İçeriğe geç

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 43 · 5 dk okuma

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 43

Bölüm 43:

İnsan hasretine dayanamayıp gelir. Bazılarının aşk'ı Kara sevda yada hudutsuz sevda olarak adlandırılır Sahra ve Hazar'ın ki Berdel zulmünden oluşan bir sevday dı. Onlar berdel ile evlenmiş ve bir araya gelmişlerdi. Şimdi kendi yarattıkları zulmü acı içinde çekiyorlardı.

Sabahın altısında yatakta bir sağa bir sola dönüp duruyordum. Sancım vardı derin nefes verip kendimi dikledim.

"Bu sancı beni öldürecek" dedim mırıldanarak yataktan yavaşça kalktım koltukta duran hırkamı alıp odadan çıktım. Bir elim karnımda iken diğer elim belimdeydi sancı feciydi merdivenlerden yavaşça indim mutfak kapısının önünde durdum Kaya bu saatte niye uyanıktı?

"Kaya" dedim. Omuz hizasından bana baktı ardından önüne dönüp bardağa doldurduğu sütü eline aldı arkasını dönüp bana baktı.

"Erkencisin"

"Sancım olduğu için yatamadım da sen?"

"Alışkanlık diyelim" Anladım dercesine başımı salladım.

"İçermisin?" elindeki süt dolu bardağı bana uzattı. Dediğine tepki veremeyecek kadar çok sancım vardı bir elimi kapıya yaslayıp destek aldım diğer elim ile karnımı tuttum.

"Kaya..... Çok ağrım var" dedim kendimi sıkarak. Acıdan inlemeye başlamıştım Kaya elindeki bardağı tezgaha bırakıp yanıma geldi.

"İyimisin?"

"Değilim kaya!" Sancıdan bağırıyordum resmen. Bağırışımla bir herkes mutfağa toplanıyordu.

"Neler oluyorr" derken son cümlesini uzatarak bana baktı Kadir.

"Sahra sen altına mı işedin bana mı öyle geliyor?" dedi Cihan şaşkın şekilde. O an başımı eğip aşağıya baktım ardından Kaya ya.

"Suyum geldi! " dedim inleyerek Kaya kolumdan tuttu.

"Bu saate ne bağırıyorsunuz?" dedi İdil gözlerini ovalayarak mutfağa girdiğinde bu manzarayı beklemiyordu. "Sahra!" Dedi endişeli bir şekilde hızla yanıma gelip karnımı ve kolumu tuttu.

"Valla geliyor!" dedim sancılar içinde.

"Lan kim geliyor?" dedi Hakan.

"Tamam. Ne-Ne yapalım şimdi?" dedi İdil şaşkınca.

"Kim su döktü lan buraya?" dedi Mete ev ahilesi tek tek dökülüyordu.

"Anan su döktü Mete kapa çeneni!" Dedi Kaya.

"Kaya bebek geliyor!" Destek almak için kayanın iki kolunu sıkıca tuttum.

"Sahra ne kaya, Kaya diyorsun? Adam silah tan başka birşey bilmez nereden bilsin bebek doğurtmayı?"

"Sus Cihan!" Aynanda yükselmiştik Kaya ile. Sancım artıyordu her sancıdan bağırmamla konağı inletiyorum.

"Yürüye bilirmisin?"dedi Kaya bana bakarak. Başımı hayır anlamında salladım. "Cihan git arabayı hazırla" Cihan ışık hızıyla yanımızdan ayrılıp dışarı çıktı. Kaya bir eli ile belimi sıkıca kavrar iken diğer elini bacaklarımın altından kavrayıp kucağına aldı.

"İdil bebek eşyalarını da al gel çabuk!" Dedi Şerwan Ağa. İdil bebek eşyalarını almaya gittiğinde Kaya beni dışarıya çoktan çıkarmıştı araba hazır çalışır haldeydi arka kapıyı açıp dikkatlice arka koltuğa otutturdu.

"Dayana bilir misin?"

"Dayanamam!" dedim İnleyerek.

"İdil hadi!" Dedi bağırarak kaya ön koltuğa gidip oturdu İdil elinde çanta ile gelip hızla yanıma oturdu.

"Nefes al ver Sahra Nefes al ver" dedi İdil. Sakince nefes alıp vermeye çalıştım yapamadım sancı gittikçe artıyordu.

"Daha erken değil mi?" Dedim korku içinde.

"Daha hızlı sür Cihan" dedi Kaya ardından başını çevirip bana baktı.

"Allahın izniyle birşey olmiyacak sağ salim alacaksın kucağına bebeğini" Arabada bağırıp çağırmam daha fazla teleşlanmalarına sebep oluyordu yarım saatlik acılı yol sonucu hastaneye gelmiştik. Kaya arabadan ışık hızıyla inip sedye getittirdi. Beni kucağına alıp yavaşça sedye ye uzandırdı.

"Şimdi gideceksin bebeğini ile çıkacaksın tamam mı?" dedi Kaya sedyeyi sürüklerken. Acıdan inledim sedyede kıvrandım doğum hane kapısının önünde Cihan, Kaya ve İdil durdular. Beni direk içeri aldılar. Doğuma gidiyordum ve kocam yoktu acıdan inleyip elinden destek alacağım kocam yoktu destekçim yoktu.

" Hadi Sahra ıkın daha sert ıkın" ağlıyordum bir yandan acı içinde inleyerek ıkınıyordum.

"Olmuyor!"

"Hadi Sahra bebeğine kavuşana ramak kaldı hadi ıkın son kez güçlü ıkın" Son gücümle çığlığım la ıkındım. Bitmiş halde başımı geriye yasladım nefes nefeseydim. O an duydum minik tiz sesi ağlamaya başladım.

Doktor göbek bağını kesip yeşil çarşafa kesip ağlayan bebeğimi kucağıma verdi hıçkıra hıçkıra bebeğimle beraber ağladım.

"Hoş geldin güzel kızım" başına bir buse kondurdum tiz ağlama sesi tüm hastaneyi dolduruyordu. Dünyaya bebeğimiz geldi Hazar ama sen yoksun ilk senin gözlerine bakamayacak oysaki en çok istediğim sana o duyguyu yaşata bilmekti.

******

Pembe balonlar ile dekore edilmiş odaya baktım. Saçlarıma Kırmızı kurdele bağlamıştı İdil zorla. Kucağımda pembe zıbınlarıyla duran bebeğime baktım minicik ellerine, mis kokusuna, baş parmağım ile Narin elini okşadım minik bebek mırıltısı bile çok güzeldi.

"Allahım sen ne kadar güzel bir bebeksin" dedi İdil kızımın başını okşayarak.

"Senin gibi çok güzel kızın Sahra kızım" dedi Zuhal hanım.

"Adını düşündün mü? Kızım" Dedi Şerwan Ağa. Gülümseyerek kızıma baktım göz yaşım akar iken gülümsedim burnumu çektim Şerwan ağaya baktım.

"Ayça" dedim titreyen sesimle. Kendime dikleyip Şerwan Ağanın kucağına verdim. Şenwan Ağa üç kere kulağına kızımın ismini söyledikten sonra dua etti. Yanağına nazik bir buse kondurup tekrar kucağıma verdi.

"Ee biz ne zaman seveceğiz?" Dedi Cihan. Gülmeye başlamıştık Kaya ya baktım yanımda menim bebeğime bakışlarını kenetlemişti.

"Kaya almak istemisin? Dedim kaya şaşkın şekilde bana baktı ne diyeceğini bilemedi.

" Çok küçük tutamam ki ben bunu " Hakan ensesine bir tane şaplattı.

" Ulan çocuğun olmadan bu deneyimi yaşıyacaksın işte önceden prova gibi düşün " Kaya bana alabilirmiyim? dercesine bir bakış attı. Bana doğru eğilip yavaşça Kaya 'nın kollarının arasına bıraktım kızımı.

Kaya o kadar Narin tutuyor Du ki sanki kollarının arasından kayıp gidecekmiş gibi tutuyordu kızımı. Karşımda o an Hazar beliri verdi eğer burada olsaydı aynı Kaya gibi olurmuydu? Akan göz yaşımı gülümseyerek sildim.

"Abi almaya korkuyordun şimdi kucağından indirmiyorsun verde bizde sevelim" Kaya Cihan 'a ters bir bakış attı Cihan susup kendi köşesine çekildi. Kaya Ayça' nın yanağına nazikçe bir buse kondurdu ardından kucağıma dikkatlice verdi.

"O zaman biz gidelim de Sahra kızım kızıyla dinlensin evde şenlik vardır." dedi Şerwan Ağa.

"Ben Sahra'nın yanındayım siz gidin" dedi İdil.

"Bir an önce çıkta şu fıstığı bizde sevelim" Dedi Hakan. Hepsi tek tek kızımın ayağından öptükten sonra odadan çıktılar tek ben ve İdil kaldık. Kızıma bakıp ağlamaya başladım İdil Ayça'yı kucağımdan alıp bebek küvezine koydu.

"Ağlama güzelim bak kızın yanında" Boğazıma yumru oturmuştu Hıçkırıklarımı susturup göz yaşlarımı sildim.

"Karşımda Kaya yerine Hazar 'ı gördüm İdil. Oda olsaydı kızına öyle bakarmıydı?"

"Bakardı tabi kuzum" Başımı hayır anlamında salladım. Bebeğinin doğumunu görmek istememişti. Sessiz yaşamayı öğreneyim demişti.

Hazar' a çok kırgındım. Acaba kızının dünyaya geldiğini öğrenmişmidir? Öğrense çoktan buruya gelirdi belki. İçimde yine bir umut vardı ağlayarak uyuyan kızıma baktım minik ayaklarıyla uyurken tekme atıyordu bu anı hiç birşeye değişmem. Hastaneden çıkmadan önce Hakan ile gidip doktor ile konuşacağız ameliyat günümü alacağız. Tek isteğim bu süreçte kızımla iyi vakit geçirmek.

Bölüm sonu

12 yorum