İçeriğe geç

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 3 · 5 dk okuma

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 3

Bölüm 3:

Gözlerimi açtığımda hâlâ balkondaydım uyuya kalmışım. Etrafa baktım herkes bahçeye gidiyordu ayağa kalktım odaya girdim. Hazar odada değildi yatağın üzerinde benim için kıyafetler bırakılmıştı banyo edecek vaktim yoktu hızlıca üzerimi giyinip odadan çıktım. Aşağıya indiğimde etrafa baktım arka bahçeye yürüdüm.

"Elin nasıl oldu?" dedi Kıvanç arkamdan seslenerek. Olduğum yerde durup arkamı döndüm Kıvanç'a baktım.

"Daha iyi" dedim acı bir gülümseme ile ama bilmiyor ki abisi dün tekrar yaralarımı deştiğini Kıvanç ile masaya doğru ilerledik herkes oturmuştu.

"Hah! Sonunda geldi yeni gelin insan sanar gelin değil misafir" dedi Zafer ağanın solunda oturan kadın.

"Ana Sabah sabah başlama" dedi Kıvanç. Oturacağım yeri bilmiyordum Güneş Hanım bana güler yüzüyle baktı.

"Gel kızım senin yerin gayrı burasıdır." dedi yanındaki sandalyeyi göstererek. Birşey demeden sandalyeyi çekip oturdum herkes keyifli bir şekilde kahvaltısını ediyordu ben sadece tabağımdaki peynir ile oynuyordum.

"Kızım neden yemiyorsun?" dedi Zafer Ağa.

"Aç değilim. İzniniz olursa kalka bilirmiyim Ağam" dedim mırıldanarak.

"Tabi kızım. Sen nasıl istersen" dedi Zafer Ağa gülümseyerek sandalyemi yavaşça geriye gittiğimde sandalyemi tutan birisi ile öylece kalmıştım tekrar sandalye ile beni masaya itti. Yanımdaki sandalyeyi çekip oturdu Hazar.

"Birşeyler atıştır ve bu masadan büyükler kalkmadan kalkamazsın" dedi ciddi ses tonuyla, tırnaklarımı avuçlarımın içine geçirdim.

"Oğlum ben izin verdim Sahra kızıma" dedi Zafer Ağa.

"Baba kural kuraldır. Büyükler kalkmadan bu masadan kimse kalkmaz" dedi tekrar Hazar dişlerini sıkarak.

"Konuş Hazar konuş bu meymeniyetsiz kıza kuralları öğretmemiz gerekiyor" dedi kadın öfkeyle bana bakarak. Zafer Ağa ve Güneş hanım ayağa kalktı.

"Gayrı artık Sahra kızım kalka bilirsin." dedi Güneş hanım. Hazar'a baktım gözlerindeki öfke beni ürkütüyordu sandalyemi tekrar itip ayağa kalktım.

Güneş hanımın yanına gittim o anda konağa giren kısa kahverengi saçlı benden biraz daha esmer koyu kahve gözlü bir kadın girdi. Glümseyerek hızlı adımlar ile yanımızdan geçip Hazar'ın yanına gidip yanağına bir öpücük konudurdu öyle baka kalmıştım.

Hazar ilk kadına ardından bana baktı sonra tekrar kadına bakıp gülümsedi gözlerim dolmuştu Güneş hanıma baktım. Başıyla onaylarcasına salladıktan sonra hızlı adımlarla içeri geçtim. Merdivenlerden çıktım odaya varmadan ağlamaya başlamıştım, sanırım hayatım boyunca en çok döktüğüm göz yaşı şu yirmi dört saat içindeydi ve daha fazlasını dökeceğime emindim. Odaya girdim yatağın çarşafları değiştirilmiş ve odanın tam ortasında valizler vardı büyük ihtimalle benimdi valizi açtım içinden birkaç eşya alıp banyoya girdim. Soğuk su ile duş aldım avuç içim hâlâ acıyordu banyoda fazla oyalanmadan çıktım üzerimi giyindim.

Saçlarımı havlu ile kurutur iken aynadan kendime baktım bu ben miydim? Asla boyun eğmeyen, sözünü geçiren, dik kafalı Sahra nerede? Bu ben değilim bir köşede koca dayağı yiyip ağlayan bir kadına dönüşecektim belkide dönüşüyordum. Kapının açılması ile birlikte havlu elimden düştü aynanın yansımasından Hazar'a baktım ardından eğilip havluyu aldım. Birşey demeden havluyu alıp kirli sepetine attım.

"Sevgilim" dedi kadın gülümseyerek odaya girdi bana nispet yapar gibi bir bakış atıp Hazar'ın yanına gitti. Hazar elini kadının beline doladı kadın ellerini Hazar'ın göğsüne koydu ardından kadın dudağına bir öpücük kondurdu o anda gözlerimi kapattım sadece zamanın durmasını istedim. Yutkundum iç çektim ağlamayacaktım gözlerimi yavaşça açtım hızlı adımlarla odadan çıktım. Aşağıya indim mutfaktan gülme sesleri geliyordu, mutfağa doğru ilerledim Defne ve yanında bir kadın ile konuşuyordu beni görünce gülümsedi.

"Gel Sahra" dedi Defne . Yanlarına doğru ilerledim sandalye çekip oturdum.

"Ben Şirin " dedi gülümseyerek.

"Memnun oldum" dedim. Gülümseyerek.

"Nasıl buldun evimizi? Ailemiz nasıl? Bugün ilk günün dü yani" dedi şirin.

"Bilmem bu evde ilk günüm ve sabah bana laf atan kadın ve Hazar bu konakta olmasa evet iyi bir ailesiniz" dedim mırıldanarak. Defne kıkırdamaya başladı.

"Bak şimdi Sahracım ben senin eltinim şirin ise görümcen senin iki tane kaynanan var benimde öyle şirinin ise iki tane annesi var. Komik ama işte Zafer Babamın ilk karısı Güneş anne Onun çocukları Hazar ve ikizi yani benim kocam Kıvanç, Selin ve şirin. Nermin hanım ise ikinci karısı "dedi Defne

" Yani Güneş hanımın kuması"dedim. Bu sefer şirin kıkırdamaya başladı

" Devamını ben getireyim elticim. "dedi Şirin gülümseyerek.

" Tabi görümcecim dilim damağım kurudu zaten "dedi gülerek.

" Nermin hanımın çocukları istanbulda onunda bir oğlu birde kızı var. Oğlunun adı Sıraç kızının ise Hayat. Kızı benden bir yaş küçük kısacası aile tablomuz çok uzun derinlere girersek çıkamayız. "dedi şirin kahvesinden bir yudum aldı.

" Peki siz Nermin Hanımı anneniz olarak görüyormusunuz? Yani Kıvanç ana diyordu "dedim.

" Hazar abim oldu bitti Nermini sevmez ben desen merhaba merhaba bir tek Kıvanç abim saygıda kusur etmez ana der. "dedi şirin ve iç çekti sırtını sandalyeye yasladı.

" Peki sabah Gelen ve şuan...... Hazar'ın odasında olan kadın kim?" Dedim titreyen sesimle, Defne ve Şirin gülümseyen yüzleri bir anda solmuştu.

" Sevgilisi"dedi Şirin yutkunarak.

"Sevgilisi demek" dedim acı bir gülümsemeyle.

"Yani hâlâ nasıl yüzsüzce geliyor anlamadım. Eğer Selin ablam kaçmasaydı berdel olmazdı ve birkaç haftaya Buse ve abim nişanlanırdı" dedi Şirin. Ellerimi masaya koyup birleştirdim.

"Desene bende kuma gibi birşey oluyordum" dedim.

"Kahvaltı masasında Hazar ile onu öyle görünce ne hissettin?" dedi Defne

"Birşey hissetmedim" dedim net bir şekilde, ikiside bana şaşkınlıkla baktı.

"Nasıl? birşey hissetmedim. Ben olsam kıyameti koparırdım yani berdel ile evlenmiş olabiliriz ama bu kocama artık yaklaşacağı anlamına gelmiyor." dedi Defne sinirli bir şekilde evet kıza bilirdim ama yapmadım ve dediğinde haklıydı artık evliydik öyle birşey yapmaya hakkı yoktu.

" Evet dediklerin de haklısın eğerki Hazar ile bu şekil tanışıp evlenmeseldik evet karşı çıkardım ama bizim tanışmamız ve evliliğimiz apayrı birşey o yüzden sesimi çıkarmamak en iyisi" dedim buruk sesimle.

"Eğer yanlış anlamazsan sana birşey soracağım" dedi Şirin.

"Tabi" dedim gözlerine bakarak.

"Sevdiğin varmıydı?" dedi Şirin. İşte hiç beklemediğim bir soru bunu nasıl açıklaya bilirdim ki var desem ne değişecekti? Yok desem ne değişecek? İkiside aynı yola çıkıyor.

"Var dı yani düne kadar" dedim gözlerim dolmuştu.

"Ciddi misin? Kimdi?" dedi Defne heyecanlı bir şekilde.

"Çocukluk aşkımdı Ahmet..... Ahmet Yıldırım. Altı senedir sevgiliydik ama işte abimin yaptığı hata yüzünden kendi sevdiğimden kendi hayatımdan oldum" dedim elimin tersi ile akan göz yaşımı sildim.

"Yıldırımların büyük oğlu Ahmet sen ciddimisin? Ben şok şuan o adam çok yakışıklı boyu iki metre var ve acayip kaslı, ela gözlü, esmer ve Ağa" dedi Defne heyecanlı bir şekilde konuşuyordu Şirin Defnenin başına hafif vurdu.

"Evet adam Allah var yakışıklı ama Hazar abim ona beş atar lütfen" dedi Şirin gülümseyerek.

"Ay hello kızlar. Hazar'ımdan mı bahsediyorsunuz?" dedi Buse. Şirin gözlerini devirdi Defne eli ile alnına vurdu.

"Geldi yelloz" dedi Şirin mırıldanarak

Bölüm sonu

15 yorum