İçeriğe geç

Beyaz suikastçı

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Beyaz suikastçı

Bölüm 1

Beyaz...

Merdivenlerden seksi ve ağır adımlarla çıkıyordum.

Siyah elbisemle de karanlık bedenimi daha da görünmez kılıyordu.

Merdivenlerin sonuna geldiğimi anlamıştım görmesem de.

Bir sağıma bir soluma baktım sol tarafa doğru çevirdim bedenimi ve koridora doğru bir adım atmıştım ki karşıda pencerenin altında uyuyan pietro ile karşılaştım.

Hızlı gibi adımlarına hemen onun yanına gittim elimdeki çantayı hemen kolumun üstüne doğru çektim düşmesin diye.

Kollarından ve bacaklarından tutup kendime doğru çektim aniden kaldırıp kucağıma aldım.

Narkolepsi si yüzünden bu hallerdeydi.

Anı uyku hastalığı bastırınca nerede olduğunun önemi yoktu hemen uykuya dalıyor du.

Hem neden burada uyumuştu beni mi bekliyordu.

Onu kendi yatak odama götürdüm ve yatağa yan bir şekilde bıraktım.

Küçük bir bebek gibi uyuyordu.

Onun kolundaki saate baktığımda dört olduğunu gördüm saat dörde kadar beni mi beklemişti kuzum benim.

Çantamı da alarak oda dan çıktım uykum yoktu benim asla gelmiyordu.

Uyku ilacı ile bir saat uyuyabiliyordum.

Ama müzik kutum vardı bitane onunla uyuyabiliyordum sadece onun sesi huzur veriyordu bana.

Yatak odamın karşısındaki odaya daldım.

Çantayı yere attım ve elbiseyi üzerimden çekip aldim iç çamaşırı kullanmıyordum küçüklükten gelen alışkanlıklarımdan biriydi.

Saçımdaki peruğu da yırtar gibi çıkardım.

Kendi tenimden nefret ediyordum.

Kendimden nefret ediyordum.

Daha sonra elimdeki incecik ten renginde ki eldiveni çıkardım.

Takma tırnaklarımı çıkardım ayağımdaki ve elimdeki.

Gözümdeki siyah lensi çıkardım.

Saçımın içindeki tel tokalari çıkardım ve cısçıplak kalınca üzerlerinde asiti döktüm.

Her katilin yaptığı gibi, evet ben bir katildim.

Genç katil.

Takma ismim beyazdı gerçek adımı bende bilmiyordum.

Beni büyütüp yetiştiren kaptan da öyle, kimsesizdim ben ,ailem biz küçükken bırakmışlar bizi.

Ve kaptan sahip çıkmış bize.

Büyütüp eğitmiş bizi her türlü konuda.

Asitin kokusunu aldığımda kapıyı da çekerek çıktım çıplak çıplak.

Evde kimse olmadığı için böyle dolaşabiliyordum.

Yan tarafataki banyo ve tuvalete girdim duşa kabindeki suyu soğuk açtım.

Altına geçip oturdum öylece.

Yarım saatdir boyleydim soğuk suya karşı direncliydim sıcağa karşı da.

Vücudum taşa kesmiş ve kıpkırmızı olmuştu.

Ayağa kalktım ilk önce silkelendim.

Kendime gelmek için.

Suyu kapattım ve bornozu üzerime geçirip onun da yan tarafındaki kıyafet odasına girdim.

Rastgele bir iç çamaşırı ve altına esefmon aldım.

Onun üzerine de geceligimi giydim.

Saçlarımı tarayıp topuz yaptım makyaj yapmayacaktım.

Kıyafet odamın karşında olan gizli odamın kapısının önüne geldim.

Üç katmanlı şifre yapmıştım.

Şifreye yeşil gözlerimi okuttum , sayılı şifreyi girdim 2017,ve orta parmağımı okuttugumda kapı hızla ortadan ikiye açıldı içeriye adımımı attığımda yine hızla kapandı.

Sürekli yanan lamba içeriyi aydınlatıyordu sağımda büyük bir kitaplık vardı.

Solumda ise büyük bilgisayarlar vardı kaptanla bilgisayarlar sayesinde iletişim kuruyorduk.

Tam karşımda ise kurbanlarimin fotoğrafları vardı.

Ortada ise tahtadan bir masa vardı.

Ahtadan masaya yaklaşarak sandalyeye oturdum ve bugünün tarihini attım.

*

27 temmuz perşembe

Bugün yine birini öldürdüm kirli ellerimle daha kaç kisinin canını alacaktım bilmiyorum.

O bir öğretmendi ama suçluydu bir öğrenciyi dövmüştü.

Ve onu kaptanin emriyle öldürdüm.

İlk defa vicdan azabı çekiyordum bu kadarı mutsuz hissetmemiştim kendimi.

Ama durdurulamaz bir virüs gibiydim içimden geliyordu kendime ne kadar yapma desem olmuyordu.

Ne kadar çok öldürmeye çalıştım kendimi bir bilsen vicdanım.

Kendi tenimden nefret ediyordum.

Kendimden nefret ediyordum.

*

Ve günlüğün kapağını kapattım.

Kalemi de arasına sıkıştırmıştım nerede olduğum kaybolmasın diye.

Büyük nefes alarak kalktım bilgisayarların başına gelerek telefonumdan çektiğim kurbanımın resmini kaptana gönderdim.

Kaptandan yeni gelen üç mesaj vardı.

Birincisine tıkladım ve baktım uyuşturucu satan bir doktordu

İkincisi bir lezbiyendi.

Üçüncüsüne tıkladığımda tanıdık bir isimle karşılaştım.

Kurbanım uzun süredir onu takip ediyordum.

Zamanı gelmişti demekki.

Bugün saat yedi de ünlü modellerin gösterisi vardı.o da orada olacaktı.

Ve ben ünlü bir model olarak çıkacaktım.

Herşeyi geride bıraktım biraz rahatlamaya ihtiyaçım vardı.

Kapıyı tekrar açtım ve çıktım.

Direk aşağı mutfağa indim ve kendime bir meyve suyu aldım.

Salondaki l koltuguma geçip uzandım.

Meyve suyundan bir yudum daha aldığımda kardeşim pietro uykulu uykulu aşağıya indi.

Beni karşında görünce kısa süreli bi şok yaşadı.

"Günaydın"dedim.

Gözlerini ovalayarak"sanada günaydın"dedi.

Daha sonra o da mutfağa giderek birkaç dakika sonra geri geldi.

Kendine kahve yapmıştı.

Meyve suyundan bir yudum daha alarak "ilaçlarını alıyor musun"diye sordum.

Ne diyeceğini bilemedi ilk başta.

"Almıyorum"dedi asla yalan söylemezdi.

"Neden"dedim aslında onu sıkmak istemiyordum.

"Bıktım herşeyden"dedi.

Onu anlıyordum şuan ergenlik dönemlerinde olduğu için ses çıkarmıyordum.

"Peki"diyerek konuyu kapattım.

O da sallanan koltuğuna oturdu ve pencereden dışarıyı izliyordu.

Dışarıda güzel bir hava vardı aslında.

Güneş doğmaya başlamıştı bile.

Saat altıydı

Meyve suyu kutusunu masaya bıraktım.

Pietro sallanan sandalyesinde hala oturuyordu.

Arkasından sessizce yaklaştım ve saçlarını oksayacaktım ki beni sevmediği geldi aklıma.

Hava da kalan ellerimi yavaşça indirdim ve arkamı dönüp çekip gittim.

Yukarıdaki kıyafet odama gidip hazırlanmam lazımdı.

Podyumda en şık ben olucaktım.

Ben Bella Hadid olucaktım.

Bütün hazırlıklarımı yaptım.

Sadece Bella hadidi o podyuma çıkarmamak lazımdı.

***

Saatler sonra birazdan başlayacaktı.

Bella hadisi de bağlayıp küçük marketlerin birisine saklanmıştım.

Kimse anlamamıştı çünkü Bella hadid bendim.

Bu kulağa komik gelse de beni hiç güldürmememişti.

Gözlerim etraftaydı her an tedbirli olmam gerekiyordu.

Ve en sonunda podyuma çıkacaktık ama ben otuz ikinci sıradaydım.

Birinci

İkinci

üçüncü

dördüncü

beşinci derken otuzuncu geldi.

Heyecanlanmaya başlamıştım ve kurbanım ortalık ta görünmüyordu bu iş iyice kafamı kurcalıyordu.

Yakında kokusu çıkardı.

Otuz birinci kişi de çıkıyordu ben son hazırlıklarımı da yaptım aslında çıkıp çıkmamak konusunda kararsızdım.

İsmimi yani Bella hadisi anons ettiklerinde son kararımı verdim çıkacaktım.

Belki kurbanım izleyicilerin arasındadır.

Nefes kontrolleri yaptım ve adımımı attım ki arkadan başka bir kadın model bana çarptı.

"Ah özür dilerim göremedim heyecandan"dedi eğilerek elbisemle dökülen su lekesini siliyormuş gibi yaptı aslında birazdan kururdu hava zaten sıcaktı.

Kadına iyice bakınca kadın değil daha kız olduğunu gördüm.

Kızıl saçlı dik burunlu ve dolgun dudaklı kıvrak vücutluydu.

Üzerinde benim elbiseme benzeyen siyah bir elbise vardı.

"Çok özür dilerim ilk defa podyuma çıkacağım"dedi.

"Sorun değil geç kalıyorum"dedim.

Ve hemen podyuma çıktıım.

İnsanlar Bella hadisi yani beni görünce sevinç çığlıkları atıyordular.

O an bir silah ve insanların sevinç çığlıkları korku çığlıklarına dönüştü.

Hemen yere çöktüm bir yandan da ateş edenin nerede olduğunu izliyordum.

Hemen evlerin çatılarına baktım ama kimseyi göremedim.

Ateş sesleri sustugunda bende eğildigim yerden kalktım.

Etrafıma baktığımda insanların ve birçok modelin öldürüldüğünü gördüm.

Yanıma oyuncaklarımı almamıştım benim planım böyle değildi.

Kahretsin.

Ya bu bir tehditti ya bu bir uyarıydı

Podyumun diğer ucundan bana doğru koşan iki kişi geliyordu birisi o gördüğüm kızdı diğeri de bir erkekti.

Ne olduğunu anlayamadım ilk önce.

"Oh şükürler olsun ki iyisin"dedi kızıl saçlı kız.

Daha ismini dahi bilmiyordum.

Sessizce izliyordum onları.

"Sana anlatmamız gereken şeyler var"dedi.

Onları dinlenlemiyor aklimdakileri düşünüyordum.

Şuan eve gitmem ve bütün olanları kaptana anlatmam lazımdı.

"Ne istiyorsunuz ya"dedim gitmek istiyorudum.

"Bizi sakince dinlenen lazım"dedi.

Kafam daha da karışıyor du.

"Dinliyorum ama acele edin".

"Seni öldürmek isteyen kişiyi biliyoruz yani tahmin ediyoruz".

"O kişi bizi de öldürmek istiyor"

"Bi dakika beni mi öldürmek istiyorlar"dedim.

Kızıl saçlı kız yanındaki erkeğe kafasını çevirip.

"Anlaşılan beyaz ile çok işimiz var"dedi.

Gülümsedi.

Kimdi bunlar ben kimdim.

Ben Bella Hadid'dim.hayir hayır.

Ben herkesin korkusu ben beyazım.

"Anlaşılan bu işin sonu kötü bitecek"dedi yanındaki siyah saçlı erkek.

***

Lütfen oylamayı unutmayın şimdiden teşekkürler...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.