İçeriğe geç

Beyaz Çiçek

Bölüm 1 · 13 dk okuma

Beyaz Çiçek

Bölüm 1

1.Bölüm

Cemal Süreyya Diyorki;

"Olmadığı zamanlarda bile birine sadık kalmak her yüreğin harcı değildir.."

"Harika Bir Konserdi Seni Tekrik Ediyorum" Dedi Müzik Hocamız Aysel

Başımla teşekkür ettim.

Evet Türkiye harika bir konsere daha Hazırmısınız?

Ben Alya,20 Yaşındayım,Üniversitede Güzel Sanatlar Bölümünde Okuyorum,Albinoyum.

Sesimi herkes gibi bende çok beğenirim piyano'dan tutun birsürü enstrüman çalarım.

Çocukluğumda müzik öğretmenim bana -sen ileride müzisyen olacaksın- derdi ve öylede oldu gerçekten müzisyen oldum.

Bugün ilk konserimi verdim o kadar güzeldiki bütün gözlerin bende olması çok heyecan vericiydi.

Konserdeki insanlar bana hediyeler veriyor,videoya çekiyor,bana fan hesabı açıyorlardı buda beni çok mutlu ediyordu,insanların sizi beğenmesi ve sizinde bunun farkında olmanın çok güzel bir histi.

Okuduğum okulda pek arkadaşım yoktur görüntüm yüzünden benimle takılmak/konuşmak istemezler ama onlardan daha çok başarılı olduğum kesin.

Hepsi bana

-sesin çok güzel Alya harikasın!

Derler ama nedense benimle gezmek istemezler,en azından ben takmıyorum bana yetecek olan 3 şey var;

Kitap,Kediler Ve Müzik..

Ben bu 3'lüyle mutluyum bende isterdim arkadaşlarımın olmasını, ancak olmuyor yapacak bir şey yok.

Okuluma her sabah erken saatlerde 07:00'de kalkıyorum okul 09:30'da başlıyor ama ben yürümeyi,sokaktaki kedileri,elimde kahve ile gezmeyi seviyorum.

Okula vardığımda ise bahçede kahvem kitabım ile bankta oturuyorum çok güzel bir ağaçlık alan var hep oraya otururum.

.

.

.

Bu benim yaşantım ve artık sıkılmaya başladım.

Artık benimde arkadaşımın olmasını istiyordum,birileri ile gecelegin gezmek birlikte şarkılar söylemek ancak öyle biri yoktu.

Yine sınıfta boş boş can sıkıntısından patlayacak halindeyken sınıfın kapısı açıldı ve içeriye bembeyaz kar beyazında bir çocuk girdi!

Albinizimli bir çocuk,benim gibi birini görür görmez çok şaşırdım, kaslarım havaya kalktı.

Sınıftakilerin umurunda bile olmadı bende ayıp olmasın diye çocuğun yanına gittim.

Alya "Selam Yeni Çocuk"

Yeni Gelen "Selaam"

Alya "Adin ne Benim Alya"

Yeni Gelen "Kuzey ancak ben seni bir yerden tanıyorum sen şarkıcımısın"

Alya "evet sanatçıyım"

Kuzey "sesin çok güzel"

Alya "teşekkür ederim'

Güldü daha çok sırıttı.

Kuzey "sen albinomusun"

Alya "Sence belli olmuyormu"

Kuzey "oluyor bende albinoyum"

Alya "Sonunda benim gibi biri"

Kuzey "yasin kaç Alya?"

Alya "20 ya senin"

Kuzey "21"

Aramızda bir yaş var anlamadık sanki(!)

Alya "Senin sesin nasıl?"

Kuzey "iyidir ben daha çok keman çalarım senin iyi olduğun enstrüman ne?"

Alya "piyano"

Kuzey "wow'

Alya "woaw"

Kuzey İle Aynı anda güldük.

.

.

.

Kuzey İyi biriydi ilk günden kaynaşmıştık aramız çok iyiydi birkaç gün içerisinde Müzik Hocamız bizi özel olarak yanına çağırdı ikimizde albino olmasi onun işine gelmişti çünkü ilginç insanlar hep dikkat çekerdi.

Ben piyano çalmaya başladım Müzik hocaminiz izniyle,ve kuzeyde şarkı söylemeye!

Sesi o kadar guzeldiki piyano çalarken gözüm/kulağım ondaydı o kadar güzel söylüyorduki.

(Kuzeyin Söylediği Şarkı=Duman-Bal)

Müzik hocamızda şaşırmıştı bu kadar güzel söylemesine.

Ve o güzel sesini piyano ile sonlandırdım.

Hocamız alkışladı hem beni hemde kuzeyi tebrik etti.

Müzik Hocası "harikasınız kuzeycim senin sesin ne kadar güzel öyle"

Kuzey "teşekkür ederim"

Müzik hocası "Alya haftaya olan konserine Kuzey İle birlikte çıkmak istermisin bence ikinizde çok güzel bir cover yapabilirsiniz ikinizin sesinide deneyelimmi?"

Alya "olur hemde çok güzel olur"

Hoca kuzeye döndü ve cevap vermesini bekledi.

Kuzey "sıkıntı yok kabul"

Müzik hocası "Harika ozaman ilk sarkinizla başlayalım,Caddelerde Rüzgar"

Hoca kuzeyin eline kemanı verdi ve karşımıza geçti biz Kuzey İle kürsüde kaldık,hocamız bize -şimdi- dedi ve başladık.

Keman ve Piyano sesinin eşliğinde kuzeyin sesi duyuldu.

Kuzey "caddelerde rüzgar aklımda aşk var Gece yarısında eski yağmurlar şarkı söylüyorlar sessiz usulca özledim şimdi çok uzaklarda"

Kemanın sesi bir o kadar kuvvetli bir o kadarda inceydi.

Piyano Ve Kemanin sesi salonu doldurduğunda ben başladım.

Alya "Deli Dolu günler hayat güzeldi kahkalariyla günler gecerdi ellerim uzanmaz dokunamamki özledim şimdi çok uzaklarda"

Piyanoyu şiddetlendirdim.

Kuzey "O da özlüyormuş benim bir tanem çok uyuyormuş ben olmayınca özledim şimdi çok uzaklarda"

Keman sesi..

Alya "o da özlüyormuş benim birtanem hep ağlıyormuş ben olmayınca öyle yazıyor son mektubunda"

Alya×kuzey "o da özlüyormuş benim birtanem hep ağlıyormuş ben olmayınca öyle yazıyor son mektubunda"

Ve sonlandırdım.

Müzik hocası alkışlamaya başladı.

Gözleri dolu dolu bize bakıyordu

Hoca "çocuklar sizin sesiniz çok güzel siz gerçekten geleceğin starısınız"

Alya "teşekkür ederiz"

Kuzey "teşekkür ederiz"

Müzik Hocamız bizi uğurladığında kuzey ile hiç konuşmadık taki o sözü devralana kadar!

Kuzey "konserler nasıl çok gerilirmi insan"

Alya "hayır o kadarda değil yani daha çok heyecanlandırıyor o kadar insanın senin için gelmesi çok gurur verici"

Kuzey "orası öyle ama bilmiyorum ilk defa konsere çıkacam ve kimse beni tanımıyor nasıl begeneceklerki?"

Alya "tanıyıp tanımasınlar sesin çok güzel hangi sanatçı doğduğundan beri taniniyorki hepsi zamanla tanındı"

Kuzey "Ne kaşar sürüyor bu konserler?"

Alya "1-2 saat felan"

Kuzey -ohoo- çekti.

.

.

.

Müzik hocamiza düzenli olarak her gün son ders gidiyorduk konserimize hazırlanıyorduk.

Ancak kuzey sandığımdan daha gergindi normalinden daha gergin ama onu anlıyordum empati kurabiliyordum.

Müzik Hocamız kaç kez -heyecanlanma sesinin güzelliğini herkese duyur- diyordu kuzey ne kadar -tamam- desede hala çok gergindi bunu görüyordum.

Am onun harcanmasına izin veremezdim sesinin kesfedilmemesine izin veremezdim.

Böyle bir sesi bütün dünya duymalıydı.

(Abartısız.)

Bugun Okulun son günü ve haftasıydı haftaya izinliydik kimse okula gelmeyecekti,okul bittiğinde masamın üzerindeki eşyalarımı çantama koydum ve sınıftan çıktım.

Okulun dışına çıktığımda eve gitmek istemediğimi fark ettim!

Bu yüzden bir kahvenin iyi bir fikir olacağını düşündüm ve Cafe'ye gitme kararı aldım.

Otobüs durağına doğru yürüdüm,yolda bir sürü kedi/köpek vardı hepsini sevdim ancak dayanamayıp bir markete girdim ve hem kedi hemde köpek maması aldım.

Hayvanları besleyip yoluma devam ettim.

Otobüs durağına vardım ve banka oturdum,otobüsü bekledim o sırada telefonum çaldı arayan kardeşim pelindi.

Pelin "canım ablam nasılsın"

Alya "iyiyim kuzum sen"

Pelin "bende iyiyim abla sana bisi dicektimde"

Alya "Söyle canım"

Pelin "bana biraz para atabilirmisin?"

Alya "tabiki ne kadar istiyorsun"

Pelin " 800 felan"

Alya "tamam canım sen ibanini at bana"

Pelin "çok sağol abla çok çok sağol bol bol öpücükler"

Pelin mesaj yoluyla bana ibanini attı,bankama girip attığı ibani oraya yapıştırdım ve 4.000 TL attım.

Kardeşim degilmi harcasın onun cano sagolsun yeter.

Konserlerden aldığım para bana yetiyorda artıyordu.

Ve Otobüs geldi,otobüse insanlar ile sıra oluşturup bindik.

Ne Sıra Ama(!)

En arka cam kenarına geçtim babam bana herzaman şöyle derdi;

-toplu taşımaya bindiğinde sırtını hep duvara ver düşmanlarını bilemezsin- bende onun dediğini hep yaptım.

Başımı cama yasladım ve dışarıyı izledim insanlar neden bukadar gergin ve sinirliydi? Neden herkes mutsuzdu? Bize ne olmuştu?

Derin bir nefes aldım ve yolumu izlemeye devam ettim 2 durak sonra inecektim bu yüzden düğmeye bastım.

2.Durağa vardığımızda ayağa kalktım ve otobüsten indim karşımda kocaman bir Cafe vardı bu otobüsü bu yüzden çok seviyordum nereye gideceksem tam önünde indiriyordu.

Cafe'ye girdim ve bir masaya oturmadan önce bir üst katına çıktım ve kendime kitap seçtim.

Bu Cafe hem kitap okuyup hemde bisiler yiyip icebileceginiz çok güzel bir yer bu yüzden tercihim hep burası.

Kitaplar arasından kısa bir kitap seçtim;

Sabahattin Ali-Kürk Mantollu Madonna (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Merdivenlerden aşağı indim ve masama oturdum,garson elinde bir menü ile yanıma gelip menüyü masaya koydu.

Menüyü açtım ve bir Bubble Tea söyledim yanında Ahududulu Trileçe.

İçeceğimi ve tatlımı beklerken kitabıma başladım.

Garson çok hızlı bir şekilde tatlım ile içeceğimi masaya koydu ve gitti.

Çatal ile tatlımın ucundan bir kısmını aldım ve içeceğimi içtim.

.

.

.

Kitabımı bitirdim tatlımı yedim ve icecegimi içtim.

Garsondan hesabı istedim,hesabımı ödedikten sonra üst kata kitabi yerine koymaya gittim.

Ve Cafe'den çıkıp evimin yolunu tuttum.

Evime geldiğimde hızlıca ellerimi yıkayıp üzerimi değiştirdim ve yatağıma uzandım bugün çok yorulmuştum biraz kestirmek fena olmazdı ancak kestirmeden önce iyice uykum gelsin diye telefona baktım.

Instagram'dan 1 bildirim gelmişti.

Wkuzey.Varan

Profilinin üzerine tıkladım ve evet bu oydu okuldaki şarkıcı!

Bir arabaya yaslanmış şekilde poz vermişti her haliyle yakışıklıydı.

İsteğini kabul ettim ve bende istek attım,anında kabul etti.

Profilindeki fotoğrafları incelemeye başladım!

14 fotoğraf 1247 Takipçi vardı.

Fotoğraflarından birinde denizde çekilmişti,sırt üstü durmuş bir şekilde dilini çıkartıp poz vermiş.

Şapşal.

İstemsizce güldüm ve telefonuma bir bildirim geldi.

♥︎ Beğendi.

Demekki oda benim fotoğraflarımı inceliyordu,bende onun denizde çekildiği fotoğrafını beğendim ve uykuya geçmeye çalıştım.

Ancak uyuyamadım telefonuma bir bildirim sesi daha geldi.

Wkuzey.Varan'dan Mesaj İsteği

İsteği kabul ettim ve bana yazdığı şey;

Kuzey

Selam

Alya

Selam

Kuzey

Bana konserden bir video atarmısın?

Alya

Tabi

Alya Bir Video Gönderdi.

Kuzey

Teşekkür ederim

Alya

Teşekkürmü Edersin?

(Beyza Alkoç~Karantina Alıntısı)

Kuzey

Evet

Alya

Peki

Kuzey

Konserin saati,tarihi ve yerini atabilirmisin?

Alya

Saat 20:30 tarih 12.03.2023 yer ATO Congresium'da.

Kuzey

Sağol konserden bir gün önce buluşalım hazırlık yaparız.

Alya

Tamamdır nasıl istersen

Kuzey

Görüşürüz

Alya

Görüşürüz

Kuzey İle konuştuktan sonra iyice uykum gelmişti o yüzden telefonumu sessize aldım ve uykuya geçtim.

Gözlerimi yüzüme vuran güneş ışığı yardımıyla açtım yatakta bir esneme pozisyonu aldım ve doğruldum.

Telefonumu elime aldım saatin kaç olduğu görünce anlık bir şok yaşadım saat 16:23 geçiyordu halbuki dün geçte yatmamıştım

Ama bunun benim için bir zararı yok.

Yataktan kalktım mutfağa ilerledim,kendime koca bir bardak su doldurduktan sonra sandalyeye oturarak suyumu içtim.

Dolabı açtım ve göz atındım 2.rafta bulunan krem peyniri ve muzlu sütü aldım masaya koydum.

Ekmek sepetinden 2 dilim ekmek aldım ve bende masaya oturdum.

Krem peynirimi ekmeğe sürerken telefonum çaldı.

Kendi kendime -tamda sırası- dedim!

Hafta sonları tek başıma olmak istiyordum ancak insanlar rahat bırakmıyorlar.

Sandalyeden zorla kalkıp odamdaki komidinin üzerinde duran telefonumu aldım ve 3 cevapsız çağrı açıklaması ile karşı karşıya kaldım.

Arayan Aysel hocaydı,Aysel hocayı arayıp telefonu hoparlöre verdim ve tekrardan mutfağın yolunu tuttum.

Telefon açıldı.

Aysel Hoca

Alya neredesin sen?

Alya

Hocam bir sorunmu var?

Aysel Hoca

Bugün buluşacaktık ya kuzey şuan yanımda sende gel tabi bir sorun yoksa

Alya

Buluşma bugünmüydü benim tamamen aklımdan çıkmış ben yarın buluşucaz sanıyordum

Aysel Hoca

Neyse olur öyle şeyler hadi sen hızlı gel okula gelme ama atölyeye gel

Alya

Tamam hocam en fazla 1 saate orada olurum.

Telefonu Kapattım.

Olmadı bu!

Ben yarın diye sanarken bugün olan programın içine etmiştim off hafta sonu buluşmamı olur ya.

-off- layarak dolabımı açtım ve bir askılı göbeği açık beyaz bir t-shirt aldım altımda siyah bir ispanyol paça.

Kıyafetlerimi yatağımın üzerine koydum ve hızlıca duşa girdim.

Duştan çıktıktan sonra kurulandim ve kıyafetlerimi giydim.

Saçlarımı düzleştirip hafif bir makyaj yaptım, çantamın içerisine bir parlatıcı,cüzdan ve bir kitap koydum,siyah topuklu taban olan ayakkabılarımı giydikten sonra mutfakta beni bekleyen muzlu sütümü alıp evden çıktım.

(Alınan Kitap-İnsan Neyle Yaşar?)

Yarım Saat Sonra;

Atölyenin önüne geldim ve koşar adımlarla içeriye girdim Aysel Hoca ve kuzey oturmuş beni sabırla bekliyorlardı!

Alya "kusura bakmayın"

Aysel hoca "sorun değil alyacım hadi geç"

Piyanonun başına geçmeden önce masanın üzerinde duran su şişesinden birini aldım ve kafama diktim.

Ardından piyanonun başına oturdum.

Aysel Hoca eliyle kuzeyi işaret etti.

Ve başladık.

Kuzey önce sakin bir ses senfonisi ile kemanı çalarken yavaş yavaş yükseliyordu,ardından Aysel Hoca beni işaret etti ve bende başladım.

(Şarkı~İnsan İnsan)

Ve şarkıyı söylemeye başladım.

Alya "insan insan Derler idi insan nedir şimdi bildim can can deyü söylerlerdi ben can nedir şimdi bildim"

Kuzey "kendüzünde buldu bulan bulmadı taşrada kalan canların Kalbinde olan inanç nedir şimdi bildim"

Alya×Kuzey "muhiyyidin eder hâk kadir görünür her şeyde hâzir ayan nedir pinhan nedir Nişan nedir şimdi bildim"

Ve müziği yavaşça bitirdik.

Aysel Hoca "Bravo sizlere bravo çok güzel bir konser olacak eminim sizdeki bu yetenek varken başarısız olmak mümkün değil"

Kuzey "sağolun hocam"

Alya "teşekkür ederim"

Aysel Hoca "alyacım sana söz ettim İbrahim bey bugün geldi"

Alya "gercektenmi"

Aysel Hoca "evet ve hatta siz söylerken sizi dinledi vede çok beğendi"

Gözlerim doldu Aysel hocaya sarıldım.

İbrahim bey sanatçıları ve sesi güzel olan başarıyı bekleyen insanların menajeriydi sanatçı olmak isteyenleri seslerinden onaylar yada onaylamazdı ama Aysel hocanın dediği gibi gerçekten sesimizi begendiyse kuzey ve beni sanatçı yapardı.

Kuzey "İbrahim bey kim?"

Alya "sanatcilarin menajeri sanatçı kabulu yapan adam"

Kuzey "vee bizim sesimizi beğenmiş öylemi"

Aysel Hoca "öyle"

Kuzey Bana doğru koştu ve birlikte sarıldık mutluluktan sarıldık.

Ardından odaya İbrahim bey girdi.

İbrahim bey "harikaydınız"

Kuzey "teşekkür ederiz"

Alya "teşekkür ederiz"

İbrahim bey "sizi artık herkesin tanıması gerekiyor bunun için elimden gelen herseyi yapacağım sizin konserinizde ilk ben çıkıcam ve konuşma yapıcam ardından belediyelerle konuşup sizleri fotografla tanittiricam"

Gözlerim doldu yıllardır hayal ettiğim şey gerçekleşiyordu.

Kendimi tutamayıp İbrahim beye sarıldım.

Alya "iyiki varsınız çok teşekkür ederim çok hemde"

İbrahim beyde bana sarıldı.

İbrahim bey "asıl sizin gibi yetenekli insanlar siz iyiki varsınız"

Ardından kuzeyin yanına geçtim ve Aysel Hoca ile İbrahim bey odadan çıkıp konuştular.

Kuzey İle birbirimize baktık.

Kuzey "çok heyecanlıyım"

Alya "bende artık hayalim gerçekleşiyor"

Kuzey "konser basi ne kadar alıyoruz"

Alya "bana 80.000 felan veriyorlardı ama zamana göre ne kadar çok kalırsan parada o kadar artar"

Kuzey "iyiymiş"

Alya "bugün iyiki gelmişim"

Kuzey "aramasaydik hala evdeydin"

Güldü.

Bende güldüm ve omzuna vurdum.

Alya "deme ya off nasıl unuturum bugünü Allah'tan beni aradınız"

Kuzey "neyseki geldin artık bundan sonraya bak"

Alya "evet neyseki"

Kuzey "cafe'ye gidelimmi"

Ayy ateş bastı(!)

Alya "olur çok güzel olur hemde'

Kuzey "tamamdır ama ben goturucem çok güzel bir Cafe biliyorum"

Alya "tamamdır nasıl istersen"

Aysel Hoca geldi ve son konuşmasını yaptı ardından kuzey ile Atölyeden çıktık.

Ben otobüs durağına doğru yürüdüm ancak kuzey arkamdan.

-heyy nereye- diye seslendi bende -otobuse- dedim ardından kuzey gülmeye daha doğrusu siritmaya başladı.

-ee arabam varya- diyerek arabayi gösterdi.

Rezil olmuştum Ben alışmışım otobüse binmeye araba bende ne arar(!)

Ardından arabaya doğru ilerledim ve ön kısmına bindim kuzey arabaya bindiğinde hala gülüyordu.

Neyseki gülmesi durmuştu kısa bir süre sonra arabayı durdurdu ve benim favori mekanıma doğru ilerledi.

Alya "burasımı"

Kuzey "evet burası benim en sevdiğim mekanlardan hep kitap okuyabiliyorsun hemde bisiler yiyip içebiliriyorsun efsane bir yer"

Alya "burayi zaten ben biliyorum burası benim favori mekanım her zaman okul çıkışı buraya geliyorum"

Kuzey "süper bunu duyduğuma sevindim"

Dedi ve birlikte içeriye geçtik en arka masaya oturduk ardından garson yanımıza geldi.

Garson bize ne istediğimizi sordu ilk başta kuzey söyledi;

-ben bir tane yaban mersinli Ice Tea ve Bir Magnoliya alabilirmiyim- dedi ardından bende;

-karışık bubble tea ve karamelli trileçe alabilirmiyim-

Garson başıyla onlayladi ve gitti.

Kuzey "Ne okuyacaksın?"

Alya "İnsan Neyle Yaşar pekiya sen?"

Kuzey "Monte Cristo Kontu okuyacağım"

Alya "çok güzel bir kitaptır ben okuduğumda çok etkilendim"

Kuzey "şimdilik güzel ilerliyor"

Alya "eminim bayılacaksın"

Garson Tatlılarımızı ve İceceklerimizi masaya koyup bize -Afiyet olsun- diyip gitti.

Kuzey tatlısından bir kaşık aldı ve icecegini içti ardından kitabını açıp okumaya başladı.

Ben ise önce icecegimi içtim tatlımdan bir Çatal aldım ve kitabımı açtım.

Kuzey karşımda bende kuzeyin karşısında kitap Date yapıyorduk.

Kuzeyde benim gibi gözlerini kısarak ve kitabı kendine yaklaştırarak okuyordu albinoların en kötü özelliği buydu %5 görememek.

Ama yinede Okuyorduk okumak her yasta güzeldir ve çok sevdiğim bir söz vardı.

-Öğrenmek ayıp değil ayıp olan öğrenmemek-

Bu sözü çok seviyordum her gün aklıma gelirdi ve dahada çalışmama neden olurdu.

Kitabımı bitirdiğimde kuzey bana bakıp

-bitirdinmi- dedi şaşkın gözlerle

Bende ona -evet çok kısa kitaptı zaten- dedim ve icecegimi içmeye devam ettim.

Alya "kaçıncı sayfadasın?"

Kuzey "458 ve çok güzel ilerliyor aşırı sürükleyici"

Alya "ben demiştim"

Kuzey kitabını kapatıp tatlısını ve içeceğinden yedi.

Kuzey "ee seninki nasıldı"

Alya "güzeldi beni sıkmadı zaten 80 küsürlerde hemencecik bitti"

Kuzey "kitapligimda var bit türlü okuyamadım sıra gelmedi madem sne sevdin o zaman net okurum"

Gülümsedim.

Alya "Senin yasantin nasıl ailenlemi yaşıyorsun"

Kuzey "hayır kendi evimde bir köpeğim var o bana yetiyor"

Alya "yaa ismi ne?"

Kuzey "ismi pati beyaz renkli yavru bir süs köpeği"

Alya "güzelmiş benimde bir kedim var"

Kuzey "adı ne"

Alya "Çarli erkek kedi ve 15 kilo"

Kuzey "15 kilomu"

Alya "evet"

Kuzey "cinsi ne?"

Alya "british shorthair"

Kuzey "he o zaman normal bir an şaşırdım"

..

Saat 20:48 idi kuzey ile arabasına bindik aslında ben binmek istemedim otobüsle evime gitmek istedim ama çok ısrar ettiği için bende bindim ve beni evime kadar götürdü.

Evime vardığımda üzerimi çıkardım ve duşa girdim sıcak suyun altında himalaya tuzu ile güzelce arındım.

Duştan çıktım pijamalarımı giydim ve kendime bir sıcak çikolata yaptım ardından salona geçtim ve yünlü pattaniyemi üzerime örtüp televizyondan Harry Potter 1.Filmi açtım.

Harry Potter'ı yeni izlemiyordum bitirip bitirip başa sarıyordum çok güzel bir seriydi bütün kitaplarını okumuştum,kitapları ayrı filmi ayrı güzel bir seriydi.

Kedim çarli yanıma geldi ve oda yanıma sıyışıp uykuya geçti.

Uykucu kedy.

Sıcak çikolatamı bitirip masaya koydum ve yastığımı yara pozisyona yerleştirip uzandım kedim çarlide kolumun altına yerleşti ve birlikte Harry Potter izlerken uykuya daldık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.