İçeriğe geç

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 6 · 5 dk okuma

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 6

Bölüm 6:

Bir gelin düğünün de mutlumu olmalı? Yoksa evinden gittiği için ağlayıp mutluluktan göz yaşımı dökmeli? Her kızın hayalidir baba evinden telli duvaklı sevdiği adam ile çıkmak, benimki öyle değil bir berdel ile evleniyorum ve baba evimde değilim.

"Hanımım hazırsanız gelinliğini giydireyim" dedi görevlilerden biri yavaşça ayağa kalktım kendime baktım makyaj..... saç bambaşka bir ben vardı karşımda yatağın üzerinde duran gelinliği kadın eline aldı bana verdi,yardımıyla gelinliği giydim gelinmiğimin arkasını kapatırken aynadan kendime baktım tekrardan belki böyle bir evliliğim olmasa kendimi bu halde görürken gülümserdim sessizce ağlamazdım.

"Hanımım silin göz yaşlarınız makyajınız akıcak yoksa" dedi kadın peçete ile göz altlarım düzgünce sildim kendimi toparladım. Kapıyı iki kere tıklatıp Güneş Hanım içeri girdi elinde kırmızı duvak vardı.

"Kızım çok güzel olmuşsun" dedi gözleri dolarken.

"Keşke annemde göre bilseydi" dedim tekrardan ağlayarak göz yaşlarımı nazikçe Güneş hanım sildi.

"Ağlama kızım biraz zaman geçsin anneni görmeye gidersin" dedi Güneş hanım pek bu sözüne inanmasamda hafif gülümsedim elindeki duvak ile başımı örttü.

"Hadi artık kızım zamanı geldi" dedi. İşte Hayat zulmüm bu saatten sonra başlayacaktı. Güneş hanımın yardımıyla merdivenlerden indim herkes avluda beni bekliyordu Hazar bana bakıyordu ama başımı kaldırıp ona bakmadım,bakamazdım yoksa ağlardım. Davul zurna sesleriyle arabaya bindik duğün salonuna doğru gidiyorduk. Hazar ile arka koltukta oturuyorduk ellerimi önde birleştirmiş şekilde öylece duruyordum.

"Sahra sana hiç güzel olduğunu söyleyen oldumu?" dedi Kıvanç arabayı kullanırken. Nediye bilirdim evet hemde Allahını her günü her saati dünyalar güzeli olduğumu söyleyen bir sevgilim vardı mı demeliydim? Sesimi çıkarmadım. Düğün salonuna geldiğimizde herkes yerlerini alırken Hazar ile odada bekliyorduk.

"Bir gelini göre çok sakinsin" dedi Hazar. Yine sesimi çıkarmadım.

"Cevap niye vermiyorsun dilini mi yuttun?" dedi tekrardan ve yine konuşmadım. Hazar ayağa kalktı yanıma gelmek isterken kapı açıldı.

"Abi hadi herkes sizi bekliyor" dedi Kıvanç ardından odadan çıktı Hazar bana baktı yanımda öylece duruyordu.

"Sana bir kaç saatlik kocanmış gibi davranacağım sanma yumuşayacağımı dua et davetliler var. Sakın ağlayım bir hata yapayım deme yoksa ölümün benim elimden olur. Şimdi gir koluma ve sadece gülümse" dedi dişlerini sıkarak. Koluna girdim salona girerken acı bir gülümsemem olmuştu gören mutlu olduğumuz sanardı müzik ve alkış eşliğinde yerimizi aldık nikah memuru geldi ve oturdu. Birkaç konuşmadan sonra malum benim hayat eziyetimi kabul edişimi kabul edip etmeyeceğimi soracaktı.

"Siz Hazar Ateşoğlu, Sahra Bozkaya'yı eşiniz olarak kabul ediyorumusun?" " dedi memur. Hazar düşünmeden mikrofona yaklaşıp.

"Evet"dedi. Herkes güçlü bir alkış attı.

" Siz Sahra Bozakaya, Hazar Ateşoğlu'nu eşiniz olarak kabul ediyormusun?"dedi memur. Önce Hazar'a sonrada Güneş hanıma baktım başıyla onaylarcasıne salladı. Yutkundum derin bir nefes aldım.

" Evet"dedim titreyen sesimle herkes alkış attıktan sonra memur tekrar konuştu.

"Beledeyinin bana verdiği yetkiye dayanarak bende sizi karı koca ilan ediyorum" dedi memur ve tekrar alkış. İmza attık evlilik cüzdanını bana verdi şuan öyle bir isterdimki kahkaha atıp o evlilik cüzdanını havaya kaldırıp sallamayı oda olmadı bir kadın için hayal kırıklığı herzaman normaldir adı üstün de kadın şöyle bir devirde hâlâ Nalet berdel töreler var ve kadınların söz hakkı geçmiyordu. Danslar edildi halaylar çekildi takı merasimi yüzünden ayaklarım su toplamıştı ağırlık çok fazlaydı üzerimde.

"Artık geline takı takmayın buradaki kutuya koyun" dedi Güneş hanım. Herkes cam kutunun içine altın para atıyordu deste deste üzerimdeki altınları Defne ve Şirin çıkarıp valize atıyordu Hazar'ın kurdelesi tam altın ve para dolmuştu fazlasıyla bir çırpıda kurdeleyi çıkarıp valizin içine attı. Defne ve Şirin yanımda duruyordu yardımlarıyla yerime geçip oturdum etrafı seyrediyordum.

"Sahra çok güzel olmuşsun" dedi Defne gülümseyerek.

"Teşekkür ederim" dedim gülümseyerek.

"Valla Görümcecim prenseslerden farksızsın şuanda Hazar abim sana nasıl düştüğünü görmek isterdim." dedi kıkırdayarak ve salona siyah elbisesi ile giren Buseye baktık Şirin tekrar gözlerini devirdi defne elini alnına vurdu.

"Hah! Bir bu eksikti yelloz" dedi Şirin. Gülümseyerek Hazar'ın yanına gitti burada onu öpemezdi ama Hazarın elinden tutup dans ediyordu Hazar iki elini beline dolamış tı Buse bir eli omzundayken diğer eli göğsündeydi. Gözlerimi kapattım. "Allahım herşey bir rüya olsun ne olursun" dedim mırıldanarak. Nergis Hanım bana bakıp nispet yapar gibi gülerken Güneş hanım ve Kıvanç yanıma geldi Kıvanç önümü kapatacak şekilde karşımda durdu gözlerim dolmuştu.

"Kızım istersen artık gidelim herkes biraz daha eğlenip kalkacaklar" dedi Güneş hanım. Başımı onaylarcasına salladım. Kıvanç gelinmiğimin bir kısmını tutup kalkmama yardım etti koluna girmemi istedi birşey demeden koluna girdim Hazar ve Busenin önünden geçerken Hazarla göz göze geldik o anda gözümden bir yaş süzüldü başımı çevirip önüme baktım.

"Ağlama Sahra değmez" dedi Kıvanç mırıldanarak. Zoruma giden neydi ki? Berdel ile evlenemem mi? Kocam olacak heriften eziyet görmem mi? Yoksa benim odamda hâlâ sevgilisi ile fingirdeşmesimi? Yoksa düğünümde benim yerime onunla dans etmesimi? İşte ağlamak bu kadar basit ucuz dur. Bir sevilmek ne para ister nede bir anlaşma, duyguyla olan birşey sevgi, aşk tabi karşılıklı olan duygular.

Konağa vardığımızda Şirin ile odaya çıktık gelinliği çıkarmama yardım ettikten sonra odadan çıktı bende tekrardan soğuk bir duş aldım. Bornoz ile banyodan çıktım saçlarımı tarayıp kuruttum. Aynadan saçlarım ile ilgilenip kendime bakıyordum o anda kapı açıldı Hazar gelmişti baştan aşağı bana bakarak süzdü ayna yansımasından sadece ona bakıyordum. Yanından gitmek için ilerleyecektim ki kolumdan tuttu nefesini yüzümde hissediyordum.

"Nereye karıcım" dedi alaycı bir tavırla.

"Çekil Üzerimi giyineceğim" dedim. Ağzı içki kokuyordu ama fazla sarhoş değildi sadece sersemliği vardı.

"Ben sana dememişmiydim dün zamanı gelince sana göstereceğim" dedi Hazar mırıldanarak sanki kalbimin sıkıştığını hissetmiştim.

"Bırak beni Hazar sarhoşsun" dedim titreyen sesimle.

"Soyun" dedi net şekilde Hazar'ın gözlerinin içine baktım. Gözlerim dolmuştu bir eli ile önüme gelen saçımı tutup arkaya attı.

"Nedemek soyun?" Dedim.

"Sahra sen beni daha tanıyamamışsın sana ben bu eve geldiğin ilk gün dedim Allahın her günü berdel ile evlendiğini sana hatırlatacağım ve dün Buseyi ağlattığın içinde sana söylemiştim son sözüm de ne vardı.... Zamanı gelince ve geldi bu gün bizim gecemiz" dedi alaycı bir tavırla kolumu Hazar'dan kurtarmaya çalışsam bile kurtaramıyordum.

"Sen mi yaparsın? Ben zorlamı yapayım? Ve inanki hiç acımam" dedi ben gitmek için direniyorum ama kolumu daha fazla sert tutmaya başladı eli direk bonozuma gitti gözümden bir yaş süzüldü sanki ağzıma kelepçe takmışlardı bağırmıyorum, kıpırdayamıyordum. Önce kendi gömleğinin düğmelerini açtı tek eliyle ben çırpınırken kendi çok rahattı. Bornozu bir çırpıda üzerimden çıkarmıştı çığlık atmak istiyordum ama atamıyorum. Nasıl bir cehennemin içindeydim.

Hazar intikam için zevkle bedenimi ele geçirirken ben sadece yastığımı sıkıp sessizce ağlıyordum. İşte ben bitmiştim artık Hazar çıplak bedenime detaylı bakarken ben başımı sağa çevirip boş duvara ağlayarak bakıyordum. Eliyle çenemi sıkıca tuttu gözlerine bakmama sağladı.

"Ne oldu Sahra kocan ile ilk gecen ve sen sadece ağlıyorsun bu gece için can atmıyormuydun yoksa? öpsene hadi" dedi dişlerini sıkarak. Tekrar bedenimin içine girerken gözlerimi kapatıp ağlamaya devam ettim. Artık cansız bir bedenden farkım olmadığını anladım.

Bölüm sonu

26 yorum