Bir kadını ağlatmak çok kolaydır. Bir sesini yükseltsen hızlıca gözleri dolar onu mutlu edersen bu sefer mutluluktan gözleri dolar kadın acı ve mutlu her şekil ağlar. Belkide kadınların gerçeği budur ağlamak......
Koca bir hafta geçti. Gece yarısı Hazar beni yolda tek bıraktıktan sonra aramız gittikçe açıldı ne o benimle konuşuyordu nede ben kahvaltılarımızı bile karşılıklı etmiyorduk. Evde iki yabancı gibiydik Hazar Fatoş abla ile haber gönderiyordu sürekli odada kalmam için ve ben reddediyordum bir gece yarısı yağmurlu havada karısını ve bebeğini tek bırakıp gitmişti ve saatler sonra beni adamına aldırmıştı.
"Sahra" dedi Şirin. Arkamı dönüp Şirin'e bakıp gülümsedim.
"Efendim"
"Yine mi gülün ile ilgileniyorsun?" dedi gülümseyerek. Güle bakıp gülümsedim.
"Baksana açmaya başladı ikinci gül tohumu yeşerdi" dedim gülümseyerek.
"O kadar güzel bakıyorsun ki kim olsa ikinci baharını açmak ister" dedi şirin gülerek.
"Şirin gülü sonra eve gönderirmisin? Evde zaten birşey yaptığım yok bari bununla oyalanırım."
"Tamam gönderirim hem bunun için sürekli buraya gelip yorulmak zorunda da kalmazsın"
"Sen ne için geldin?"
"Ha! Şey abim geldi gidiyormuşsuz" dedi mırıldanarak. Gülümsemem solmuştu iç çekerek ayağa kalaktım üzerimi düzeltim. Aşağıya indiğim Hazar öylece bana bakıyordu bakmadım onun yanında bir kelime bile konuşmuyordum. Güneş hanım bana sarıldı saçlarımı okşadı.
"Dikkat et kızım olurmu?" dedi gülümseyerek başımı onaylarcasına salladım. Sonrada Arabaya binip konaktan çıktık Hazar'ın telefonu çaldı kimin aradığını göre biliyordum. Buse arıyordu hiç tepki vermeden yolu izlemeye devam ettim. Hazar telefonu açmadı eve vardığımızda arabadan inip içeri geçtim Hazar ceketini çıkarıp koltuğa gelişi güzel oturdu Fatoş abla yanımıza geldi.
"Beyim aç mısınız? Hazırlayayım mı?"
"Ben tokum Fatoş hanım. Sahra açtır ona hazırla" dedi bana bakarak.
"Bende tokum Fatoş abla konakta atıştırdım." dedim. Aslında hiçbirşey yememiştim ama aç değildim. Fatoş. Abla odaları temizlemek için yukarı kata çıktı. Yarım bir saat ben mutfakta oyalanırken kapı zili çaldı.
"Ben bakarım" dedim fatoş ablaya kapıya doğru ilerledim kapıyı açtığımda Kıvanç ve Şirin gelmişti kenarı çekilip girmeleri için yer vermiştim ikiside gülümseyerek içeri girdi.
"Abim nerede?" dedi Kıvanç.
"Salonda oturuyor" dedim mırıldanarak.
"Kapıyı açık bırakırmısın? Sahra Defne arabada biraz sonra gelir" Başımı onaylarcasına salladım sonrada salona geçtik Hazar tek kaşını kaldırıp Kıvanç ve Şirin'e baktı.
"Bize hangi rüzgar attı buraya?" dedi Hazar. Şirin gülümseyerek abisinin yanına gidip oturdu.
"Bize görelim dedik abi ham konakta Sahra'nın emaneti vardı onu getirim dedik." dedi Şirin.
"Ne emaneti?" dedi Hazar. Kıvanç tekli koltuğa geçip oturdu o anda elinde saksı ile geldi Defne gülümseyerek bana baktı ardından güllerimi bana uzattı saksıyı elime alıp Hazar'a baktım. Şaştığı her halinden belliydi bu sefer gözlerini kaçıran Hazar oldu Defne Kıvanç 'ın yanındaki koltuğa oturdu.
"Sürekli gül için konağa gelip duruyordu bende buraya getireyim dedim." dedi Şirin Hazar'a bakarak ben birşey demeden üst kata çıkıp odama girdim. Güneş alan bir yer bulup balkonun bir köşesine koydum biraz sulayıp odadan çıktım.
"Öyle işte abi" dedi Kıvanç belliki sohpetleri bitmek üzereydi.
"Anladım yarın hallederiz" dedi Hazar. Kıvanç, Defne ve Şirin ayağa kalktı.
"Gidiyormusunuz?" Dedim mırıldanarak.
"Evet fazla bile kaldık" dedi Kıvanç göz kırparak. Anlamsızca Kıvanç 'a baktım ne demeye çalışmıştı? Defne ve Şirin'e sarıldıktan sonra arabaya binip gittiler ve evde yine Hazar ile tek kalmıştım. Merdivenlerden çıkacak iken Hazar bana seslendi.
"Atmamışsın" dedi. Geri adım atıp merdivenden indim Hazar'a baktım.
"Neyi?"
"Bir hafta önce aldığım gülü atmamışsın" dedi tekrardan. Nediye bilirdim ki?
"Evet atmadım. Eğer atmamı istiyorsan ata bilirim." dedim net bir şekilde gözleri gözlerimi buldu.
"O gece arabada görmeyince...." dedi ve sustu. Gözlerim dolmuştu şaşmıştım.
"O gece sırf o gülü görmediğin için mi beni bir gece yarısı tek bırakıp gittin?" Dedim titreyen sesimle Hazar hayır anlamında başını salladı.
"Listende bir zulüm daha eklendi dimi?" dedi buruk sesiyle.
"Ben listemi tutuyorum?"
"Tutmuyor musun? Arabada tek tek ayrıntısıyla anlatmadın mı?" dedi gözlerimin içine bakarak. Gözümden bir damla yaş süzüldü başımı salladım.
"Sen Buseyi nasıl sevdiğini onun ihanetini unuta biliyormusun? Acılarını kardeşin ile olan anılırını onu kaybedişini unuta biliyormusun?" Dedim titreyen sesimle. Hazar tekrardan başını hayır anlamında salladı.
"Senin gibi insanların yüzüne vurmadık en azından" dedi üste çıkar gibi.
"Ben senin yüzüne vurmadım. Yaptığın gerçekleri söyledim sadece ve bunları sen yapmışken niye zoruna gitti?" Dedim ağlayarak. Hazar ayağa kalktı aramızda az bir mesafe kalacak şekilde karşımda durdu.
"Ne güzel işte karnındaki doğduğunda bu listeleri tektek yazıp çocuğuna anlatırsın bak dersin baban bana yetmezmiş gibi seni ilk öğrendiği gün beni yağmurlu gece seninle tek bırakıp gitti dersin." dedi sesini yükselterek. Daha fazla ağlamaya başlamıştım yere bakıp ağlıyordum.
" Sahra gözlerimin içine bak"dedi. Ağlayarak başımı hayır anlamında salladım bakmadım.
"Sahra gözlerimin içine bak dedim sana" dedi Bağırarak. İrkilmiştim o korkuyla gözlerine baktım. Bir süre sessiz kalmıştık elimin tersiyle göz yaşlarımı sildim başımı kaldırıp Hazara baktım.
"Söyle ne istiyorsun eziyet mi edeceksin et Ne yapacaksan yap benim artık dayanacak gücüm kalmadı Hazar. Ben bittim anladın mı? Ne sana nede bu berdel naliteni dayanacak gücüm kalmadı benim her aldığım nefes bana cehennemi daha fazla attırıyor anlıya biliyormusun. Bana artık sesini yükseltme bana öyle bakma korkuyorum anlıya biliyormusun korkuyorum "dedim bağırarak daha fazla ağlamaya başladım.
" Benden mi korkuyorsun? Korktuğun adamdan gül alıp neden onu yaşattın? Neden onun yeşermesine, büyümesine, açmasına izin verdin? Söylesene Sahra "dedi bağırarak iki kolumu tutup beni hafif sarstı.
" Çünkü onu sen verdin. O gün bebeğin olacağını öğrendin o gül bebeğim ile beraber büyüp yeşerip açsın istedim. "dedim Bağırarak karşılık verdim. Elimin tersiyle göz yaşlarımı sildim konuşmama devam ettim.
" Doğduktan sonra..... Gülü ona gösterecektim baban seni öğrendiği gün işte bunu bana verdi ve seninle bir bu gül büyüdü diyecektim. Ve eğer bir liste yapacaksam seninle bir gramda olsa iyi bir anılırımızı liste yapardım kötüler sadece beni ilgilendirir bebeğimin etkilenmesin izin vermem" dedim ağlayarak.
Dudaklarım titriyordu ağlamaktan ve göz yaşlarımı silmekten göz altlarım yanıyordu. Hazar bana öylece baka kalmıştı hiç birşey demedi bir süre gözlerine baktıktan sonra yanından geçip
merdivenlerden çıktım hızlı adımlarla odama gittim. Yatağın ucuna oturup ağlamaya devam ettim.



