İçeriğe geç

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 16 · 5 dk okuma

BERDEL'İN ZULMÜ

Bölüm 16

Bölüm 16:

Kıvanç ile konaktan çıktık aklıma verdiğim test gelmişti gitmişken onuda almam gerekiyordu. Hastaneye vardığımızda Kıvanç 'a baktım.

"Kıvanç sen Hazar'ın yanına git benim lavaboda bir kaç işim var geleceğim"

"Tamam geç kalma kocanın dırdırını hiç çekemem" dedi. Başımı onaylarcasına salladım Kıvanç asansöre bindikten sonra bende başka bir asansöre bindim. Kadın doğuma çıktım doktorun kapısını tıklatıp içeri girdim beni süslenmiş halde görünce şaşmıştı.

"Ben dün test vermiştim Sonucu öğrenmek istedim" dedim doktora.

"Evet Sahra hanım sonuçlarınız çıktı bebeğiniz çok şanslı çok güzel bir annesi var" dedi doktor gülümseyerek. Gözlerim dolmuştu sevinçtenmiydi bilemedim.

"Nasıl yani.... Hamilemiyim?" Dedim titreyen sesimle.

"Evet Sahra hanım Bir buçuk haftalık hamilesiniz" dedi gülümseyerek. Bir yanım kıpır kıpırken diğer yanım bom boştu Hazar'a söylemelimiydim? Onun için vurulan kadın onu görmeye bile gelmedi ama gözlerini açtığında ilk onu sordu bir süre daha söylememem en iyisi olacaktı. Hızlı adımlarla Odaya gittim kapıyı tıklatıp içeri girdim Kıvanç Hazar'ın gömleğinin düğmelerini iliklerken Hazar başını çevirip bana baktı beni baştan aşağı süzdü sakince yutkundum.

"Sahra gel şu kocanı hazırla valla yüreğim daraldı nasıl gömlekse kilomu aldı ney iliklenmiyor" dedi. Hazar Kıvanç 'ın kafasına vurdu.

"Kilo değil kardeşim kas hoşuna gittiyse vereyim bir kaç tane. Hem gömlek giyiyorsan o gömleğin hakkını vericeksin" dedi alaycı bir tavırla Kıvanç gülümsedi.

"Sağol abi karım beni olduğum gibi beğeniyor gömlek hakkıymış bir gün hatırlatta gömleksiz kapışalım."

"Karın üzülmesin"

"Sen kendi karının derdine yan bebeğim"

"Bebeğini yesinler senin" dedi Hazar alaycı bir tavırla Kıvanç kahkaha atmaya başladı.

Yavaş adımlarla Hazar 'ın karşısına geçtim Kıvanç' ın kaldığı yerden düğmeleri iliklemeye başladım elim karın kaslarına değiyordu tenine dokunmam nedense tüylerimi ürpertiyordu. Gömleğinin uçlarını pantolunanun içine sıkıştırdı parmak ucuma çıkıp yakasını düzelttim. Her hareketimi izliyordu nefesi nefesime değiyordu sakalları yanağıma batıyordu. Yatakta duran ceketini alıp yavaşça giydirdim hafif acıyla inledi ama ceketini giyip duruşunu tekrar düzeltti.

"Hazırsanız çıkalım" dedi Kıvanç. Hazar'ın yanından ayrılıp kapıya doğru ilerledim Kıvanç gülümseyerek kapıyı açtı eli ile kapıyı işaret etti.

"Bayanlar önden" dedi gülümseyerek. Kıvanç'a bakıp gülümsedim ardından odadan çıktım Kıvanç ve Hazar arkamdan çaktılar. Hastane kolidorunda yürürken herkes bana bakıyordu kadını, erkeği gözleri benim üzerimdeydi Hazar yanıma geldi.

"Dua et yaralıyım Sahra o üzerindekini yırtmadığıma dua at" dedi dişlerini sıkarak. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Kıvanç Hazar'ın ensesine bir kere şaplattı.

"Ne oldu abicim karını mı kıskandın?. Tı çok ayıp Buse kızar" dedi gülümseyerek.

"Sabır allahım Sabır" dedi Hazar burundan nefes verdi. Arabaya binip düğün salonu na doğru gidiyorduk fazla bir mesafe yoktu yarım saat içinde varmıştık. Arabadan indik içeri girdik düğün salonu çiçekler ile dekore edilmiş beyaz ve gold rengindeydi duvarlar oldukça hoştu. Herkes bize baktı Hazar yanımda yürürken buse öylece bize bakıyordu. Bu sefer Hazar buseye bakmadı.

"Oğlum iyisin dimi?" dedi Güneş hanım.

"İyiyim anne" dedi Hazar gülümseyerek. Çenesiyle bana oturmam için işaret etti sandalyeyi çekip oturdum ilerideki sandalyeyi çevik bir hereket ile çekip yanıma oturdu şaşmıştım sevgilisinin yanına gitmemişti.

Giriş müziği açıldı ışıklar kapıya yöneldi Hayat ve Ahmet içeri girdiler. Piste geçip dans etmeye başladılar kalbim ne kedar kırıkta olsa artık umurumda olmayacağı kesindi çünki artık bende evliydim ve yakında bebeğim olacaktı Hazar beni sevmese bile aramızdaki tek meyve en azından odak noktamız olacaktı. Danstan sonra Ahmet ve Hayat yerlerine geçtiler büyük bir coşkuyla nikahları kıyıldı takı merasiminden sonra düğün bitmek üzereydi. Sıraç yanıma geldi Hazar diğer Ağaların yanına gitmişti ayakta öylece etrafa bakıyordum.

"Çok güzel olmuşsun Sahra" dedi Sıraç gülümseyerek.

"Teşekkür ederim" dedim gülümseyerek ardından Öylece oturup Hazar 'a bakan buse' ye baktım.

"Hazar'ın sana yaptıklarını öğrendim neden evlendiğinizi de öyle" dedi gülümseyerek.

"Ne demeye çalışıyorsun?"

"Sadece sabırla bekle Sahra bekle bu olanlardan sonra hayatın düzene girecek buna eminim" dedi Sıraç ardından çekip gitti. Hiç birşey anlamamıştım. Davetliler dağılırken ben Hazar'ın arıyordum salondan çıkıp kolidorda yürümeye başladım gelin odasının kapısı açıktı içeriden sesler geliyordu.

"Sıraç!" Dedi Bir kadın nazik bir şekilde kıpaya doğru ilerledim aradan baktım elimi ağzıma götürdüm. Buse ve Sıraç ne alaka? Odada öpüşüyorlardı ve Buse halinden oldukça memnundu.

"Sıraç beni hiç bırakma olurmu?" dedi Buse tekrardan sıraç'ın dudağına bir öpücük kondurdu.

"Bırakmam ama Hayatında Hazar var." dedi Sıraç.

"Hazar mı?" dedi alaycı bir tavırla

"Niye öyle bir tepki verdin?"

"Hazar sadece benim için bir piyondu Sıraç benim istediğim sensin" dedi Buse. Şaşkın şekilde onları seyrediyordum. Arkamdan gelen ses ile irkildim.

"Sahra!" Dedi Hazar.

"Hıh" dedim mırıldanarak.

"Burada ne yapıyorsun?"

"Hiç Sana bakmaya gelmiştim" dedim titreyen sesimle.

"Hadi gidiyoruz" dedi. Başımı onaylarcasına salladım tam adım atacakken buse tekrar kadınsı sesiyle inledi.

"Sıraç!" Dedi nazik bir şekilde Hazar gözlerimin içine baktı.

"İçeride kim var?"

"Hiç bizi ilgilendirmez gidilim hadi" dedim telaşlı bir ses tonuyla.

"İçeride kim var?" dedi tekrar Hazar odaya girmek istediğinde kolunu tuttum. Bana tek kaşını kaldırıp baktı.

"Beni niye durdurmaya çalıyorsun?" dedi. Yutkundum.

"Gidelim artık kendimi iyi hissetmiyorum" dedim yutkunarak. Tekrar içeriden ses gelince Hazar beni hafif itekleyip kapıyı açtı öylece Sıraç ve Buse'ye baka kalmıştı işte Hazar ağanın bir yıkılma anı buydu sanırım.

"Hazar gördüklerin yeminle yalan" dedi direk Buse kendini haklı çıkarmak için. Hazar Buse'ye bakmıyordu Sıraç'a onu öldürecekmiş gibi bir bakışı vardı buse' yi sertçe itekleyip Sıraç 'ın yakasından tuttu.

"Seni öldürmemem için bana bir sebep söyle? Sıraç" dedi Hazar dişlerini sıkarak. Sıraç gülümsedi sonrada bana baktı.

"Diyecek birşey yok kardeşim herşey gördüğün gibi" dedi. Hazar Sıraç' a sert bir yumruk attı ama Sıraç karşılık vermedi.

"Ne demek lan söyleyecek birşey yok ölümün benim elimden olmasını mı istiyorsun?" dedi Hazar bağırarak.

"Sevgilinin gerçek yüzünü gör Hazar seni kullanıyordu!" dedi Sıraç sesini yükselterek.

"Hayır Hazar yalan atıyor. Beni zorla bu odaya soktu" dedi Buse timsah göz yaşlarıyla o anda Buse'nin saçını başını yolasım gelmişti.

"Hazar Ağa gördüklerin doğrudur. Eğer bunlara rağmen bu kadını kabul ediyorsan buda senin midesizliğindir" dedi Sıraç bağırırak. Hazar belindeki silahı çıkarıp emniyetini açtı namlusunu Sıraç'ın göğsüne yasladı.

"Sıraç!" Dedi bağırarak Hazar. Bağırışma sesine herkes gelmişti Nergis hanım Hazar ve Sıraç' ı öyle görünce tiz bir çığlık attı.

"Ne yapıyorsun oğul kafayımı yedin?" dedi Zafer Ağa.

"Siz karışmayın baba" dedi Hazar dişlerini sıkarak.

"Sahra ne oluyor? dördünüz burada ne işi var?" dedi Kıvanç. Ben hiçbirşey diyemedim.

"Ne mi oldu? Size açıklayayım bu kadının gerçek yüzünü Hazar gördü ve kendine yediremiyor olay bu" dedi Sıraç rahat bir şekilde. Hazar başını çevirip Buse'ye baktı.

"Buse bunlar doğrumu?" dedi buruk sesiyle.

"Hazar canım ben sana yalan atarmıyım hiç beni zorla bu odaya getirdi beni tehdit etti. Eğer onu öpmezsem senin canın ile tehdit etti" dedi Buse ağlayarak. Midem bulanmaya başlamıştı insan bukadar yalancı olamaz dı. Sıraç kahkaha atmaya başladı Hazar neler olduğuna hâlâ anlam veremiyordu.

"Alın ba na inanmıyorsanız buna bakın" dedi Sıraç telefonunu çıkarıp bize doğru tuttu. Nergis hanım Ağzını şaşkınlıkla kapattı.

Bölüm sonu

17 yorum