○○○○
Duyduğum çığlık sesiyle gözlerimi açtım , hızlıca yatağımdan kalkıp odamdan dışarıya çıktım avludan ağlama ve bağırtı sesleri geliyordu kalbim korkuyla kasıldı birine birşey mi olmuştu .
Merdivenlerin önüne geldiğimde annemin yerde ağladığını babamın ise amcamla bağırarak konuştuğunu gördüm , amcam sabahın bu saatinde bize geldiyse eğer gerçekten ciddi birşey olmuş demektir .
Merdivenlerden inerken annemin " Aptal oğlum nasıl yapabildin bunu elin kızı için nasıl kendini harcarsın " dedi , Hüsnü amcam ise " Elin kızı dediğin kişi Hasan ağanın kızıdır biliyorsun değilmi öylesine bir kızı kaçırmadı oğlun " dedi ve şimdi neler olduğunu anlamıştım abim Mardinin sahibi en büyük ağası olan Hasan ağanın kızını kaçırmıştı .
Babam " Şimdi ağlamanın sırası değil adamları her yere gönderdim onlardan önce Mustafayı bulup saklamalıyız " . Hüsnü amcam " Abi bizde burada durup beklemeyelim gidip diğer ağalarla konuşalım " .
Babam ve amcam ağlarlarla konuşmaya gitti bende biraz olsun annemi sakinleştirip divana oturttum, odama çıkıp üstümü değiştirdim aynanın karşısına geçip saçlarımı taramaya başladım .
Ha bu arada size kendimi tanıtayım ben Jiyan 20 yaşında lise mezunu sıradan bir genç kızım , 30 yaşında iki çocuk sahibi Zeyno ablam ve 25 yaşında ki Mustafa abimle birlikte üç kardeşiz 5 kişilik küçük bir aileyiz , daha fazla oylanmadan saçlarımı toplayıp geri aşağıya indim .

( JİYAN )
Aradan saatler geçmişti yengelerim ve kuzenlerim bize gelmişlerdi herkes gergin şekilde gelecek haberi bekliyordu. Kolumdaki saate baktığımda gece yarısına geldiğini gördüm tam kalkıp mutfağa gidecekken kapı çaldı , amcamın küçük kızı Asel koşarak kapıyı açtı avluda ki herkes ayağa kalkmıştı .
İlk babam içeriye girdi ardından abim ve yanında kaçırdığı kız olan Rojbin en arkadan ise amcam ve dayım geldi . Annem koşarak abime gidip sarıldı ve " Bize kendine bunu nasıl yaparsın oğlum " dedi ağlayarak , abim başını eğmiş kimseye bakmıyordu babam hepimize oturmamızı ağalarla birlikte bir karar alındığını söyledi.
Anlam veremediğim şekilde kalbim hızla çarpmaya başladı , Rojbine baktığımda kafasını eğmiş köşede durmuş kimseye bakmıyordu yanındaki abim ise geldiğinden beri hiç yüzüme bakmamıştı gözlerini etrafta gezdiriyor du .
Babam " Şanslıydık ki Mustafayı Hasan ağa bulmadan bulduk ve tüm ağaların toplandığı Recep ağanın konağına götürdük , Hasan ağalarda oraya geldi ve konuşup kan dökülmeden bu durumu halletmeye çalıştık " dedi ve bana baktı .
Ve işte hayatımı bitiren o sözler dudaklarından döküldü " Berdele karar verildi Jiyan Hasan ağanın büyük oğlu Ciwan ağayla evlenecek " dedi .
Dudaklarımdan kısık şekilde "Ne " kelimesi döküldü , " Baba ne diyorsun sen şaka değilmi bu dediğin bana şaka olduğunu söyle " diyerek oturduğum yerden ayağa kalktım .
Babam " Başka yolu yok kızım abininin hayatını bu şekilde kurtarabiliriz " gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı " Ya benim hayatım baba o ne olacak , verelim kızlarını geri ben kimseyle evlenmem " .
Abime baktım ve " Senin aşkın için kendi hayatımdan vazgeçemem olmaz yapamam geri gönderelim Rojbini " dedim bu sözlerimle Rojbin daha sıkı tutmaya başladı abimin elini.
Amcam " Jiyan kızım bu dediğin olamaz bu yolun geri dönüşü yok Rojbin hamile " dedi ve küçük de olsa olan umudum gitti . Babam " Yeter Jiyan evleneceksin Ciwan ağayla , napalım bırakalım da abini öldürsünlermi çocuğu babasızmı kalsın " dedi bağırarak.
Ağlayarak " Olmaz yapamam Ciwan ağa benden çok büyük ve ters asabi biri hayatı bana dar eder ".
Babam " Sözümün üstüne söz söyleyemezsin hüküm verildi bu berdel olacak , yarın abinlerin nikahı kıyılacak sonrada sizin düğün gününüz netleşecek " .
Artık kendimi tutamıyordum hıçkırarak ağlamaya başlamıştım kuzenlerim yanıma gelip beni odama götürmeye başladılar son defa arkama baktığımda annemin ağlayarak babamla kavga ettiğini gördüm .
Odama gelince yatağıma yatıp ağlamaya devam ettim yanımda durup bana birşeyler söyleseler de dedikleri şeyleri anlamıyorum transa girmiş gibiydim biraz daha yanımda durdular ve amcamın kızı Ayşe gitti , dayımın kızı en yakın arkadaşım olan Rozerin yanımda kalmıştı ve " Jiyan kardeşim benim bırakma hemen kendini biliyorum çok zor bir durum ne dersem boş ama kendini yıpratma bu kadar " .
" Nasıl ağlamayayım abim kendi uçkuruna sahip çıkamadı diye ben kendi hayatımdan vazgeçmek zorunda bırakılıyorum , Ciwan ağanın nasıl biri olduğunu sende biliyorsun ben o adamla nasıl evlenirim " saatlerdir ağladığım için sesim çatallı çıkmıştı . Rozerin " Ne söylersen haklısın ama sende biliyorsun bu yolun geri dönüşü yok sözler verilmiş , Ciwan ağanın sert biri olduğunu biliyorum ama ailesine kardeşlerine düşkün olduğunu ve adaletli bir insan olduğunu da biliyorum " dedi .
Hiçbirşey demedim kolumdaki saate baktığımda saatin üçe geldiğini gördüm ve yatağıma iyice uzanıp " Saat çok geç oldu Rozerin hadi git uyu , sabaha kadar konuşsak da değişen birşey olmayacak en azından gidip biraz dinlen " dedim .
Rozerin yanımda kalmayı teklif etsede kabul etmedim ve onu gönderdim , başım inanılmaz derecede çok ağrıyordu bugün duyduklarımı ve ileride yaşayacağım şeyleri düşündükçe kalbime ağırlık çöküyordu .
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
Sabah kulağıma gelen gürültü sesleriyle uyandım , bir kaç saniye gözlerim kapalı durdum ama aklıma dün olanlar geldi acaba yaşadıklarım bir rüyamıydı gözlerimi açıp etrafa baktım sonra ise üstüme maalesef yaşananlar gerçekti üstümde dünki elbisem duruyordu .
Yatağımda oturup telefonuma baktım saat 12 olmuş bu saate kadar uyumuşmuyum , annem dünden bu yana hiç yanıma gelmemişti acaba ablamın olanlardan haberi varmıydı , bir sürü soru aklımda dolansa da hepsini bir kenara atıp ayağa kalktım ve banyoya gittim elimi yüzümü yıkarken aynadaki yüzüme baktım gözlerim kızarmış yüzüm solgun görünüyordu daha fazla yüzüme bakmadan banyodan çıktım .
Altıma siyah palazo pantolon üstüme de siyah hafif bol tişört giydim , saçlarımı açık bırakıp ayakabılıktan terliklerimi alarak odamın kapısını açtım.
Sesler şimdi daha net gelmeye başlamıştı terliklerimi giyip kapımı kapattım , merdivenlerin başına geldiğimde avluya masa ve sandalye konulmuş nikah için hazırlıklar başlamış .
Merdivenlerden indiğimde çalışanların dönüp dönüp bana baktığını gördüm ama kimseye bakmadan direkt mutfağa geçtim , uzun yıllardır bizimle çalışan Hatice teyze ve Zehra abla mutfakta hazırlık yapıyorlardı ikiside beni görünce hemen yanıma geldiler.
Hatice teyze " Jiyan kızım gel otur şöyle hemen yiyecek birşeyler hazırlayayım sana " dedi Zehra abla da tezgahın üstündeki börek tabağını alıp masaya koydu ve " Hadi gel ablacım kahvaltını yap " .
" Sağolun ama canım hiçbirşey istemiyor sadece su içeceğim " dedim Hatice teyze " Olan biten herşeyi biliyoruz kızım keşke elimizden birşey gelse " dedi üzüntüyle , Zehra abla da " Hayat bu canım maalesef istemediğimiz şeyleri bize zorla yaşatıyor ama sen çok güçlü ve akılı bir kızsın sakın kendini bırakma , hadi bunca yıllık hatrımız içinde olsa bir börek ye bari kendini açlıkla cezalandırma ".
Aslında dün sabahtan bu yana hiçbirşey yememiştim ama yinede açlık hissetmiyordum , onları kırmamak için kafa salayıp masaya oturdum ve bir böreği elime alarak yemeye başladım.
Onlarda bir yandan işlerini yaparken bir yandan da bana ben uyurken olan şeyleri anlatıyorlar dı .
Zaman çok kısıtlı olduğu için yemekleri şirkete yaptırmışlar nikah da avluda yapılacağı için sadece yakın akrabalarımız gelecekmiş , ablam normalde urfada yaşıyor ama yazları İstanbula tatile gidiyordu o da ilk gelen uçağa bilet almış 2 saat sonra burada olurmuş.
Hatice teyze " Bu arada kızım şimdi diyeceksin annem nerede neden yanıma gelmiyor diye dün babanla kavga etmiş sonrada bayılmış bir saat önce kendine geldi yengen zorla kahvaltı yaptırmış iyi durmu " dedi .
Ben de neden bu saate kadar yanıma gelmedi diye düşünüyordum demeki o da benim gibi bu olanlara dayanamamış , elimdeki böreği yiyip bir bardak su içerek mutfaktan çıktım .
Üst kata çıktığımda odamdan içeriye giren annemi gördüm hemen ardından bende odama girdim , annem arkasını dönüp beni görünce sıkıca bana sarıldı ve işte yeniden ağlamaya başladım ama bu sefer annemin de gözyaşları bana eşlik ediyordu .
Annem " Ah benim bahtsız yavrum koruyamadım seni engel olamadım olanlara , ben nasıl bir anneyim koruyamıyorum yavrumu " elinde olsa gerçekten benim için herşeyi yapabileceğini çok iyi biliyorum ama onunda elinden hiçbirşey gelmiyor.
" Ağlama anne senin yapabileceğin hiçbirşey yok ki demek ki benimde kaderimde bu varmış hem sen hep demezmiydin kaderin önüne geçilmez kızım " kendi acımı bir tarafa bırakıp anneme merhem olmaya çalışıyordum.
" Ah o abin ah hepimizi birden yaktı kızım , elimde olsa atarım onları ağaların önüne ama benimde elim kolum bağlı bebeği olacakmış abinin de " birlikte yatağımın üstüne oturduk " Hasan ağa bunun gizli kalmasını istemiş zaten bebek birkaç haftalıkmış bizimkilerde kabul etmiş , yeterince rezillik çıktı daha fazlasına gerek yok " .
Annemle 10 dakika kadar konuştuk onu çağırdıkları için gitti bende yatağıma uzanıp tavanı izlemeye başladım . Aradan 2 saat geçmişti ablam ve yeğenlerim gelmişti ilk olarak bizimkilerle tartışmış sonrasında yanıma geldi ve kısa bir ağlama seansı da onunla gerçekleştirdik .
Olanlara inanamadığını abime çok kızgın olduğunu ve istersem beni buradan kaçırabileceğini söyledi ama bunu reddettim iki tane küçük çocuğu var onun başına bela açamam .
Bir saate yakın benimle oturup konuştu ama sonrasında onun da gitmesi gerekti ve yine tek başıma kaldım . Kuzenim Rozerin yanıma gelince birlikte bu katta olan küçük oturma odasına gittik buranın penceresi avluya bakıyordu , perdenin ardından avluya baktım tüm yakın akrabalarımız gelmişti masalar kurulmuş yemekler veriliyordu.
Annem siyah bir elbise giymiş başına da siyah şal takmıştı aynı şekilde ablamda koyu kahve düz bir elbise giymişti ikisi de cenazeye gider gibilerdi , amcam ve dayımın eşleri ve çocukları da koyu renkler de giyinmişlerdi herkeste bir yas havası vardı , benim için olduğunu biliyorum ben onları onlarda beni severdi ama elalemin de ağzına laf vermemek için mecburen nikaha katılmışlardı.
Abim ve Rojbinin gelmesiyle konağı alkış sesi sardı , Rojbin koları dantel kabarık simli bir gelinlik abim ise lacivert takım elbise giymişti birlikte onlar için hazırlanan masaya geçtiler ve nikah memuru gelip nikahlarını kıydı. Mevlit okundu yemekler verildi düğünleri sesiz geçmişti Rozerinin söylediğine göre Ciwan ağa tek bir çalgı sesi duyarsa düğünü başımıza yıkacağını söylemiş zaten bizimkilerde asla kutlama falan yapmayacağız demişler . İki saat içinde düğün bitti ve herkes evine dağıldı bu süreçte Rozerin hep yanımda durdu ona teşekkür edip odama geçtim kapımı kilitleyip üstümü değiştirip kendimi yatağa attım .
Bir kaç kişi gelip kapımı çalıp bana seslense de kimseye cevap vermedim , Rozerinin duyduğuna göre yarın beni istemeye geleceklermiş bir hafta içinde de düğün yapılacakmış . Daha fazla düşünmek istemediğim için kendimi uykunun kollarına bıraktım.
○○○○
Hellooo ben yazarınız ve bu benim ilk kitabım yanlışlarım olmuşsa lütfen belirtin düzeltmeye çalışırım yeni bölümde görüşürüz .