İçeriğe geç

BEŞ ELEMENT VE İSTİLA

Bölüm 4 · 37 dk okuma

BEŞ ELEMENT VE İSTİLA

Bölüm 4

BÖLÜM 2 (KİMSESİZ KIZ ÇOCUĞU)

Ertesi gün olmuştu. Dünü geride bırakmıştım ama uykusuzdum, bitkindim gece uyuyamamıştım güzel bir rüya görme ümidiyle uyumuştum ama gördüğüm kabustu tacize uğradığım andı aklımdan silinmiyor sürekli kabus görüyordum. O kabuslar beni iyiyip bitiriyordu. Güçlü bedenim, ruhum bu anı hatırlayınca boşluğa düşüyordu . Bunu atlatıcaktım benim değil onun utanması gerekiyordu ve ne kadar iğrenç bişey yaşamış olsam bile bunu atlatıcaktım çünkü yanımda william vardı. Sabah olmuştu william beni bahçede dün olanları anlatmam için bekliyordu . Ellerime ne olur ne olmaz diye siyah eldivenler takıcaktım bu gücü hafife alamazdım bu yüzden eldivenlerimi takıp hazırlandım ve bahçeye doğru ilerlemeye başladım bu esnadada söyliyceklerimi aklımdan geçirdim ona elimdeki çıkan ateşten bahsetmiycektim adamın yüzünün aslında normaldede öyle olduğunu söyliycektim umarım bunlara inanırdı . Binanın çıkış kapısına geldiğimde bahçedeki bankta oturan william'ı gördüm bana el salladı bende karşılık anlamında ona el salladım ve yanına yürümeye başladım. Korkuyordum dünkü olayları tekrar anlatmak beni dahada kötü hissettiricekti. Dahada iğrenç hissedecektim. Yavaş adımlarla yanına geldikten sonra bir süre ayakta bekledim sustum ne diyiceğimi bilmiyodum konuşmayacağımı anlayınca kendisi konuştu.

"-Merhaba selam"

"- Merhaba william" diyip yanına oturdum .

"- Nasılsın Alina?" gerçekten nasıldım bilmiyodum karmaşıktım düşünemiyordum bu yüzden

"-Bilmiyorum " dedim.

"- Anladım. "dedi ve gözü ellerimdeki eldivenlere kaydı "eldivenlerin ne güzelmiş sana çok yakışmış ama neden taktın ki ?"

"- Yeni bir tarz edinmek istedim . yakıştığını düşüyorum . "dedim.

"-Elbette sana ne yakışmaz ki zaten" bu söylediği karşısında hafif bir tebessüm etmiştim gülmek içimden gelmiyordu ama güldürüyordu işte; biraz durdu ve sonunda en çok korktuğum ama konun en sonundada oraya geleceğini bildiğim soruyu sordu;

Bana dün gece neler olduğunu anlatmak istermisin söz vermiştin ."

Evet söz vermiştim anlatıcaktım ama yalan söyliycektim tabiki bir kısmı haricinde. Hafifçe kafamı tamam anlamında öne geri salladım. Ve yaşadığım olayı anlatmaya başladım.

"- Dün gece bir kabus gördüm annem ve babamla ilgiliydi çok kötüydü korktum evimize gitmek istedim biliyorum çok saçma bilmediğim yere nasıl gidebilirdim yolu nasıl hatırlardım ama burdan çıkmak istedim onları aramak istedim arka bahçedeki açık demirlerden çıktım zaten oraya kadar sen görüşsün beni . Sonra caddede yürüyodum arkadamdan sesler duydum ilk başta arkamı döndüm kimseyi görmedim bu yüzden umursamamıştım ama sonra bidaha ses duydum bu sefer bakmadan hızlıca yürümeye başladım arkamdan benim gibi hızlı yürüren biri vardı ayak seslerini duymaya başlamıştım yolumu kaybettiriyim derken sokağa saptım sonra bi sokağa daha saptım ama bu seferki çıkmaz sokaktı görür görmez arkamı dönüp çıkıcaktım ama karşımda o adamı gördüm elinde içkisi vardı belliki içmişti. Bana yaklaşma dedim yaklaştı yaklaşma diye bağırdım ama daha çok yaklaştı . Bunlar aklıma gelince gözlerim doldu ağlamak istemiyordum ama kendimi tutamadım o an gözümün önünden gitmiyordu . William akan göz yaşlarımı görünce üzgünce baktı sonra elini yanağımı avuç içine alacak şekilde yasladı parmağıyla göz yaşlarımı sildi bende anlatmaya devam ettim. "Sonra bana saçlarıma dokunmaya başladı kafamı çevirdim kenardan kaçmak istedim ama önüme geçti kaçamadım . Sonra eli" diyip duraksadım bunu söyleyemezdim utanıyordum . Daha çok ağlamaya başladım. Bunu gören william beni yavaşça kendine çekip sıkıca sarıldı bana sarıldığı an kendimi güvende hissettim uzun zaman sonra güvende hissettiğim yer burasımıydı ? . Hala sarılmaya devam ederken;

"- Geçti Alina, geçti ben burdayım keşke seni daha erken bulabilseydim" dedi saçlarımı okşamaya başladı oda ağlıyordu bunu konuşma şeklindeki sesinden anlıyordum ağlamamalıydı bu onun suçu değildi . Hem tam zamanında orda olsa bile ellerimi görücekti orda olmamalıydı . Ben bunları düşünürken hafifçe omuzlarımdan tutarak beni uzaklaştırdı ve sonunda o soruya geldi ;

"- Sana bişey sorucam biliyorum hiç sırası değil ama Alina o adamın yüzü neden öyleydi ve neden baygındı?."

"- B-ben onu aniden hızla geriye doğru ittim oda sendeledi duvara çarptı sonrada yere yığılıp kaldı. yüzü hakkında hiçbir fikrim yok zaten onu gördüğümde öyleydi zaten yüzünü öyle görünce ben daha çok korktum bi anda öyle itince duvara çarpıcanı düşünemedim william."

Bu hayatımda sevdiğim insana ilk kez yalan söyleyişimdi. Bu içimdeki duyguyu mahvetse bile hazır olmadan , bu gücü çözmeden ve neden olduğunu çözmeden ona söyleyemezdim bu yüzden saklıycaktım mecburdum . Hala dün olanlar yüzünden güçlü durmak istesem bile duramıyordum gözlerimden yaşlar akmaya devam ediyordu. Ama yine beni yalnız bırakmayan birisi vardı "WİLLİAM" . Bitik olduğumu ağlamama daha fazla dayanamamış olucaktıki ;

"- Ağlama alina , ağlama gül yüzlüm, lütfen ağlama öldürme beni tek bir gözyaşına ölürüm" dedi.

sonra yine ve yeniden benim tek gözyaşlarımı silen kişi o olmuştu . Beni böyle görmek onu etkilemiş yaşadıklarımı önemsemiş , korkmuş olucaktı ki oda tekrar gözyaşlarını akıtmaya başlamıştı oda tıpkı benim gibi hayatın acımasızlıkları yüzünden sert bir kişiye dönmüştü insanlarla konuşmayı sevmez iğrenirdi tabi bendede olduğu gibi nası sadece ona karşı iyi, duygusal, davranıyorsam oda tek bir kişiye böyle davranıyordu "ben" . Bu sefer onun ağlamasına ben dayanadım , o asla hiçbir şey yüzünden yada bir insan yüzünden ağlamamalıydı benim için bile.

"- william hayırr! lütfen benim yüzümden gözyaşlarını akıtma bunu kimse için yapmamalısın ."

"- Sen kimse değilsin alina sen benim herşeyimsin ve ben seni koruyamadım ..."gözlerinde kendine duyduğu öfke ve hayal kırıklığı vardı bunu görebiliyordum. Onu yatıştırmak için ;

"- William bilemezdin . Bu senin hatan değil lütfen ağlama hepsi benim hatam gece vakti aptal bir kabus yüzünden dışarı çıkmamalıydım."

"- Yinede hissetmeliydim alina kendime çok kızıyorum birisi senin o narin duygularına,bedenine nasıl olur ya nasıl düşünmek bile istemiyorum kim bilir sen neler düşündün nası kötü oldun . " diyip kafasını hızlıca sağa sola salladı kendine gelmek için yapmıştı bunu , kendine geldikten sonra iki elimide alıp üst üste koydu ve ellerinin arasına aldı . Ve söylediği söz karşısında öylece kalmıştım;

"- Sen benim ailemsin alina çok zor birşey yaşadın ama tüm bunları beraber aşıcaz söz veriyorum."

ailemmi demişti o .Beni ailesi olarak mı görüyordu ama daha tanışalı çok bile olmadı kasımın başlarında tanımıştım onu evet bu kısa sürede ona bağlanmıştım sevmiştim çünkü ihtiyacım olan bütün duyguları hissettirmişti bana kalbim babam haricinde ilk kez başka bir erkeğe çiçek bahçesi olmuştu, tüm bunları hissetmiş olsam bile henüz ailem diyebileceğim kadar yakın değildik. Bu yüzden neden beni ailesi olarak gördüğünü en azından nası bu kadar kısa sürede ve kolay şekilde ailem diyebildiğini sormalıydım .

"- AİLEM mi ?"

"- Ailemsin evet"

"- William bu kadar kısa sürede gerçekten ailen gibi nası görebilirsinki aile kavramı çok büyük bir kelime biliyorsun değilmi?"

"- Biliyorum tabiki . Bu yüzden söylüyorum evet kısa süre olmuş olabilir haklısın ama alina sen bu kısa sürede bana neler hissettirdin bir bilsen annem ve babam gittikten sonra bana iyi gelen tek kişi sendin seni hep bahçede görürdüm soğuk ve uzak davranıyordun herkese ama seni müzik sınıfında görünce öyle biri olmadığını gördüm bu yüzden seninle tanışmak istedim yanına geldim . Sen çok narin birisin bunu sana hep söylüyorum. O kemanı o gün çalarken ne düşündün bilmiyorum ama tahminimce aileni düşünüyordun çünkü ilk kez gülümsüyordun , mutluydun . Ben nedense senin hep öyle mutlu olmanı , gülümsemeni istedim. Aile kavramı senin içinde benim içinde çok değerli bunuda biliyorum . Ben hissettim alina senin benim ailem olucağını nasıl hissettin diye sorma bende bilmiyorum ama hissediyorum. Ben seni bırakmayacağım alina herkes gitmiş olabilir ama ben kalacağım söz veriyorum sen benim sevginle, narinliğinle, güzelliğinle ve kalbinle hayatım, ailem olan kişisin insan ailesini terk etmez edemez yalnız kimsesiz kalmıycaksın artık bana güven. "dedi ve buruk bir tebessümle gülümsedi.

ALİNA BU ÇOCUK SANA SIRILSIKLAM AŞIK OLMUŞŞŞ! ŞU SÖZLERE BAKSANA NE GÜZEL KONUŞTU ÖYLE tutuldum resmennnn

William bana ailemsin demişti . Bu çok değerli hissetmemi sağlamıştı bu kadar kısa süredede olsa beni sevmişti . Artık yalnız değildim beni bırakmaycağını söylemişti evet ama günün birinde bırakabilirdi de yine yalnız kalabilirdim ama bana söz vermişti . Bu yüzden ona güvenmek istedim ona inanmayı seçtim umarım güvenimi kırmazdı umarım bunu yapmazdı ...

🔥

Akşam olmuştu . William la konuşmamız bitmişti vedalaşıp odalara geçmiştik . Herkes uykuya hazırlanıyordu onlar yattıktan sonra tuvalete gidicektim artık bu güçle yüzleşmem ve neler yapabildiğimi görmem gerekti . Bu yüzden erkenden yatağıma yatıp uyuyomuş gibi yapmaya başladım bu esnada yoklamamız alınmaya başlamıştı . Yoklama bittikten sonra herkes yataklara geçti . Yarım saat civarı bekledikten sonra yavaşça etrafıma bakındım herkes uykuya dalmıştı . Bu yüzden yorganı yavaşça ve sessizce üstümden çektim ve yataktan aşağı ayaklarımı salladım . Hep ranzanın en üstünde yatmak isterdim ama kızların hiçbiri beni sevmediği için hiç biri buna izin vermemişti . Ama bugün iyikide yatağın en alt kısmına attıkları için onlara içimden teşşekkür etmiştim çünkü yukardan inerken illaki birilerini uyandırırdım. Yataktan yavaşça ayağa kalktım sessiz adımlarla kapıya yöneldim kapıya vardıktan sonra arkamı dönüp etrafa tekrar biri uyanıkmı diye baktıktan sonra kapıyı yavaşça açtım ve odadan çıktım . Lavabo koridorun sonunda , soldaydı sessiz adımlarla ilerledim . Tuvaletin önüne geldiğimde içeriye girdim ve kapıyı kapattım. İçeri girdikten sonra lavabonun önüne geçip üstteki aynadan kendime bakmaya başladım. Kendimi toparlamam lazımdı bu gücü kontrole almam lazımdı . Ama nasıl ?. Lavabonun önünden yavaşça uzaklaştım ellerimdeki eldivenleri çıkarttım ve lavabonun üstüne koydum ellerimi önüme getirdim ve gücü düşünerek yavaşça açtım . Alevler çıkmaya başlamıştı çok güzellerdi :

BU HARİKA BİRŞEY ALİNA MUHTEŞEM ÖTESİ DÜŞÜNSENE ARTIK KİMSE SANA YAKLAŞAMAZ , ZARAR VEREMEZ VE EN ÖNEMLİSİ KİMSE SENİ GÜÇSÜZ GÖREMEZZ.

İç sesim haklıydı bu güç bir harikaydı ve kimse bana zara veremez,güçsüz göremezdi . Ama ben bu gücü zorda kalmadığım sürede saklıycak ve kullanmaycaktım. Ellerimden çıkan ateşle oynamaya başladım ellerimi sağa sola şeklinde dalgalandırıyor eğleniyordum ki korkucağım bişey oldu; ayna hareket etmeye başladı ve yavaşça ateş simgesi görünmeye başladı korkuyla dahada geriye çekildim ve aynaya bakmaya devam ettim . ALİNA BENCE BURDAN HEMEN GİTMELİYİZ HEMDE HEMENNN KORKMAYA BAŞLIYORUM. İç sesim bir susarmısın acabaa? Burda korkması gereken benim diyip iç sesimi bir kenara attım ve aynaya odaklanmaya devam ettim ve bi anda konuşunca kimse duymasın diye sessiz bir çığlık atıp ateşli ellerimi açıp aynaya doğru tuttum:

"-ALİNA WİZARD sensin değilmi ?" kamera şakası falanmıydı bu eğer öyleyse hiç komik değil bir ayna konuşuyordu ve benim ismimi nerden biliyordu bu imkansızdı bir rüyadamıydım ? korkarak ve kekeleyerek;

"- E-e-evet benim ve sen kimsin ?."

"- Korkma küçük kız biraz sakinle ve şu ellerini indir lütfen şuanki gücü kullanabilmenin sebebi benim , benim gücümü bana karşı kullanmak istemezsin değilmi?." nasıl yani herşey çok karmaşıktı ve bu nasıl olabilirdi ayna konuşuyordu çok şaşkındım ama bu güç onunsa neden bendeydi ve nerden geldiğini biliyormuydu. Bunu öğrenmem gerekti bu yüzden sakinleşmeye çalıştım ve onu dinledim;

"- Evet sakinleşmeye başladığına göre konuşabilirim ben ateş elementi "Lİ" ve sende ALİNA bu gücün hem koruyucususun hemde insanların , bu gücü onları kurtarmak için kullanıcaksın biri zorda , tehlikede olduğunda sen yardım ediceksin. "

What dedin gülüm? ne dedi o koruyucumu, insanları kurtarmakmı? Alina bu ne olduğunu bilmediğimiz şey bizden insanlar için hayatımızı tehlikeye atmamızı mı istiyor benmi yanlış anladım ha ?

İç sesim gayette doğru anlamıştı inanması çok zordu korkuyordum ama ellerimdeki ateşe bakarsam ve karşımda aynadan konuşan bir ateş sembolü var hepsi çok saçmaydı ama bağdaşıyordu inanmaktan başka çarem yoktu . Daha çok sakinledim ve merak ettiğim o soruları sormaya başladım;

"- Tamam madem dediğin gibi ateş elementisin ve bende koruyucuyum ama neden bu kadar kişi varken neden ben ? Başka kimse yokmuydu , bu güç bana nasıl geldi nasıl oldu bunları bilmem gerekiyor bunları bana cevaplamalısın." şuan resmen bir aynayla konuşuyordum ve bana cevaplar vermesini bekliyordum şaka gibi.

"- Tamam alina nasıl istersen bu bana inanmanı sağlaycaksa anlatıcam tüm sorularını cevaplıycam ." belki inanmazdım ama duymaya ihtiyacım vardı bu yüzden kafamı aşağı yukarı olur anlamında salladım ve tüm sorularımı cevaplamasını bekledim.

"- Alina beni iyi dinle bu güç sana annenden kaldı . Ben annenin annesinden nesilden nesile aktarılan yıllardır bu gücün ve diğer element güçlerinin peşinde olanlar var ve dünyayı kontrol altına almak için bir planları var bu nedir henüz bizde bilmiyoruz ama yaklaştığını biliyoruz , bu güçleri onlardan korumak zorundasınız annenden sana doğum esnasında geçti bu güç yani ben senin içinde kalbindeyim annen ateş elementinin koruyucusuydu ve görevini çok güzel yapan bir insandı insanları düşünür gücünü onları kurtarmak için kullanır ve kötüye zorunda kalınmadıkça asla kullanmazdı. Annen senin doğumunda hayatını kaybetti biliyosun babanın " sende annen gibi çok güçlü biri olucaksın kimse sana zarar veremiycek sözünü hatırlıyor musun?" evet bunu tabiki hatırlıyordum ama onu güçlü bir kız olduğum için söylediğini sanmıştım babam annemin böyle bir gücü olduğunu biliyormuydu ? bana bu yüzdenmi bunu söylemişti .

"- Aklından geçeni tahmin edebiliyorum evet babanda biliyordu buna rağmen anneni sevmeye devam etti . Baban her zorluğunda annenin yanında oldu bu gücü ikiside en özel şekilde birlikte sakladılar. Bu yüzden sende bu gücü saklamalısın Alina senin haricinde 4 element daha var bu elementin koruyucularıyla birgün elbet karşılaşıcaksın bu elementler ise su , hava, toprak ve doğa bunlardan en tehlikeli olanı ateş yani senin elementin bu yüzden sana bunu sormak zorundayım" ALİNA WİZARD" annen "ELİNA WİZARD "' dan sana geçmiş olan ateş elementinin gücünün koruyucusu ve insanların koruyucusu olmayı kabul ediyormusun yoksa bu neslillerce aktarılmış olan gücün bir başkasınamı geçmesini istiyorsun?"

ALİNA NE CEVAP VERİCEKSİN ? BUNU KABUL EDERSEN HAYATIMIZI RİSKE ATMIŞ OLUCAZ İNSANLARI KURTARICAZ DERKEN ÖLEBİLİRİZ BUNU BİLİYORSUN DEĞİL Mİİ?

Evet insanları kurtarırken ölebilirdim , yaralanabilirdim, benim annemde olduğu gibi yanımda bir destekçim yoktu . Ama bu gücü sevmiştim kaybetmek istemiyordum . Bana hiç görmemiş bilede olsam annemden kalmıştı . Annemden kalan tek şey bu güçtü evet ustalaşmam gerekti ama bunu yapabilirdim . Kendime inanıyordum annem ve babamın korumaya çalıştığı bu gücü onlar yerine ben korumak istiyordum , onlar yerine insanları korumak istiyordum. Annem için hiç olmazsa bunu yapabilirdim. Bu yüzden kendime bir söz verdim . Ben ALİNA WİZARD , ELİNA WİZARD VE TOM WİZARD 'ın küçük kızı bu gücü annem için koruyacak , ustalaşacak ,sahip çıkıcak ve insanlara yardım edicektim . Benim biricik babam için ise okuyup harika bir müzisyen olucaktım . Ve bunları yaparken asla ama asla soğuk kişiliğimden vazgeçmiycektim çünkü güçlü olmamı sağlayan buydu . Cevabımı düşündükten sonra "Lİ" ye yani aynada duran ateş sembolüne döndüm ;

"- Ben ALİNA WİZARD annemden bana geçmiş olan ateş elementinin gücünü koruyacağıma ,sahip çıkacağıma ve insanların hayatlarına yardım edeceğime söz veriyorum ve ateş elementinin koruyucusu olmayı kabul ediyorum."

"- Bende ateş elementinin bütün gücünü sana adıyorum ALİNA ."

"- Yeni koruyucum sensin istediğin zaman benimle iletişime geçebilirsin "Lİ" demen yeterli. Ve alina bileğideki bu bilekliği şimdi ben yerleştirdim bunu sakın kaybetme alina yoksa gücü tamamen kaybedersin tüm gücümü sana adadım ama bu güç güçlendikçe ve yaş aldıkça dahada güçlenicek bunu sakın unutma yirmili , yirmi beşli yaşlarında bunu görüceksin . Elindeki eldivenleri çıkarmamaya dikkat et ellerin ansızın değdiğin bi yeri yakabilir . Dövüş eğitimi almalısın alina bu en önemlisi hem gücünü hem kendini geliştimelisin ancak böyle insanlara yardım edebilirsin . Bu yüzden yakında dövüş eğitimlerine başlamalısın .Önemli olan şeyleri söylediğimi düşünüyorum artık odana gitsen iyi olucak biraz uyumalısın iyi geceler koruyucu ajanım ALİNA..." dedi ve aynadan yok oldu . Seslenirsem konuşucağını söylemişti seslenmelimiydim bunu daha sonraya bıraksam iyi olucaktı bayadır tuvaletteydim ve gerçekten uyumalıydım bu yüzden elimi yüzümü yıkayıp tuvaletten çıktım ve odama doğru ilerledim . Odanın kapısının önüne geldiğimde yavaşça kapı kolunu kavradım ve indirdim içeri göz attım ve içeri girip sessizce kapıyı kapadım. Yatağıma doğru ilerledim , yatağıma yattım yorganımıda üzerime çektim ve az önce olanları düşündüm hepsi gerçekmiydi? ve bunu kabul ettiğim için annem ve babam benimle gurur duyuyorlarmıydı merak ediyordum .

Her ne kadar tehlikeli olsada bu işe sıcak bakmasamda seninle keslinlikle gurur duyuyorlar alina sen onların küçük kızı ama en güçlü kızlarısında güç olarak değil duygu ve bedensel olarak sen tacize uğradın buna rağmen ayakta durmaya devam diyorsun onlarda seninle gurur duyuyor ve bu kötü anıları atlatıcaksın sana inanıyoruz;

İç sesim benim annem ve babam gittikten sonra arkadaşım olduğunu söylemiştim . Ve bu söyledikleri sayesinde azda olsa huzura erebildim "Lİ" de yeni bir dostum olmuştu bunun için mutluydum artık yavaştan uykum gelirken gücümü düşündüm,babamı , annemi, williamı , iç sesimi , li 'yi bütün bu güzel şeyleri düşürken yavaştan uykuya daldım umarım hayatım artık güzelleşmeye başlardı...

🔥

O gün olanların üstünden tam 2 hafta geçmişti . "Lİ" nin dediğini yaparak hocalarla birlikte konuşup dövüş okuluna gitmek istediğimi söyledim ilk başta şaşırsalarda bu isteğimi kırmayıp harika bir dövüş kursu bulup yazdırmışlardı. Bugünde ilk dersim vardı bu yüzden oraya gitmek üzere hazırlanmaya başladım. Üstüme uzun kollu beyaz bir sweat giymiştim kasım aylarınıdaydık hava soğuktu üşümek istemezdim altımada siyah bir pantolon giydim çantamı hazırladım orda giymek üzere alınan sporcu kıyafetlerimi koydum , suyumu koydum, havlumu koydum ve büyük ihtimalle gerekli olanları koymuştum çantamı kapattım sırtıma astım ve odadan çıkmak için kapıya yöneldim.Yetimhaneden tek başımıza çıkmak yasak olduğu için bir öğretmenim bana eşlik edicekti onu bahçede beklememi söylediği için bahçeye doğru yöneldim . Binanın çıkışına geldiğimde WİLLİAM 'ı dışarda otururken gördüm yalnızdı ve yüzü asıktı , mutsuz görüyordu neyi var öğrenip ona destek olmalıydım o bana hep olmuştu bu yüzden ona doğru yürümeye başladım . Belki güler giyede

"- Selam yakışıklı bu ne hal böyle " bağırırarak bir hışımla yanına oturuverdim.

"-ALİNA " dedi şaşkın bi ifadeyle neden öyle bakmıştı diyordumki nedeni sorduğu sorudan anlaşılmıştı ona hiç böyle seslenmemiştim , seslenmezdimde zaten benlik laflar değildi ama mutlu olsun gülsün istediğim için söylemiştim .

" Sen bana yakışıklımı dedin? "

"-Evettt nolmuşki diyemez miyim?" ellerini ve kafasını sorun yok der gibi salladı.

"-Hayır hayır çok sevindim sadece daha önce hiç duymamıştım güzel hissettirdi teşekkür ederim"

"Ne demek rica ederim ." "Napıyosun burda böyle tek başına ve suratın neden asık?"

"-Oturuyorudum öyle sıkıldım biraz ,bişeyimde yok suratım asık değil merak etme "diyip gülümsedi.

Benden bişeyler saklıyordu görüyordum ama söyleyemiyordu yinede üsteleyip onu baskılamak istemiyordum . Hazır hissedince elbette bana anlatırdı bu yüzden konuyu değiştirmek istedim . William da dövüş kursuna gidiceğimi biliyordu ilk başta neden diye sorsada yaşadığım geceyi hatırlamış olucaktıki sıcak bakmıştı bu yüzden konuyu oraya çekmeye çalışarak düşüncelerinden uzaklaştırmaya çalıştım.

"- WİLLİAM biliyormusun bugün ilk kez dövüş kursuna gidicem çok heyecanlıyımm." diyip gülümsemiştim.

"- Çok sevindim alina sana güveniyorum herkesten çok daha iyi bir dövüşçü olucaksın "

"-Gerçekten böylemi düşünüyorsun?"

"- Tabiki alina güven kendine sen çok güçlü ve çok yetenekli bir kızsın seninle gurur duyuyorum."

diyerek arkamı işaret etti. Arkamı döndüğümde spora giderken bana eşlik edicek öğretmenim bahçeye inmişti ve bana sesleniyordu gitmek istemiyordum ama gitmem gerekti ayağa kalktım ve "gitmem gerekiyor" dedim .

"- Tabiki iyi çalışmalar ve bol şans güçlü kızım" bu sözü karşısında gülümsedim ve arkamı dönerek öğretmene doğru ilerlemeye başladım . İlk kez deneyimleyeceğim bu kursa çok hevesli gidicektim çünkü asıl hayatım bundan sonra başlıycak gibi hissediyordum . Hocamın yanına geldim ve gidebiliriz dedim böylelikle kurs için yola çıktık. Kursa giderken çok endişeliydim ya yapamazsam olmazsa diye ama spordaki ilk günüm gayet iyi geçmişti hocam gayet iyi olduğumu,atletik olduğumu ve çok çabuk harketleri kapabiliceğimi harika bir dövüşçü olucağımı söylemişti. Hocamla birlikte ders bittikten sonra tekrar yetimhaneye dönmüştük. Döndüğümde william ın yanına gitmiştim şuan konuşmak istemediğini yarın konuşmak ve bişey söylemek istediğini söyledi bende üstelemeden" tamam olur "demiştim. O odasına döndükten sonra bende döndüm neden böyle davranmıştı çözemedim . Bunu yarın anlıycaktım bu yüzden odama gittim üstümü değiştim ve tuvalete doğru yola koyuldum "Li " yle konuşmak istiyordum gerçekten seslendiğimde burdamı görmek istiyordum . Tuvaletin önüne vardığımda içeri girdim "Li" diye seslendim . Aynada yavaşça ateş elementi belirdi ve "Li" gerçektende beni duymuştu ;

"-Merhaba koruyucu Alina nasılsın ?"

"-İyiyim "Li" sana bugün dövüş kursana başladığımı söylemek istedim ."

"- Biliyorum Alina tebrik ederim. Geç olmadan bir an önce başlaman çok iyi oldu . Şuan çok rahatsın ama asıl görevin dövüşü öğrendikten sonra başlıycak önce küçük görevler daha sonra gücünü ve kendini geliştirdikçe görevlerinde büyüyecek. Ve alina bişey söylemeliyimki insanlara karşı olan bu uzaklığın seni dahada güçlü yapıyor her ne kadar için nazik olsada kimseye acıma yoksa sana kıyarlar bunu sakın unutma . "

'-Biliyorum Li biliyorum maalesef insanlar böyle ve onlardan nefret ediyorum "

"-Yinede üzülme artık bende varım yanında annen beni nası koruduysa bende hem seni koruyacağım hemde sen beni koruyacaksın merak etme"

"- Peki başaramazsam "Lİ" koruyamazsam bu gücü, bu bilekliği, insanları "

"-Başarıcaksın Alina kendine güven sende annen gibi mükemmel bir koruyucu ve savaşçı olucaksın"

"-Teşekkür ederim "Lİ" ben artık gitmeliyim ne zaman seslensem yanımda olucaksın değilmi?"

"-Evet alina olucam tekrar bana ihtiyaç duyasıya kadar görüşmek üzere " dedi ve aynadan kayboldu ."

Tuvaletten çıktıktan sonra odama doğru ilermeye başladım , giderken böyle sözleri duymayı sevdiğimi fark ettim bana güç veriyordu "Lİ" yi bu kadar çabuk kabullenmeyi beklemiyordum ama onu sevmiştim, verdiği gücüde öyle annem için hiç sevmediğim insanları koruyacaktım bundan her ne kadar nefret etsemde yapıcaktım uykum gelmeye başlamıştı , bu sırada aklım yine william a takılmıştı kesinlikle bişeyi vardı böyle davranmazdı o bana biliyordum . Ve bir şey söyleyeceğim dediğindede bunu en derinden hissetmiştim bişey olucaktı kötü hissediyordum ama ne bunu ilk iş yarın william ın yanına giderek öğrenecektim.

🔥

Bugün william ın neden bana böyle davrandığını öğrenicektim. Bu yüzden hızlıca yatağımdan kalktım tuvalete gidip elimi yüzümü yıkadıktan sonra odama geri döndüm hoş görünmek istiyordum bu yüzden beyaz bir pantolon ve pembe renkli tişörtümü giydim, saçlarımıda dalgalandırdıktan sonra hazırdım . Odamdan çıktım ve hızla bahçeye koştum william bu sefer hep oturduğu bankta değil büyük çınar ağacının altında ayakta duruyordu . Beni gördü bende heyecanıma yenik düşemediğim için kocaman sırıtarak el salladım ama o yapmamıştı. Bunu fark ettiğimde daha kötü bişey olduğunu anladım bu yüzden yüzüm asıldı ve yavaşça yanına doğru ilerledim . Yanına vardım ama yüzüme dahi bakmıyordu neyi vardı bunun böyle :

"-Selam "

"-Selam"

"-Yüzüme bakmıycakmısın?" dediğimde yavaştan yüzünü bana doğru çevirdi .

"-Dalmışım öyle kusura bakma "

"-sorun değil ama neyin var artık anlatıcakmısın?"

dediğimde derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı.

"-Ben gidiyorum . Alina" n-nası yani gidiyorumda ne demek şimdi ne saçmalıyordu .

"-Nası yani anlamadım?"

"-Neyi anlamadın alina gidiyorum bu yetimhaneden gidiyorum yeni bir ailem olucak beni çocukları olarak istiyorlar ve bende seni istemiyorum gerçek bir ailem olucak sana ihityacım yok bu rezil yerde kalmama gerek kalmıycak mutluluklar içinde yaşayacağım " derken sinirliydi anlamamış olmamamı sinirliydi, bağırıyordu ve beni gerçekten istemiyormuydu bana ailem demişti gülümsedi sevdi hepsi yalanmıydı ihtiyacı olan duyguları kapatmam içinmi yakınlaşmaştı ?

"- Sana kalbini kırmak için ümit verdim seviyormuşum gibi yaptım sende hemen kandın sen yalnızsın alina kimsen yok senin burdaki herkes gibi kalbini kırmak zorbalamak için yaptım tüm bunları şimdide gidiyorum kalbini kırmayı becerebilmişmiyim?" Bu sefer yüzünde iğrenç bir gülümseme vardı sanki yaptıklarından zevk almıştı. Bana gitmeyeceğim demişti söz vermişti ona güvenmiştim bunu bana nasıl yapardı nasıl benim duygularımla oynardı bunlar bir şaka olsun istedim lütfen şaka olsun :

"- Bundan sonra tek başınasın hepte öyle olucaksın kimse seni sevmiycek bu konuşma burda bitmiştir." Dedi ve arkasını dönüp benim bişey dememi bile beklemeden gitti bu bir şaka değildi benimle oynamıştı ve bende kanmıştım . Onu bende ailem olarak görmeye başlarken nasıl ya nasıl ... Alina inanma ona hayır sen yalnız değilsin o sana bunu yapıcak biri değil gözlerinle görmedinmi sana nasıl aşık olduğunu mutlaka bir açıklaması vardır mutlaka. Bir açıklaması olsa yapardı ama o gayet ciddiydi benimle oynamak kalbimi kırmak için yakınlaşmıştı ona kızgındım, kırgındım çünkü ona inanmıştım güvenmiştim kimseye inanmayan kalbim ona inanmıştı şimdiyse beni bir yetimhane ağacının altında yapayalnız bırakmıştı. Ben alina wizard yine yeniden kimsesiz , ve yalnız kalmıştım . Bundan sonra kimseye inanmıycaktım hemde hiç bir kimseye .

Konuşmamızın ardından başım dönmeye başlamıştı en son burayı hatırlıyordum sonrası hemşilerelerin anlattıklarına göre yere düşmüş bayılmıştım . Şuan revirdeydim stresten üzüntüden ve açıktan bayıldığımı söylemişti. Serum takılmıştı ve bitmeden çıkmamamı istemişti. Bunların hiç birine ihtiyacım yoktu bu yüzden koluma takılı olan serumu çıkartıp atmıştım acımıştı ama umursamadım . Yanımda kimse yoktu bu yüzden çıkmama karışıcak biri yoktu bu işimi kolaylaştırmıştı çıkış kapısına geldiğimde kapıyı açtım ve bahçeye çıktım revir binamızın en çaprazında soldaydı yürüdükçe başım dönüyordu ama yatağıma gidip orda yatmak istiyordum çünkü bu gereksiz serumlara ilaçlara ihtiyacım yoktu kendi kendimi iyileştirirdim ben biraz ilerledikten sonra sağdan bana koşarak gelen birini gördüm yanıma geldiğinde soluk soluğaydı

"- Burda ne işin var senin alina revirde serumun takılıydı bu kadar çabuk bitmiş olamaz"

"- Pardonda sen nerden biliyorsun bunu ayrıca sanane be çekil önümden ne istersem onu yaparım" diye çıkışmıştım bu sırada gözü kolumdan akan kana döndü kısa bir sürede olsa bant yada pamukla tutturmalıydım ama umursamadığım için almamıştım.

"- Kolun kanıyor alina yalan söyleme bitmeden çıkarttın serumu değilmi ?neden yapıyorsun bunu kendine?" sesinde hem sinirli hem üzüntülü bir tonu vardı

"- Bana bak william honest sen sabah karşıma geçip bin bir türlü laf söyledin kalbimle benimle oyun oynadığını söyledin şimdide karşıma geçip annecilik oynayıp ilgileniyormuş, korkmuş gibi davranma anladın mı ? Ne yaparsam yaparım senin gibi bir kimse beni asla ama asla ilgilendirmiyor şimdi çekil önümden yalnız kalmak istiyorum." diyip yanından geçerken omuz attım o kadar şeyi söyledikten sonra bu nasıl bir yüzsüzlüktü umursuyomuş gibi davranması niyeydi? . Başım dönmeye başlasada yavaşça yürümeye devam ettim kısa bir süre sonra binaya vardım ve ilk işim tuvalete gidip kolumu yıkamak olmuştu . Kolumu yıkadıktan sonra aynada bir süre kendime baktım bir insana güvenmiştim bu hayatımın en büyük hatası olmuştu. Pişmandım sevdiğim için değil güvendiğim için bu esnada sesler duymaya başladım birisi adımı sesleniyordu

"-Alina" "Alina"

Ses tanıdıktı bu Li'ydi "efendim li"

"-İyimisin"

"-Evet Li iyiyim dahada iyi olacağım merak etme"

"-Kendini toparlamalısın alina dövüş kursunu aksatmamalısın üzgünsün rahatsızsın biliyorum ama bu seni dahada güçlendirmeli üzüntüden öfkeden güç al her zaman kısa bir süre dinlen sonra tekrardan devam etmelisin."

"- Aksatmıyacağım Li bundan sonra herşey çok daha iyi olucak ."

"-Sana inanıyorum alina " bu sözünden sonra ortadan tekrar koybuldu. Li doğru söylüyordu kendime gelmeliydim bu sefer her zamankindende güçlü olmalıydım bu yüzden kendime bir program yaptım haftanın dört günü dövüşe üç günü müzikle uğraşıcaktım böylece aklıma takmam gereken yada düşünmem gereken birileri olmıycaktı sadece kendim olucaktım ve kendimi düşücektim. Tuvaletten çıkıp odama gittim bir süre dinlenmem gerekti çünkü başım hala dönüyordu dinlendikten sonra müzik sınıfına gidip biraz keman çalmak istiyordum bu beni şuan iyi hissettiricek tek şeydi kötü olduğumda hep müziğe sığınmak bana iyi geliyordu bu yüzden yaklaşık üç saat kadar dinlendikten sonra uyanıp üstümü değiştim ve müzik sınıfının yolunu tuttum . Müzik sınıfına vardığımda içeride yüzünü bile görmek istemediğim birisi vardı " WİLLİAM" tam arkamı dönüp gidicektim ki piyanoda bi yandan çaldıp bi yandan söylediği müziği duyunca kalıp camdan dinlemeye başladım seside mi güzeldi bunu ilk kez duyuyordum ona kırgındım sinirimde vardı kalıp dinlemek istemiyordum ama sesi çok güzeldi "Badem in / sen ağlama" müziğini söylüyordu sanki bana söylüyormuş gibiydi ;

Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce

Güzel yüzün, yanakların ıslanır

Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce

Hüzün, keder yüreğime yaslanır

Sen ağlama

Bir damla gözyaşın yeter

Sen üzülme, gülüm

Gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce

Bahar gelir, tüm çiçekler ıslanır

Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce

Hüzün, keder yüreğime yaslanır

Bu sözleri duyunca kendimi gördüm benimle gerçekten oynamışmıydı yoksa sakladığı birşeylermi vardı ama bana çok kötü davranmıştı böyle birşey olsaydı kırılıcağımı ona küseceğimi hiç düşünmemişmiydi beni sevmesine rağmen gitmesini sağlıycak ne sebep vardıki bir aile istiyordu ve gitti işte başka bişey olsaydı ve söyleseydi ben onu zaten anlar affederdim eğer bütün bunlar bir zorundalık yüzündense ve bana yalan söylediyse bu beni daha çok kırıcaktı onu affetmiycektim bana bu duyguları yaşatması için hayatıma almamıştım onu bunu bana asla ama asla yapmamıydı asla !. Bunları düşürken gözlerimden yaşlar dökülmeye başladı bu sırada oda şarkıya devam ediyordu ;

Sen ağlama

Bir damla gözyaşın yeter

Sen üzülme, gülüm

Gamzende güllerin biter

Yollarıma

Taş koysalar döneceğim

Gözlerinden

Yaşlarını sileceğim

O bu gözümden akan gözyaşlarımdan bahsediyorsa çok yanılıyordu silmiyor daha çok ağlatıyordu. tam gitmek için arkamı dönüyordumki camın kenarındaki vazoya çarptım ve yere düştü içimden küfür edip umarım duymamıştır diye hızlıca ilerlemeye başlamıştımki aniden bir kapı açılma sesi ve onun sesini duydum;

"- Alina? " demişti şaşkın bir sesle

"-Burda ne işin var " dediğinde yavaştan ona doğru dönmüştüm gözlerim hala doluydu bunu görmemesi için hızlıca ellerimi gözlerime götürüp sildim ve hafifçe aşağı eğdim .

"öyle geçiyordum geçemezmiyim yanlışıklada buna çarptım işte ne diye soruyorsun" diye çıkışıverdim kafamı sinirle yukarı kaldırıp gözlerine bakmıştım.

"-Anladım sakin ol bu zaten beni ilgilendirmez. " diyorduki gözlerimi gördü.

"-S-sen ağladınmı?" dedi endişeli bir sesle neden böyle davranıyordu bana ümit vermekten zevk mi alıyordu yani?Kötü davranmalıydı.

"-Ne ağlıycam ya ben ağlamam bi kere gözüme toz kaçtı onu silince gözlerim doldu ." Alina bu söylediğine ben bile inanmadım o inanırmı sence .

Yinede saçmada olsa bir bahane bulmuştum.

Ve daha benim konuşmama izin vermeyip gittiği için soramadığım merak ettiğim soruyu kötü bir imayla sorarak umursamadığımı belli etmek istedim.

"-Hem sen ne zaman gidiyorsun ya senin olduğun yerde nefes bile almak istemiyorum" dedim. Ve hiç belli etmeyen bir duyguyla

"- beş gün sonra , beş güne gidiyorum alina rahata erebilirsin " demişti . Rahatlamıyordum evet bana yaptıkları canımı çok yakmıştı benimle oynamıştı ama beni kendine aşık etmişti sevdirmişti kalbimi acıtıyordu gitme demek istiyordum ama diyemiyordum

konuyu kapatmak istediğim için

"-Bana ismimi söyleme biz artık iki yabancıyız benim adımı unutucaksın!. Diye bağırdım sinirle buna şaşırmıştı .

"-Tamam nasıl istersen demem unuturum" dedi beni resmen umursamıyordu yada çok harika rol oynuyordu bunu bilerek yapıyorsa oyuncu falan olması en mantıklısı olurdu .

"- Deme zaten ! " diyerek arkamı döndüm ve oradan uzaklaştım . Odama doğru yol ilermeye başladım gözlerim yeniden dolmaya başlamıştı artık kendimi tutamıyordum bana yaşattıkları çok ağır gelmişti . Daha taciz olayımı atlatamamış kabuslarıno görürken bide bu çıkmıştı . Yüzüme son bir kez gülsün istiyordum son kez çünkü iki gün sonra bidaha görüşmemek üzere ayrılıcaktık ve ben onu asla affetmiycektim hem bana verdiği sözü tutmadığı için hemde bana oyunlar oynadığı için odama önüne geldim ve içeriye girdim yatağıma yattım william gidesiye kadar bu odadan sabahları asla çıkmıycaktım onun yüzünü görmek istemiyordum görürsem vazgeçemezsem diye korkuyordum ona nefret kusmak istemem gerekirken vazgeçemem beni çok sinirlendiriyordu . Uyuyamıycaktım biliyordum bu yüzden herkes uyuduktan sonra odamdan çıkıp bahçeye çıktım. William'ın beni yapayalnız bıraktığı çınar ağacının altına oturdum bacaklarımı kendime doğru çektim, ellerimide etrafına sardım ve kafamı gökyüzüne kaldırdım gözlerimi kapatıp huzur bulmak istedim, üşüyordum ama bu umrumda değildi . Çünkü havada benim gibiydi soğuk ve kasvetli . Beni bu hale getirenler en sevdiğim insanlardı annemle , babamı özlüyorum . Tabi annemden çok babamı çünkü onunla anılarım vardı . Annemle yoktu fotoğrafları ve babamın anlattıkları vardı zaten onu en fazla o anılardan ve fotoğraflar sayesinde özleyebiliyordum . Babam benim kalbimde çok başka bir yerde kimsenin o kısma giremeyeceği bir yer keşke yanımda olsaydı tüm bunları yaşamak zorunda kalmazdım. Babamın neden hayata gözlerini yumduğundan bahsetmemiştim değilmi?

Babam yolda yürürken tacize uğrayan bir kızı kurtarmaya çalışırken üç yerinden bıçaklanarak öldürülmüştü . Olaydan sonra herkes kaçmış kimse yardım etmemişti . Babam orada son nefesini verirken ne acılar hissetmişti hiç bilmiyordum. Bu yüzden insanlardan nefret ediyorum kimseye yardım etmeyi sevmem sen onlara iyi yaklaşsan bile hep içlerinden senin hakkında kötü düşünürler. Ve olan yine gelip sana olur . Hava daha da soğumaya başlamıştı kesinlikle hasta olucaktım ama artık hiç bişeyden korkmuyordum hasta olmaktan, yaralanmaktan, kalbimin kırılmasından . Hiç birşeyden korkmuyordum tek bir hedefim vardı artık bu gücü kullanmayı öğrenicektim, dövüş derslerimi alıcaktım ve üniversitede konservatuvar bölümüne girip dahada gelişmek için müzik okuluna yazılıp en başarılı müzisyen olup konserler verip zengin olucaktım. Bu bir hayal değil gerçek olucaktı . Bu süreçtede hep yalnız olucaktım herşeyi tek başıma başarıcaktım. Bu ağacının altında kendime bu sözü verdim ve gözyüzünü izleyip kendimi huzura bırakmaya devam ettim...

Gece hiç uyuyamamıştım . Sabaha kadar ağacın altında öylece oturup olan biteni düşünmüştüm . sabaha karşıda odama gidip yatağıma yattım . Kahvaltı vaktinde canım hiç çekmemişti bu yüzden yatmaya devam ettim , bugün dövüş kursum vardı bu yüzden iyice dinlenmeliydim.

Öğleye kadar uyumuştum bu yüzden kalkıp üstümü değiştim ve kursa gitmek için odamdan çıktım. Hocamı her zamanki gibi bahçede bekliyeceğim için bahçeye doğru yürümeye başladım.Ve onu bahçede her zamanki bankta otururken gördüm william 'ın gitmesine son dört gün kalmıştı . Onu neden düşünüp duruyordum bilmiyorum onca iyilikliklerinin sahte olduğunu söylemesine rağmen aklım bu işte bir iş var diyordu kalbimse hem kırgın hem onu istiyordu . Ama artık iş işten geçmişti onu unutucaktım bunu zorda olsa yapmalıydım . Yoksa acı çekicektim bunu istemiyordum . Umarım gittikten sonra bir daha asla karşılaşmazdık.

Bahçe kenarında beni bekleyen hocamı gördüm ve gözlerimi ondan çekip hocamın yanına gittim "gidebiliriz hocam " dedikten sonra birlikte çıkış kapısına doğru yürümeye başladık . william ın tam önünden geçicektik her zaman yanına gittiğim bu çocukla şimdi birer yabancıydık yüzüne bile bakmadan ilerlemeye devam ettim ve çıkış kapısından çıkıp dövüş kursumun yolunu tuttum.

Bugün dövüş kursumda diğer günlere göre çok daha iyiyidim daha çok zorlamıştım. Ama çokta yorulmuştum bu yüzden biran önce yetimhaneye dönüp uyumak istiyordum . Bu yüzden içeride giyisilerimi hızlıca değişip dışarıya çıktım . Hocama gidebiliriz dedim ve yola koyulduk yaklaşık yarım saat sonra yetimhanenin kapısına varmıştık . Dışarıda kimseler yoktu bir kişi hariç ; William hala bankta oturuyordu üzgün gibiydi ama bu tabiki umrumda değildi bu yüzden çıkış kapısından içeri girdim ve kursa giderken yaptığım gibi ona bakmadan önünden geçip gittim . Nedense arkamdan baktığını hissediyordum. Ama arkamı dönüp bile bakmak istemedim . Her ne kadar onu sevmiş olsamda sana böyle davranmamlıydı alina onu sevmiştim bunları yapmak zorundaymış gibi hissetmiştim ama öyle görünmüyor senden bir kez bile özür dilemedi onu savunduğum için özür dilerim kalbinden onu atıcaz söz veriyorum. İç sesim senin bir suçun yok ona ben bile kanmıştım . Ama teşşekür ederim yinede hayatımda karşımda olmasanda içimden bana destek oluyorsun . Uykum gelmeye başlamıştı artık ama iç sesimdeki bazı sesler daha vardı ve bunlar susmuyordu herşeyden , herkesten çok yorulmuştum annemle babamın yanına gidersem nasıl olurdu kesinlikle mutlu olurdum . Yatmadan önce son kez tuvalete gitmek istedim uyuycakta olsam kendime gelip bu düşünceden sıyrılmalıydım bu yüzden tuvaletin yolunu tuttum. Tuvaletin önüne vardığımda içeri girdim ve aynanın önüne geçip elimi yüzümü yıkadım ve kafamı aynaya kaldırıp kendime bakmaya başladım . İçimden geçen duygular düşünceler beni bırakmadı artık sadece uyumak istiyordum . Artık uyuyup bir daha uyanmamak üzere derin bir uykuya dalsam nasıl olurdu hem böylece ne güçlü durmak zorunda kalır nede kimsesiz kalırdım . En azından ölürsem orada annem ve babamı görebilirdim . Evet bunu yapabilirdim artık o kadar hissiz birine dönüşmüştümki bunun canımı acıtıcanı düşünmüyordum.Bu yüzden elimi yumruk yaparak karşımdaki aynaya doğru vurdum ve aynayı kırdım ellerim kırılan camlar yüzünden kanamaya başladı ve kırılan parçalardan birini elime aldım. İç sesim ve li nin seslerini duyuyordum "yapma alina bu doğru değil yaşamalısın "diyolarlardı. Ama artık kararımı vermiştim ve gözüm kararmıştı sağ elimdeki cam parçasını yavaşça sol bileğime doğru getirdim ve hiç düşünmeden bileğimi kestim . Acıtmayacağını düşünmüştüm ama acıtmıştı belkide acıtan bu cam değilde hayatımın kırgınlıklarıydı. Bileğimden kanlar akmaya başlıyordu başımda dönüyordu dengemi sağlayamayıp yere yığıldım tam bu esnada tuveltin kapısının açılma sesini duydum birisi çığlık atmıştı ve sora ise benim yavaştan hem gözlerim hemde bilincim kapanmıştı...

🔥

Gözlerimi yavaşça açmaya başladım etrafım bembeyazdı başarmışmıydım yoksa bir rüyamıydı . Karşımdan gelen birini gördüm ama beyaz ışık yansıdığı için hiç birşey göremedim ona doğru yürümeye başladım "kimsin?" dedim ama beni duymadı daha çok yaklaştım ve tekrar seslendim "kimsin?" ve bu sefer duymuş olucakki "alina " demişti. Bu en iyi tanıdıdığım sesti bu babamdı . "Baba" dedim bağırarak ve ona koşmaya başladım tam sarılıcaktımki içinden geçtim sarılamadım . "Kızım alina " dedi . "Sana geldim baba küçük kızın geldi ." dedim ama bana üzüntüyle bakmaya başladı başka birşey der sanmıştım sevinir sanmıştım ama o hiç öyle bakmıyordu beni istemiyormuydu küçük kızını nasıl istemezdi . "K-Kızım" dedi ve sonra ekledi "düşündüğüm şeyi yapmadın değilmi ?." "neyi baba?" "intihar etmeye kalkışmadın değilmi " diye sordu ve ben ilk başta ne diyeceğimi bilemedim ama sonradan yalan söylemek istemediğim için . "Yorulmuştum baba çok yorulmuştum seni özledim" dedim bana hala kırgın bakıyordu "bunu kendine neden yaptım kızım. Geri dönmelisin henüz çok erken bunu yapamazsın annenin gücü sana geçmedimi ?" bana neden böyle davranıyordu ve annemin gücünün bununla şuan ne ilgisi vardıki bu beni çok kırmıştı bu yüzden " beni istemiyormusun baba" diyiverdim .Ellerini iki yana salladı ve ekledi " hayır kızım yanlış anladın seni tabiki çok ama çok özledim sen benim biricik kızımsın ama daha çok erken alina çok . Hem böyle olursa bidaha asla buluşamayız beklemek zorundasın intihara kalkışanlar affedilmez ve sevdikleriyle kavuşamazlar ayrıca güzel kızım annenden sana kalan gücü kötülerden korumak zorundasın güçlü kalmalısın ben hep kalbinde olucam ama tekrardan mutlu olarak kavuşmamız için geri dönmelisin anlaştıkmı ben hep seni bekliyor olucağım o kadar çok büyümüşsünki benim narin kızım baban seni çok seviyor bunu sakın unutma." dedikten sonra yavaşça ortadan kayboldu . Babam doğru söylüyordu ona inanıyordum onlara tekrar kavuşmak istiyordum bu yüzden katlanıcaktım onlar için kendim için yapmak zorundaydım. Bu yüzden gözlerimi yavaşça açmaya başladım başım dönüyordu ve etrafımdaki sesleri buğukta olsa duymaya başlamıştım "hasta gözlerini açtı " diye bağırıyordu birisi diğeri ise "hasta yakınlarına haber verin diyordu" hasta yakınımı benim kimsem yokki kime haber veriyorlardı diye düşünürken iç sesimin bağırışlarını duydum ." Sen kafayımı yedin alina intihara kalmışmakta neyin nesi az daha ölüyordun bileğini daha aşağıdan kessen ve kimse seni fark etmeseydi ölürdün oradıkça çok şükür ki birşey olmadı off şu güzelim bedende iz kalıcak " Beni kim bulmuştu kim hastaneye getirmişti kaç gündür uyuyordum bilmiyordum ama kafamı bile kaldıramıyordum aşırı bitkindim. Bu sırada kapının açılma sesini duydum içeri gireni görmek için biraz başımı kaldırmayı denedim ama bana doğru koşup doğrulmama yardım edicektiki onu elimi kaldırarak durdurdum ama beni dinlemedi ve doğrulmama yardım etti . Bunun burda ne işi vardı şaka mı yapıyordu ya onu görmek istemediğim için uyku düzenimi bile bozmuştum ben şimdi yüzsüz gibi burada napıyordu. "- Senin burda ne işin var çabuk çıkarmısın odamdan " demeye çalıştım sesim zor ve yavaş çıkıyordu . onu sözüme aldırmadan yanımdaki sandalyeye oturdu. "Çık odamdan william " dedim yine kendimi zorlayarak hala oturmaya devam etti sve sonunda konuşmaya başladı. "Biliyorum alina kızgınsın , kırgınsın ama kimsen olmadığını biliyorum yardım etmeme izin ver lütfen " bunu derken yüzünde sadece üzüntü vardı ama ben artık bunlara kanmıycaktım dedikleri asla umrumda değildi sadece gitmesini istiyordum. "William lütfen gidermisin?" dedim sakin ve yalvarır bir sesle" yine beni dinlemedi ve oturmaya devam etti bu çocuğu çözememiştim hem benden nefret ediyor gibi davranıyordu hemde umursuyor gibi ne yapmaya çalışıyordu . "-Tamam ne halt edersen et umrumda değilsin ." diyerek yatağıma geri uzanıcaktım ki merak ettiğim bir soru vardı bu yüzden sormadan edemedim. "-Kaç günüdür uyuyorum ben ?" dedim ve yüzünü yerden çekip bana baktı yüzünde hala üzgün bir ifade vardı yinede ben sadece cevabına odaklandım. "-İki alina iki gündür uyuyorsun bugün akşam taburcu olabileceğini söylediler ama hem uyandığın hemde değerlerin iyiymiş sadece dinlenmeli ve ilaçlarını kullanmalıymışsın. "-Benim ilaca ihtiyacım yok " diyip tekrardan uzanmaya geçicektim ki bu sefer o durdurdu. "- Bunu neden kendine yapıyorsun alina neden intihar etmeye çalıştın tam damarlarını kessen seni bulamasalar şuan belkide , belkide " dedi ve son cümleyi söyleyemediği için ben tamamladım. "-Ne olurdu ölürmüydüm? , ee yani kına yakmazmıydınız hepiniz .Hepiniz benden nefret etmiyomusunuz sen kalbimi kırmak için bana yaklaşmadınmı duygularımla oynayıp beni dahada yaralamadınmı? kurtulurdunuz işte" bunları derken artık sinirlenmeye ve iyice kendime gelmeye başlamıştım." Ayrıca sen ne hakla karşıma geçmiş beni sorguluyorsun haddini bil william benim hayatım seni ilgilendirmez gitmenede bir gün kalmış git ve bidaha asla dönme hemde asla senin yüzünü dahi görmek istemiyorum iki yüzlü duygularımın katili ben zaten ölüyüm beni sizler öldürdünüz hayat öldürdü bedenim burda sadece ruhum yok benim öldü . Şimdi git ve yeni ailenle mutlu mesut yaşa defol odamdan ." diye bağırmıştım artık sinirden ağlıyordum . Bu sefer onu kırmayı başarmıştım bunu akan gözyaşlarından anlıyabiliyor ve görüyordum ayağa kalktı bana son kez baktı ve odadan çıkıp kapıyı sertçe çarptı . Bunu haketmişti hayatıma karışamazdı o kimdiki yarından bitibaren onu görmeyecektim mutlumuydum sinirlimiydim mutsuzmuydum bilmiyorum bu yüzden çıkışıma kadar uyumaya karar verdim yavaşça yatağıma uzanıp gözlerimi kapattım ama gözüme yaşadığımız anılar gelip duran birisi yüzünden bunu yapamıyordum yarından itibaren görmeyecek olduğum william ı...

🔥

Ertesi gün kolum baya acıyordu sürekli sargımın değişmesi revire gitmem gerekiyordu bu yüzden yataktan kalkıp üstümü değiştim ve odamdan çıkıp bahçeye doğru yürümeye başladım. Bahçeye çıktığımda bu sefer bir boşluk vardı çünkü wiliam yoktu büyük ihtimalle eşyalarını hazırlıyordu sonuçta yeni bir ailesi oluyordu. Kolumun sızlamaya başlamasıyla revire doğru ilerlemeye başladım . Revire geldiğimde sedyeye oturdum ve hemşirenin işini yapmasını bekledim . Kısa bir süre sonra bitti ve teşekkür ederek revirden ayrıldım. Tekrardan bahçeye çıkmıştım . Karşımda william vardı ailesi olucak insanlarda başındaydı . Ailesi zengin birine benziyordu altın takıları leoparlı kabanları vardı üstlik lüks birde arabaları . Ama fark ettiğim tek şey williamın bana hüzünle bakmasıydı . Mutlu olması gerekmezmiydi bana yeni bir olucak derken sevinmiş gibi davranmıştı şimdi neden böyle bakıyordu benmi yanlış anlamıştım acaba aynen kesinlikle ben yanlış anlamıştım bu yüzden önüme dönüp binaya doğru yürüyecektimki tam gözlerimi ondan çekerken bana uzaktan el sallamıştı bu bana son el sallayışı ve bir daha görüşmemek üzere bir vedaydı.Bu veda kalbimi yakıp kavursada ona olan öfkemi kırgınlığımı unutamazdım bu yüzden ona karşı ne bir mimik nede el salladım önüme döndüm gözlerim dolmaya başlamıştı bu yüzden hızlı adımlarla arkama bakmadan binaya doğru yürümeye başladım . Ben alina wizard herkese inan güvenen biri değildim. Ama ona çok güvenmiştim tüm söylediklerinin arkasında bişey olsun da gelip bana bunları bilerek yaptığını söylemesini istemiştim ama yanılmıştım ve o tam bugün 1 aralık' ta beni bidaha görmemek üzere terk etti .Bugünden sonra bidaha hiç birşey eskisi gibi olamayacaktı o gitmişti ve benim o ufak çiçek bahçesi kalbimide kendiyle birlikte yok edip götürmüştü ...

WİLLİAM';

Kafası öylesine doluyduki küçük kızla ile doğru düzgün bile ilgilenememişti. Küçük kız o kadar şey yaşamıştıki buna rağmen güçlü durabiliyordu peki o neden yapamıyordu. İçini delicesine yiyip biteren bu dert onu öldürüyordu . Tam ailem dediğim kızı buluşken böyle bişey olmamalıydı . O küçük kızı uzan zamandır , dokuz yaşında ilk yetimhaneye gelişinden beri tanıyordu onun güzel gözleri , kumral saçları ve narinliğine aşık olmuş çok etkilemişti ama küçük kız hep sert , kimseyle konuşmayan insanlardan nefret eder gibi baktığı için kız konuşmak istemez diye korkmuş ve rahatsız etmek istememişti . Ama taki onu müzik sınıfının içinde keman çalarken ki zamana kadar kız dokuz yaşındaki gibi hala agresif, negatifti ama keman çalarken değildi keman çalarken gözlerini kapatmış gülümsüyordu . O an anladıki kızı negatif yapan hayattı , hayatın yaşattıklarıydı bu yüzden küçük kıza karşı şansını demek istedi ve müzik sınıfının kapısını çaldı ama galiba bunu duymamıştı kapıyı yavaşça açtı ve küçük kız bunu duymuş olucaktıki hızlıca kemanı elinden bırakıp kapıya doğru dönmüştü .Biraz bekledikten sonra "merhaba" demek yerine direkt "gelebilirmiyim? " diye sormuştu . Reddiceni düşünmüştü ama kız kabul etmişti . Yavaş adımlarla içeriye girdi kızın yanındaki piyanoyu görünce içinden babasına binlerce kez teşekkür etti ve kıza birlikte çalmaları için teklifte bulundu kız ilk başta düşünsede kabul etmişti . Kızda onun gibi "kelebeklerde ağlar" müziğini seviyordu belliki bu yüzden onu çalmaya devam ettiler. O gün müzik salonunda olanlar sayesinde küçük kızı kendine yaklaşmasını sağlamıştı . Küçük kız doğum gününü babası öldüğünden beri kutlamıyordu. Oda küçük kızı mutlu etmek için hocalarına söylemiş ve bir organizasyon yapmışlardı. Küçük kız git gide ona yakınlaşmaya başlamıştı onu sevmişti herkese karşı agresif ama ona karşı sevecendi onu en çokta bu mutlu etmişti. Küçük kızı ailesi olarak kabul etmişti . Onu çok seviyordu onu yalnız bırakmıyacağına söz vermişti. Hayatı olan , parlak ayına bunu nasıl söyliycekti . Ama söylemek zorundaydı suçsuz olmasına rağmen kızın ona küsüceğini , kırılıcağını biliyordu ama bunu zorunda olduğu için yapmak zorundaydı. Bu yüzden küçük kızı büyük çınar ağacının altında bekliyordu . Kız onu görünce çok hevesliydi ve çok güzel gülümsüyordu ama keşke hep böyle gülümsese diye geçirdi içinden .Ama bugün gülen o yüzünü kendisi üzücekti küçük kız yanına geldi ve anlatacağı şeyi anlatmasını bekledi derin bir nefes aldı ve öncedende aklında kurmuş olduğu kelimeleri tek tek saymaya başlamıştı onu kendinden uzaklaştırırsa daha az üzülüceğini sanmıştı ve bu yüzden ne kadar kırıcı kelime varsa söylemeye başlamıştı ailesi olmadığını onunla kalbini kırmak için birlikte olmaya çalıştığını söylemişti söyledikleri yüzünden kendiside paramparça oluyordu kim bilir parlak ayı neler hissetmişti daha sonrada gözleri dolmaya başlıyordu bunu kıza belli etmemek için onu bile dinlemeden umursamaz gibi görünerek arkasını döndü ve hızlı adımlarla binaya yürümeye başladı. Söylediklerinden sonra tuvalete gidip saatlerce ağlamıştı biraz kendine geldiğinde tuvaletten çıkmış odasına gidiyordu ama herkesi birşeyler konuşurken duyunca merak etmişti onlara biraz daha yaklaştı e dinlemeye başladı "alina bahçede bayılmış biliyormusunuz?"demişti bir çocuk bunu duyar duymaz başından kaynar sular dökülmüş ve çok korkmuştu kız onun yüzünden bayılmıştı kendini asla affetmiycekti . Koşarak kızın yanına gitti revirde sedyeye yatmış uyuyordu o kadar narindiki koluna takarken bu narin kolunu acıtmışlarmıydı diye düşünüp durdu ve kızın elini kendi elinin üstüne aldı ve diğer eliylede kolundaki serumun olduğu yerde narin hareketlerle parmağını gezdirmeye başladı o bunların hiç birini haketmiyordu o mutlu olmalıydı kız hafiften harket etmeye başlayınca yavaşça elini bıraktı ve revirden çıktı ...

O gün bu haberin ardından birkaç gün sonra küçük kızdan bir haber daha aldı küçük kızdan küçük kız bir cam parçasıyla tuvalette bileğini kesmiş ve intihara kalkışmıştı. Çok koktmuştu onun ölmesinden , onu kaybetmekten onun yaşadığını bilip yaşamına onun iyi olması için onsuzda devam edebilirdi ama ona birşey olsa hiçbir güç onu yaşama tutamazdı . Bu yüzden hocalarının yanına gitmiş ve küçük kızın yanında arkadaş olarak destek olmak istediğini onuda hastaneye götürmelerini istemişti. Gittiğinde küçük kız ameliyattan çıkmış ve anestezi etkisiyle uyuyordu gözlerinden yaşlar akmaya başladı o an elini yumruk yapıp sıkmaya başladı ve kendisine bir söz verdi günün birinde onun karşısına çıkıp herşeyi anlatıcaktı gönlünü alıcaktı zorda olsa gönlünü alıcaktı ve bütün bu yaşattıklarını telafi edip tekrardan gözyaşlarını silicek onu mutlu edicekti hiçbir acı kötülük ona zarar veremeyecekti . Ve bu sefer ondan sakladığı ve onu korumak için gitmek zorunda olduğu herşeyi onada anlatacaktı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.