İçeriğe geç

BERCESTE

Bölüm 37 · 11 dk okuma

BERCESTE

Bölüm 37

37

•

Eve geldiğim an direk duşa girmiş sonra koltuğa yatmıştım. Yüzümde huzurlu bir ifade ile yerimden kıpırdamadan dinlenmeye çalışmıştım.

Kuvars iki kere aramış nasıl olduğumu sormuştu onun dışında konuşmamıştık.

Yapıştığım koltuktan kalkmama neden olan Defne'nin akşam yemeği teklifi oldu. Onu geçiştiremezdim çünkü geçerli bir bahanem yoktu. Bir şey anlamasını da henüz istemiyordum.

Bundan dolayı kalkıp ilk yaptığım saçlarımı düzleştirmek oldu. Ardından moraran bölgelerimi iyice kapattım ve sade bir makyaj yaptım.

Süslü püslü kıyafet seçimi yerine yakası en kapalı olan düz siyah elbiseyi ve spor ayakkabıları seçerek giyindim.

Çantama telefonumla cüzdanımı attıktan sonra evden ayrıldım. Çağırdığım taksi gelmiş olmalıydı.

Sanırım bir araba alıp kullanmaya başlasam iyi olacaktı. Ehliyeti Elis ile birlikte almıştık ancak evdekiler şoför olmadan dışarı çıkmanın uygun olmadığını söyledikleri için arabamız olmamıştı.

Elis aklıma gelmişken onu arasam iyi olurdu. Beni sürekli arayıp sormasına rağmen ben onu hiç aramıyordum.

-"Nereye hanımefendi ?"

Taksicinin sorusuyla elimi kapı kolundan çektim ve geri yaslandım. Gideceğim semtin adını söyledikten sonra Defne'ye mesaj attım.

Nerede oturacağımızı bilmiyordum.

Kısa sayılabilecek yolun sonunda tahmin ettiğim gibi ultra lüks mekanlar yerine daha salaş bir restoranda buluştuk. Ek olarak yanında geçen ki gibi Korhan vardı.

Sanırım ikisi geçiremedikleri zamanların telafisini yapıyorlardı. Korhan'ın Defne'yi çok sevdiğini görebiliyordum.

-"Merhaba. Planınıza sonradan dahil oldum rahatsız olmazsın umarım." dedi Korhan yanlarına gittiğimde.

Hafif bir tebessüm edip başımı salladım.

-"Sorun yok. Nasılsınız ?" diye ikisine hitaben sordum.

-"İyiyiz ! Korhan abim beni yemek için arayınca bende bize katılmasını söyledim. Kuvars abimi de çağırsak mı ?" Defne konuşurken koluma girmiş mekanın kapısına ilerlemişti.

Ah doğru ya Kuvars'a dışarı çıkacağımı söylememiştim. Acaba evime gelir miydi ?

-"Bilmem ki." dedim ve fark ettirmeden nefesimi üfledim.

Daha çok taze olan anılarımız aklıma üşüşmüştü.

-"Benim olduğumu duyunca gelir Loya'yı alır gider." Korhan arkamızdan gülerek yürürken sözünün doğruluğuna bende güldüm.

Ama öyle yapacağını sanmıyordum.

-"Oturalım ararım." diyerek durdum.

Görevli caddeye bakan masalardan birine bizi oturtup menüyü getirmek için uzaklaşmıştı. O sırada telefonumu çıkartıp kalbimi sıkıştıran adamın ismine tıkladım.

Tanrım deli gibi özlemiş olmam normal mi ?!

-"Efendim Loya ?" dediğinde yorgunluğu sesine yansıyordu.

-"Müsait misin ?" diye sordum.

Karşımda Defne kırpıştırdığı kirpikleriyle sırıtarak beni izlediğinden dolayı dikkatim dağılıyordu.

Hala flört ediyormuşuz gibi davranıp beni utandırıyor.

-"Evet güzelim. Bir sorun mu var ?" dedi içimi cayır cayır yakan ses tonuyla.

Dudaklarımı nemlendirirken aklıma dudakları geldi.

-"Şey...hayır. Korhan ve Defne'yle yemek yemeye geldik. Sende bize katılır mısın diye soracaktım ?"

Bir kaç saniye sessiz kalışı sinirlendiğini bariz gösteriyordu.

-"O itle birlikte dışarı mı çıkıyorsun Loya ?"

Gözlerimi devirip nefesimi üfledim. Sürekli ona kardeş olduklarını hatırlatmam mı gerekiyordu ?

İki çift göz üzerimde olduğundan bir şey diyemedim.

-"Gelecek misin ?" diye tekrarladım.

Derin bir of sesi geldi.

-"Senin için geliyorum. Ama o bir götlük yapıp canımı sıkarsa gerisine karışmam. Konum at." dedi ve kapattı.

Karşılığında karşımdakilere gülümsedim.

-"Geliyor." dedim ve Kuvars'a konum attım.

-"Böyle kısa bir konuşmada nasıl ikna oldu anlayamadım neyse." diyen Korhan gelen menüyü eline aldı.

Sipariş verme aşamasında Korhan , Kuvars'ın delirme ihtimalini bu defa göz ardı etmeden Defne'nin yanına yaklaşarak benim sandalyemden uzaklaştı.

Aralarında geçen bu zıtlaşma düzelir miydi merak ediyordum.

-"Kaçta yola çıkacağız ? Ve neyle gideceğiz ?" Defne'nin hoşnut olmayışını belli etmeden sorduğu soru üzerine bende düşündüm.

-"Yani...bilmiyorum ki. Eve geçince öğrenirim söylerim sana." dedim.

Korhan'a konuyu açıkladığı sırada bende dakikaları sayıyordum. Hem çok fena utanıyor hemde bir an önce görsem diyordum.

Daha sonra kapıda görünmesiyle mekanda oturan neredeyse bütün kızların başı çevrildi. İçime dolan hırsla yüzümü sabit tutmaya çabalayarak buraya ulaşmasını bekledim.

İçeriden koşarak gelen karşılama görevlisinin yanında ona yetişmeye çalışan takım elbiseli adamın mekanın sorumlusu olduğunu tahmin edebiliyordum.

-"Hoşgeldiniz efendim şerefler verdiniz. Bizi tercih ettiğiniz için çok memnun kaldık. "

-"Vay şerefsiz. Sanki ben aynı aileden değilim. Gördüğü muameleye bak." Korhan'ın tepkisi o adamın Kuvars'a söylediklerinden dolayıydı.

Defne ile kıkırdayarak ona baktık.

Elbette Soysal ismi ülke çapında üne sahipti. Hem varlıklarıyla hemde başarılarıyla. Bu yüzden böyle tepkiler alması normaldi çünkü basit bir kafedeydik.

-"Senin kariyerinin değerini henüz anlamamış olabilirler." dedim Korhan'ın gıcık olduğunu anlayınca. Gülümseyerek ona bakışım Kuvars'ın bütün gerginliğiyle yanıma oturmasına kadar sürdü.

-"Hoşgeldin. " dedim.

-"Hoşgeldin abi !" dedi Defne cıvıldayarak.

Kuvars hafifçe başını sallayıp geri yaslandı. Korhan'la olan dik bakışmaları sürerken sakin olması adına masanın altından elimi uzatarak dizine koyduğu elini kavradım.

-"Desteğin için teşekkür ederim bu arada göğsüm kabardı." Korhan karşımda beyaz dişlerini göstererek gülümsedi.

Korhan'a yalnızca tebessüm edip Kuvars'a döndüm. Bakışlarının derinliğinde kaybolduğum saatleri hatırlamak vücudumu ısıtmıştı.

-"Tekrardan iyi akşamlar. İstediğiniz bir şey var mı ?"

Az önceki takım elbiseli adam masanın yanında dikildi.

-"Yok teşekkürler. " dedi Kuvars.

-"Yemek yedin mi ? " diye refleks olarak sorunca Defne sessizce gülmüştü.

-"Akşam yemeğini bu saatte yemiyorum." Kuvars duyabileceğim yükseklikte söylerken o adam çoktan uzaklaşmıştı.

-"Pekala." dedim ve nefesimi üfledim.

Yemeklerimiz geldiğinde Kuvars sigarasını yakıyordu. Yanımda oturmasına hala alışamayan kalbim son çırpınışlarını yaşayan kuş gibiydi.

Ne zaman alışacağım ?!

Galiha hiçbir zaman diyerek yemeğime giriştim. Yorgunluğunu atamamış bedenimde enerjiye ihtiyaç duyuyordum.

-"Yok beğenmedim."

Başımı kaldırıp memnuniyetsizlik içerisinde tabağındaki ete bakan Korhan'a baktım.

-"Abi sen evdekiler hariç zaten beğenmiyorsun." dedi Defne.

-"Aynı tadı bulamıyorum kızım."

-"Lezzetli bence." diye mırıldandığım sırada telefonum çalmaya başladı.

Kuvars dudaklarından ayırdığı sigarayla bana yandan çekici bir bakış attı.

Masada duran telefonumda kayıtlı olmayan numara görünüyordu.

-"Kim ?" diye sordu Defne.

Zaten beni arayacak olanlar yanımdaydı.

-"Bilmem." dedim telefonumu avucuma alırken.

Kuvars elimden alıp gözlerini kısarak baktı.

-"Annem." dedi düz tonda.

Öyle söyleyince elinden aldığım gibi açtım.

-"Efendim ?" derken dizlerimi birbirine bastırdım. Oğlu gibi annesi de beni strese sokuyordu.

-"Canım Loya ? Ben Meyra. Nasılsın ? Müsait miydin ?"

Geriye yaslanırken Meyra hanımın üç çocuğu da beni izliyordu.

-"Tabii müsaitim Meyra hanım ,iyiyim siz nasılsınız ?" diye sordum.

Kuvars ilgisini çekmediğini fark edince gözlerini benden alarak tekrar sigarasına uzandı. Oturduğu sandalyede geriye yaslanınca sığmayan bedeninden ötürü kaslı kolumu bana değiyordu.

-"İyiyim bende sana bir şey soracaktım. Yani daha doğrusu teklif edeceğim kabul edersen çok sevinirim."

Defne'nin bahsettiği tatil konusu olduğundan emindim.

-"Elbette dinliyorum ." derken Defne'ye bakıp hafifçe gülümseyince anlamıştı.

Meyra hanım devamında ailecek gitmeyi planladıkları tatili söyleyerek benim de gelmem konusunda mutlu olacağını yeniden belirtmişti. Kuvars'a da sorduğunu ancak ondan olumlu yanıt almadığını söyleyince açıkçası benimde çok gidesim gelmemişti. Fakat hem Defne için hemde Meyra hanım için kabul etmek istedim.

-"Tamam öyleyse görüşürüz Meyra hanım. İyi akşamlar. " diyerek konuşmamızı sonlandırdım.

-"Ya çok güzel olacak !" dedi Defne gülerek.

-"Valla bende yıllar sonra izne çıkıyorum. Güzelce dinlenmek istiyorum." diyen Korhan oldu.

Kuvars göğsünden çıkarttığı sesli nefesiyle ensesini kaşıyıp yeni bir sigara yaktı.

"Sen gelmeyecek misin ?" Parmak uçlarım gömleğinin sıktığı koluna değerken oldukça kısık sesle yaklaşarak sormuştu.

-"Konuşuruz." diye ağzının içinde mırıldandı.

Kardeşlerinin yanında bile sohbet etmekten hoşlanmıyordu. Bu adamı çözmek günden güne yorucu oluyor.

İstemeye istemeye temasımı kolundan çekerek midemin aldığı kadarıyla yemeğime devam ettim.

Yemeğin ardından servisler toplanırken Defne ile bakıştık.

-"Eve mi geçiyoruz ?" diye sordu Korhan.

-"Çay kahve içerdik. Değil mi ?" dedi Defne.

Dilimin ucunu ısırıp gözlerimi Korhan ve Defne'de gezdirdim.

-"İsterseniz bana geçebiliriz ?" dedim sorarcasına.

Artık bu sert sandalyeden kalkmak istiyordum. Biraz kasıklarım acıyor...

-"Bilmem ki-"

-"Kuvars bey istemez Defne boşver." Korhan dik bakışlarıyla alay edince Kuvars ona aynı şekilde karşılık verdi. Ancak bakışları daha ürkütücüydü.

-"Lütfen. Olur mu öyle şey ?" dedim Korhan'a doğru nazik bir şekilde.

Omuz silkince Kuvars'a döndüm ve yeniden koluna parmaklarımı doladım. Kaslarının gerilmesiyle bedenini dikleştirip sigara paketini ceketinin cebine attı.

-"Kalkalım." der demez eli hangi ara ulaştı bilmiyorum ama elimi kavradığı gibi ayağa kalktı.

Kalbim sıkışa sıkışa sandalyeden kalktım.

-"Hesabı göndersene birader." Korhan oturduğu yerden kalkarken içeri doğru seslenmişti.

Çantamla telefonumu almış masanın yanından çıkmıştım. Defne de benimle birlikte toparlandığında az önceki adam geri geldi.

-"Estağfurullah efendim bizim ikramımız olsun. Yine bekleriz." dedi ellerini önünde bağlayıp.

-"Olur mu öyle şey ? Getir işte." diye ısrar etti Korhan.

Kuvars verdiği bıkkın nefesle elimi bıraktı ve ceketinden cüzdanını çıkarttı.

Korhan hala adamla hesap tartışmasındaydı.

Kuvars çıkarttığı yüklü miktar parayı masaya bıraktı ve yeniden elimi sıkıca kavradı. Masaların içerisinden geçerken kızlar birer birer başlarını önüne döndürmüşlerdi.

Gülümseyerek önümde yürüyen dev gibi adamı takip ettim. Omuzlarının ardında saklı olan güç titreyen bacaklarıma can veriyordu.

-"Hayırdır yani gövde gösterisi mi ? Adam karşında yeterince ter döküyordu. Ben ödeyecektim sana ne oluyor ?!"

Kapıda arabaları beklerken Korhan Kuvars'a çıkışınca yeni bir tartışmaya girmemeleri için Kuvars'ın kasılan elini diğer elimle usulca okşadım.

-"Şey diyeceğim Defne adresi biliyor. Takip edersiniz." dedim hemen.

Korhan aldığı solukla bana döndü.

-"Çok yorgundum. Eve gidip uyumayı planlıyordum ama sırf şu herifin inadına geleceğim." diyince istemsizce gülümsedim.

Çocuk gibiler !!

-"Bir şey alalım mı ?" diye sordu Defne arabalar geldiğinde.

Korhan'ın arabasından vale inerken diğerinden Orhan indi ve kapıyı açtı.

-"Gerek yok ama canınız bir şey çekerse siz bilirsiniz." dedim binmeden önce.

Kuvars elimi çekiştirdiği için doğru düzgün konuşmama fırsat bile vermiyordu.

Arabanın içerisine bindiğimiz gibi öfkesini etrafa saçan adama döndüm.

-"Çok gerginsin. Beni de geriyorsun." dedim içimde tutmayıp.

Düz bakışlarını camdan bana çevirdi.

-"Gergin falan değilim. O adamla aynı ortamda olmayı en aza indirgemeye çalışıyorum. Sen evinin içine sokuyorsun."

Nefesimi üfleyip omuzlarımı düşürdüm.

-"Kuvars neden kardeş değilmişsiniz gibi davranıyorsunuz ?"

Ilık nefesini yüzüme üfledikten sonra elini belime attığı gibi kendine doğru çekti. Göğsüne yapıştığım zaman şaşkınlığı bir kenara bırakarak istediğini yaptım ve boynuna sarıldım.

-"Boş şeyleri konuşmasak ? Seni çok özledim." diye fısıldadı kulağıma.

Tüylerim ürperdi. Sanki dün geceki gibi çırılçıplaktık. Artık dokunuşları daha cüretkar geliyordu.

Parmaklarını sıklaştırarak biraz daha belimi çekiştirdi. Diğer elini kalçama oradan çıplak baldırıma yerleştirdi ve bastırarak okşadı.

Kasıklarımda olan karıncalanmayla birlikte yanaklarımın içini ısırdım.

Öpmesini istiyordum.

-"Seni öpmem lazım. " dedi içimi okurcasına.

Bunun verdiği zevkle inlememek için kendimi olabildiğince sıktım. Orhan'a karşı yeterince utanç barındırırken şuan arabada böylesine burun buruna durmak daha da utandırıyordu.

Saniyesinde o şehvet yüklü anımızın içinden çekildim.

Çekilmem onu hoşnutsuz edince kaşlarını çattı. Gözlerimle Orhan'ı işaret ettim.

Yüksek sesle ofladı ve arkasına yaslanıp belime sarıldı. Masum dokunuşuyla gülümseyip göğsüne başımı yasladım.

Eve gelene kadar hiç kıpırdamadan birbirimizin nefes alışverişini dinlemiştik. Usul usul saçımı okşamış öpmüş ve sarılmıştı.

Arabadan inerken Korhan da bir kaç saniye içinde arabasını park etti.

Hep birlikte apartmana girdiğimiz sırada Kuvars umursamaz bakışlarıyla bu durumdan haz etmediğini tekrar tekrar belli ediyordu.

Bu davranışlarıyla yalnızca eğleniyordum. Çünkü sevimliydi.

-"Umarım içecek bir şeylerin vardır. " dedi Korhan asansöre bindiğimizde.

Başımı aşağı yukarı salladım. En son Kuvars içki aradığı için bir kaç çeşit almıştım.

-"Hoşgeldiniz !" dedim kapının kenarına çekilip.

İkisi gülümseyerek girerken Kuvars Korhan'ın omzuna vurup ondan önce girdi. İki koca beden çelik kapıya sıkışıp kalacak sanmıştım ama Korhan söverek yan dönünce Kuvars girmişti.

-"Hayvan ya." diye mırıldandı.

Arkalarından kapıyı kapattım ve ayakkabılarımı çıkarttım.

-"Ben bir su içeceğim." diyen Defne çantasını astıktan sonra mutfağa geçti.

Bende Korhan'a salonu gösterdim. Resmi olarak misafir ağırlıyor oluşumdan dolayı mutlu olmuştum.

İlerleyen dakikalarda koltuğun iki ayrı ucunda oturan kardeşler ellerindeki içkilerini yudumlarken ikisinin ortasında Defne ile birlikte oturuyorduk.

Yaklaşık bir saat geçmişti ve rastgele açtığımız filme öylesine bakıyorduk.

Sonra kapı çaldı.

Elbette şaşırdım çünkü kim gelebilirdi ki ?

Koltuktan kalkıp Kuvars'ın dizlerine sürtünerek önünden geçtim. Koridorun sonunda yer alan kapıyı açtığımda karşımda hiç beklemediğim Elis vardı.

Mükemmel görüntüsünden her zaman ki gibi ödün vermemişti lakin kıpkırmızı gözleri hiç fark edilmeyecek gibi değildi.

-"Ben...ben özür dilerim habersiz geldim ama...gidecek başka kimsem yoktu." Hıçkıra hıçkıra konuşmaya çalıştığında onu daha fazla zorlamadan ileri doğru adım attım ve ihtiyacı olduğu şeyi yapıp sarıldım.

-"Tabiki bana geleceksin Elis o nasıl söz ?" dedim sırtını sıvazlayıp.

Elis bana aile dediğim kavramdan kalan tek kişiydi.

"Evde mi bir şey oldu ?" diye sordum bir kaç saniye sonra.

İç çekerek geri çekildiğinde elinden tutarak eve girmesini sağladım ve kapıyı kapattım.

-"Kavga ettik. Ben çok bunaldım." Titreyen dudağını ısırıp gözlerini sildi. Başını iki yana sallayıp hıçkırdı.

-"Orada tutsak olmaktan yoruldum."

Onu belki de en iyi anlayanlardan birisi olabilirdim ama insan karşısında birisi böyle ağlayınca çok çaresiz oluyormuş.

-"Loya ?"

İkimizde gelen sese doğru döndük. Kuvars elini kapının pervazına koymuş kaldırdığı kaşıyla durum analizi yapıyordu.

Elis'i elbette tanıyordu ama o da beklemediği için şaşırmıştı.

-"Kusura bakmayın böyle çıktım geldim." dedi Elis titreyen sesiyle. Çekindiği için başını eğip eliyle yüzünü sıvazladı.

-"Saçmalama. Gel yüzünü yıkayalım. Geliyoruz." dedim Kuvars'a bakarak.

Elis'le banyoda onu biraz daha kendisine getirip çıkarttım. Gözlerinin içindeki kızarıklığa yapacağımız bir şey yoktu ama yüzü iyi durumdaydı.

-"Çok utanıyorum. " diye fısıldadı.

-"Sorun yok." dedim belinden ittirip.

Saçını kulağının gerisine sıkıştırırken gözleriyle odayı inceledi.

-"Beklettik biraz kusura bakmayın. Kuzenim , Elis. Korhan , Kuvars ve Defne'nin kardeşi." Birbirini tanımayan iki kişiyi tanıştırırken Korhan hafifçe başını eğdi.

-"Tanışmıştık." diyince Elis'le biraz şaşırmıştık. Korhan bunu gördü ve düzeltti.

-"Karakolda. Çantanızı çaldırmıştınız."

Ah doğru tamamen aklımdan çıkmıştı.

-"Evet. Pardon ben hatırlayamadım. Memnun oldum tekrar."dedi Elis kısık tonda.

Aramıza çekinerek katıldığında onu rahat ettirmek için Defne farklı konulardan sohbet açmıştı.

Koltukta Kuvars'a kayarken eli belimdeki yerine ulaştı. İlerleyen saatlerde Elis kendini daha iyi hissederken bu durumdan tek memnun olmayan belimi sıkıp duran Kuvars'tı.

-"Baş başa kalamayacak mıyız ?"

İzlediğimiz film esnasında kulağıma müstehcen şeyler fısıldayıp duruyordu. Kızardıkça ona kızıyordum ama umurunda değildi.

Beni de kendini de yakıyordu. Parmaklarını yalnızca elbisemin üstünden hissetmeme rağmen bundan deli gibi tahrik oluyordum.

İçimden çıkan kadına sanırım şaşırmayı bırakmıştım. Ruhumda gizleniyordu. Ve fitili ateşleyen adamla yalnız kalacağımız anı sabırsızlıkla bekliyordum.

•••

Herkese merhaba ❤

Saatlerdir bitsin diye uğraştığım bölümü bittiği gibi yayınladım.

Umarım beğenmişsinizdir 🌸

Elis ve Korhan'ı daha önce bir araya getirmiş miydim hatırlamıyorum üzgünüm. Aralarını hiç düşünmedim. Sırf sizin isteklerinizi yorumlarda gördüm diye yer vermek istedim.

Düşüncelerinizi bekliyorum ❤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.