İçeriğe geç

Beyaz önlük

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Beyaz önlük

Bölüm 3

İlk gün

Sen varsın işte

Şeyy, ben yanlış anladım

Önemli değil

Bunun üzerine pek konuşmamıştık. Arabanın radyosundan bir şarkı açmıştı. Şarkı sessizliği bozuyordu .

Bu sabah erken uyandım

Gittim sana şarkı yazdım

Sonsuz ol diye sonsuz ol diye

Unutulsam mı unutmasam mı

Saklansan da bu köşede benle

Yaşlansan mı

Yaklaşık 1 saat sonra arasın ve artık benim de evim olan o binanın önündeydik.

O zaman evimize hoş geldin dedi Aras

Hadi gel içeriyi göstereyim. Asıl eşyalar yani acil olanlar burada ama diğerleri yarın gelecek.

Bir tane de benim kullanmadığım oda var . Oraya da sen yerleşirsin.

Tamam tekrardan teşekkür ederim. Sana ne kadar teşekkür etsem az

Ne demek

Ben elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Eve erken geldiğim için de yemek işini de hallederim. Nöbet günlerinde haber verirsen ona göre kalkarım . Haziran ayında olduğumuz için okulun kapanmasına az kaldı. Bu yüzden sana yardımcı olurum.

Tamam dedi ve tebessüm etti . Gülünce gözleri kısılıyordu . İçeriye girdik . Daha düzen olmadığını söylüyordu ama ev sanki 2 senedir burada yaşıyor gibi düzenliydi .

Boş oda bu dedi . Bu doğruydu odada sadece bir çanta vardı.

Çantayı hastaneye götürüyorum . Odama alacağım merak etme

Sorun değil burada kalsın

Peki

Ben geç kalmadan okula gideyim.

Gel ben bırakayım. Hem okulu hem de hastaneyi gösteririm .

Tamam , araba ile mi gideceğiz

Hayır birkaç dakika yurursek önüne çıkabiliriz

Süper o zaman

Senin özel ders işi ne olacak devam edecek misin

Dün yeni bir öğrenci ile konuştum. Adı duru . Ama yakın çevrede olmadığı için annesi Melis hanımı arayıp iptal edeceğim.

Bir dakika bir dakika , Melis hanım ve kızı duru dedin değil mi

Evet, ne oldu

Soy adını hatırlıyor musun

Yok hayır hatırlamıyorum

Göktürk olabilir mi

Doğru duru Göktürk demişti Melis hanım. Sen nereden tanıyorsun

Melis benim yengem . Abim Alkanın eşi. Duru da yeğenim . Amcasıyım ben durunun

Gerçekten mi .

Evet. Sen sorun etme abim ile ben konuşurum.

Tekrardan teşekkür ederim.

Sürekli teşekkür etmene gerek yok , zaten zor bir durum olsaydı bunu sana söylerdim.

Olsun. Ben öyle alışkınım.

Sen bilirsin

Eeee işin nasıl gidiyor,

Burada çalışmaya başlayalı 2 gün oldu ama ortama çabuk alıştım. Güzel gidiyor.

Yorucu değil mi

Sen beni nöbetten sonra göreceksin

O kadar mı kötü

Daha da fazla

İkimiz de güldük.

Bak geldik . Burası altın yaprak koleji dedi parmağı ile göstererek. Daha sonrasında ise elini biraz yana çevirdi . Burası da çalıştığım hastane. Sen artık gidersin diye düşünüyorum. Ben hastaneye geçeceğim. Yarım saat sonra nöbetim var . Erken gitsem iyi olur .

Tamam sana iyi nöbetler o zaman.

Numaranı Zeynep az önce attı. Birazdan seni arayacak numara benim .kaydet istersen .

Tamam kaydederim . "

Okula girmiştim. Bina çok güzeldi.Bahçede öğrencilerin neşeli sesleri yankılanıyordu. Kimisi top oynuyor, kimisi arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. O manzarayı izlerken yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu.

Ardından müdürün odasına yaklaştım ve kapıyı çaldım. İçeri girdiğimde ellili yaşlarında, güler yüzlü bir adam ayağa kalktı.

"Hoş geldiniz Simay Hanım."

"Hoş bulduk."

"Buyurun, lütfen oturun."

Teşekkür ederek sandalyeye oturdum.

Müdür Bey masanın üzerindeki özgeçmişime göz gezdirdi.

"Üniversiteden oldukça başarılı bir ortalamayla mezun olmuşsunuz. Akademik başarınız oldukça yüksek"

"Teşekkür ederim."

"Şu an atanmayı bekliyorsunuz sanırım."

"Evet."

"O zamana kadar da özel ders veriyorum."

Müdür Bey başını salladı.

"Mesleğinizden kopmamanız güzel."

"Peki neden öğretmen olmak istediniz?"

Sorusu karşısında birkaç saniye düşündüm.

"Bir öğretmenin sadece ders anlatmadığına inanıyorum."

Müdür Bey gülümsedi.

"Bu cevabı beğendim."

Arkasına yaslandı.

"Biz yaz dönemi için öğrencilerimize destek verecek öğretmenler arıyoruz."

"Özellikle çocuklarla iletişimi güçlü, sabırlı ve sorumluluk sahibi birini."

"Referanslarınız da oldukça olumlu."

Bunu duyunca heyecanlandım.

"Çok teşekkür ederim."

"İsterseniz önümüzdeki hafta birkaç deneme dersi planlayabiliriz."

"Hem siz öğrencileri tanımış olursunuz hem de biz birlikte çalışma fırsatı buluruz."

Yüzümdeki heyecanı gizleyemiyordum.

"Benim için büyük bir mutluluk olur."

Müdür Bey masasındaki ajandayı açtı.

"O hâlde pazartesi sabah dokuzda burada olun."

"Öğretmenlerle tanışırsınız, ardından da sınıfları gezeriz."

"Tamamdır."

Ayağa kalkıp elini sıktım.

"Bu fırsat için teşekkür ederim."

"Rica ederim Simay Hanım."

"İyi bir öğretmen olacağınıza inanıyorum."

Bu sözleri duymak bile bütün yorgunluğumu unutturmaya yetmişti.

Odadan çıktığımda yüzümde kocaman bir gülümseme vardı.

Aras Göktürk

Hastaneye giderken Simayı numaramı kaydetmesi için çaldırmıştım. Ardından da odama girmiştim . Nöbetin başlamasına 15 dakikaya yakın vakit vardı. Bu sürede de son dosyaları inceleyecektim . Ardından odaya Emir geldi . Emir de pediatride asistanlık yapan bir doktordu . Daha doğrusu benim asistanımdı

"Günaydın hocam." Diyerek içeri girdi

"Günaydın Emir."

Elindeki dosyaları masama bırakırken yüzüme dikkatlice baktı.

"Hocam..."

"Evet?"

"Bugün yüzünüz fazla gülüyor."

Kaşımı kaldırdım.

"Öyle mi?"

"Evet."

"Kesin güzel bir şey oldu."

İstemsizce gülümsedim.

"Belki olmuştur."

Emir kollarını bağladı.

"Anlatmayacak mısınız?"

Dosyayı kapatıp ona baktım.

"Önce işleri bitirelim, nöbet başlayacak. "

"Sonra konuşuruz."

Emir başını iki yana salladı.

"Tamam hocam."

"Ama ben öğrenmeden bırakmam. Şimdiden söyleyeyim"

3 saat sonra

Sabah viziti beklediğimden daha sakin geçmişti. Son dosyayı da kapatıp odama döndüm. Saatime baktım.

Henüz polikliniğin başlamasına vardı.

Aklıma Melis abla geldi

Telefonumu elime alıp Melis Ablamı aradım.

"Doktor Bey..."

"İzmir'e alışabildin mi?"

Gülümseyerek arkama yaslandım.

"Yavaş yavaş."

"Siz nasılsınız?"

"İyiyiz."

"Duru okulda."

"Alkan da görevde

Kısa bir sessizlik oldu.

"Hayırdır Aras?"

"Bir şey mi oldu?"

"Aslında evet."

"Neymiş o?"

"Özel ders için görüştüğünüz Simay var ya..."

"Evet."

"Ne olmuş Simay Öğretmen'e?"

"Dün tesadüfen tanıştık."

Melis birkaç saniye sustu.

"Nasıl yani?"

"Zeynep var ya

Kuzenin Zeynep

Evet o "

"Ben de İstanbul'dan gelir gelmez Zeynep'in evine uğradım."

"Meğer Simay da onun komşusuymuş."

"Sonra Simay atanınca bir süre benim evimde kalmaya karar verdi

Telefonun diğer ucundan hafif bir kahkaha duyuldu.

"Şu dünyanın küçüklüğüne bak."

"Ben de aynı şeyi düşündüm."

"Nasıl biri sence?"

Pencereden dışarı bakarken gülümsedim.

"İyi biri."

"Oldukça kibar."

"Sürekli teşekkür ediyor."

Melis yine güldü.

"Telefonda konuşurken de öyleydi."

"İnsana güven veren bir yanı var."

Başımı hafifçe salladım.

"Evet."

"Biraz çekingen ama samimi."

"O zaman Duru için doğru öğretmeni seçmişiz."

"Bence de."

Melis'in sesi bu kez daha ciddiydi.

"Aras."

"Efendim yenge?"

Özel dersin iptal edilmesini istiyorsun değil mi

Aslında evet. Her gün şehrin diğer ucuna gidip gelmesi zor olacak . Beni yanlış anlama . Onunla ilgili bir sorun yok.

"Merak etme. İptal ettireceğiz zaten özel dersi . Duruyu seneye düzenli program yapmaya ikna ettim . Bir de öyle deneyeceğiz . Eee anlaşıyor musunuz bari Simayla

"Zaten aynı evde kalıyoruz diye ona yabancı hissettirmemeye çalışıyorum."

"Biliyorum."

"Sen kimseyi kırmazsın."

Tam o sırada odanın kapısı çalındı.

"Hocam."

Emir'in sesi geliyordu.

"Bir hasta dosyası için sizi bekliyoruz."

Telefona döndüm.

"Yeng-

"Akşam konuşuruz."

"Tamam."

"Kendine dikkat et."

"Sen de."

Telefonu kapattım.

Derin bir nefes alıp beyaz önlüğümü giydim.

Yeni hastalar beni bekliyordu.

Ben de mesleğimin bana yüklediği sorumluluğu bir kez daha omuzlayarak odadan çıktım.

Hocam

Efendim emir

Söyleyecek misiniz

Neyi

Bugün neden bu kadar mutlu olduğunuzu

Öğrenmeden bırakmayacaksın değil mi

Evet hocam

Artık bir ev arkadaşım var

Yani ev arkadaşımdan da öte bir arkadaşım var. Umarım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.