İçeriğe geç

BERDEL |boyxboy|

Bölüm 11 · 6 dk okuma

BERDEL |boyxboy|

Bölüm 11

11. Bölüm: İtiraf

Satır arası yorumlarınızı bekliyorum

Yıldızı parlatın aşklarım ⭐️

İyi okumalarrrrr🤍

Kahvaltı masasındaydık. Sibel denilen kadında bu masadaydı. Her ne kadar ağa onları kovsada Kaan abi herkese rest çekmişti oğluna bile. Hoş, oğuluda pek anlamıyordu ama anlayacaktı. O zaman Sibel denilen kadından herkesten çok nefret edicekti.

Dün geceden sonra hala Boran'ın yüzüne bakmamıştım. O ise henüz konuşmaya çalışmamıştı bile.

"Oğul bu gün amcanlar geliyor." Umursamaz şekilde yemeğini yemeye devam etti. "E gelsinler baba?" Ağzına attığı yumurtayı ağır ağır çiğnerken gözleri babasındaydı. "Oğlum, geçen seferki gibi olmasın diye söylüyorum." Dedi dişleri arasından. Boran sessiz kaldı.

"Ben doydum." Diyip ayağa kalktı ve merdivenlerden çıkmaya başladı. Bende yediğim yemeği yarıda bırakıp arkasından gittim.

Kapıyı yavaşça araladım. Balkonda sigara içiyordu. Yanına gittim. "Hala kızgın mısın bana?" Muhtemelen dünkü olayı kastediyordu. Kafamı ki yana salladım. "Telafi edeceğim bebeğim." Sigarasını bitirip iki kişilik sandalyenin ortasına oturup bacaklarını hafif ayırdı. Ani gelen cesaretle ayağımın birini sandalyeye yaslayıp diğer bacağımı ise kucağından diğer tarafa attığımda yüzündeki o ifadeyi görmek çok şeye bedeldi. Ağırlığımı bacaklarına verip kucağına oturdum. Başımı göğsüne yasladım.

Kalbi çok hızlı atıyordu. Aramızda hafif bi mesafe vardı fakat duyuyordum. "Aşkım,"

"Efendim yavrum." Ellerimi beline atıp kafamı göğüsüne yasladım. "Sen neden gittin masadan?" Bi eli sırtımı diğer eli ise saçlarımı okşuyordu. "Boş ver yavrum." Kafama aşağı yukarı salladım. "Boran.."

'hmm'ladı dinlediğini belli etmek için. "Şey.. öpsene beni?" Muhtemelen beklemiyordu. Şaşırmıştı. Ondan bi atak gelmeyeceğini düşünüp kalkacağım sırada iki eli belimi buldu. Yavaş yavaş dudaklarıma yaklaştığında nefes almayı unuttum.

Dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Ne kadar öyle kaldık bilmiyorum. Dudaklarını yavaş yavaş hareket ettirmeye başladığında ona uyum sağlamaya çalıştım. Alt dudağını dudakları arasına alıp emdiğinde aynısını üst dudağına yapmaya çalıştım. Kucağında biraz daha yükselip üstünlük kurmaya çalıştım. Kurdumda.

Elleri belimi buldu. Soğuk elleri yavaşça thsirtümün içine girdi. Ani gelen soğuk ile hafif titredim. Yavaş yavaş belimi okşamaya başladı. Dudağıma hafifçe dişlerini geçirdi. "Imhh," inlemem dudakları arasında kaybolurken bu hareketim hareketlerinin hırçınlaşmasını sağlamış, üstünlüğümü kaybetmeme neden olmuştu. Nefes alamadığımdan omzunu sertçe sıktığımda anlamış gibi ayırdı dudaklarımızı.

Ben derin nefesler alırken dudaklarıma sertçe bir öpücük daha kondurdu. Tekrar göğsüne yattım. "Yavrum," kafamı kaldırdım hafifçe. "Beraber, baş başa bi yerlere gidelim mi?"

Kaşlarım çatıldı. Nereden çıkmıştı ki? "Nereden çıkıtı bu?" Yanağıma öpücük kondurdu.

"Şimdi sen dün bana o kadar şey hazırladın. Ben gelemedim. Hem telafi etmiş olurum, hemde birbirimizi biraz daha tanımış oluruz? Olmaz mı?" Kafamı kaldırıp yüzüne baktım. Kucağına biraz daha yerleştim. "Bilmem, olur mu?" Dedim. "Olur, olur" dediğinde gülümsedim. Olurdu. Çok güzel olurdu hatta.

***

"Bebeğim hadi kalk." Kafamı iki yana salladım ve olduğum yere daha çok sindim. Uykum vardı. "Ama amcamlar gelmiş ayıp olmasın?" Gözlerimi açtım. Ters ters baktım ona. "Sen bu gün masayı bıraktın ayıp olmadı. Ben şimdi inmedim diye mi ayıp olucak? Yatıyorum işte kocamın koynunda." Sonda sesim baya huysuz çıkmıştı. Beklediğimdende fazla.

"Yavrum hadi. Yoksa akşam seni öpmeden yatarım." Tehdit ediyordu ama beni! "Tamam tamam. Kalktım." Dedim. Yavaşça kalktım. Ayılmak için tuvalete giderken arka tarafıma gelen şaplak ile neye uğradığımı şaşırdım. Arkamı döndüm. Sırıtıyordu salak. "Götümle uğraşma!" Dediğimde sırıtması dahada büyüdü. Tam arkamı döndüm. Döner dönmez götüme yediğim ikinci şaplak ile atımı dönüp ters ters baktım.

Üstümü düzeltip Boran ile beraber aşağı indik. Gördüğüm yüzlere selam verip koltuğa, Boran'ın yanına oturdum. "Hoşgeldiniz tekrar. Kusura bakmayın uyuyakalmışım." Dedim yalan söylemeyerek. "Sorun değil yavrum." Dedi yaşlı adam. Kadının ise gözlerinin içi gülüyordu. Aynur anne konuştu. "Bu Mert, boranımın eşi." 'Eş' kelimesini duyduğu an adamın kaşları çatılmıştı. Yanımda rahatsızca kıpırdanan adama baktım. Kaşlarını çatmış amcası olan adama bakıyordu.

İçeri giren beden ile bu sefer kıpırdanma sırası bendeydi. Berk?

Gözleri beni bulduğu an suratındaki şaşkınlığı anlatmaya kelimeler yetmezdi. "Mert?" Zaten kaşları çatılı olan adamın gerim gerim gerildiğini hissediyordum. "Siz nereden tanışıyorsunuz?" Dedi yanımdaki beden. "Üniversiteden, anlatırım sonra." Dediğimde bi nebze olsun kaşları düzelmişti.

"Naber ya görüşemedik bayadır? Yok mu sevgilin falan? İşte bu dediğine götümle gülerdim.

Alyans olan elimi kaldırıp yanımdaki bedeni işaret ettim. "Sevgiliden fazlası var." Kaşları çatılıp hafiften yüzü düşmüş sonra bakışlarını Boran'a çevirmişti. "Aşk olsun Kuzi insan bi düğüne çağırır." Gözlerini devirdi. "Gerek görmemişim ki çağırmamışım." Bu söz ortama bomba gibi düşerken boran ayağa kalktı.

"Hadi yavrum odamıza gidelim." Dedi. Bende peşinden kalktım ve odamıza yürümeye başladım. Benden bi açıklama bekliyordu ve bu açıklamaya nereden başlayacağımı bilmiyordum.

Odadaydık.

"Anlat güzelim, seni dinliyorum." Yatakta o oturur pozisyonda ben ise göğsünde yatıyordum. Olduğum yerden kalkıp dikleştim ve direkt konuşmaya girdim. "Şimdi sen doğal olarak benden bi açıklama bekliyorsun.Berk... Berk'i daha önceden tanıyorum. üniversiteden, ama sorun tanış olmam değil... eski sevgilim."

Sonlara doğru sesim kısılmıştı ve bakışlarımı kaçırmıştım adamın kuzeniyle eskiden sevgiliydim yani her gün böyle birşey itiraf etmiyordum.

"Neden ayrıldınız?" Sakin bi şekilde sorduğu soruyla tekrar gözlerimi yüzüne çıkarttım. "Aldattı." Dedim. Sesim düzdü. Sanki onu Berk'e karşı bir şey hissetmediğini kanıtlamak istiyordu. O bunu umursamadan ikinci sorusunu sordu.

"Peki sana hiç dokundumu?" Sesi yüzüne tezat çok sakin çıkıyordu. Kızlıca kafamı ve ellerimi iki yana salladım. "hayır, hayır asla düşündüğün gibi bir şey olmadı." Acele ile konuştum. Hayır onunla yattığımı düşünüyordu bu iğrençti.

"Neden şu anda Bu konuyu bana anlatıyorsun peki?" Hala çok sakindi fakat onun sakinliği beni deli gibi geriyordu.

"Çünkü sen benim eşimsin ve o senin kuzenin aynı evde olacağız ve başkasından değil de benden duy istedim. Eğer olurda ondan duysaydın kırılırdın belki.." dedim gözlerimi kaçırarak.

Onaylar anlamda salladı başını " eğer senin için bitmişse benim için sıkıntı yok." Dedi rahatlatıcı bir gülümsemeyle.

"Vallaha bitti o olaydan sonra zaten hiç yüzüne bile bakmadım. Yok o benim için vallaha!" Korkuyordum ve gergindim.

Bi anda kolumdan tutup kucağına çekti ve kocaman sarıldı. "Sana dokunsaydı bile bu birşey değiştirmezdi illaki benden önce ilişkilerin olmuştur. " dedi sakince kocaman gülümseyip alttan baktım ona "ben onunla öpüşmedim bile, ilk öpücüğüm sensin." Kafamı hafif geri çektiğimde yüzündeki şaşkınlığa anbean şahit oldum.

"Gerçekten mi?" Kafamı salladım şu an kızardığını hissediyorum. Daha sıkı sarıldı bu sefer. Bende kafamı göğsüne koydum ve kokusunu içime çektim.

"Çok güzel kokuyorsun." Titreyen bedeninden güldüğünü anlarken kuşağımda hissettiğim nefesi ile yutkundum. "Sen kendi kokunu bilmiyorsun." O kadar güzel mi kokuyordum "Nasıl kokuyorum ki ben?" Kendimi kokladığımda yüzümü buruşturdum. "Leş gibi ter kokuyorum ya bune!"

O güzel kahkahası kapladı yine her yeri "duş alıp geliyorum." Dedim ve kalktım yataktan. Giderken yine kalçama tokat attığında kaşlarımı çattım. "Acıyor." Kahkahası dahada artarken kaşlarımı çattım ve kafasına vurdum bi tane. Bu sefer bende güldüm. "Duş alıp geliyorum." Kafasını salladı. "Bende geliyim mi?" Kafamı olumsuz anlamda iki yana salladım. Hala biraz gülüyordu. Çok güzel gülüyordu vicdansız.

Duştan çıktığımda yatakta uyumuş olan bedene baktım büyük ihtimal bu gün şirkette yorulmuştu. yüzüme yayılan gülümsemeye engel olamazken hızla üzerime birşeyler geçirip saçlarımı havluyla rastgele kurulayıp çıplak göğüsüne sokuldum. Ferah bir kokusu vardı böyle limon, nane karışımı gibiydi kokusunu içime çekip dahada sokuldum elleri benimi bulup sarılınca gülümsedim. Mayışmıştım her ne kadar uyumak istemesem onu izlemek istesemde uyku ağır basıyordu gözlerimi kapatmadan önce söylediğim şeyle dudağının bi kenarı kıvrılmıştı "seni seviyorum sevgilim." Uyumadığını biliyordum!

***

Sabah uyandığımda boş yatakla birkaç kez gözlerimi kırpıştırdım. Yatakta oturur pozisyonda bir süre halıyı inceledim. Daha sonra beynimin yerine oturduğuna emin olunca yataktan kalktım çıplak ayaklarım parkeyle temas ettiğinde anlık bir üşüme geldi ama hemen toparladım. Gözlerim balkona değdi. Balkonda oturuyordu canını yediğim.

Kapıdan girdiğim an eli kanıyan bir Boran görmeyi beklemiyordum. koşarak yanına gidecektim ki beni durdurdu. "Cam kırıkları var orada kal." Gözlerimi devirdim. "Aptal." Dedim ve önce ecza dolabından küçük kiti aldım ve balkona ilerledim.

Önce Boran'ın yanına gittim. "Derin değil şimdi temizleriz, sonrada sararız." Dedim ve elime aldığım batikonu pamuğa sıktım. Pamuğu yaranın üzerinde gezdirirken dudaklarından inlemeyle karışık bir küfür çıktı "ah- siktir ÇOK YANIYOR!"

"Bağırma!" Derin derin nefes alıyordu. Yarasını temizledikten sonra yara bandı yapıştırdım ve küçük bi öpücük kondurdum. "Acıyor mu?" Tch gibi mırıltılar çıkarttı

"Yarın gidiyoruz. Bizim için çok güzel bir yer ayarladım." İçim içime sığmıyordu. Onunla güzel planlarım vardı...

Birdahaki bölüm fanfinifinfon

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.