İçeriğe geç

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 47 · 7 dk okuma

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 47

Bölüm 47:

Kaya ayağa kalkıp kızımı kucağıma bıraktı başımı kaldırıp Kaya'ya baktım.

"Kızın senin kadar mızmız Sahra." Yüzümü ekşittim.

"Sevme o zaman"

"O yüzden verdim ya"

"Kızım bir daha bu adama gidersen senin o bacaklarını kırarım" dedim Ayça'ya bakarak. Masum kızım bana melul melul bakıyordu.

"Orası kesin değil. Kızın tam bir erkek kurdu" yanımdaki yastığı Kaya'ya doğru fırlattım çevik bir hareketiyle sağ tarafa adım atıp yastıktan kurdu.

"Yürü git Kaya"

"Gidiyorum zaten"

"Nereye? Hazar oğlum" dedi Şenwan Ağa. Kaya bakışlarını bizden çekip Şerwan ağaya baktı.

"Bir arkadaşımın yanına gitmem gerek amca. Belki gelmeye bilirim"

"Kim bu sırlı arkadaş?" dedi Cihan sırıtarak.

"Eninin körü Cihan. Şu bok ağzını açma migrenimi fazlalaştırıyorsun"

"Yeminle bir gün abim olduğunu unutacağım"

"Unut Allah için unut" Sabır çeke çeke yanımızdan gitti. Cihan yeri geldi çekilmez biri olabiliyordu diliyle bir tek savaşan İdil idi. Ayça üzerinde uyuklamaya başlayınca kızımı kucaklayıp içeri geçtim.

******

Sizce aşk nedir? Aşk aslında sevdiğini söylemek, sabahlara kadar uyumamak değil bu yanlış bir açıklama olur asıl aşk: Ne yaparsan yap soğuyamamak, çabalasanda vaz geçememek, yaptığı yanlışlara rağmen haklı görmek, özür dilemese bile affetmek tir.

Hazar Sahrayı unutmak istese bile aslında unutamıyordu çünkü yavaşça sine sine kalbine yazmıştı farkında olmadan. Kalbine girmişti Sahra. Saat epey geçti arka bahçede ışıklarla çevrilmiş karısının gül bahçesindeydi Hazar. Bir aydır karısının bakmadığı güllere bakıyordu. Suluyordu, yeri geldimi sohpet bile ediyordu Sahranın varlığını hissettirecek tek şey Sahra'ın gülleriydi.

"Bir gülü gitti diye günlerce ağlayan karım. Binlerce güllerini geride bırakıp gitti. Buda size haksızlık değilmi?" dedi Hazar gülü okşayarak. Cevap yoktu bir an delirdiğini bile düşünüyordu çiçekler ve Sahra ile tanışmasaydı belki bu duruma kahkaha atarak gülerdi ama Sahra hayatına bir şimşek gibi girmişti neye alışıksa Hazar'ı da bağlıyordu.

" Belki Güllerin sahibi kocasının kendisini almasını bekliyordur" Hazar gelen ses ile direk arkasını döndü. Çok tanıdık gelen ses askerliği boyunca el ele verip savaştığı ses. Güle bakıp gülümsedi Hazar ardından ayağa kalkıp toprak bulaşmış ellerini çırptı.

"O güllerin sahibi kendi gitmek istediyse?" Kaya tek kaşını kaldırıp Hazar'a baktı. İki adımda Hazar'ın yanına varıp sarıldı.

"İşte onu bilemem be kardeşim" dedi derin nefes verdi Kaya.

"Seni hangi rüzgar attı buraya?" Kaya ilk bir süre Hazar'ı süzdü onun tanıdığı Hazar bu değildi. Her zaman dik, başlı dik duruşu, asabi hayatında gördüğü en iyi adamdı Hazar arkadaşına her zaman bir hayranlığı vardı ağırlıyla konuşuyordu kendini gösteriyordu.

" Gel kardeşim içeri geçelim seninle sohpet edesim geldi. Geldim" Hazar hafif gülümsedi.

"Geçelim" Hazar elini Kaya'nın omzuna atıp birlikte içeri girdiler. Kaya salona geçip oturur iken Hazar elini yüzünü yıkamak için odasına gitti. Kaya bir süre gözleri ile evi süzdü bu yeni yaptırdığı eve olmalıyla tek dikkat ettiği Sahra ile bir tane bile fotoğrafı olmadığı. Hazar tişört giyerek aşağıya indi tabi Kaya karın kasları ile karşı layacağını bilmediği için bir süre arkadaşına baktı çevik bir karetle Hazar gri tişörtünü giyip Kaya'nın yanına oturdu.

"Bana şov yapmak için mi böyle indin?" Hazar mızırsızca gülümsedi.

" Şov yapacağım en son kişisin Kaya" Kaya hafif tebessüm ile gülümsedi konuya nereden gireceğini bilemediği için bir süre daha bekledi.

"Neden geldin?" Kaya bu soru ile afallamalıydı ama afallamadı çünkü Hazar da boş yere gelmediğini biliyordu. Kaya hafif kendini dikleyip bir kolunu koltuğun üst kısmına attı bakışlarını yeşil gözlere kenetledi.

"Direk gir diyorsun yani?"

"Aynen öyle" Kaya anladım dercesine başını salladı.

"Tek soru soracağım. Gitmesine niye izin verdin?" Hazar bu soru ile kaşlarını çattı karın ağrısı belli olmuştu.

"Kendi gitmek istedi gitti"

"Neden diye sordun mu peki?" Hazar sustu dememişti bu evden kefenin çıkar dedi sonra defol git demişti.

"Hayır. Soracak bir sebebim yok" Kaya burnundan nefes vererek kol dirseklerini dizlerine yasladı kaşlarını kaldırıp Hazar 'a baktı.

"Vazgeçtim diyorsun yani?"

"Vazgeçtiğimi kim söyledi?"

"Davranışların"

"Vaz geçen oydu en kötü günümde beni terk etmek istediğini yüzüme vura vura söyledi. Gitmek için günlerce ağladı ne yapsaydım kal Sahra ne olur gitmemi deseydim acıma acı kattı lan"

"Sen onun acısına acı katmadın mı?" Sustu Hazar acısına acı katmamıştı kanayan yarasına tuz basmıştı.

"Kaya derdin ne? Bir gece yarısı geliyorsun bana saçma sapan sorular soruyorsun" Kaya son demlerini yaşıyordu arkadaşının bu kadar salak olacağını düşünmemişti. Halbuki tuttuğunu sıkıca kavrayıp bırakmayan adamdı Hazar.

"Çünkü karın ölecek Hazar! Yarın ameliyatı var o masada kalma oranı yüzde seksen karın orada canı ile savaşırken sen gelmiş burada o gitti. En acı gümde bana bunu yaptı şunu yaptı diyorsun. Lan o kadın şu bir ayda neler yaşadı biliyor musun? Bilmiyorsun çünkü bir kere bile aramadın, aratmadın sırf kızı annesiz kalmasın diye ameliyatı kabul etti lan! Sırf sen onun acısı ile sınanma diye senden vazgeçti gelmiş burada gevşek gevşek konuşuyorsun salak adam! "Hazar bin süre sessiz kaldı Kaya'nın söylediklerin idrak etmeye çalıştı ölüyor dedi ameliyat olacak dedi beyninde aynı cümleler tekrar tekrar döndü kendine uçurumun ucundaymış gibi o buz gibi rüzgarın yüzüne vurduğunu hissetti Hazar.

" Na-Nasıl ameliyat olacak?" Kaya sinirden gülümsedi. Çenesini sağ eliyle sıvazladı sinirli bakışlarıyla Hazar 'a daha fazla yaklaştı.

" Karın Gırtlak kanseri Hazar. Üçüncü evre bir ay kadın bekledi aratmadın bulmadın, bulmak istemedin. Şuan odasında kızıyla hüngür hüngür ağlıyor yanında kocası yok diye, ailesi yok diye. Doğumda elini tutacak konacası yoktu tek başına direndi o kadın. Şimdi ameliyat olacak ve kızı ortada şimdi demi tek bırakacaksın kızını ve karını? "Hazar beyninden vurulmuştu beynine kan gitmiyordu sanki. Bunu önceden nasıl fark edemediğini düşündü. Parmaklarını saçlarının arasına geçirdi sağ eliyle ensesini tuttu nefesi daralıyordu boğazına koca bur yumru oturmuştu.

" Benim elimde olan birşey mi? Lan! Bana söylese onu bırakırmıydım. Yüzüme baka baka seni sevmeyeceğim dedi. Bana bırak peşimi bu konakta yaşamayacağım dedi kararından vaz geçirmek istedim ama dedikleriyle yine susup kaldım ben."

"Belki onu anlamak istemediğindendir. Sende o sevgiyi görmediği içindir. Sevseydin bırakmazdın çünkü Hazar! Sustum sustum ama nereye kadar bir gece yarısı kalkıp yanına geldim. Vazgeçin bu saçma sapan ayrılıktan görmüyormusun oğlum . Ne sen onsuz mutlu nede o sensiz mutlu ikiniz mutsuzsunuz. Kendine bak! Nerede omuzları dik bakışları keskin Hazar? Yok çünkü hayatına renk katan kadın yok. " Hazar dik omuzlarını serbest bıraktı daha fazla direnemiyordu elleri ile yüzünü sıvazladı gözünün önüne direk ela gözler geldi. Başını kaldırıp Kaya 'ya baktı.

" Denedim ulan unutmayı denedim. Olmadı unutmaya kıyamadım her yanım onun anılarıyla dolu çiçek deyince aklıma direk güller ve Sahra geliyor. Gitmek istedi izin verdim belki mutlu olur diye madem benimle mutsuz bensiz mutlu olur dedim içim yana yana kabul ettim lan ben!"İşaret parmağıyla kalbini işaret etti." Bu kalbim acıdı karıma git dedim diye kovmaktan beter ettim hâlâ ona verilen hükmü kaldırmaya çalışıyorum bir aydır. Bir aydır çabalıyorum eğer kızımı ve Sahrayı getirmezsem diğer ağalar ayaklanacak karım öldürülecek ve ben hiç bir bok yapamayacağım"

" O zaman git karını al Hazar"

"Nasıl? Hangi yüzle?"

"Aşkta gurur olmaz Hazar. Biz nederdik? Tuttuğumuz eli anca ölünce bırakırız ölürüz ama sevdamız yaşar tuttuğumuz eli bırakmayız derdik. Sende bırakmayacaksın karının sana ihtiyacı var"

"Yarın mı ameliyatı?"

"Evet" Hazar oflayarak başını koltuğa yasladı alnını ovdu.

"Nerede diye sormayacak mısın?"

"İstanbula biliyorum. Ben yanında olmasan bile her zaman bir adım arkasındayım Kaya" Kaya istemsizce gülümsedi biliyordu odundu ama asla bırakmazdı Hazar.

"Seviyormusun peki?"

"Sence?" dedi Tek kaşını kaldırıp. Kaya anladım dercesine başını salladı derin bir iç çekip koltuğa yayılarak oturdu.

" Hasret çektim kömür verdim seni sevdim ben" Kaya şarkıyı mırıldandı minik minik. Hazar devam etti.

"Böyle bir güzele, eşimi tezele, şiire, gazele, könül verdim, şiire, gazele" Hazar cebinden çıkardığı sigara paketinnden bir tane çıkarıp Kaya 'ya fırlattı kaya havada yakalayıp dudağına götürdü sigarayı Hazar dudaklarında yakıp çakmağı Kaya' ya verdi sigarasından bir duman çekip dudakların dan ve burnundan sakince geri savurdu.

"Valla az daha içmesem beynim patlayacaktı" dedi Kaya dudaklarında zevkle çektiği dumanı dışarı verdi. Bir süre ikiside sessiz kaldı Hazar öylece elinde yanan sigarasıyla tavanı seyretti.

"Nasıl? Güzel mi?...... Kime benziyor?" Kaya arkadaşına bir süre baktı. Hazar'ın bırakmasının ardında sadece hayal kırıklığı vardı karısına olan kırgınlığı.

Kaya sigarasını külün küllüğe bir iki kere vurdu. Kızı karısı kadar güzel Hazar kadar mızmız. Karısının beyaz teni, kiraz dudakları uzun, kirpiklerine benzer iken gözleri aynı Hazar gibiydi koyu yeşil ama bunu söylemeyecekti madem kendi bıraktı nedenleri vardı karısı ile ne zaman barışırsa kendi merakını o zaman giderirdi.

Bölüm sonu

5 yorum