İçeriğe geç

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 2 · 4 dk okuma

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 2

Bölüm 2:

Ne kadar çok ağladığımı bilmiyorum duvarın en köşesine gidip ayaklarımı kendime doğru çekmiş şekilde ağlıyordum ki kapı açılma sesini duyunca kapıya baktım. Elimin tersiyle göz yaşlarımı sildim içeri orta yaşlı bir kadın girdi elinde beyaz eşarp ve beyaz elbise vardı.

"Kızım kalk orası buz gibi üşütürsün" dedi kadın yanıma gelip beni ayağa kaydırdı baş parmağı ile gözyaşlarımı sildi sonrada ellerimi tuttu.

"Biliyorum kızım üzgünsün abinin ve kızımın yaptığı pisliği sen temizlemek için kurban edildin. İçim o kadar yanıyor ki ne senin üzülmeni nede Hazar oğlumun üzülmesini istemiyorum."

"O zaman bu berdel den vaz geçin. Bakın hanım efendi ben okuyorum son bir senem kaldı elimden bunu alamazsınız" dedim titreyen sesimle.

"Hele şu evlilik işi bitsin bu konuyu sonra konuşalım kızım olurmu?" dedi kadın.

"Evlilik?"dedim kaşlarımı çatarak.

" Kızım bugün imam nikahı kıyılacak sana eşya getirdim. Hazırlan seni kapının önünde bekliyorum. Bana seslenmen yeterli "dedi kadın acı bir gülümseme ile.

" Adınız nedir? "Dedim mırıldanarak.

" Güneş kızım"dedi. Ardından odadan çıktı yatağın üzerinde duran eşyalara baktım elbise uzun kollu U yaka uzun beyaz bir elbiseydi sessizce ağlayarak elbiseyi giydim. Dalgalı saçlarımı topladım elime eşarp'ı alıp odadan çıktım. Güneş hanım dediği gibi beni kapının önünde bekliyordu akan göz yaşlarımı tekrar sildim.

"Kızım başını örtte gidelim herkes geldi" dedi güneş hanım. Eşarp ile başımı örttükten sonra aşağıya indik. Salonda herkes oturmuş bizi bekliyordu Hazar hocanın karşısında dizlerinin üzerine oturmuş şekilde duruyordu yanına gidip oturdum. Başını çevirip bana baktı ben ise akan göz yaşımı görmemeleri için başımı aşağıya eğip elimin tersi ile sildim.

"Hazar oğlum mehir olarak ne vereceğinizi konuştunuz mu?" dedi hoca.

"Konuştuk amca" dedi Hazar.

"Sahra kızım mehir olarak ne istersin?" dedi hoca sakin bir şekilde. Kendi hayatımı desem? Veya beni bırakmalarını ama bunların hiçbiri olmazdı.

"Hiçbir şey istemem" dedim titreyen sesimle.

"Ateşoğlu şirketlerinden birini, iki villa, bir çiftlik ve Birtane yat veririm." dedi Hazar. Hoca gülümsedi. Ardından dualar edildi, malum konuşmaya geçildi.

"Zafer oğlu Hazar, Sefa kızı Sahrayı karılığa kabul ettin mi? "dedi Hazar önce bana sonra hocaya baktı ardından elini yumruk yaptı.

" Ettim"dedi Hazar.

"Ettin mi?"

"Ettim"

"Ettin mi?"

"Ettim" dedi tekrardan Hazar. Hoca gülümseyerek bana baktı.

"Sefa kızı Sahra, Zafer Oğlu Hazar'ı kocalığa kabul ettin mi? "dedi hoca.

" Ettim"dedim titreyen sesimle hayır şuan ağlayamazdım.

"Ettin mi?"

"Ettim"

"Ettin mi?" dedi tekrardan hoca Hazar'a baktım. Sonrada başımı aşağıya eğdim.

"Ettim" dedim. Tekrardan gözümden bir yaş süzüldü.

"Bende sizi yüce mevlanın katında birbirinize helâl kıldım." dedi hoca ve ayağa kalktı ardından hepimiz ayağa kalktık.

"Hayırlı uğurlu olsun" dedi hoca gülümseyerek Hazar ile hocanın elini öptük ardından diğer büyüklerin elini öpmek için yanına gittik. Zafer Ağanın solunda duran orta yaşlı kadının elini öpmek için eğildiğimde tiksinerek elini çekti.

"Bırak! Senin gibi gelinim yok benim. Birde elimi öpecekmişmiş" dedi kadın. Kendimi dikledim gözlerimi kısarak kadına baktım. Güneş hanım elini omzuma koydu.

"Sahra kızım gel odana gidelim dinlen" dedi gülümseyerek Hazar bana öylece baktı başımı onaylarcasına salladıktan sonra güneş hanım ile odaya çıktık ama Hazar'ın beni attığı oda değildi.

"Burası benim odam değil" dedim Güneş hanıma bakarak.

"Kızım artık Allah katında evlisiniz kocanın odasında artık kalıcaksın." dedi acı bir gülümseme ile.

"Hayır benden bunu istemeyin ben onunla kalamam" dedim ağlayarak.

"Kızım korkma artık ikinizin odası lütfen zorluk çıkarma" dedi gözlerim içine bakarak sustum sadece sustum. Kapıyı açıp içeri girdim. Koca siyah yatağın ucuna oturdum ağlayarak başımdaki eşarp'ı çıkardım ellerim ile yüzümü kapattım. Elimdeki bandaj çıkmıştı her göz yaşım avucumda olan yarama damlıyordu bandaj'ı yavaşça açtım iki avucumdaki yaralara baktım. Kapının açıldığını duyduğum an ayağa kalktım.

Hazar gelmişti önce yatağa sonrada bana baktı. Burnundan sinirli bir şekilde nefes soldu kapıyı hızlıca kapattı gürültü ile irkilmiştim. Gömleğinin iki üç tane düğmesini açtı koltuğa yayılarak oturdu sonrada bana baktı.

"Bir kaç saat içinde servet ile doldun mutlu olman gerekir iken neden ağlıyorsun?" dedi alaycı bir tavırla.

"Benim senin pis paranda gözüm yok" dedim sinirli bir şekilde. Hazar yavaşça ayağa kalktı aramızda mesafe kalmayacak şekilde karşımda durdu. Sinirli bir gülüş atarak ellerimi tuttu nazikçe yaramı okşadı.

"Benimde sende gözüm yok Sahra ama hayat işte bak neyle karışalacağımızı bilemiyoruz" dedi sinirli bir gülüş attı o anda nazikçe okşayadığı yaralarıma sertçe bastırmaya başladı o acıyla indiledim.

"Benim pis param ile yemek içmek zorundasın. Sanmaki nikah kıydığımızda karım olacağını sadece kağıt üzerinde evli olacağız ve benimle berdel ile evlendiğini Allahını her günü sana hatırlatacağım yemin ederim" dedi dişlerini sıkarak avuçlarımın okadar çok sert bastırıyor du ki tekrardan yaranın kanamasına sebep oldu.

"Canım acıyor" dedim ağlayarak hızlı bir şeklide ellerimi bıraktı acı içinde Hazar'a baktım. Hiç birşey olmamış gibi yatağına geçip uzandı gözlerini kapattı ben öylece kala kalmıştım az önce ben ne yaşadım? gözyaşlarımı tekrar sildim ve tekrar....... defalarca sildim avucumdaki yarının acısını unuttum. Odanın karşı tarafında büyük balkon vardı balkona doğru ilerledim koltuğa oturdum sessizce ağlayıp gökyüzüne baktım.

"Neler oluyor allahım. Daha bir kaç saat önce mutluydum bu kadar az zamanda bu acı bana fazla" dedim mırıldanarak.

Mutlu şekilde eve gelirken avluda ailemi silah doğrultan adam ardından arkasında duran kız kardeşi, üstüne abimden hamile olması ve cana karşılık babam berdel'e beni bu aileye gelin vermesi, adamı az dakikalar tanıyarak bana zarar vermesi, beni odaya kitleyişi çıkıp gitmesi, bir kaç saat sonrada o cani adam ile imam nikahım olması, şimdi ise aynı oda da kalıyoruz bu benim sonumdu evet sonum buradan canlı çıkmam imkansızdı. Bu aile vicdansızın tekiydi bugün sadece kaşım ve ellerim kanadı peki yarın?....... Yarın başka nereme zarar verecekti? Korkuyordum titriyordum. Gözlerimi iki dakikalık ta olsa kapatıp sessizliği dinledim.

Bölüm sonu

15 yorum