

Lily Miller
"Oh sen ne tatlisinn" yatağımın üzerinde oturmuş ve Cebonun kulağının ardını kaşıyordum . "Babacık çok ciddi ama değilmi?" yüzünü avuçladım . "Sana da mı her zaman kaşlarını çatıyor , bana öyle yapıyor çünki " kendi-kendime gülüyordum .
Hiç arkadaşım olmamıştı ama Cebo iyi bir arkadaştı . Söylediğim her şeyi anlıyormuş gibi sesler çıkarıyordu ve bu beni çok mutlu ediyordu . Tüylü köpeği kucakladım ve bir iç çektim . Yarın universitede ilk günümdü ama çok korkuyordum . Yine dışlanmak istemiyordum ve .........aslına bakarsan bende tam bir arkadaş canlısı değilim . Ama bir tane bile olmazmı?
Aniden kapı çalındı . ve beni de düşüncelerimden ayırdı . "Hanımefendi , gire bilirmiyim?" bu Amayanın sesiydi . "Ahh,tabi ki"
Anladığım kadarıyla Amaya akşam yemeğinden sonra evlerine dönüyor ve sabahda saat dokuzda burda oluyor. Elindeki tepside bir bardak su ve ilaç vardı ." İlaçınızı getirdim "
yatağa yaklaştı ve bana doğru uzattı .Tepsiden suyu ve ilaçı aldım . Bu ilaçdan gerçekten hoşlanmıyordum , çok acıydı . Ama içmek zorundaydım yoksa fırsat bulduğum an yere yapışırdım .
Bardağı yeniden Amaya-ya uzattım . "Bay Daniel gitti mi?"
"Ahh, evet bir saat önce şirkete gitti." Hızlıca ayağa fırladım . "Harika" Amaya bana şaşkın bir şekilde bakarken , Cebo-ya döndüm . "Hadi, Cebo gidip bir az eğlenelim" Amaya Cebo-yu gördüğü an şaşırdı . "Bay Daniel sonunda odasından çıkardımı?"
"Ne ?, ne odası?"
"Bay Daniel söylemedi mi? Cebo-yu bir süredir dışarı çıkarmıyordu . Bayan Dina ondan hoşlanmıyordu ."Cebo-ya baktım .
"Kim bu büyük tatlı köpüşten hoşlanmazki"
"Hee kes sizin gibi değil hanfendi . "Dedi Amaya bana şevkatle bakaram .
Ve bir anda Amaya ve Daniel-in benim hakkımda konuşurken söylediklerini hatırladım . Acaba ona sora bilirmiydim ?
Ve birde varis meselesi vardı . Oturduğum yerden zengin olmuştum resmen . Neyse, şu an her şey yolundaydı ve bu bana yeterdi .
Gülümsedim . " Hadi , Cebo aşağı inelim"
Dedim ve hızlıca odadan çıkarak
merdivenleri indim . Amayada elinde tepsi arkamdan geliyordu . Ve onunda gülümsediğini göre biliyordum .
Kendimi oturma odasının ortasında duran büyük siyah bej koltuğun üzerine attım . Cebo da koşarak yanıma geldi ve koltuğa tırmandı .
Kumandayı aldım ve büyük televizyonu açarak Cebo -la film izlemeye başladık . Bu sırada da , Amaya mutfakta bir şeyler yapıyordu .
**********
Yan döndüm ve telefonumun alarmını kapattım. Saat nerdeyse sekkiz buçuktu. Ve dokuzda universitede olmalıydım .
Dün harika geçmişti. Cebo -yla eğlenmiş film izlemiş ve kitab okumuştum . Uykumu ala bilmek için de erken uyumuştum . Bay Daniel gelmemişti ve yüzünü hiç görmemiştim . Kimin umrunda ki
Sevinçle yataktan kalktım ve elimi yüzümü yıkayarak . Ne giyeceğimi seçmeye başladım .Siyah bir şort ve üzerine uzun ve bol bir gömlek seçdim ve siyah uzun posta çantamı alarak boynumdan geçiridm. Elimde değildi ben bu stile alışmıştım .
Bay asık suartlı şimdi koşuda olmalıydı . Ona gözükmeden evden çıkmak istiyordum . Navigasyondan bakmıştım ve universite eve uzak değildi . Arabasız on -on beş dakikalık bir yoldu .
Mutfağa indim . Amaya hala gelmemişti . Kendime güzel bir tost yaptım ve tostu elime alarak evden çıktım .
Her taraf eğlenceliydi . Etrafda işe koşan insanlar , okula giden çocuklar ve hepsine bakınca seviniyordum .
Neredeyse on üç dakika sonra büyük universite binasının önündeydim . İçeri girdiğimde bir sürü genç vardı . Ve hepsi kayıt olmak için sıraya girmişti bende sıraya girdim .
"Kimliğiniz lütfen" sıra bana geldiğinde bilgisayar arkasında oturan kadın elini uzatarak istedi . Kimliğim .......lanet olsun., o kadar heyecanlıydım ki , evde bırakmış olmalıydım .
Elimi kalbimin üzerine koydum sakin ol ......sakin ol ..ve kekeledim .
"K-kim-kimliğimi evde unuttum sorun olurmu?"
"Peki ,velilerinizden her hangi biri yanınızdamı?" Yutkundum. Sıcak tüm bedenimi sarmaya başlamıştı .
Yine kekeleyerek cevap vermeye çalıştım ."O-o"
"Burda " dedi arkamdan bir ses. Hemen arkama döndüm bir kaç metre ötede bana doğru yaklaşıyordu . Üzerinde gri bir takım elbise vardı . Uzun boyu , yakışıklı yüzü ve zengin otoritesi her kesin bize bakmasına neden olmuştu .
Yaklaştı ve yanımda durdu , cebinden kimliğimi çıkararak kadına uzattı . "Velisi benim " dedi kadına. Kimliğimi nasıl almıştı ki?
Aman tanrım utanıyordum. Gelmesine sevinmelimiydim üzülmelimiydim bilemiyorum . Tüm gençler ve yanlarında olan bir kaç veli gözlerini bize dikmişti . Yine o bakışlar .....bu bakışlardan nefret ediyordum. Bu gençlerin içinde bazıları belkide , sınıf arkadaşım olacaktı ve ben şimdiden sakarlığım yüzünden arkadaş edinme şansımı kaybettim .
Her kes bir birine bakarak fısıldıyor ve böyle genç birinin nasıl genç bir kızı olacağını konuştuklarını biliyordum .
Önümde birleştirdiğim ellerim titremeye başlamıştı bile. Kadın bile Bay Danieli görünce şaşırmıştı . Kimliğime bakarak klavyede bir şeyler yazdı ve bir kağızı Bay Daniele uzattı .
"Bekleme köşesinde oturarak sıranızı bekleye bilirsiniz .Bu gün ilk gün olduğu için muhtemelen uzun çekecektir. "Ne bir tane prosedür daha mı vardı?
Elindeki kağıza baktı . Ve alay edercesine bir nefes aldı. "Muhtemelen akşama gibi burdayız "sıramız geç olmalıydı.
Eliyle bana odanın köşesindeki koltuğu gösterdi . Gittim ve oturduk . Etrafda çok fazla genç ve velisi vardı . Bazıları bizim gibi oturmuş sıralarını beklerken bazıları ortalıkda dolaşıyordu. Ve bazılarıda.......bana bakıyordu. Gençlerin çoğu bir biriyle yaklaşarak konuşuyor ve bir sınıfta olup olmadıklarını öğreniyordular.
Şansıma salon çok büyüktü ve bu kadar insanın olması çok sorun yaratmıyordu . Bu universite Chigagonun en prestijli universitelerindendi , bu yüzden böyle şık ve büyük olması normaldı . Ve buraya gire bilmek için gece gündüz çalıştığımı hiç unutmuyordum .
Bay Daniel -le yan yana oturmuştuk . Ve gözlerini kucağımda birleştirdiğim titreyen ellerime dikmişti . Kalın sesiyle sordu .
"Ellerin neden titriyor? Bir sorunmu var"
Böyle oturunca yanında büzüşmüş ve ufak kalmıştım . "Utanıyorum"
"Neden?"
"Baksana her kes bize bakıyor, senin babam olduğunu düşünüyorlar"
Arkasına yaslandı ."Zaten öyle" burnumdan nefes aldım bu adam beni delirtecekti. Sinirle "Sana babacık ta dememi istermisin"dedim .
"Hayır" Başımı kaldırdım ve fısıldadım "babacık" sinirden yüzü kızardı. "Öyle seslenme"
Ve bu daha da hoşuma gitmişti . Güldüm "babacık"bu defa sinirle bana döndü. "Sana öyle seslenme dedim"
Omuzlarımı çektim . "Babam değilmisin ? Ama az önce kendin söyledin."
Dişlerini sıktı . "Bak bana bücür , bir daha öyle söylersen gerçek babalar gibi seni cezalandırırım. O zaman görürsün sen babacığı"
Hemen sustum ve koltuğa daha da çöktüm.
Birazdan ayağa kalktı ve bir yere gitti. O gittikten bir az sonra genç bir kızın bana yaklaştığını gördüm . Sarı saçlı ve mavi gözlü bir kızdı. Benden bir az uzun olurdu . Ve üzerinde benim aksime güzel, kıvrımlarını gösteren dar bir pantalon ve kısa bir gömlek vardı . Gülerek yanıma yaklaştı . "Merhaba"
Ben bu jest karşısında şaşırıp kalırken o elini uzattı. Bende elimi uzattım "Merhaba"
"Matamatik öğretmenliğindesin değilmi?"
"E-evet"
"Harika, aynı sınıfdayız o zaman. İsmim Zoe "
Gülümsedim "Tanıştığıma memnun oldum Zoe, ben Lily"
Aman tanrım , çok mutluyum . Sanki, karnımda kelebekler uçuşuyordu .
"Bana numaranı vere bilirmisin ? Yarın sınıfta görüşeceğiz zaten , bağlantıda olalım"
"Ah , tabiki"elimi hemen cebime atarak telefonumu çıkardım . Ve whatsapp qr-kodumu açtım . O da kodu okuttu .
Gülümsüyordu . Benim gibi o da mutluydu . "Şimdi annemin yanına dönmeliyim . Bir daha memnun oldum Lily"
"Tabi ki, hoşça kal" koşarak uzaklaştı. Bir kaç dakika sonra Bay asık surat elinde bir poşetle geldi . Yanıma oturarak poşeti açtı ve içinden meyve suyu ve hamburger çıkararak bana uzattı diğer elinde de kendisi için kahve vardı .
Gerçi neredeyse öğlen olmuştu ve ben acıkmıştım . Hiç bir şey söylemeden seçinçle elinden aldım .
Ve o kahvesini içib telefonunda bir şeyler karıştırırken bende yemeğimi yerken sakince bekledik .
**************
Nerdeyse akşam olmak üzerydi ve şükür ki , sonunda sıra bitmişti . Kaydımı tamamlamış ve eve dönmüştük .
Kapıyı açarak oturma odasına girdi bende hemen arkasından girdim . Ama odanın ortasında duranı görünce ikimizde duraksadık .
Dina gelmişti . Bay Daniel ona doğru yaklaştı ve konuşmaya başladı. "Bu saatde burda ne işin var?"
"Bu gün burda kalacağım"dedi koltuğa oturup bacak bacak üstüne atarak ve ayağının yukarısı tamamen dışarıda kalmıştı. Nasıl böyle giye biliyordu ki?
"Oda yok " dedi Bay Daniel rahatsız olarak ki, bende oldukça rahatsız olmuştum .
Aslında üç yatak odası vardı birinde ben , diğerinde Bay Daniel , üçüncü odaysa kapalıydı neden bilmiyorum.
"İkimizde oda olduğunu biliyoruz Daniel"
"Hayır o oda uzun zaman önce kapaıldı . Eğer kalmak istiyorsan Lilyle kala bilirsin"
Anlayamıyordum bunlar nişanlıydılar ama Bay Daniel Dinayı hiç yakınına yaklaştırmıyordu . Bu nasıl nişanlılık ......
Bekle , Lily lemi kala bilirsin dedi ?hayırr hayırr ben bu süslüyle aynı odada kalmak istemiyorum .
Tiksintiyle bana baktı "Bununla aynı odada kalmaktansa sokakta yatarım daha iyi "
Kollarımı birleştirerek cevap verdim." O zaman kal, çünki ben senin için bayılmıyorum"
"Hahh"sonra devam etti "Ama Daniel seninle kalabilirimm lütfen" ne kadar da iğrenç kadın.
"Bende seninle kalmaktansa sokakta yatarım " dedi benim kısasımı alarak .
Ve ayağa kalktı . "Lily benim odamada kalacak , sende Lily -in .....bitti"
"Ne ?hayır" dedim kaşlarımı çatarak . Dina da sinirlenmişti göre biliyordum ama nedense Bay Daniele ger zaman boyun eğiyordu .
Bana taraf döndü " Ne o? BABACIĞINLA yatmak istemiyormusun"
Babacık sözünü özellikle vurgulamıştı. Lanet olsun , ne diye onu kışkırttım ki, öyle seslenme dediği an durmalıydım.








