Tetikleyici unsurlar: şiddet, argo
(Hassasiyeti olan okuyucuların bu bölümü atlayarak okumasını tavsiye ederim.trong>
Dersler bitmişti. Herkes birer ikişer çıkıyordu okuldan. Bende sınıftan çıkmak için eşyalarımı topladım. Sınıfta bir tek ben kalmıştım. Çünkü hocaya bir kaç soru sormuştum. Eşyalarımı topladıktan sonra ayağıya kalktım. Sınıfın kapısının önüne geldiğimde aniden önümde Melisa beliriverdi.
Ah şu Tufan'la kavgamı unutmuştum. Melisa beni omzumdan sertçe itti. Onun beni itmesiyle düşmemi bekliyordu ama düşmedim. Onun yerine kendimi bir adım geri attım. Sonra Melisa'nın yanına Ekin geldi. Ekin üstüme yürüdü. "Seni gerizekalı çilli. Nereye gittiğini sanıyorsun?" Dedi buz gibi bir sesle. Ona sadece baktım.
Kısa bir bakışmadan sonra Tufan ve bugün tanıştığım Eymen geldi. Derin bir nefes aldım. Ve onlara anlamsız bir şekilde baktım. Sonra Eymen söze girdi. "Sen Tufan'ın işine mi karıştın senden beklemezdim." Dedi sanki hayal kırıklığına uğramış gibi. Sanırım bu gerzek Tufan kendini kral zannediyordu.
Melisa bana bir adım daha yaklaştı. Beni bir daha itti. Ama bu itişi daha sertti. Melisa'ya karşı gelerek tekrar geriye sendeledim. Ekin bu sefer yanıma geldi. Uzun ellerini saçlarımı çekmek için kullandı. Saçımı tutmasıyla hafif bir şekilde bağırdım. Tufan sanki bağırmamdan zevk almış gibi sırıttı. Ekin tuttuğu saçlarımı bırakarak beni yere itti.
Bu sefer kendimi yerde buldum. Melisa, Ekin, Tufan ve Eymen başımda dikiliyordu. Tufan aramızdaki mesafeyi kapattı ve önümde diz çöktü. Bir şey söylemedi. Bende dayanamadan, pislik yüzüne tükürdüm. Tufan bu sefer sinirlenmedi. Kahkaha attı. Sonra yanıma Melisa geldi. Melisa ayağıyla bama sert bir tekme attı.
"Seni pislik." Dedi. Onun beni yere itmesiyle kafamı sert bir şekilde mermere vurmuştum. Ekin yanıma geldi. O da karnıma sert bir tekme yapıştırdı. Acıdan bağırmaya başladım. Ama Eymen kapının önünde dikilmiş kimsenin girmesine izin vermiyordu. Melisa beni saçlarımdan tutarak oturmuş bir vaziyete getirdi. Yüzümüz Tufan'la aynı mesafedeydi. Tufan bu sefer yüzüme sert bir tokat attı.
Ağzıma gelen metalik tadın kan olduğunu anlamam uzun sürmedi. Sonra Ekin karnıma sert bir darbe daha indirdi. Karnıma vurmasıyla ağzımdan kan gelmesi bir oldu. Artık hem şiddetle öksürüyor hem de bağırıyordum.
Yeniden.
Yeniden.
Yeniden.
Bana vurulan yumruklar ve tekmeler havada uçuşuyordu. Her yerim kan içindeydi. Tufan bana bir tokat vuracaktı ki aniden bir el onu durdurdu. Gözlerim yaşlı olduğu için bulanık görüyordum. Kim olduğuna baktığımda karşımda Eymen duruyordu. "Hocalar sınıfları kontrol etmeye başlıyor gitsek iyi olur." Sesine endişe hakimdi. Tufan ayağıya kalktı. Bir süre bana ayakta baktıktan sonra gitti.
Ekin ve Melisa da onu takip ettiler. Ayağıya kalktım ve tuvalete sendeleyerek gittim. Aynanın karşısında kendime bakıyordum. Dudağım patlamış ve burnumda kurumuş kan izleri vardı. Kıyafetim ise ağzımdan gelen kan sayesinde artık kan kokuyordu.
Soğuk suyu güzel bir şekilde yüzüme çarptım. Yüzüme çarptığım su biraz dudağımın kenarını acıtmıştı. Ama yine de yıkamaya devam ettim. Sonra sınıfa gidip, sınıfın bir köşesine attığım çantamı buldum. Sendeleyerek okul dışına çıktım. Okulun demir kapısının önüne geldiğimde beni hiç beklenmedik bir yüz bekliyordu. Mavi gözleri benim halimi görmesiyle daha da koyulaştı. Karşımdaki silüet eski sevgilime aitti.
Taylan hemen yanıma koştu. Sonra kolunu koltukaltıma yerleştirdi. Onun beni tutması az da olsa yürümemi hızlandırmıştı. Taylan beni okulun dışındaki banka oturttu. Sonra bana baktı. "Dolunay ne oldu? Bu halinde neyin nesi?" Dişlerini sıkarak konuşuyordu. Aslında onunla ayrılmanın bir diğer sebebi ise herşeye sinirlenmesiydi. "Sen neden buraya geldin?" Bu soruyu sormamın nedeni Taylan'la Manisa da tanışmıştık.
Okulda ilk yanıma gelen ve benimle dalga geçmeyen birisiydi. Onunla zaman geçirdiğimde onu sevmiştim. Ama ayrılmak zorunda kaldım çünkü o herkese zarar veriyordu. Ama bana zarar vermezdi. Sanırdım. "Şu an konumuz bu mu?" Dedi. Dişlerini biraz daha sıksa kırılacaktı sanki. Derin nefes alarak evam etti. "Senin için geldim." Dedi duygularını itiraf edercesine. Onunla ayrıldığımda da böyleydi. Nereye gitsem sürekli peşimdeydi. Çok korumacı davranıyordu.
"Taylan lütfen benim peşimi bırak." Kelimelerimi bastıra bastıra söylüyordum ama bu onun umrunda bile değildi. "Senin peşini asla bırakmam." Mavi gözlerindeki sinir az da olsa inmişti. Ellerim tuttu. Elleri sert ama sıcaktı. Onun elimi tutmasıyla elimi çekmem bir oldu.
"Taylan yanlış yapıyorsun." Dedim mavi gözlerine odaklanarak. Yutkunarak devam ettim. "Seni sevmiyorum." Dedim. Ne dediğime ben bile inanmakta güçlük çekiyordum. Taylan başını iki yana salladı. "Sen beni seviyorsun ama sevmekten korkuyorsun." Dedi kendinden emin bir şekilde. Haklıydı. Beni çok iyi tanıyordu.
"Taylan. Lütfen." Sesimde yalvarış vardı. Taylan lafa girdi. "Beni sevme ama lütfen, lütfen bana,benden uzak dur deme. Yapamayacağımı sende biliyorsun." Gözleri gözlerimden ayrılmış şimdi de saçlarıma odaklanmıştı.
Daha fazla konuşmak istemediğim için ayağıya kalktım. Hızla ayağa kalkmamla ayağım acımıştı. Çünkü Ekin hep ayağıma vurmuştu. Kim bilir belki de ayağım kırılmıştır ama kırıldığını sanmıyorum. Ayağımın acısıyla küçük bir bağırış çıkardım. Taylan endişe ile ayağıya kalktı. "Dolunay iyi değilsin. Bırak seni evine kadar götüreyim." Sesinde rica yoktu. Karşı gelmek istesemde gelemedim.
Taylan beni eve getirirken yolun yarısında beni kucağına almayı bile teklif etmişti. Ama reddettim. Eve geldiğimde Taylan'a teşekkür edip kapıyı açtım. Taylan bana küçük bir gülümseme fırlatarak gitti. Merdivenlerden çıkarken biraz zorluk yaşasam da eve sonunda varmıştım.
Kapıyı açtığımda annem eve daha gelmemişti. Onun gelmemesini fırsat bularak kendimi banyoya attım. Çıktıktan sonra odama gidip üstüme bir şeyler aldım. Oturma odasına gittim. Kumandayı bularak televizyon açtım.
10-15 dakika sonra mutfağa gittim. Ayağımda ki sızlama hala geçmemişti. Şu aptal Tufan yüzünden olmuştu. Bana vurmaları çok canımı yakmamıştı açıkçası. Şu ana kadar hiç bunun kadar ağır dayaklar yememiştim. Çünkü liseye başladığımdan beri Taylan'la sevgiliydik. Taylan beni koruyordu. Sadec Taylan'ın okula gelmediği zamanlar bana vurmuş ve dalga geçmişlerdi.
Bunların hiçbirinden Taylan'a bahsetmemiştim. Çünkü Taylan konu ben olduğum da kafayı yerdi. Onun kırmızı çizgisi bendim. Hatta bir keresinde bir çocuk benim çillerimle dalga geçmişti. Taylan da çocuğu öldüresiye dövmüştü. Kendime makarna yaptıktan sonra masada yemeye koyuldum.
Yemek yerken telefonumda geziniyordum. Gezinirken önüme bir hesap çıktı. Hesap herkese açıktı. Bende hesabın hikayesine baktım. Hikayeye baktığımda kalbim yerinden çıkacak gibi oldu. Çünkü ben dövülürken çekilmişti.
Lokmam boğazımda kaldı. Hesabı inceledim. Tahmin ettiğim gibi bu hesap Melisa'ya aitti. Melisa hesapta zorbalık yaptığı kişileri aşağılayıp,rezil ediyordu. Beni paylaştığında ise postun altına, Yeni geldi kutladık. Ama en çok Tufan sevindi. Artık yeni çillimiz var! yazmıştı.
Yorumlar kısmına baktığımda,yorumlar hakaretle doluydu. Hepsi bana sövüyordu. Ama içlerinden bir hesap dikkatimi çekmişti. Yorumunda, Okulun ilk gününden mi? Bende gelseydin. İzlerdim. yazıyordu. Saçma bir yorum olmasına rağmen bir sürü like ve yanıt almıştı.
Bir o eksikti. Mal birde üzülüyordu. İştahım kökünden kesilmişti. Tabağımdaki makarnayı tencerenin içine boşalttım. Tabağı da bulaşık makinesine koydum. Tekrardan oturma odasına geçtim. Telefonuma Taylan'dan mesaj geldi.
İyi misin? Yazmıştı. Ben onu artık sevmiyordum ama o bana deli gibi bağlıydı.
İyiyim, merak etme. Yazıp telefonu karşımdaki koltuğa fırlattım. Sonra telefonuma bir bildirim geldi. Ayağıya kalkarak telefonu aldım. Gelen bildirimin üzerine tıkladım. Mesaj Melisa'nın hesabıdandı.
Bir daha Tufan'a bulaşırsan bu sefer farklı yollarla seni uyarırım.
Yazıyordu. Sonunda da öpücük işareti vardı. Ona hiç bir cevap vermedim. Sadece hesabı engelledim. Sonra odama girdim. Pijama takımımı giydikten sonra yatağa uzandım. Uzanmadan önce patlamış dudağıma krem sürdüm.
Ardından kendimi annme gelene kadar derin bir uykunun kollarına bıraktım.
