İçeriğe geç

Beyaz Çiçek

Bölüm 9 · 12 dk okuma

Beyaz Çiçek

Bölüm 9

9.Bölüm

Bir çiçek açmadığında,yetiştiği çevreyi düzeltirsin,çiçeği değil.

Alexander Den Heijer

Rana'nın Anlatımı İle..

5 yıl tam olarak 5 yıl..

Beni burada 1826,21099 gün daha tutacaklar!

Her geçen gün öfkem intikama intikamım ise öfkeye dönüşüyor onlar orada dışarıdayken benim burada olmam haksızlık asıl suçlu o!

Koğuş kapısına gidip sertçe vurdum ve;

"open that door"

(Kapıyı açın)

Diye bağırdım.

Asker kadın üst camı açtı ve bana bakıp:

"What do you want?"

(Ne istiyorsun)

Dedi.

"You need to talk on the phone, it's my turn today"

(Telefonla konuşmam lazım bugün sıra bende)

Dediğimde asker kadın elinde tuttuğu deftere baktı ve bana dönüp;

"What is your name"

(Adın ne)

Diye sordu.

"Rana"

Dedim.

Asker kadın koğuş kapısını açtı ve beni içeriden alıp telefon sırasına götürdü.

Telefonu elime aldığımda numarayı yazmaya başladığımda;

"Be quick!"

(Çabuk ol!)

Dedi kadın.

Başımı sallayıp telefonu kulağıma götürdüm.

İkinci çalışınca açan telefona;

"Yusuf ne yaptın nasıl gidiyor işler"

Dedim.

"İyi gidiyor hiç merak etme gözüm üzerlerinde"

Dedi Yusuf.

"Şimdi artık yavaş yavaş plana uymaya başlayalım bir tane adam tut peşlerinden gitsin saldırsın felan 'hayran saldırısı' sansınlar tehdit etsin o türden birini tut sende asla ayrılma onlardan tehdit mesajları yollamaya devam et"

Dedim.

"Tamamdır o iş bende şuan evdeler hiç biri çıkmadı ancak dün Psikiyatriste gittiler haberin olsun"

Dedi Yusuf.

Sesli bir şekilde güldüm.

"Cehennemin dibine gitsinler demekki psikolojileri bozuk .."

Dedim.

"Ne geçiyor aklından"

Dedi Yusuf.

"Şimdi şöyle yapıyorsu-"

Derken sözümü bitiremeden Asker kadın telefonu alıp kapati ve beni koğuşa doğru sürüklemeye başladı.

"let me go i can walk!"

(Bırak beni yürüyebiliyorum)

Dediğimde kollarımı bırakıp arkamdan yürümeye başladı.

.

.

.

.

Alya'nın Anlatımı İle..

Güne telefonumun çalma sesi ile uyanmıştım o kadar kötü bir seski bu bilerke yine değistimiyorum çünkü birtek bu ses İle uyanabiliyorum,telefonumu alıp ekrana baktığımda cevapsız çağrılara bakakaldım arayan Aysel hocaydı.

Telefonu açıp;

"Alo Buyurun Aysel hocam"

Dedim.

"Alyacım neredesin neden açmıyorsun telefonlarını?"

Dedi Aysel Hoca.

"Hocam uyuyakalmışım o yüzden kusura bakmayın açamadım siz ne için aramıştınız?"

Dedim konudan sıyrılmaya çalışırcasına.

"Yarın akşam konseriniz var onu bildirecektim yarın öğlen 16:00 gibi atoda olun konser 19:50'de başlayacak"

Dediğinde gülümsedim.

"Tamam hocam yarın 16:00'da görüşmek üzere"

Dedim sesim biraz sevinçli,heyecanlı ve yüksek çıkmıştı.

Yataktan kaltım,tam mutfağa gireceğim sırada kapı zili çaldı.

Kapı deliğinden baktığımda kimse görünmüyordu,kapıyı açtım ve etrafa bakındım görünürdede bir şey yoktu herhalde çocukların zili basıp kaçması gibi bir şaka yaptıklarını düşündüm ve kapıyı kapatacakken yerde duran zarfı gördüm.

Elime alıp zarfı açtım ve içindeki notu alıp okumaya başladım.

Çok kısa bir süre sonra görüşmek üzere beyaz çiçek benden kolay kurtulamayacsınız,ancak şunu bilinki sürekli sizi izliyor olacağım.

RANA

Ne demekti bu şimdi?

Biri şaka yapıyor olmalıydı yada Rana gerçekten ciddiydi!

Ne zaman çıkacaktıki?

Yatış suresi 5 yıl idi ondan önce çıkması imkansız.

Demekki tuttuğu adamları vardıki onların aracılığı ile bize tehdit gönderiyordu!

Kapıyı kapatıp,salona gittim ne istiyordu bu kız bizden neyin intikamını alacak?

"Boşver bence hapishaneden çıktığı zaman düşünürüz şimdi daha önemli işlerimiz var o ilacı bırakman"

Dedi Küçük Alya.

Hızlıca mutfağa gittim ve çekmecenin içini kurcalayarak ilacımı aramaya koyuldum.

İlacı bulur bulmaz bir bardak suyu alıp ilacımı içtim.

Görüntü kayboldu.

Notta dediği gibi eğer bizi izliyorlar ise kimin izlediğini bulmak zorundaydım.

Kuzeyin odasına gittim ve kuzeyin uyandırıp durumu anlattım.

"Daha öncesinde yine böyle bir not gelmişti kapının önüne"

Dedi kuzey.

"N- Ne ve sen bunu bana söylemedin öylemi"

Dedim.

"Evet çok kâle almadım ancak durum rananın ciddi olduğunu gösteriyor istediği kadar adam toplasın hepsini sileriz sen merak etme"

Dedi kuzey.

"Anlamıyorum ya nasıl geldi bu kız bizim hayatımıza kuzey nereden gelip buldu bizi hiç anlamıyorum"

Dedim.

Kuzey elini omzuma götürüp okşadı.

"Hepsi ailemin suçu yıllar önce böyle bir kan davasına girmeseydiler ranayı tanımıyor olurduk ama bununda üstünden kalkıcaz merak etme"

Dedi kuzey.

"Polise gitmelimiyiz"

Dedim.

"Belki sonra eğer dedigi gibi bizi birileri gerçekten izliyorsa o zaman işi emniyete bırakacağız"

Dedi kuzey.

.

.

.

.

Konser Günü!

Güne heyecanın,mutluluğun,başarının karışmış olduğu bir duygu ile uyandım.

Hızlıca kuzeyi uyandırıp kendimi duşa attım.

Duşumu aldıktan sonra üzerimi giyinip,ilacımı içip kahvaltı hazırlamaya koyuldum tabi ben kahvaltı hazırlarken kuzeyde duşunu alıyordu.

Kuzeyde duştan çıktıktan sonra üzerini giyinmiş bir şekilde yanıma mutfağa geldi,hazırladıklarımı masanın üzerine koydu ve masaya oturup kahvaltı etmeye başladık.

"Heyecanlımısın?"

Dedi kuzey.

"Hemde çok o sahne ışıkları, insanların havaya kaldırdıkları telefon flaşları,insanlarla cover yapmak hepsini çok ama çok özledim bunları tekrar yaşayacak olmak çok heyecan verici ya sen?"

Dedim.

"Al bendende o kadar hepsinin yeri çok ayrı çıkışa imzalı poster bırakmayı unutmayalım"

Dedi kuzey.

"İyiki hatırlattın aklımdan çıkıp gitmişti"

Dedim.

Kahvaltı yapmayı bitirdikten sonra yanımıza kiyafetlerimizi alıp Ato Congresium'a gittik.

Konser yerine vardığımızda provo odalarından 8 numaralı odaya girip Aysel Hoca ile karşılaştık.

"Canım hosgeldiniz"

Dedi yüzündeki gülümsemesi hiçbir zaman eksilmeyen Aysel Hoca.

"Hosgeldiniz gençler nasıl gidiyor"

Dedi hakan bey.

"İyiyiz ama bir o kadarda heyecanlıyız siz nasılsınız"

Dedi kuzey öncelik yaparak.

"Sizi gördüm daha iyi oldum,sizlerle tekrar çalışmak benim için çok büyük bir şeref"

Dedi hakan bey.

"Estağfurullah asıl bizim için öyle"

Dedim.

"Çalışmalara baslayalımmı"

Dedi Aysel Hoca.

"Olur hocam ama önce bir kahve içelim istermisiniz"

Dedim.

"Vallahi hayır demem çok iyi olur"

Dedi Aysel Hoca ve ardından ona katıldı hakan bey;

"İyi o zaman ben adamlara söyleyeyim yaptırsınlar ne içiyorsunuz"

Dedi.

"Latte olur" Dedi kuzey.

"Americano" Dedi Aysel Hoca.

"Dibek varsa çok iyi olur aslında"

Dedi kuzey.

"Bende onu isteyecektim"

Dedi hakan bey ve eliyle kapının önünde duran adama bir işaret yaptı ve adam kafasını sallayıp dışarıya çıktı.

Kahveler 10 dakika sonra geldiğinde herkes kahvesini alıp daire şeklinde olan masanın yanına oturdu.

"Gençler Artık sizi ankarada değil başka şehirlerde görmek istiyorum daha doğrusu istiyoruz bir sonraki konseriniz şehir dışında olacak haberiniz olsun"

Dedi hakan bey.

Bu cümleyi duyduğumda boğazımda tuttuğum kahveyi yutamadığımı ve yavaş yavaş damağımın yandığı hissettim ve zar zor yutkundum.

"N- Nasıl yani artık başka şehirlerde konserimizmi olacak"

Dedim anlamamış gibi.

"Evet hayalleriniz için bir adım daha atıyoruz"

Dedi Aysel Hoca.

Kuzey ile birbirimize baktık ve mutluluktan birbirimize sarıldık.

Aynen mutluluktan he he.

"Çok ç-çok teşekkür ederiz gerçekten iyiki varsınız"

Dedi kuzey.

"Asıl siz iyiki varsınız sizler gibi iyi sanatçılar olmasa biz kimleri sanatçı yapacaktık sesi kötü olanlarımı?"

Dedi hakan bey.

İşte müzik dünyası bu şekilde eğer okulunu okumak istiyorsan bütün aşamaları geçmeniz gerekiyor!

"Estağfurullah"

Dedim.

Kahvelerimiz bitmişken saate baktım ve saat 18:52 geçiyordu;

"Artık hazırlanalımmı"

Dedim.

Aysel Hoca saatine baktı ve;

"Aa saat yaklaşmış hadi artık hazırlanalım"

Diyerek ayağa kalktı,bizde ayağa kalktık ve birlikte hazırlık odasına gittik.

Hazırlık odasında aynanın karşısında duran sandalyeme oturdum ve makyözüm makyaj yapmaya başladı.

Kuzeyde sandalyeye oturdu ve cilt/saç bakımını yapmaya başladılar.

"Alya hanım kuzey bey birşeyler içermisiniz size ne getirelim?"

Dedi görevlilerden biri.

"Aslında bir soğuk ıce tea alırım"

Dedi kuzey.

"Bende ıce tea alayım"

Dedim.

Görevli başını onaylarcasına salladı ve odadan çıktı.

Odaya vardığında yaninda bir kız gelmişti. Kızın elinde tuttuğu afişleri masaya bıraktı.

"Efendim bunlarda seyircilere verilecek posterler hakan bey imzalamanizi istedi."

Diyerek odadan çıktı.

Makyaja ara verip afişleri imzalamaya koyulduk.

.

.

.

.

Konser Saati;

Kiyafetlerimiz giymiş bir şekilde bekliyorduk,makyözüm son dokunuşları yapıyordu.

Sonunda kapı çaldığında umutla bakışlarımı kapıya çevirdim ve içeriye giren ise;

Hakan beyin yardımcısı Hüseyin beydi.

"Hüseyin bey ne zaman çıkacağız"

Dedim.

"Hakan bey birazdan gelecek Alya hanım o zaman çıkacaksınız"

Dedi.

Off çektim.

Gelmek bilmiyordu bu adam ne işi vardıki bu kadar meşgul oluyordu?

Sonunda kapı tekrar açıldı ve içeriye Hakan bey ve Aysel Hoca girdi.

Sonunda.

"Çocuklar kusura bakmayın biraz geç kaldık içeride güvenlikle ilgili sorunlar yaşanmış ama şimdi hersey kontrol altında,hazırmısınız?"

Dedi hakan bey.

"Hazırız bizde güvenlik önlemi alındı öyle degilmi"

Dedim.

Nede olsa rananın tehditleri bilmiyor!

"Evet hersey yolunda seyirciler sizi bekliyor hadi gidelim"

Dedi Aysel Hoca.

Odadan çıkıp konser salonuna çıkan yoldan yürüdük ve perdenin arkasında beklemeye durduk.

Hakan bey perdenin dışına çıktığımda ve seyirciye selam verdi. bağırış sesleri yükseliyordu hayranlar sabırsız biz onlardan daha sabırsızdık ve o an geldi.

Hakan bey salonda konuşmaya başladı;

"Şimdi sahne sırası onlarda hadi hep birlikte 3 2 1"

Sayıları seyirciler ile saydiktan sonra;

"Ve karşınızda Alya Demir Ve Kuzey Varan"

Dediğinde perde açıldı ve sahneye çıktık.

Bağıranlar,alkış tutanlar,flaş açanlar,video çekenler hepsi bizim için gelmişti.

Sahne ışıkları kapalıydı müzikle giriş yapmak istemiştik ve müziğin sesi duyuldu sahne ışıkları sırayla açıldı ve bir sis dumanı ortaya çıktı.

Şarkıya başladık.

"Gücün var mı? sevgilim

Derin sularda inci tanesi aramaya

Cesaretin kaldıysa

Hala benle aşktan konuşmaya"

Alya.

"Söyle canım sevgilim

Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi?

Yorgun gibi bir halin var

Duyguların karışık olabilir mi?"

Kuzey.

"Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Her şeyi, unutmak"

Alya.

"Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Her şeyi, unutmak"

Alya.

"Sanki bugün son günmüş gibi

Dolu dolu yaşamak istiyorum ben

Her ne çıkarsa yoluma

Selam verip yürümek istiyorum ben"

Kuzey.

"Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Her şeyi, unutmak"

Alya.

"Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Her şeyi, unutmak"

Kuzey.

"Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Her şeyi, unutmak"

Alya.

"Sil baştan başlamak gerek bazen

Hayatı sıfırlamak

Sil baştan sevmek gerek bazen

Her şeyi, unutmak"

Kuzey.

"Unutmak, unutmak"

Alya.

"Unutmak,unutmak"

Alya/kuzey.

Alkış sesleri yükselmeye başladığında konuşmaya başladım.

"Hoşgeldinizzz"

Diye bağırdım mikrofona.

Seyirciler 'hoşbulduk' Diyerek bağırdı.

"Nasılsınızzzz"

Dedim tekrar mikrofona bağırarak.

Seyirci 'iyiyiz' diye bağırdı.

"Tekrardan hoşgeldiniz iyiki geldiniz bu gece sizlere güzel bir gece yaşatmak dileğiyle buradayız umarız çok eğlenirsiniz ve pişman olmazsınız"

Dedi kuzey.

"İmza çıkışında sizlere ufak bir sürprizimiz var imzalı afişleri bıraktık hepinize yetecek kadar afiş var hiç merak etmeyin"

Dedim.

"Artık konsere başlayalım değilmi?"

Dedim.

Seyirci 'evet' diye bağırdı.

Yeni şarkıya bu sefer kuzey giriş yaptı.

"Seninle bi' daha aynı yolda yürümem

Seninle yürüyene yolda tuzakların var

Bir daha asla dokunmam tenine

Senin teninden önce duvarların var"

Kuzey.

"Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum

Ağlaya ağlaya yosun tuttum

Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum

Ağlaya ağlaya yosun tuttum"

Alya.

"Derin bi' nefes alır gibi batıyoruz, yükümüz ağır

Yeni bi' söz söylemek için ölmek mi gerekir?

Hadi bi' cesaret sen de taşın altına koy elini

İnadına inadına sevişmeli bağır çağır"

Kuzey.

"Derin bi' nefes alır gibi batıyoruz, yükümüz ağır

Yeni bi' söz söylemek için ölmek mi gerekir?

Hadi bi' cesaret sen de taşın altına koy elini

İnadına inadına sevişmeli bağır çağır"

Alya.

"Seninle bi' daha aynı yolda yürümem

Seninle yürüyene yolda tuzakların var

Bir daha asla dokunmam tenine

Senin teninden önce duvarların var"

Kuzey.

"Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum

Ağlaya ağlaya yosun tuttum

Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum

Ağlaya ağlaya yosun tuttum"

Alya.

"Derin bi' nefes alır gibi batıyoruz, yükümüz ağır

Yeni bi' söz söylemek için ölmek mi gerekir?

Hadi bi' cesaret sen de taşın altına koy elini

İnadına inadına sevişmeli bağır çağır"

Kuzey/Alya.

"Derin bi' nefes alır gibi batıyoruz, yükümüz ağır

Yeni bi' söz söylemek için ölmek mi gerekir?

Hadi bi' cesaret sen de taşın altına koy elini

İnadına inadına sevişmeli bağır çağır"

Kuzey.

"Derin bi' nefes alır gibi batıyoruz, yükümüz ağır

Yeni bi' söz söylemek için ölmek mi gerekir?

Hadi bi' cesaret sen de taşın altına koy elini

İnadına inadına sevişmeli bağır çağır"

Alya/Kuzey.

Alkış sesleri ve ısslık çalanların sesleri salonu dolduruyordu.

Buda bizi gaza getiriyordu!

.

.

.

1 Saat Sonra;

Konser yaklaşık 1 saattir devam ediyordu seyirciler bizi bizde seyircileri bırakmak istemiyorduk.

Son olarak bir şarkı daha söyleyip artık konseri bitirecektik!

"Evet şimdi son olarak sizlere soralım ne söylememizi istersiniz?"

Dediğimde

sesler karmaşıklaştı herkes ayrı bir şey söylüyordu dediklerini anlamakta zorluk çekiyordum!

Tam fenalık geçirecekken birisi yüksek sesle;

"Yemen türküsü"

Dedi seyirci.

İlk defa bir konserimde türkü söyleyecektim.

Herkes bir anda alkış tutarak 'yemen' diye bağırmaya başladılar.

"O zamaaan yemennnn"

Diye bağırdım elimi havaya kaldırarak.

Enstrüman ekibi Piyanoyu ortaya,yanımıza getirdiğinde sandalyeye oturdum ve bir yandan parmaklarım notalara basarken bir yandanda türküyü söylemeye başladım.

"Havada bulut yok, bu ne dumandır?

Mahlede ölüm yok, bu ne şivandır?

Şu Yemen elleri ne de yamandır

Ano Yemen'dir, gülü çimendir

Giden gelmiyor, acep nedendir?

Burası Huş'tur, yolu yokuştur

Giden gelmiyor, acep ne iştir?

Kışlanın önünde redif sesi var

Bakın çantasında acep nesi var

Bir çift kundurayla bir de fesi var

Ano Yemen'dir, gülü çimendir

Giden gelmiyor, acep nedendir?

Ah, burası Muş'tur, yolu yokuştur

Giden gelmiyor, acep ne iştir?

Ah, ah, ah, ah, ah

Ano Yemen'dir, gülü çimendir

Giden gelmiyor, acep nedendir?

Burası Muş'tur, yolu yokuştur

Giden gelmiyor, acep ne iştir?

Ano Yemen'dir, gülü çimendir

Giden gelmiyor, acep nedendir?

Burası Huş'tur, yolu yokuştur

Giden gelmiyor, acep ne iştir?

Ano Yemen'dir, gülü çimendir

Giden gelmiyor, acep nedendir ah?

Burası Huş'tur, yolu yokuştur

Giden gelmiyor, acep ne iştir?

Ano yemen'dir,gülü çimendir

Giden gelmiyor,acep nedendir?"

Notalara son vuruşları yaptıktan sonra türküyü sonlandırdım.

Alkış sesleri diğer şarkılara göre daha şiddetli çıkmıştı,gerçekten çok güzel bir türküdür yemen türküsü ve en önemlisi ise Atatürkün En Sevdiği Türküler Arasındadır.

Kuzey eline mikrofonu aldı ve;

"Çökertme türküsünü söylememi isteyen"

Dedi bir anda.

Herkes 'evet/ben' olarak bağırmaya başladı.

"O zaman Çökertme türküsü"

Dedi ve piyanonun başına o geçti.

Piyanonun notalarına bastı ve türküye giriş yaptı.

"Çökertmeden çıktım da Halilim

Aman başım selamet

Çökertmeden çıktım da Halilim

Aman başım selamet

Bitez de yalısına varmadan Halilim

Aman koptu kıyamet

Bitez de yalısına varmadan Halilim

Aman koptu kıyamet

Arkadaşım İbram Çavuş

Yoldaşlara emanet

Arkadaşım İbram Çavuş

Yoldaşlara emanet

Burası da Aspat değil Halilim

Aman Bitez yalısı

Yüreğime sancı saldı

Aman kurşun yarası

Burası da Aspat değil Halilim

Aman Bitez yalısı

Yüreğime sancı saldı

Aman kurşun yarası

Gidelim gidelim Halilim

Çökertmeye varalım

Gidelim gidelim Halilim

Çökertmeye varalım

Kolcular geliyor Halilim

Nerelere kaçalım

Kolcular geliyor Halilim

Nerelere kaçalım

Teslim olmayalım Halilim

Aman kurşun saçalım

Teslim olmayalım Halilim

Aman kurşun saçalım

Burası da Aspat değil Halilim

Aman Bitez yalısı

Yüreğime ateş saldı

Aman kurşun yarası

Burası da Aspat değil Halilim

Aman Bitez yalısı

Yüreğime sancı saldı

Aman kurşun yarası"

Notaları sonlandırdığında alkış sesleri bana tutulan alkıştan daha fazla çıkmıştı ama gerçekten çok güzel söylemişti.

Kuzey piyanonun başından kalkıp yanıma geldi ve birlikte konuşmaya başladık;

"Geldiğiniz için çok teşekkür ederiz ayaklarınıza sağlık tekrar görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın"

Dedim ve seyircilere el salladıktan sonra perdenin arkasına geçmek için arkamıza döndük ve bir anda çığlık sesleri yükseldiğinde arkamı döndüm ve karşımda elinde bıçak olan bir adam ile göz göze geldim!

"Alya geride dur"

Dedi kuzey önüme atlayarak.

"Hayır kuzey çekil şuradan"

Dedim ve kendime çekmeye çalıştım.

Güvenlikler sert bir şekilde adamı götürmeye çalıştığında adam bir çırpıda bileğimi tuttuğunda 'bırak beni' diye çığlık attım.

Tam bir kaos oluşmuştu seyircilerin çığlık sesleri beni bıçaklamaya çalışan bir adam.

Güvenlikler adama tekme tokat daldiklarında adam bir hamleyle güvendiklerden birine bıçağı soktuğunda herkes yere düşen güvenlik görevlisine odaklanmıştı adam ile göz göze gelmiştik aramızda birşey yoktu istese şuan beni öldürebilirdi.

"Sakın"

Dedim.

"A-alya çekil"

Dedi kuzey.

Tam geriye doğru gidecekken adamın karnıma sapladığı bıçağın keskin ucunu iliklerime kadar hissettim.

Bir anlığına dünya durmuştu,nefesim kesiliyordu nefes alış verişim duruyordu,kulağım çınlıyor gözüm kararıyordu,dengemi sağlam tutmakta güçlük çekiyordum ve artık dayanamayıp kendimi yere bıraktığımda gördüğüm en son şey yanımda eğilmiş bir şekilde duran 15 yaşındaki alyaydı..

Mavi gri değilim ama..

Ölümle yaşam arasında bir çizgideyim..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.