İçeriğe geç

berdel hatunum

Bölüm 1 · 7 dk okuma

berdel hatunum

Bölüm 1

1.kaçış

İşte tam da hayalimdeki gibi büyük bir konak etrafta kovalaşan 2 çocuk ve bir balkonda yıldızları izliyen ben ve sevdigim adam ve sonra erkek çocugu koşarak yanımıza gelip koluma dokundu.

"ebe sensin anne" dedi onun annesi bendim hep bir erkek çocugum olmasını isterdim çocuga bakıp gülümsedim.

"hayır ebe baban" dedim ve yanımdaki sevdigim adamın koluna dokunup kaçtım.ama o size çocuk gibi mızmızlandı.

"ama ben oynamıyordum" dedi mızıkçılık yapmasa ölür sanki. erkek çocugu 1 adım öne gitti.

"mızıkçılık yapma baba oyuna sende dahilsin" dedi erkek çocugu.

"amca hep böyle yapıyorsun ben birazdan gidicem zaten uyku saatim geliyor sen benimle hiç oynamıyorsun" dedi kız çocugu dudaklarını büzerek. sevdigim adamın yiğenimiydi yani.

"tamam prensen uyku saatine kadar oynicaz o zaman" o az önce benden başkasına güzel söz mü söyledi yoksa bana mı öyle geldi.

"prenses mi?" dedim o ise gözlerimin içine baktı ve dudagının kenarı kıvrıldı neden bu kadar güzel gülüyor.

"sen küçücük kızımı kıskanıyorsun sen benim dünyamın kadınısın hatun" dedikleri beni güldürmüştü şimdi kendi haline dönmüştü.

"çok konuşmada ebeligini yap zaman geçiyor" diyip saati gösterdim. o ise hiç vakit kaybetmeden beni yapakalıp kollarının arasına aldı sonra sinsice sırıtıp

"öpücük vermezsen sen ebe olursun" demişti inat etmeden gözlerimi kapattım sevdigim adam beni öpecekti kalbim durucak gibiydi sanki.bir anda hava sogudu üşümeye başladım gözlerimi açtıgımda ne konak, ne çocuklar, ne de sevdigim adam vardı hepsi kaybolmuştu.

"çok üşüyorum" diye mırıldandım sonra bir el omzumdan tutup sarstı. allahım noluyo yaa.

"yagmur! ece! kız kalksanıza misafir gelicek temizlik yapmadık evi bok götürüyo saat olmuş 08.30 siz hala horul horul uyuyorsunuz" yine bir bagırma sesi evet bu ses anneme ait. gözlerimi açtıgımda neden üşüdügüm belli oldu annem üstümden battniyeyi çekmişti.

"anne vala çok üşüyorum biraz ısınım sonra kalkim yaaa" dedim ama dinliyen kim ki. ablam battaniyesini alarak ranzadan aşagıya indi ve yanıma uzanıp battaniyesini ikimize örttü.

"anne duymuyo musun üşüyorum diyo kız hasta olucak" dedi ablam. annem eline terligi çektigi an ikimizde yerimizden fırladık nere saklansakta o terlik isabet ediyo.

"aferin size hadi kızım benim istemeye gelmiyorlar haa temizlik yapmalıyız hadi" dedi. ablamın gözleri dolmuştu bugün görücü usulü olarak onu istemeye geliceklerdi.

"anne ben o adamla evlenmek istemiyorum yaşça benden büyük ben daha 18 yaşındayım b-ben..." dedi ve hıçkıra hıçkıra aglamaya başladı annem ablamın gözyaşlarına dayanamayıp o da aglamaya başladı.

"kızım biliyorum çok kötü bi durum ama annem baban verirse yapabilecegimiz bişe yok evlenicen mecburen bak babanla ben de öyle olduk görücü usulü oldu bizde de" dedi annem. neden bizim kararlarımızı kimse umursamıyoki bizde insanız annem bunları söyledikten sonra çıktı. ablamı kendime çekip sarıldıgımda daha da aglamaya başladı.

"bir çagresini bulucaz abla evlenmiceksin o adamla" dedim ablamı teselli etmeye çalışıyordum.

"nasıl bulucaz yagmur ya adam mardinli büyük aşiretlerden istedigini almadan gitmiyormuş nasıl bir çagre bulucaz" dedi. dediğiyle şok oldum allahın belası adam ne diye mardinden izmire geliyon defolda git mardinden bul karın olacak şahısı.

"ablacım vala ya evlencen ya da kaçıcan başka çağremiz yok" dedim o ise benden ayrılıp bana baktı.

"saol ya çok teselli ettin" dedi ve gülmeye başladı o gülünce bende gülmüştüm.o degilde ben ablamı nereye göndericemde kaçıcak.

"abla şimdi kaçıcan ama nereye gidicen" dedim. aklına bir şey gelmiş gibi sırıttı sonra telefonunu açtı ve bi çocuk gösterdi.

" bu mert bana önceden kaçalım demişti bende bilmiyorum demiştim şimdi istesem beni amerikaya kaçırır" dedi ne diyo ya bu kız nasıl güveniyor bir erkege.

"ablacım bu çocukta aynı bok çıkarsa sana amerikada bir şey yaparsa nolucak" dedim ben ablamı öyle bir erkege güvvenipte bırakamam zorunlu kalmadıkça.

"yok yagmur bu öyle degil bu beni dinliyor hak veriyor çok iyi birisi yani o adamla evlenmektense merte kaçarım daha iyi" dedi yani mantıklı geliyo ama kaç kilometre uzakta olucak ya ooffff.

"tmm o zaman hemen plan yapalım zaman geçiyor saat yaklaşıyor" dedim ve ayaklı küçük tahtamızı önümüze çektim ve tahta kalemi alıp çizmeye başladım ama tahtanın en sonuna mert ve ablamı çizdim.

"evden nasıl çıkarıcaz seni ama" dedim .bi anda lafa atladı.

"buldum buldum" dedi ve sırıttı ne buldu acaba. cevap bekler gibi ona bakınca konuşmaya başladı.

"şimdi isteme kıyafeti felan filan gerekli akşama bunu için alışveriş gerekli" dedi. tam agzımı açtım konuşacaktım ki geri lafa atladı.

"annemde gelir dicen ama yemek işi var tatlı felan filan onu oyalariz biz de çarşıya gideriz ve mertle buluşuruz ben kaçar gider sen annemgili arar anne ablam yok dersin bence gayet güzel fikir" dedi mantıklı mantıklıda kıyafetini nerde götürücek.

"ablacım zekisin iyisinde ayrıntıları atlıyorsun annemgil bana hesap soracak illaki ben ne diyecegim ve kıyafetlerini nasıl çıkarıcaz" bende olmasam yakalanıcaz vala jfdjfhjd.

"ayy cidden ha ben heycandan düşünemedim sırt çantamı alsam yeter bence bavul alırsam dikkat çekilir" dedi. hemen tahtaya çizmeye baladım ilk ablamla beni çizdim evden çıkarken sonra 3 ümüzü çizdim ablam mertin yanında ben karşılarındayım işte tam bu noktada tıkandık.

"evet ablacım burda ne yalanı uydurucaz" dedim ablam bana ben ablama bakıyordum. buldum.

"ben kıyafet seçerken sen kabinden kaçıp gittin telefonunu da orda bıraktın" evet güzel fikir bence kim farkedicek kaçtıgını.

"ben telefonsuz napıcam acaba" dedi. evet ya nasıl haberleşicez.

"sim kartını al annemin eski telefonunu alırız yani inansınlar diye öyle dedim bu sefer o telefonla sana ulaşırlar"

"okey tmm plan hazı sırt çantamıda hazırlim o zaman" dedi ve ayaga kalktı bi kaç parça kıyafetini doldurdu bende kendi tasarladıgım bembeyaz dizden bir elbise çıkardım ve ona uzattım.

"bunu nikahında giy sana çok yakışır fotograf göndermezsen uçarak gelirim yanına haberin olsun" dedim ve ikimizinde gözleri dolmuştu en mutlu gününde yanında olamicaktım.

"yagmur çok teşekkür ederim iyiki varsın" diyip bana sarıldı bende ona sarılmıştım.

"hadi o zaman plana başlıya-" demişti ki annem odaya daldı.

"daha ne yapıyorsunuz burda odayı bile toparlamamışsınız" dedi ve tahtaya dönünce hemen elinde ki bezi alıp tahtayı ters çevirip sileye başladım inşallah görmemiştir.

"anne temizliyorum işte biz sana şey dicektip alışveriş yapalım kıyafet alalım sonuçta her kız bir defa istenir ya" diye gevelemeye başladım ablamda hemen suratını astı rolünü oynamaya başladı.

"evet anne sonuçta 1 kere istenilir yagmurla alışverişe gidim ben" dedi haydi bismillah.

" eee tamam gidelim kıyafet alalım ama kızım asma suratını kader bu"dedi işte şimdi devreye mutfak girmeli.

"annem gülüm sende bizimle alışverişe gelirsen yemegi, pogaçayı, tatlıyı şunu bunu kim yapcak bak saat olmuş 11.08 kim yetiştirricek bunları kızını mutlu günde tatlısız pastasız mı bırakıcan" dedim annem anında panikledi iyiki çabuk panik oluyordu ablam gülmemek için kendini zor tutuyordu annem çok panikleşti.

"ayyy vala dogru dşyosunuz kaç çeşit yemek pasta tatlı yapmalıyım" dedi ve para çıkaım bize verdi.

"hadi gidin elbise alın kuaföe ugrayıp gelin ha aman geç kalmayın babanız kızar" dedi. ah annem seviyorum bu hallerini de eve tek gelince nolucak.

"tmm anne gider güzel güzel kıyafet alır kuaföre ugrar geliriz yagmurla" dedi ablam üstümüzü degiştirim hemen çıktıp merte önceden yazmıştık çarşıda bizi bekliordu çarşıya varınca gözlerim doldu her zaman kavga etsekte seviyordum ablamı metin yanına gelince çarşıda komşumuzu görmüştüm hemen ablamı yanıma çekip yanına gittik mert anlamamışçasına bize bakıordu.

"ayy ececim seni istemeye geliyorlarmış hayırlı olsun kızım" dedi kezban abla.

"teşekkür ederim kezban abla bizim şimdi acelemiz var kıyafet saç makyaj falan filan gitmemiz gerk hadi görüşürüz" dedi ablam bir nefeste ve hemen hızlı adımlarla caminin arkasına geçtik mert anlamış olacakki bir şey sormadan bizi takip etmi ablamı görünce hemen sarıldı ablam için izmire gelmişti şimdi de kaçıp gidicekler.

"bana bak mert misin nesin ablama bir zarar gelsin görürsün o zaman dünyanın kaç bucak oldugunu haberin olsun" dedim o ise bana bakıp sırıttı.

"tehtitte de bulunduguna göre konuşma sırası bende ben ablana deliler gibi aşıgım bu bir ikinncisi ona zarar istesemde veremem okey. sen başına gelecekleri göze alabilecek mi-" demişti ama birden bagırdı.

"ahhh"

"yani eve gidince annemgil sorun çıkarır illaki dikkat et kendine canım kardeşim" dedi ve bana sarıldı ister istemez gözlerim doldu.

"ayrılma vakti geldi haa asıl sen kendine dikkat et" dedim ve sıkıca sarıldım şimdi rol sırası bendeydi.

"tmm hadi gidin bende annemi arayim senin kaçtıgını söyleyeyim" dedim ve hiç beklemeden gittiler" sonra tam annemi arıcaktim ki mesaj geldi ve ablamdandı mesaja tıkladıgımda

'özür dilerim zor durumda kaldıgım için yaptım bunu' yazıyordu.neyse ben annemi arayim.

"anne b-ben magzada kıyafet seçiyordum ablam kabindeydi ama sonra çıkıp gitmiş bulamadım"dedim ama annem zaten aglıyordu.

"kızım sadece eve gel" dedi aglayarak bişey mi oldu.

"tmm anne geliyorum" dedim hemen eve gitmeye başladım ne oldu ki acaba off çıldıracam ha belkide ablam mektup bırakıcaktı onu gördüler heralde eve geldigimde kapıyı çalmakta tereddüt ettim aglayarak kapıyı açtım rol yapmak gerek sonuçta. kapıyı açıldıgında içeri girdigimde beklemedigim anda tokat yemiştim kafamı koltugun kenarına vurdugum için sızlamıştı kafamı kaldırdıgımda bir aile tam karşımda duruyordu onlar şuan umrumda degildi ben hala yedigim tokatın etkisindeydim çocuklugumdan beri ilk kez tokat yemiştim babam bana ilk kez vurmuştu aglamam kesilmiş duvarın kenarına çökmüş onlara bakıyordum.

iyi okumalar...

Bölüm sonu

1 yorum