kızlarınla kurduğun hayatı hiçbir zaman yaşayamayacaksın.”
Melek’in artık gücü kalmamıştı.
Tek umudu, daha doğmamış çocuğuna kurulan bu hayatı dar etmemeleriydi.
O gece Allah’a dua etti.
“Eğer kız olacaksa, al onu benden Yarabbim…”
Nereden bilebilirdi ki ettiği bu duanın bedelini çok ağır bir şekilde ödeyecekti?
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Merhaba arkadaşlar yeni kurgumla geldim nasıl ,umarım beğenmişsinizdir tepkileriniz ve yorumlarınız benim için çok önemli iyi okumalar dilerim...🥰🥰🥰
