İçeriğe geç

Beyaz Çiçek

Bölüm 15 · 24 dk okuma

Beyaz Çiçek

Bölüm 15

Final

"Hergün birini değil, birini her gün daha çok sevmek.."

1 Hafta Sonra (Kuzeyin Anlatımı İle)

Kardeşim ışılın ameliyat günü gelmişti, çok korkuyordu ne kadar belli etmesede.

Öğlen gibi evden çıktık ve hastaneye yol aldık, hastaneye giderken kardeşim ışıl'ın ameliyata girerken korkmaması için destek konuşmaları yapıyorduk.

Hastaneye vardığımızda içeriye girdik ve kaydımızı oluşturduktan sonra doktorun yanına gittik ve;

"Privet doktorgospoda"

(Merhaba doktor bey)

Dedi babam.

"Privet, dobro pozhalovat' davay voz'mem tebya vot tak ışıl"

(Merhaba hoşgeldiniz seni şöyle alayım ışıl)

Işıl doktorun gösterdiği yere gittiğinde;

"snimay svoyu obuv' i lech"

(Ayakkabılarını çıkar ve uzan)

Dedi doktor.

Işıl doktorun dediklerini yaparak hasta yatağına uzandı.

"Nemedlenno operatsiya Davayte nachnem"

(Biz ameliyata başlayalım)

Dedi doktor ve eliyle bizi dışarıyı göstererek kapıyı kapattı.

Elimiz yüreğimizde, gözlerimiz yaşlı bir şekilde koltuklara oturup beklemeye koyulduk.

Bu ameliyat şimdi ışılı kurtaradabilir,kurtaramayadabilir!

Annem ile babam ağlıyordu, birbirlerine sarılararak destek oldular kendilerine.

Oturduğum koltuktayken aklımdan hiç çıkmayan alyanın, durumu için avukatımı aradım.

3.çalışında açılan telefonu kulağıma götürdüm;

"Ceyhun ne yaptın işler nasıl gidiyor?"

Dedim.

"Kuzey bey birkaç gündür Rana denen kişiyi takip ettirdim ve bazı göze batan davranışları olduğunu öğrendim birkaç gündür hapishane kapısına gidip geliyordu buda ayrı bir konu şimdi son işlemleri el izini nasıl bulduğu üzerine çalışıyorum sizi bilgilendireceğim"

Dedi avukat.

"Tamamdır senden haber bekliyor olucam pekiya Alya nasıl gödüşmelere gittiğinde nasıl görünüyordu?"

Dedim.

"Gayet iyiydi umutla bekliyordu oradan çıkmayı ve size dememi istediği bir şey var Alya hanım 'sizi çok ama çok seviyormuş' ve kardeşinizin ameliyatı içinde 'umarım iyi geçer geçmiş olsu' dememi istediler."

Dedi avukat.

Gözlerim dolu, yüzüm gülüyordu.

"Sağolasın hadi ve Ceyhun hallet bu işi"

Dedim.

"Hiç kafanıza takmayın bende o iş"

Dedi avukat.

"Tamamdır o zaman hadi beni haberdar etmeyi unutma"

Dedim ve telefonu kapattım.

.

.

.

Alya'nın Anlatımı İle..

Hapishanedeki 7.günüm dayanamıyordum 4 duvar arasında kalmaya, duvarlar üzerime üzerime geliyordu, küçük alya ise gitmiyordu..

Artık bu koğuşun görevleri benim üstümdeydi, sürekli bana iş yaptırıyorlardı!

"Yeni kız şunları yıka"

"Yeni kız Sil şurayı"

"Yeni kız temizle şurayı"

"Yeni kız çay koy"

Koğuştaki adım Yeni kız.

Ezilmekten nefret ediyordum, ve beni ezen insanların böyle insanlar olması daha kötüydü, aralarında iyileri vardı heleki bir abla var çok iyi kalpli binnur abla.

Binnur ablanın buraya girme sebebi kocasını öldürmesiymiş, adam madde bağımlısıymış aldığı maddenin parasını yetiştiremeyince kızını ve karısını satmaya kalkmış binnur ablada cinnet geçirip adamı bıçaklamış!

Vallahi helal olsun, duyduğumda o kadar şaşırdımki nasıl kocalar var böyle?

İnsanı bunu yapmaya zorlayacak kadar neden yapıyorsunuz bu kötülükleri?

Koğuştaki ablalar arada bana şarkı söyletiyorlardı aslında zorla değil bende söylemek istemiyor değildim, yine şarkı söylememi isteyen koğuşun ağası olan Fatma abla;

"Yeni kız bir şarkı söylede keyfimiz yerine gelsin"

Dedi.

"Ne söyleyim abla"

Dedim.

"Bergenin bir şarkısı vardı sen affetsen ben affetmem diye onu biliyonmu"

Dedi Fatma abla.

"Biliyorum"

Dedim.

"Heh onu söyle"

Dedi.

Başımı salladım ve derin bir nefes alıp şarkıya başladım;

Tanrım kötü kullarını

Sen affetsen, ben affetmem

Bütün zalim olanları

Sen affetsen, ben affetmem

Bütün zalim olanları

Sen affetsen, ben affetmem

Sen tanrısın, affedersin

Bağışlarsın, kulum dersin

Sen tanrısın, affedersin

Bağışlarsın, kulum dersin

Neler çektim, sen bilirsin

Sen affetsen, ben affetmem

Sen affetsen, ben affetmem

Bütün zalim olanları

Sen affetsen, ben affetmem

Ağlatıp da gülenleri

Terk edip de gidenleri

Sevilip sevmeyenleri

Sen affetsen, ben affetmem

Sevilip sevmeyenleri

Sen affetsen, ben affetmem

Ümidimi kıranları

Bu dünyayı yakanları

Ümidimi kıranları

Bu dünyayı yakanları

Dar günde bırakanları

Sen affetsen, ben affetmem

Sen affetsen, ben affetmem

Boynu bükük koyanları

Sen affetsen, ben affetmem

-Bergen-

Ablalar alkışlamaya başladı.

Gülümsedim.

"Teşekkür ederim"

Dedim.

"Kız senin sesin ne güzel öyle maşallah sana"

Dedi yanıma gelip oturan Aslıhan abla.

Ablaların isteği üzerine yeni bir şarkıya başlayacakken kilitli kapı açıldı!

"Alya Demir?"

Dedi asker kadın.

Ayağa kalktım ve;

"Benim?"

Dedim.

"Avukatın geldi seninle görüşecek benimle gel"

Dedi.

Yanına gittim ve koğuştan çıkıp gösterdiği yerden ilerledim, görüşme odasına geldiğimde avukat ile göz göze geldim yanına oturduğumda kapı kapatıldı.

"Nasılsınız Alya hanım"

Dedi avukat.

"İyi diyelim iyi olsun Ceyhun bey, birşey bulabildinizmi?"

Dedim merakla.

"Rana hanımdan şüpheleniyorum birkaç gündür takip ediyorum kendisini ve çok şüpheli hareketleri var 2 gün önce buraya geldi hapishanenin arka tarafına ne için geldiğini bende bilmiyorum, şuanlık ilgilenmemiz gereken konu sizin parmak izinizi nereden nasıl buldu ben sizin binanızın kamera kaydına baktıracağım ondan sonrada Rana'yı takibe alıp sizi buradan çıkartıracağım"

Dedi avukat.

"Elinizi çabuk tutun lütfen artık kalmak istemiyorum burada"

Dedim.

"Birazdaha sıkın dişinizi çok az kaldı suçsuz olduğunuzu kanıtlayacağım"

Dedi avukat.

"Sağolun"

Dedim.

Ayağa kalktım ve odadan çıkıp tekrar koğuşa döndüm..

Avukat Ceyhun'un Anlatımı İle..

Hapishaneden çıktıktan sonra, alya hanım ve kuzey beyin kaldıkları siteye yol aldım.

Siteye vardığımda ilk olarak site yönetimine gittim;

"Merhaba ben avukat Ceyhun Zingör bu tarihin kamera kaydına bakabilirmiyim"

Dedim.

"Merhaba tabiki hangi kat?"

Dedi görevli.

"Alya Demir Ve Kuzey Varan'ın kaldığı kata"

Dedim.

Ekran kayıtları pencere şeklinde açıldığında görünürde hiç birşey yoktu, ancak alt kısımlarda yani gece vaktinde bir hareketlenme vardı.

Evet o kişi ranaydı!

"Ekranı büyütebilirmiyiz?"

Dedim.

Görevli ekranı büyüttüğünde, rana'nın ne yapmış olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Elinde bir bant vardı kapıya yapıştırdı ve bir süre bandın üzerine bastırdıktan sonra.. tabi ya bant sayesinde el izlerini alıp bıçağa yapıştırmıştı!

Şeytanın aklına gelmez dedikleri bu olsa gerek.

"Baştan başlatabilirmiyiz"

Dedim telefonumun kamerasını açarak.

Görevli videoyu baştan başlattığında kaydı videoya aldım.

🎶

Siteden çıktıktan sonra rananın evinin önüne gittim ve beklemeye koyuldum.

Kız zekiydi ama konumunu açık unutacak kadar aptaldı.

Bir süre sonra kız çıktı ve bir taksiye binip uzaklaştı, izini kaybetmemek için hemen aracımı çalıştırdım ve taksiyi takip ettim..

Hastaneye gelmişti, ve gasp edilen adamın bulunduğu hastaneye!

Rana'nın içeri girmesini bekledim ancak girmedi duvara yaslandı ve telefonuna baktıktan sonra etrafı kolaçan etti ve profesyonel bir şekilde acil çıkış kapısından içeriye girdi!

Kız bir o kadar sinsi bir o kadarda şeytandı.

Merakla beklemeye koyuldum neden acil çıkış kapısından girmişti?

Planı neydi?

Düşüncelerim ile kafa yorarken girdiği kapı açıldı hızlıca telefonumu aldım ve video çekmeye başladım,Kapıdan ilk olarak Rana görüldü, etrafı gözetledi ve kimsenin olmadığından emin olduktan sonra arkasından biri daha çıktı!

Üzerinde hastane kıyafeti olan bir adam berat!

Demekki baştan beri planı buydu, tuttuğu adamı ölü gösterip alyayı içeri attırmak!

Video kaydını durdurup emniyeti aradım.

"Merhaba ben Avukat Ceyhun Zingör acilen söylediğim konuma gelmelisiniz iki tane suçlu var."

Dedim ve adresi söyledim

Rana ve yanındaki adam taksi çağırmışlardı büyük ihtimalle,ancak daha gelmemişti.

5 dakika sonra bir taksi Rana ve beratın yanında durduktan sonra, polis ekipleri geldiğinde Rana ve berat korkuyla araca bindiler.

Ancak taksi hareket etmedi!

Polis ekipleri araçtan inip taksiye doğru yaklaşırken Rana ve berat aynı hızla çıkıp koşmaya başladılar.

İşte sıra bendeydi,aracı çalıştırdım ve sağa çevirerek Rana ile beratin yolunu kırıp araçtan indim.

"Sende kimsin?"

Dedi berat.

"Alya Demir ve Kuzey Varanın avukatıyım"

Dediğimde polis ekipleri Rana ve beratın kollarına kelepçeyle bağlıyorlardı.

"Siktir"

Dedi Rana.

Polis ekipleri araca Rana ile berati bindirdiler ve karakola doğru yola çıktılar.

Yanımda kalan polis memuruna;

"Memur bey ben Alya Demirin avukatıyım Alya hanım suçsuz bakın sizde gördünüz adam ölmemiş tamamen bir planmış şimdi siz parmak izini soracaksınız haklı olarak bakın buda parmak izinin nasıl geçtiğinin kanıdı"

Dedim ve elimde olan video kaydını gösterdim.

Polis memuru hayretler içerisinde izledi video kaydını ve;

"Nasıl gelmedi aklımıza kamera kaydına baktırmak,biz 1 günde bütür olayları hep yaşıyoruz ancak ben ilk defa böyle birşey gördüm, merak etmeyin Alya hanımı şimdi hemen çıkarttırıyorum"

Dedi polis memuru.

Ve eline aldığı telefon ile bir konuşma gerçekleştirdi.

"Savcım merhaba Alya demirin dosyası tamamen yanlış çıktı içeriden çıkması gerekiyor o suçsuz şimdi size bazı video kayıtlarını aticam, ayrıca gasp edildiğini sandığımız kişi berat denilen adam Rana diye biri tarafından hastaneden gizlice çıkarılırken bize yakalandı şuan emniyetteler"

Dedi polis.

Videoları Hüseyin amire yolladım o'da savcıya yolladığında telefonu tekrar çaldı, Hüseyin amir hoparlöre aldı;

"Hüseyin şimdi haber yolladım Alya demiri serbest bırakıyorlar haberin olsun"

Dedi savcı.

"Tamamdır savcim"

Dedi amir ve kapattı.

Bana dönüp;

"Gözünüz aydın"

Dedi.

"Sağolasınız"

Dedim ve aracıma binip tekrardan hapishaneye yol alırken kuzey beyi aradım.

"Alo kuzey bey"

Dedim.

"Ne oldu Ceyhun bir gelişmemi var?"

Dedi kuzey bey.

"Evet kuzey bey alya hanım artık özgür az önce Rana'yı gasp edilen adamı hastaneden kaçırırken yakaladım ve emniyete teslim ettim, savcılıkta Alya hanımın hapishaneden çıkarılması için karar verdi"

Dedim gururla.

"Sen ciddimisin çok ama çok teşekkür ederim Ceyhun iyiki varsın alyayı aldıktan sonra beni yine ara olurmu sesini duymak istiyorum ha buarada Türkiyeye dönünce görüşelim olurmu"

Dedi kuzey bey.

"Tamamdır kuzey bey nasıl istersiniz"

Dedim ve telefonu kapattım.

🎶

Hapishanenin önüne vardığımda araçtan indim ve beklemeye koyuldum.

Alya'nın Anlatımı İle..

Binnur abla ile çay içerken kilitli kapı tekrar açıldı;

"Alya Demir kim?"

Dedi görevli.

Ayağa kalktım ve "benim?" Dedim.

"Hazırlan serbestsin"

Dedi görevli.

Bir anda göz bebeklerim büyüdü ve sevinçten gülmeye başladım.

Allahım sonunda!

"Tamam hemen"

Dedim ve eşyalarımı toplamaya koyuldum.

"Aaa Yeni kız geldiği gibi gidiyor yaa"

Dedi Fatma abla.

"Kendine iyi bak kuzum iyiki seninle tanıştım"

Dedi Neriman abla.

"Sende kendine iyi bak ablam seni çok özlicem"

Dedim.

Daha sonra kapıya yöneldim, Kapıdan çıkmadan önce "allah kurtarsın" Dedim ve koğuştan çıktım.

🎶

Dışarıya çıktığımda beni bekleyen Avukatın yanına gittim.

"Çok teşekkür ederim siz olmasanız çıkamazdım"

Dedim.

"Rica ederim ne demek"

Dedi avukat.

...

Araca bindikten sonra, camı açtım ve derin bir nefes aldım, rüzgar yüzüme vururken özgür olduğumu hissettim.

"Alya hanım kuzey bey sizinle görüşmek istiyor"

Dedi avukat.

Avukatın elinde tuttuğu telefonu aldım ve konuşmaya başladım.

"Alo kuzey"

Dedim.

"Birtanem çıkmana çok sevindim"

Dedi kuzey.

"Bende çok sevindim avukat sağolsun, ışıl nasıl oldu bir haber varmı?"

Dedim.

"Birazdan çıkacak onu bekliyoruz daha kimse bir açıklama yapmadı inşallah iyi olacak"

Dedi kuzey.

"İnşallah"

Dedim.

🎶

Evime vardım ve ilk işim ilacımı içmek oldu ilacımı içtikten sonra,yatağıma uzanıp iyice dinlendim.

Koğuştaki yataklardan sonra kendi yatağımda yatmak benim için çok büyük bir lükstü.

Kuzeyin Anlatımı İle..

Ameliyathanenin kapısı açıldığında, hızlıca ayağa kalktık.

Hemşireler biranda oradan oraya koşmaya başladılar.

"Chto proiskhodit S moyey docher'yu vse v poryadke?"

(Ne oluyor kızım iyimi?)

Dedi annem.

Cevap veren olmadı..

"Odin veshch Ne govori!"

(Bir şey söyleyin!)

Dedim bağırarak.

"my delayem vse vozmozhnoye"

(Elimizinden gelen her şeyi yapıyoruz)

Dedi hemşirelerden biri.

Elim kalbimde gelecek olan haberi bekliyordum!

Hemşireler tekrar odaya girdiklerinde dahada aceleci davranmışlardı!

5 dakika kadar kısa bir süre sonra doktor odadan çıktı ve yanımıza gelip dolu gözleriyle bize baktı.

"Sozhaleyem, no my poteryali patsiyenta.."

(Üzgünüz h-hastayı kaybettik)

Dedi doktor.

Bir kaç saniye öylece kaldıktan sonra kendime gelmeye çalışarak duvara tutundum, annem ile babam kendilerinden geçerek ağlıyorlardı, onları öyle gördükten sonra duyduklarımın gerçek olduğunu anladım ve bir anda yere yığıldım!

Duvara yaşlanarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.

Boşluğu izlemeye koyuldum, kardeşim artık yoktu..

Bir başıma kalmıştım..

Ameliyat hanenin kapısı açıldığında içeriden sedyenin içinde olan ışıl göründü.

Yaslandığım duvardan destek alarak ayağa kalktım ve yanına koştum.

Buz gibi olmuş elini tuttum ve göz yaşlarımın arasından;

"Hayır ışıl bırakma beni ne olur bırakma"

Dedim nefesim kesile kesile.

Suratı bembeyazdı, elleri buz gibi, ancak kalbi sımsıcaktı..

Elimle güzel yüzünü okşadım..

Güzeller güzeli kardeşim melek olmuştu..

Artık dünyada Işıl Varan adlı biri yoktu,dünya ışılı silmişti..

🎶

Cenaze Günü..

Sabaha kadar ne annem/babam ne de ben uyumuştuk.

Işılın ölümünden sonra ev sessizleşmisti hayatın tadı tuzu kalmamıştı..

Sevdiklerinizin değerini bilin, hayat bu kadar kısa, yarın olur sevdiğiniz hayatta olmaz..

Saat 14:02 gibi evden çıktık, arabayı ben kullanıyordum arka kısımda annem ile babam ağlamaktan helak olmuş bir şekilde dışarıyı izliyorlardı.

Cenazenin olduğu bölgeye vardığımızda, araç çoktan gelmişti.

Annemin ve babamın arkadaşları orada gözleri yaşlı bir şekilde bekliyorlardı, araçtan indiğimizde, cenaze tabutunu taşımak için cenaze aracının yanına geçtik.

Tabutu kollarımızın arasına aldık ve mezara doğru götürdük.

Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım, çocukken oyun oynadığım kardeşim şimdi kollarımın arasında mezara gidiyordu..

Mezarın yanına geldiğimizde dikkatli bir şekilde tabutu mezara yerleştirdik, sıra toprak atmaya gelmişti, elime küreği aldım ve kara toprağı kardeşimin üzerine atmaya başladım.

Her toprak atışımda gözümden bir yaş dilimden bir dua düşüyordu..

Annem yere çöküp bağırarak ağlamaya başladı, annem ve babam için daha zordu evlat acısı..

Ben bir süre sonra türkiyeye dönecektim onların kimsesi yoktu, tek gerçek arkadaşları ışıldı ama artık ışılda yoktu..

Işıl onlara her konuda destek oluyordu ama şimdi..

Tabutu tamamen toprakla doldurduktan sonra Müslüman bir imam sayesinde dua ve namaz kıldık.

(Burası rusayanın Müslüman bir kasabası olduğu için herkes Müslümandı.)

Cenaze bittikten sonra herkes yavaş yavaş dağılmaya başlamışken, toprağın yanı başına oturdum;

"I-ışıl kardeşim bak ben buradayım korkma tamammı?"

Dedim toprağa bakarak.

"Senin istediğin gibi çok başarılı bir şarkıcı olucam, kardeşim seni ç-çok özlicem"

Dedim ve toprağa sarıldım.

İyice içime çektim toprak kokusunu, insana huzur verir derler, ancak bugün huzur vermedi..

İnsan acılarla kıvransada..

🎶

Eve döndüğümde annem ile babam ışıl için ağıt yakıyorlardı.

Işılın odasına gittim ve yatağına uzandım, kokusunu alabiliyordum, kokusu tıpkı bir çileği andırıyordu.

Telefonumu aldım ve yarın akşam için türkiyeye bir bilet aldım, annem ile babamın yalnız kalıp alınmaları gerekiyordu eğer bende burada kalırsam bu sefer bana alışacaklardı.

Telefonu kapatacakken bir görüntülü arama bildirimi geldi.

Arayan kişi alyaydı.

Beni bu halde görmesini istemiyordum, bitik haldeydim kendime çeki düzen verip telefonu gülümseyerek açtım.

"Kuzey ne bu halin ne oldu"

Dedi alya endişeyle.

Hiç birşey söyleyemedim, kelimeler boğazıma tek tek dizildi ben konuşamadım ama gözyaşlarım konuştu.

"Yoksa.."

Dedi alya.

Konuşamadığım için başımı salladım.

Alya gözlerini kapattı ve birkaç saniye öyle durduktan sonra;

"B-başımız sağolsun"

Dedi.

Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.

"Gitti.."

Diyebildim zar zor.

Alya'da ağlamaya başladı, oda konuşamadı çünkü konuşulacak bir konu yoktu, durum ortadaydı..

Giden gitti,kalan kaldı!

🎶

Yarın Akşam

Annem ve babamla vedalaşıp helalleşince evden çıkıp bir taksiye binip uluslar arası havalimani olan şeremetyevo havalimanına gittim.

Havalimanına vardığımda, bineceğim uçağa Rusya-Ankara Türkiye uçağının olduğu tarafa gidip saatimin gelmesini bekledim.. Yarım saat sonra uçağımın yanına gitmeden önce görevlilere biletimi gösterdim ve uçağa bindim, cama başımı dayayıp uçağın harekete geçmesini bekledim.

Uçak duyurularını yaptıktan sonra harekete geçtiğinde çantamdan kulaklığımı çıkardım,kulağıma takıp en sevdiğim şarkıyı açtım ve şarkıyı mırıldanmaya başladım, bu şarkı tam olarak ışılı anlatıyordu..

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Bir düş gördüm bugün

İçinde umutlarım vardı

Bir aşk doğdu bugün

Cebimde hayallerim vardı

Bıraktım hüzünleri

Mazide bir bulut oldular

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Bir düş gördüm bugün

İçinde umutlarım vardı

Bir aşk doğdu bugün

Cebimde hayallerim vardı

Bıraktım hüzünleri

Mazide bir bulut oldular

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Hayat sakın aldatma beni

Gör bu yaşadığım aşk deli

Yolumda gölgeler olsa da

Sana açacağım kalbimi

Sana açacağım kalbimi

Sana açacağım kalbimi

-Volkan Akmehmet & İnanç Şanver-

Gözlerimde yaşlar ve kalbimde olan yâs ile hayatıma devam edecektim..

🎶

Alya'nın Anlatımı İle..

Kuzeyin akşamdan uçağa bindiğini öğrenince sabah saat 06:21 gibi kalktım ve güzel bir kahvaltı hazırlamaya koyuldum.

Kek,börek,poğaça ve güzel bir kahvaltı hazırlamaya başladım..

Bunları yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım saat 07:03 geçiyordu, mutfaktaki işim bittikten sonra kendimi duşa attım ve ılık suda güzel bir duş aldıktan sonra çıkıp güzel kıyafetlerimi giyip kuzeyi beklemeye koyuldum..

20-25 dakika sonunda kapı çaldığında hızlıca kapıya gittim ve kapıyı açtım, karşımda yıkılmış bir şekilde duran kuzeye baktım.

Kuzey içeriye girdiğinde kapıyı örttüm ve kendimi tutamayıp sıkıca sarıldım, o da bana sıkıca sarılırken elleriyle saçımı okşamaya başladı, bir yandan ise ağlıyordu göz yaşlarının çığlığını duyabiliyordum.

İkimizinde sarılmaya ihtiyacı vardı.

Hiç bırakılmayacak şekilde.

İkimizde çocukluğumuzdan beri sarılacak, tutunacak birini aramıştık, ne yazıkki o zaman bulamamıştık birbirimizi ama hayat bizi karşı karşıya getirdi ve kalplerimizi ebedi olacak şekilde birleştirdi...

Sarılmamızın ardından;

"İstersen bir duş al kendine gelirsin"

Dedim.

"Olur"

Dedi halsizce.

Kuzey duşa girerken tekrardan salona döndüm ve koltuğa oturdum.

Onu bu halde görmek..

Bitik bir haldeydi, kardeş acısının tarifi yoktu herşey apaçık ortadaydı..

Kuzey duştan çıktıktan sonra temiz kıyafetlerini giyip yanıma geldi ve;

"Güzelim sen nasılsın,koğuşta sana birşey yaptılarmı?"

Dedi merakla.

"Ben iyiyim hiç birşey olmadı bana asıl sen ne yaptın onu anlat"

Dedim.

"Ben gittim rusyaya gördüm annemi babamı ve ı-ışılı, çok iyi görünüyordu hiç birşeyi yok gibiydi sonra hastane randevusunun olduğu gün götürdük hastaneye girdi ameliyata, sonra çıktı doktor ve haberi söyledi"

Derin bir nefes aldı ve konuşmasına devam etti..

"Sonra işte cenazesini felan yaptıktan sonra çıktım geldim böyle"

Dedi.

"Başımız sağolsun mekanı cennet olsun inşallah"

Dedim.

"İnşallah"

Dedi.

"Neyse gel bak çok güzel kahvaltı hazırladım sabah erkenden kalkıp"

Dedim.

Elimi tuttu ve elimi öpüp;

"Ellerine sağlık"

Dedi.

"Afiyet olsun"

Dedim ayağa kalkıp masaya otururken.

Kuzeyde karşıma oturduğunda birlikte hazırladığım güzel kahvaltının tadını çıkardık..

3 Gün Sonra..

Bugün mahkeme günüydü!

Rana'nın ne kadar yatacağına veya yatmayacağına karar verilecekti.

Kuzey'in üzüntüsü az da olsa gitmişti, eski enerjisi yavaş yavaş tekrardan geliyordu.

Mahkeme saat 14:30'daydı, şuan saat ise 13:40'dı kuzey hazırlanmış beni bekliyordu.

Şaşırdıkmı?

Hadırlandıktan sonra kuzeyin yanına gittim ve;

"Ben hazırım hadi çıkalım"

Dedim.

Kuzey ile siteden çıkıp, aracımıza bindik ve adliyeye gittik.

Adliyeye vardığımızda araçtan indim ve içeriye girerken kuzey ile kola kola girdik ve adliye kapısından içeriye girdik.

Mahkeme salonuna girmeden önce kapıda bizi bekleyen avukat Ceyhun bey bizi karşıladı, selamlaştıktan sonra mahkeme salonuna girip yerimize geçtik.

Bizden sonra içeriye Rana ve berat girdiler ve onlarda yerlerine geçtiler.

Rana tehtid dolu bakışları ile bizi süzerken içeriye hakim bey girdi!

Ve mahkeme başladı!

"Mahkemeye sunulan dosya incelendi,sanık Rana'nın daha önceden işlemiş olduğu bir çok suçtan dolayı hapis cezası istenildi"

Dedi hakim bey.

Avukatımız Ceyhun bey elini kaldırarak söz aldı;

"Sanık Rana, arkadaşı olan beratı dursunu ölü göstermeye çalışıp müvekkilim Alya Demirin evinin kapısından aldığı parmak izleri ile bir bıçağa geçirerek emniyete suçlu olarak gösterdi, Alya Demir suçsuz yere 1 hafta hapishanede yattıktan sonra gerçek sonuçlandı ve Rana ile berat dursun'un suçlu olduğunu kanıtladı, sanık Rana ve Berat Dursunun hapishaneye atılmasını talep ediyorum"

Dedi avukat.

Rana'nın avukatı Mustafa bey el kaldırarak söz aldı ve;

"İtiraz ediyorum Sayın hakim, müvekkili-"

Derken hakim elini kaldırarak Mustafa beyin susmasını istedi.

"Karar verildi,yaz kızım, Sanık Rana ve Beat Dursun'un bu zamana kadar işlediği suçlardan dolayı 12 yıl 8 ay hapis cezası, sanık Berat Dursun'un planda rol alması sebebi ile 7 yıl 2 ay hapis cezasına karar verilmiştir."

Dedi ve tokmağına vurdu.

Kuzey ile birbirimize mutlulukla baktık ve;

"Kurtulduk!"

Dedim.

"Kurtulduk!"

Dedi.

Kuzeyin yanına yaklaşıp boynuna sarıldım ve tekrardan;

"Bir beladan daha kurtulduk kuzey"

Dedim.

Kuzey başıyla beni onayladığında bakışlarım ranayı bulmuştu!

Kollarında kelepçeler takılı bir şekilde;

"Ben suçsuzum bana inanın ben yanlış birşey yapmadım"

Diyordu ama ne çare.

Berat ise olayları kabullenmiş bir şekilde, hiç sesini çıkarıyormıyordu.

Rana ile berat mahkeme odasından çıkarıldıktan sonra, avukatımız Ceyhun beye döndüm ve;

"Sağolun siz olmasanız kazanamadık"

Dedim.

"Çok sağol Ceyhun teşekkür ederim"

Dedi kuzey.

"Teşekkür ederim Alya hanım,kuzey bey görevim bu"

Dedi gururla.

Mahkeme odasından çıktıktan sonra kuzey ile dışarıya çıktık ve Rana ile beratın hapishane arabasına binip gidişlerini izledik.

Bir beladan daha kurtulmuştuk!

🎶

3 Gün Sonra..

Bugün sanat merkezinde enstrüman çalıyorduk, merkeze gelmemize sebep olan Aysel Hoca bize 'hakan bey sizlere çok büyük bir şey söyleyecek çabuk gelin' dediği için gelmiştik.

Hakan beyi beklerkende enstrüman çalıyorduk, hakan bey kısa bir süre sonra göründü ve bulunduğumuz odaya girip;

"Gençler nasılsınız bakalım?"

Dedi.

"İyiyiz hakan bey siz nasılsınız"

Dedi kuzey.

"İyiyiz hakan bey siz"

Dedim.

"Ben iyiyim hatta süperim şimdi sizi de süper hissettirecek bir haberim var"

Dedi içi içine sığmayarak.

"Nedir?"

Dedim merakla.

"Gençler artık sadece ankarada değil bütün dünyada konser verebileceksiniz"

Dedi hakan bey.

Bir kaç saniye öylece durduktan sonra hakan beyin dediği şeyi idrak edip;

"S-siz ciddi misiniz?"

Dedim.

"Evet alya'cım çok ama çok ciddiyim artık sesinizi bütün dünya duyacak"

Dedi.

Kendimi tutamayıp hakan beye sarıldım ve;

"Çok teşekkür ederim g-gerçekten çok ama çok teşekkür ederim hayallerimi gercekleştiriyorsunuz iyiki varsınız"

Dedim mutlulukla.

Çocukluk hayalim gerçekleşiyordu artık sesimi bütün dünyaya duyuracaktım.

Kuzey'de ayağa kalktı ve;

"Çok sağolun hakan bey size ne kadar teşekkür etsem az sizin borcunuzu ödeyemeyiz"

Dedi kuzey.

"Siz şarkı söylemeye devam edin borcunuzu şarkı söyleyerek ödersiniz"

Dedi gülümseyerek.

"Vee Gençler bu hafta sonu cumartesi günü rusyada bir konseriniz vaar"

Dedi Aysel Hoca herzamanki heyecanlı ses tonuyla.

"Rusyamı?"

Dedi kuzey.

"Evet tatlım rusyada"

Dedi aysel hoca.

Kuzey bana dönüp baktığında;

"Annem ile babam gelebilecek"

Dedi.

"Evet performansını izleyebilecekler"

Dedim.

Mutluluğumuz içimize sığmadığı için kuzey ile sarıldık.

Sımsıkı sarıldık.

Başarmıştık!

Hayallerimizi gerçekleştirmiştik!

🎶

Konser Günü-Rusya Kuzeyin Anlatımı İle..

Rusyaya vardığımızda ilk olarak annem ve babamın yanına gittik.

Eve vardığımızda annem;

"Hoşgeldin kuzum sefa getirdin,bu kız kim"

Dedi.

"Hoşbuldum anne, bu kız Alya benim kız arkadaşım bugün konserimiz var"

Dedim.

"Konser, sizin burada konseriniz var, ayy çok mutlu oldum oğlum hep izlemek istiyordum seni canım benim saat kaçta nerde?"

Dedi annem merakla.

"Akşam saat 21:30'da konser başlıyor yer ise şurası kağıda yazdım"

Dedim ve elimde tuttuğum kağıdı anneme uzattım.

Annem kağıdı aldı ve bana sarılıp;

"Seninle gurur duyuyorum"

Dedi.

"Alya kızım seninle tanışamadık doğru düzgün, konser sonrasında tanışalım olurmu?"

Dedi annem.

"Olur hiç sorun değil"

Dedi alya güler yüzüyle.

Konser Saati

Saat gelip çattığında makyöz son dokunuşları yapıyordu.

Dışarıdan yükselen sesler bu odaya kadar duyuluyordu, hakan bey odaya hızla girerek;

"Gençler konser başlıyor hazırsınız degilmi?"

Diye sordu.

"Ben çok hazırım bir an önce seyircilerin karşısına çıkmak istiyorum"

Dedi alya.

"Bende aynı şekilde"

Dedim heyecanla.

"O zaman benimle gelin"

Dedi hakan bey ve bizi odadan alıp konserin perde arkasına götürdü.

Hakan bey perdenin dışına çıkmıştı. Perdenin arkasındayken elim titremeye başlamıştı o kadar çok heyecanlanmıştımki, çocukluk hayalimi şuan gerçekleştirecektim.

Kuzey elimi tutup;

"Sakin ol derin derin nefes al ve ver hiç birşey olmayacak sevenlerimiz ile buluşup onlara şarkı söyleyeceğiz"

Dedi kuzey motive ederek.

Dediğini uygulayarak derin nefesler alıp vermeye başladım.

Hakan bey perdeyi çekip bize;

"Şimdi, gelin!"

Dedi.

Tekrar derin bir nefes aldım ve kuzey ile el ele tutuşup sahneye çıktık.

Islık sesleri,flaş ışıkları,alkışlar hepsi bir aradaydı.

O kadar kalabalıktıki koca salon dolup taşmıştı, bu kadar hayranımız olduğunu bilmek bana güç veriyordu.

"Dobro pozhalovat' v Rossiyu"

(Rusya hoşgeldiniz)

Diye mikrofona bağırdım.

Uğultu sesleri yükseldi.

"ty vyglyadish' ochen' krasivo"

(Çok güzel görünüyorsunuz)

Dedi kuzey.

Bu sefer uğultu sesleri daha yüksek çıkmıştı.

Sahne ışıkları kapatıldığında derin bir nefes aldım, ışıklar tek tek açılırken arkada söyleyeceğim şarkının senfonisi çalmaya başladığında şarkıya giriş yaptım ve etrafı ateş süsleri sardı.

Bir yandan ateşler çıkıyor, bir yandan havai fişekler patlıyordu.

"Écoutez moi

Moi la chanteuse à demi

Parlez de moi

À vos amours, à vos amis

Parler leur de cette fille aux yeux noirs et de son rêve fou

Moi c'que j'veux c'est écrire des histoires qui arrivent jusqu'à vous

C'est tout

Voilà, voilà, voilà, voilà qui je suis

Me voilà même si mise à nue j'ai peur, oui

Me voilà dans le bruit et dans le silence

Regardez moi, ou du moins ce qu'il en reste

Regardez moi, avant que je me déteste

Quoi vous dire, que les lèvres d'une autre ne vous diront pas

C'est peu de chose mais moi tout ce que j'ai je le dépose là, voilà

Voilà, voilà, voilà, voilà qui je suis

Me voilà même si mise à nue c'est fini

C'est ma gueule c'est mon cri, me voilà tant pis

Voilà, voilà, voilà, voilà juste ici

Moi mon rêve mon envie, comme j'en crève comme j'en ris

Me voilà dans le bruit et dans le silence

Ne partez pas, j'vous en supplie restez longtemps

Ça m'sauvera peut-être pas, non

Mais faire sans vous j'sais pas comment

Aimez moi comme on aime un ami qui s'en va pour toujours

J'veux qu'on m'aime parce que moi je sais pas bien aimer mes contours

Voilà, voilà, voilà, voilà qui je suis

Me voilà même si mise à nue c'est fini

Me voilà dans le bruit et dans la fureur aussi

Regardez moi enfin et mes yeux et mes mains

Tout c'que j'ai est ici, c'est ma gueule c'est mon cri

Me voilà, me voilà, me voilà

Voilà, voilà, voilà, voilà

Voilà."

Şarkıyı sonlandırdığımda hayatımda aldığım en büyük alkışı almıştım, seyirciler o kadar çok beğenmişlerdiki durmadan alkışlıyorlardı.

Benden sonra kuzey başka bir şarkıya giriş yaptı..

"Cıvıl cıvıl gelir sesi

Köşedeki lokantanın

Bir işveli ki sahibi

Ah Cevriye, güzel hanım

Çoktan beri sevdalınım

Aman Cevriye Hanım, kuzum Cevriye canım

Güzel gözlerin aklımı başımdan alır (hey)

Ah yok mu işvelerin, şarkılı güzel sesin

Kestane gözlerin beni dertlere saldı

Όταν περνώ για να σε ιδώ

Αχ πως με βασανίζεις

Έχεισ κεφτέδες στη φωτιά

Αχ Κατερίνα μου γλυκιά

Και γλυκοτηγανίζεις

Αμάν Κατερίνα μου, κουζουμ Κατερίνα μου

Τα παραπονάκια μου θέλω να στα πω (χεγ)

Μάτια σαν τα κάστανα μ'έβαλαν στα βάσανα

Κι όλα από την πόρτα σου θέλω να περνώ

Her yaptığın olay olur

Peşinde bin sevdalı var

Mangaldaki köftelerin

Cız etmez şu kalbim kadar

Umutsuz aşığınım ben

Aman Cevriye Hanım, kuzum Cevriye canım

Güzel gözlerin aklımı başımdan alır (hey)

Ah yok mu işvelerin, şarkılı güzel sesin

Kestane gözlerin beni dertlere saldı

Κανείς ωραία σκορδαλιά

Βάζεις περίσσιο λάδι

Στην ταραμοσαλάτα σου

Η σάλτσα η ντομάτα σου

Που βάζεις στο πιλάφι

Αμάν Κατερίνα μου, κουζουμ Κατερίνα μου

Τα παραπονάκια μου θέλω να στα πω (χεγ)

Μάτια σαν τα κάστανα μ'έβαλαν στα βάσανα

Κι όλα από την πόρτα σου θέλω να περνώ

Aman Cevriye Hanım, kuzum Cevriye canım

Güzel gözlerin aklımı başımdan alır (hey)

Ah yok mu işvelerin, şarkılı güzel sesin

Kestane gözlerin beni dertlere saldı"

Kuzeye duyulan hayranlık daha fazlaydı, kuzey için alkışlamayan kimse yoktu..

🎶

Konseri bitirmek için son şarkıyı söyledikten sonra kuzey;

"Vse mogut podozhdat' minutku?"

(Herkes bir dakika bekleyebilirmi?)

Dedi.

Ne yapacaktı bir şarkı daha mı söyleyecekti?

Bütün seyirciler hür dikkat kuzeyi izlerken, kuzey bir anda önümde eğilip cebinden çıkardığı siyah kutuyu açıp bana doğru uzattı ve;

"Alya yoluma çıkacak kadar tesadüf değildin. Hayatıma girecek kadar kaderimdin. İyi ki seni sevdim..

Benimle evlenir misin?"

Dedim.

Alya önce bana sonra elimde tuttuğum tek taşa baktı ve;

"Ucunda ölüm olsa bile,ömrüm yettiği kadarıyla, evet."

Dedi.

Ayağa kalktım ve elimde tuttuğum yüzüğü alyanın parmağına taktım.

Seyirciler şok olmuş bir şekilde;

Bağırmaya,alkışlamaya başladılar.

Alya'nın gözleri gözlerimle buluşunca, dudaklarımızıda buluşturdum.

🎶

Tükiye-Ankara

Türkiyeye annem ve babamda gelmişti!

Düğün günü için hazırlık yapıyorduk, annem Alya ile çok iyi anlaşmıştı sürekli 'güzel kızım' diyordu.

Aysel hoca ile hakan bey ise hâlâ evlenecek olmamıza inanamıyorlardı.

Ama inansalar iyi olurdu, çünkü biz gerçekten evleniyorduk.

Alya'nın Anlatımı İle..

Düğün için gelinlik bakmaya arkadaşım nilda ile gidiyordum.

Nilda, okuduğum okulda konservatuvar okuyan bir arkadaşım..

Gelinlik satılan yere geldiğimizde, birbirinden güzel olan gelinliklerin arasında kaybolmuştum.

Nilda ile çok geçmeden gelinliklere bakmaya başladık.

1.Deneme (kötü)

2.Denem (kötü)

3.Deneme (eh işte)

4.Deneme (oldu ama olmadı gibi)

5.Denem (oldu)

Evet tam 5.denememde güzel ve bedenime tam uyan bir gelinlik bulmuştum, etek kısmı arkaya doğru uzayan güzel şık bir gelinlik.

Gelinliği aldıktan sonra eve geri döndüm..

Kuzey'in Anlatımı İle..

Damatlık aramak için arkadaşım Batuhan ile damatlık satılan mağazalara gittik.

Birbirinden şık olan damatlıklardan en kaliteli ve güzel olanını seçtim ve bedenime tam uyduğunu karar verip aldım..

Eve döndüğümde Alya güzel romantik bir sofra kurmuş bir şekilde beni karşıladı.

"Hoş geldin beyaz prens"

Dedi.

"Hoş buldum beyaz çiçek"

Dedim.

"Gel otur şöyle birlikte yemeğimizi yiyelim"

Dedi alya.

Karşılıklı olan masaya oturdum, alya'da karşıma oturduğunda yemeğimizi yemeye başladık.

Yemeği yerken;

"Alya?"

Dedim.

"Efendim canım"

Dedi alya.

"Zaman ne kadar kısa değilmi, sanki daha dün tanıştık gibi, ben o okula gelmeseydim acaba şuan burada olurmuyduk?"

Dedim.

"Olmazdık sen o okula gelmeseydin bende olmazdım sen beni bir bataklıktan kurtardın kuzey, elini bir bataklığa attın ve orada beni bulup o bataklıktan çıkardın"

Dedi alya.

"Sen de benim yalnızlığıma çare kalbimin yarasına merhem oldum Alya, iyiki geldim o okula,iyiki tanıdım seni"

Dedim.

"Bende iyiki tanıdım seni kuzey iyiki"

Dedi alya.

🎶

Düğün Günü Alya'nın Anlatımı İle..

İşte o gün geldi!

Kuzey ile resmi olarak evli olacağımız gün geldi çattı!

Kuzey ile öğlene doğru evden çıktık ve düğün alanına gittik.

Ben gelin evine, kuzey de damat evine gitti..

Gelin evine girdiğimde bütün kız arkadaşlarım içeride beni bekliyorlardı beni gören nilda;

"Ayy hoşgeldinn gelin hanımm"

Dedi eğlenerek.

"Hoş buldum"

Dedim.

"Hadi gel otur şöylede seni bir hazırlayalım"

Dedi başka bir arkadaşım:Yaren.

Gösterdikleri sandalyeye oturduğumda, ilk önce saçım ile ilgilendiler.

Yağlar,kremler uyguladıktan sonra sıra yüzüme gelmişti.

Kızlar bir yandan beni hazırlarken bir yandan ise arkada dans eden tayfaya katılıyorlardı.

Kız arkadaşlarım arkadan açtıkları bir düğün şarkısı ile dans ediyorlardı.

🎶

Bakım işlemimi ve makyajımı bitirdikten sonra yan odaya gittim ve gelinliğimi giyip tekrardan yanlarına döndüm.

"Ayyy alyaaa peri kızı gibi olmuşsun"

Dedi aleyna.

"Bu ne güzelliktir ya maşallah"

Dedi nilda.

Arkadaşlarımın iltifatları bitmezken;

"Çok teşekkür ederim"

Dedim.

Kuzey'in Anlatımı İle..

Damat evinden hazır olmuş bir şekilde çıkıp gelin evinin önüne gittim ve alya'yı bekledim..

Kapı açıldığında güzeller güzeli olan alya göründü, giydiği gelinlik onu tam bir melek yapmıştı..

Alya beni görünce;

"Kuzey bu ne yakışıklılık"

Dedi.

"Asıl bu ne güzelliktir alyaa sana her geçen gün daha da aşık oluyorum."

Dedim.

İçten bir şekilde gülümsedi.

Elimi uzattım, alya elimi tutunca düğün alanına doğru ilerledik.

Misafirlerin hepsi kapıya bizim geleceğimiz kısma bakıyordu, Kapıdan göründüğümüzde şarkımız çalmaya başladı..

(Figen Genç-Nazende Sevgilim)

Şarkı çalarken içeriye girdik ve ilk dansımızı bu şarkıyla yaptık.

Dans ederken ağlamamak için kendimi zor tutuyordum, hüzünden değil, mutluluktan..

Masalara bizi yansıtması için, özellille beyaz çiçekler koymuştuk..

🎶

Misafirler ile dans ettikten sonra, sıra nikah'a gelmişti.

Masamıza geçip oturduktan sonra, nikah şâhidimiz hakan bey ve Aysel Hoca geldiler.

Nikah memuru;

"Siz Kuzey Varan hiç kimsenin etkisi altında kalmadan sağlıkta ve hastalıkta iyi günde kötü günde Alya Demir'i kabul ediyormusun?"

Dedi.

Başımı salladım ve mikrofonu yaklaştırıp;

"Evet"

Dedim.

Misafirler alkışlamaya başladılar.

"Siz Alya Demir hiç kimsenin etkisi altında kalmadan sağlıkta ve hastalıkta iyi günde kötü günde Kuzey Varan'ı kabul ediyormusunuz?"

Dedi alyaya.

Alyaya döndüm, göz göze geldiğimizde mikrofonu kendine yaklaştırdı ve;

"Evet, evet"

Dedi.

Alkış sesleri.

"O zaman bende sizi karı ve koca ilan ediyorum mutluluklar"

Dedi nikah memuru ve Misafirler ile birlikte alkışlamaya başladı.

Alya'nın duvağını kaldırdım ve dudağına bir öpücük kondurdum..

Devam Edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.