Sustum içimde çığlığım ile ölmek bu zulmü çekmekten Daha iyi midir? Her geçen gün nefes almakta zorlanıyordum bu dün gecede dahil bir kez daha benim bu dünyada yerim olmadığını öğrendim bitti artık sussun dünya sadece ferlatlarımı duyurmak istiyorum gözümün önünde kocam olacak insanı eski sevgilisi öptü ve Hazar sesini çıkarmadı o an içimde sanki bir cam parçalandı canım neden bukadar çok yandı bilmiyorum.
Fatoş ablanın içeri girmesiyle düşüncelerimden arındım.
"Kızım sofra hazır Hazar beyim seni bekliyor" dedi Nazik bir ses tonuyla.
"Yemiyeceğim abla lütfen zorlama" dedim bitkin bir halde.
"Kızım tüm gün uyumadın ağladın üzme kendini Hem dün Hazar beyim sen gittikten sonra-" diyecekken sözünü kestim şaşkın şekilde bana bakıyordu.
"Hazar beyninde canı cehenneme beni yalnız bırakın" dedim sesimi yükselterek acıya artık dayanamıyordum.
"Fatoş hanım sen çıka bilirsin" dedi Hazar kapıdan bize bakarak. Başımı kaldırıp ona bakmadım bakarsam ağlardım gözümün önüne dün onu nasıl öptüğü geliyordu. Fatoş abla birşey demeden odadan çıktı Hazar sesli bir nefes verdi ardından kapıyı kapattı ellerini arkasında birleştirmiş şekilde bana doğru yaklaştı koca camın önündeki tekli koltukta oturmuş dışarıyı seyrediyordum daha doğrusu Hazar 'a bakmamak için direniyorum. Hazar karşımdaki orta boy sehpanın üstüne oturdu dizleri dizlerime değiyordu.
"Yemek yemen lazım" dedi kalın sesiyle titreyen dudaklarımı birbirine bastırıyordum.
"Yemeyeceğim"
"Sahra dün gördüklerin sandığın gibi birşey değil" dedi Hazar sakin şekilde sonrada burnunun kemerini sıktı sesli nefes verişini duya biliyordum.
"Bana açıklama yapmak zorunda değilsin biz sadece kağıt üzerinde evliyiz berdel uğruna birlikteyiz sevgilin ile yaşadıkların beni ilgilendirmez."
"Sahra sen benim karımsın karnında çocuğumuz var" dedi Hazar sağ elimi tutup iki elinin arasına aldı o an gözlerim gözlerini bulmuştu koyu yeşil gözlerine baktım.
"Berdel olarak karınım Hazar Ağa" dedim gözlerinin içine bakarak.
"Birincisi onla olan ilişkimi tamamen bitirdim. Sahra ben çok düşündüm gecelerce her saat her dakika düşündüm buse sadece benim sevdiğim sandığım ama aslında sadece gözümü kör eden bir kadındı" dedi iç çekerek elimi kurtarmaya çalışsamda yine bırakmıyordu.
" Hazar Ağa bana sürekli buseden bahsedip durma aynı konuları tekrar tekrar dinlemekten bıktım anlıyormusun? Tekrar söylüyorum senin hayatın beni ilgilendirmez burada hâlâ kanlı canlı yaşıyorsam şu karnımdaki günahsız bebek için" dedim gözlerim dolmuştu.
"Kanlı canlı derken? Bu bebek olmasa canına mı kıyacaktın?" dedi korku dolu gözleriyle bana bakıyordu bu adamı anlamak cidden çok zordu bir gün beni ağlatıyorken diğer günü iyi..... şakalaşıyordu sanki gerçekten kocammış gibi yakınlık kuruyordu ardından yine ağlatıyordu.
" Bu çileyi çekmektense öylmeyi tercih ederim"dedim kısık ses tonunda başımı aşağıya eğdiğim anda gözyaşlarım akmaya başladı.
" Sahra "dedi Hazar içi acır gibi bana bakıyordu elini elimden kurtardım ayağa kalkıp kapıya doğru hızlı adımlar ile yürüdüm kapıyı açıp öylece Hazarın sesine kala kalmıştım.
" Eğer böyle tanışmasaydık bir şansımız olurmuydu? "dedi düşünceli bir şekilde arkamı dönüp bakmadım bile bir süre öylece arkam dönük şekilde kapının önünde durdum göz yaşlarımı silip odadan çıktım.
*******
Defne Kıvanç' ın evlilik yıl dönümü için herkes hazırlık yapıyordu ne kadar gitmek istemesemde Defne' yi kıramadım bu eve geldiğimde en büyük destekçim o olmuştu en mutlu gününde onu yalnız bırakamazdım. Kıvanç, Defne ve beni kuaföre bırakıp gitmişti Ben sadece saçlarıma kırık fön çektirmiştim hafif dalgalı saçlarım daha hacimli dursun diye hafif makyajımı yapıp ayağa kalktım. Defne'nin saçı hâlâ bitmemişti yanına gidip elimi omzuna attım aynadan ona bakıp gülümsedim.
"Çok güzel olmuşsun" dedim. Defne cilve yaparak kıkırdadı.
"Sende çok güzel olmuşsun. Ah birde şu Hazar ile aranız düzelse çok iyi olacak" Yüzümdeki gülümseme gitmişti aklıma hâlâ o öpücük geliyordu derin bir nefes aldım.
"Ben Dışarı çıkıyorum hava almam lazım daraldım burada"
"Tamam fazla geç kalma benim işim bitmek üzeri giyinip gitmemiz lazım" dedi Defne telaşlı bir şeklide. Başımı onaylarcas salladım sonrada kuaförden çıktım. Temiz havayı içime çektim etrafı seyretmeye başladım karşıdan gelen siyah arabaya bakmaya başladım plakmasında HRZ vardı bu Hazar 'ın arabasından başkası değildi arabayı önüme doğru sürdü öylece gözlerimi kısıp arabaya bakıyordum camını açıp Hazar bana baktı.
"Hazırlanmamışsın" dedi gözleri üzerimde dolaşıyordu.
"Defne daha hazırlanmadı da sen niye geldin?" Hazar arabadan inip ceketini düzeltti sonrada arka kapıyı açıp elbise çıkardı siyah bez çantanın içindeydi kapıyı kapatıp yanıma geldi elindeki elbiseyi bana uzattı.
"Bu ne?" Dedim bilmiyormuş gibi.
"Elbise"
"Elbise olduğunu göre biliyorum. Niye getirdin?"
"Giymen için"
"Benim elbisem var. Senin seçtiğini giymeye niyetim de yok" dedim omuz silkerek.
"O elbiseni çok iyi biliyorum onu parçalamadığıma şükret et" dedi dişlerini sıkarak.
"Sanane git sevgiline karış ben onu giyeceğim Hazar Ağa"
"Sevgilim yok tek kişi var oda sensin yani karım ve o elbise giyilmeyecek"
"Senden izin isteyen olmadı"
"Sahra senin dilin yine çok uzadı" dedi sinirli bir şekilde.
"Uzadı evet ne yapacaksın yine depoya mı kapatacaksın? " dedim sinirli bir şekilde.
"Sahra kafanda senaryolar kurma şuraya adam akıllı geldim iki dakikada şahtellerimi oynatıyorsun"
"Keşke ana şahtelini kapata bilsem" dedim gözlerimi devirerek.
"Tı onu kapatmak için gece yanıma gelmen lazım" dedi serseri bir gülüş ile ne kadar dediğine şaşırsamda belli etmemeye çalıştım.
"Ukala adam. İki dakika nefes alayım dedim boğdun be adam" dedim sinirli bir şekilde.
"Çekirge nefes vermemi istirmisin?" dedi kaşlarımı havaya kaldırıp ona baktım dudaklarım aralanmıştı.
"Hazar Ağa git başımdan seninle hiç uğraşamayacağım" dedim elindeki elbiseyi almadan içeri geri girdim pencereden Hazar Defne'ye el salladı.
"Aa Hazar mı geldi?" dedi gülümseyerek.
"Geldi bela" dedim bıtkın bir ses tonuyla.
"Niye gelmiş?" dedi Defne ayağa kalkarak makyajı ve saçı bitmişti.
"Elbisemi beğenmemiş onun yerine kendi beğendiği bir elbiseyi getirmiş bey efendi"
"Ne güzel işte kocanın getirdiğini giyseydin hem seni öyle görürse deliye döner bunu çok iyi biliyorsun dimi?"
"Aman bir bok yapamaz onun yüzünden keyfimi bozamam gitsin sevgilisi olacak yelloz ile uğraşsın" Defne kahkaha atmaya başladı.
"Şirin senide alıştırmış şu yelloz lafına" dedi gülerek. Odaya gidip üzerimizi değiştirdik elbiselerimizi giydik ikimizde aynanda çıkmıştık. Defne prensesler gibi olmuştu dağınık topuzu ile beyaz dar elbisesi ile çok güzel olmuştu.
"Sahra sana tek diyeceğim şu Hazar seni görünce dibi düşecek ve sinir krizi geçirecek ama çok güzel olmuşsun" dedi heyecanlı bir şekilde.
"Sende çok güzel olmuşsun Defne sanki tekrardan gelin oldun bir duvağın eksik" dedim gülümseyerek. Kıvanç bizi alana kadar oturup iki elti olarak kahve içtik güzel sohpet ettik en son olanlardan sonra bu iyi gelmişti Defne'nin telefonu çaldı arayan kocasıydı açıp sesi Hapörlere verdi.
"Gülüm hazırmısınız?" dedi Kıvanç.
"Hazırız canım"
"Ben seni almaya geliyorum. Sahra 'yı da abim almaya gelicek miş"
"Olmaz Kıvanç onun arabasına binmem ona deki daha hazır değil Defne hazır onu almaya gidiyorum dersin Sahra hazır oldumu seni arayacakmış dersin" dedim.
"Yenge abim şuan parti yerinde benden haber bekliyor"
"Tamam ozaman haber verme sen gel al bizi günümün kötü geç mesini mi istiyorsun Kıvanç" dedim naz yaparak.
"İyi tamam bu kıyağımı unutma" dedi gülerek sonrada telefonu kapattı.







