İçeriğe geç

BENİM KATİLİM

Bölüm 1 · 10 dk okuma

BENİM KATİLİM

Bölüm 1

GİRİŞ

Güneşli ama sert esen rüzgarlı bir hava vardı. Arya yine okul çıkışı antremanına gidiyordu. Dersleri iyi olmasada kickboks da süper bi konumdaydı. Salona girdi. İçeriye öyle bir göz gezdirdi. Soyunma odasına geçip okul formalarını çıkartıp üstüne rahat kıyafetler giydi. Boks hocalarının düzeyinde olduğu için ona özel kıyafet zorunlu değildi. Onun alt seviyelerinde olan diğerleri salonun özel kıyafetlerini giymek zorundaydılar. Sırt çantasını kendi dolabına koyup antreman yerine geçti. Başta ısınma hareketleri yaparak kendini antremana hazırlıyordu. Çalışırken aklına evdeki annesi geliyordu. Geçen günler yeni bir adamla tanıştığını ve Aryaylada tanıştırmak istediğini söylemişti. Arya bu duruma tersti. Babasından sonra başka bi adamla birlikte olması Arya'nın onay verebileceği birşey değildi. Babasını trafik kazasında kaybetmişti. Onun ölümünden daha 5 sene bile geçmemişti. Sadece annesiyle beraber mutlu yaşamak istiyordu. Babasından sonra farklı huylar edinmişti. Zaten babasının kızıydı.

Dün akşamki tartışmada kızına kaba davrandığını düşünen Suna'nın moreli bozuktu. Kendine sıcak bi kahve yapmıştı. Camın kenarına oturmuş sıcak kahvesinden yudum almıştı. Eli yanındaki telefona gitti. Kızı belki yeni üvey babasını sever, huzurlu bir akşam olur gibisinden düşündü. Adamın adı Alper idi. Telefon çok çaldırmadan açılmıştı.

"Alo Alpercim napıyorsun? "

"İnanır mısın bilmem ama senin aramanı bekledim. Sen ne yapıyorsun?

"Anladım zaten. Bende kahve içiyodum öyle. Şey dicektim akşam bize geleceksin ya. İşte kızıma daha ilgili davranabilir misin dicektim ufak çaplı süprizler falan belki seni sever. "

"Tabii ki öyle yaparım. Her daim de kızımıza ömrümce süprizler yapacağım. "

"Ona arada süprizler yapman belki onu daha mutlu yapar, çünkü biliyosun babası vefat edeli fazla olmadı ve hala bunu atlatamadığı için aylardır, yıllardır suratsız gibi dolaşıyor."

"Anlıyorum. Ben toparlamaya çalışırım. O zaman akşam görüşürüz. "

Suna telefonu kapatırken saate baktı. Hala akşama çok vardı. Evde nasıl zaman geçireceğini bilmiyordu. Bitirdiği kahvesini mutfağın tezgahına bıraktı. Yapacak birşey bulamadığından evi tekrar temizlemeye karar verdi.

Kan ter içinde, nefes nefese, saçları darma dağın olmuş Arya 4 saattir antremandaydı. Saat 17:48'di. Soyunma odasında ki dolabından çantasını aldı. Boks eldivenlerini çıkartıp içine koydu. Dağılmış saçlarını tekrar yukardan toplayıp, çantasını koluna taktı. Hocalarına veda ettikten sonra hızla çıktı salondan. Evine giden yolda ilerlerken karnı bi anda acıkmıştı. Sırt çantasının küçük gözünden 20 TL sini çıkartıp yakındaki markete girdi. Kendine bi sandiviç aldı. Anında açıp bitirmişti. Yoluna devam etti. Çok uzun sürmeden evinin önüne gelmişti. Annesinin evde olmadığını düşünerek kendi anahtarıyla açmaya çalıştı ama kapı zaten açıktı. Annesi kapıyı kilitlememiş anlaşılan. Arya bu duruma biraz bozuldu. Babasından sonra annesinin başına da birşey gelmesini istemiyordu. Yoksa yaşama amacı kalmazdı.

Arya direkt odasına çıkıp çantasını koydu. Kapı sesini çoktan duymuş olan Suna kızına seslendi.

Arya cevap vermeden annesinin yanına indi.

"Hoşgeldin tatlım karnın aç mı? Misafirimiz gelsin beraber yeriz. "

"Kapıyı neden kitlemiyorsun anne kaç kere konuştuk! Hem ne misafiri o adamdan bahsetme bana. "

"Kızım dalgınlığıma gelmiş özür dilerim. "

"Her zaman aynı şeyi diyorsun anne, sana bir şey olursa ne olacak. Ben hayatıma nasıl devam edicem. Babamdan sonra sıra seni mı kaybedicem. "

Arya'nın gözleri dolmuştu. Kafasını sağa sola çeviriyordu.

"Kızım çok şükür bir şey olmadı başıma bişey gelmedi bu kadar sinirlenmene gerek yok. "

"Tamam anne kafam çok dolu zaten. Buarada misafir dediğin o adam mı gelecek? "

Arya'nın gözlerini keskinleşmiş annesine baktı. Suna gözlerini sağa sola dolaştırıp kızına döndü.

"Kızım belki sana iyi gelecek, neden o adam hakkında hiç güzel şeyler düşünmüyorsun. "

Annesinin bu lafı Aryayı sinirlendirmişti. Elleriyle kafasını tutmuş derince nefes alıp verdikten sonra bağırarak cevap verdi.

"ANNE ÖZ BABAMDAN BAŞKA HANGİ ADAM BANA İYİ GELEBİLİR! SEN İYİCE SAÇMALAMAYA BAŞLADIN. "

Suna telaşlanıp kızına sarılmaya çalıştı. Arya kendinden çekip.

"Hiç yaklaşma anne. Sen babamı nasıl bu kadar kolay unutup başka bi adamla sevgili manasında tanışıyorsun. Bide sana iyi gelir diyosun anne. Sen benim babamla olan o bağımı bilmiyor musun da gelmiş bana böyle ben duygusuzmuşum gibi konuşuyosun. "

Suna'nın göz yaşları damla damla akıyordu. Kızını bıraktı. Yüzüne öyle bi bakıp dışarıya çıktı. Arya da üzülmüştü. Eliyle kafasına vurdu. Sakinleşmeye çalıştı. Odasına çıkıp duş almak için kendine kıyafet hazırladı.

Suna dışarıda derin derin nefes aldı. Kendini toparladı. İçeriye girdi. Telefonunu eline alıp Alper'i aradı. Çaldı, çaldı. Fakat açılmadı, cevap yoktu. Telefonu koltuğa bıraktığı sırada Alper geri döndü aramaya. Çok çaldırmadan açtı.

"Alo Suna akşam için hazırlanıyordum. Açamadım kusura bakma. "

"Yok sıkıntı değil de sorunumuz var. "

"Ne sorunu? "

Suna koltuğa oturup, etrafına bakındı ve aramaya geri döndü.

"Arya. Onu düzeltebileceğimizi düşünmüyorum. O çok zor biri. "

"Ben hallederim sen sıkıntı etme. Buarada neden öyle söyledin bi sorun mu oldu? "

"Gelince anlatırım. Hadi görüşürüz kapatıyorum. "

Duştan çıkan Arya üstünü giyinip komidinin çekmecesinden saç kurutma makinesini alıp saçlarını kurutmaya başladı. Saçlarını iyice kuruttuktan sonra saç yağını, yüzünede yüz kremini sürüp, saçlarınıda bi güzelce tarayıp yatağına yattı. Birazdan gelecek adam için hazırlanacak değildi. Öz babasından sonra hazırlanmalara bile hevesi kalmamıştı. Hiç bir şeye hevesi yoktu. Aklında babasını düşünüp uykuya daldı.

***

Ütülenmiş beyaz gömleğini, üstüne lacivert ceketini, altınada keten siyah pantolonunu giydi. Birazdan gideceği yemek için heyecanlı değildi. Sonuçta ilk defa bi kadınla parası sayesine evlenmiyordu. Evlendiği bir çok kadının parasını yemek için birlikte olan Alper'in cidden bu hayattan hiç utanması yoktu. Marka olan ağır kokulu parfümünden bi fıs sıktı. Saçlarını yana düzeltip aynada kendine baktı.

"Seni beğenen kadın gördümde, reddeden kadın görmedim be Alper. "

Kendini beğenmiş, cimri, bencil, para avcısı, egoist, rolcü biriydi. Her kadına farklı yüzlerini gösteriyordu. Bu adama iki yüzlü de denmez birden fazla yüzlü denir artık.

Ve o an gelmişti. Suna çalan kapıdakinin kim olduğunu bilerek kapıyı açtı. Alper'e sarıldı. Arya hala odasında uyuyordu.

"Hoşgeldin Alper. Gel şöyle şu tarafa geçebilirsin. "

Dedi salonu gösterek.

Alper evin içini inceledi. Sunayla tanışmadan onun varlıklarını araştırmıştı. Daha büyük bir ev bekliyordu. Alper'in gözleri etraftayken salona geçip koltuğa oturdu. Suna ise gözleriyle Arya'ya baktı. Odada olduğunu düşünerek Alper'e seslendi.

"Alper hemen geliyorum iki dakika bekler misin? "

"Tamam tamam sıkıntı yok. "

Suna merdivenleri çıkarak Arya'nın odasına girerken Alper ise ayağa kalmış etraftaki eşyaları inceliyordu. Deli adam ya.

Suna Arya'nın odasını tıklamadan girdi. Sinirle;

"Arya kalksana kızım. Sen ne yapmaya çalışıyosun. ARYA!! "

Arya annesinin hafif bağırmasıyla kalktı. Uyku sersemliğiyle ne olduğunu anlayamadı.

"Ne oldu anne. Ne diyorsun? "

Suna kızını yataktan kolunu tutarak kaldırmaya çalıştığı sırada Arya ise sertçe kolunu çekti. Babasının bakışlarına benzeyen uykulu gözleriyle baktı annesine ve kendisi kalktı.

"Kendim de kalkabilirim. Senin yardım etmene gerek yok. "

Sunanın siniri geçmiş bir şekilde Arya'nın omuzuna elini atıp konuştu.

"Kızım bu kadar basit bir şey için bana kırgın mı olacaksın? Yapma böyle, şuan konuşmanın sırası değil biliyorum ama lütfen yapma. Bak o adam geldi. Ona böyle hırçın davranma lütfen. Tamam ikinci baban olarak kabul edemezsin ama bi arkadaş olarak da kabul edebilirsin he kızım. "

Arya, omuzunda olan annesinin elini alıp okşarken cevap verdi.

"Bak anne seni ve babamı canımdan vazgeçecek kadar çok sevdiğimi biliyorsun. O yüzden benden o adamla iyi geçinmemi bekleme. Her konuda ne kadar iyi biride olsa sen onunla arkadaşlık dışında bi ilişkide olduğun sürece ben o adama iyi davranamam. "

Suna kafasını aşağı eğip hüzünlü bi şekilde derin nefes alıp verdi. Kafasını kaldırıp kızına cevap verdi.

"Peki kızım. Ne yapmak istiyorsan onu yap. Sana hiç bir şey demeyeceğim. Ama yapacağın şeyleri, davranışlarıda fazla abartma. "

Suna kızına sarıldı. Arya bu sefer izin vermişti. Oda kollarını annesine doladı. Aşağı indiler.

Alper ise o sırada evin içindeki maddi değeri olan şeylerin fotoğrafını çekiyordu manyak. Ne kadar para eder diye. Suna ile Arya'nın ayak seslerini duyunca oturup telefonunda bir şeyler bakıyormuş gibi durdu. Salona önden Suna girmişti. Arkasından gelen Arya adamı görür görmez.

"Ne kadar banel biri."

Arya bu söylediğini Alper'in duyabileceği bir şekilde söylemişti. Suna kızına dönüp gözlerini büyütüp ayıp der gibi baktı. Alper ne diyeceğini bilemediğinden öylece onlara saf saf baktı. Suna Alper'e omuzlarını kaldırarak gülümsedi.

Arya için samimi ve iyi olmayan bu sohbet onu sıkmıştı. Suna ile Alper karşı karşıya olan koltuklarda oturmuşlar sohbet ediyorlardı. Arada Arya'ya laf atıyorlardı, Arya da "he, hı" diyerek geçiştiriyordu. Bu sıkıcı banel sohbetin sonunda Alper, Suna'ya göz kırparak cebindeki küçük paketlenmiş bir şeyi çıkardı. Suna Arya'ya bakarak gülümsüyordu. Arya onlarla ilgilenmeyip, bakmadığı için ne olduğunu bilmiyordu.

Suna, Arya'nın yanına geçerek.

"Kızım bak Alper abin sana bir şey almış. Bakmak ister misin? "

Alper, tıpkı Arya bir çocukmuş gibi elindeki hediyeyi ona sallıyordu. Arya ona ve elindekine bakarak gözlerini devirdi. İçinden Alper ile çatışma yaşıyordu fakat bunu dışarıya yansıtmıyordu. Suna, hediyeyi kızının almayacağını tahmin ederek hediyeyi ilk Suna aldı. Hiç incelemeden kızına uzattı. Arya bi annesinin elindekine bakıp birde annesine bakıyordu. Çok uzatmadan aldı. Masanın üzerine koydu. Alper şaşkın bakışlarla sessizliğe atladı.

"Hediyeni neden şimdi açmıyorsun tatlım. "

Evet Arya'nın içinde bu adam olduğu sürece sinir vardı. Alper Arya'ya o "tatlım" Kelimesini kullandığı anda siniri katbekat artı ve dışarıya vurdu. Arya, Alper'e dönerek.

"Senin gibi birinin çok lazım olabilecek bir şeyi hediye edeceğini sanmıyorum. Amacın hediyeyi beğenip, beğenmemem değil. Amacın yalakalık. "

Arya net cümlelerini söylerken Alper ise ona hafif gülümseme ile bakıyordu. Suna, bu arada ki gerginlikten rahatsız olduğundan yerinde kımıl kımıl durmuyordu. Alper, Arya'nın cümlesi bitince hemen yanıt verdi.

"Ahh ne kadar da yanlış düşünüyorsun minik kız. Amacım yalakalık olsa sence daha farklı davranmaz mıydım? "

Alper o sinsi bakışları ile bitirdi cümlesini. Arya tak diye lafını verdi.

"Hmm ne güzel. Nerede nasıl davranacağını biliyorsun demek. Yani roller arada değişiyor diyosun. Öyle yapsaydım anlaşılır diye 2. taktiğini kullanıyosun. Vay ne sins-"

Arya, Alper'e laflarını tokat gibi çakarken araya Suna girdi.

"Ay yeter bu kadar. Hadi yemeğe geçelim. "

Ortam gerginlikten bir anda Suna sayesine normalleşti. Herkes yemek masasına oturmuş karınlarını doyuruyorlardı. Arada da yine sohbetler oluyordu. Alper, Arya'ya sorular soruyor, Arya da annesinin zoruyla düzgün bir şekilde cevaplıyordu.

"Demek son sınıfsın. Vay be. Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? " Dedi, Alper çataldaki küçük lokmayı ağzına atarken.

Arya içinden sabır çekip kısa yanıtlar vermeye çalışıyordu.

"Evet."

"Ee ne yapmayı düşünüyorsun? Ne okuyacaksın. "

"Hiç bişey. Okulla fazla ilgilenmiyorum. "

Suna araya girdi.

"Boks ile ilgileniyo Alper söylemiştim ya sana. "

Arya hafif şaşkınlıkla annesine baktı. Çok belli olmadan annesine doğru eğilip.

"Bide benim hakkımda bu adama bilgi mi verdin anne. "

Suna boğazını temizleyip yemeğinden bir parça aldı.

Arya için uzun ve sıkıcı bu yemek sohbeti sonunda sona ermişti. Herkes salona geçti. Suna ortam gerilmesin diye hemen ortaya laf attı.

"Midemizdekiler biraz erisin daha sonra çay ile birlikte tatlı yeriz. Hemde tatlı ağızla. "

Suna son cümlesini söylerken Arya'ya bakmıştı. Arya ise takmadan elleriyle ilgileniyordu. Alper de sessizce onları dinliyordu.

Arada kısa kısa sohbetler ile bitmişti o akşam. Bundan sonrası Arya için huzurluktu. Alper, Suna ile vedalaştı. Arya'ya da sarılmak için kollarını uzattığında Arya geri çekildi. Suna gizlice Aryayı arkadan Alper'e ittirdi. Daha sonra Alper evden uzaklaştı.

***

Düne rağmen güneşli, hafif sıcak esen bir hava vardı bugün. Arya hafta sonunun ilk gününün sabahına geç kalktı. Dün akşam onun için dünyanın en sıkıck akşamlarından biri olabilirdi fakat dün gece çok da güzel ve rahat uyumuştu. Çünkü bugün hafta sonuydu. Okulun olmadığı günlere bayılan Arya odasından çıkıp lavaboya girdi. İhtiyaçlarını karşılayıp alt kata inen merdivenlerden inerken kızartma kokusu almıştı. Patates kızartması. Çok severdi fakat sağlığına dikkat eden biriydi. Mutfağın kapısından portakal suyu sıkan annesine öylece baktı. Ona bakarken babasını annesini ve kendini düşündü. Eski günlerini. Eskilerden annesi mutfakta yemek pişirirken babasıda yemek masasında oturur annesini izlerdi. Arya da aralarına girer onlara sonsuza denk birlikte olmak istercesine sarılırdı. Gözleri dolmuştu Arya'nın. Kendini toparlayıp mutfağa girdi. Ve annesine sarıldı. Annesine yardım amaçlı kahvaltılıkları yemek masasının üzerine yerleştiriyordu. Anneside yeni demlenmiş sıcacık çayı alıp masaya koydu. Bir yandan kahvaltılarını bir yandanda sohbet ediyolardı. Dünden hiç eser kalmamıştı ikisindede.

"Anne yarın yarışmam var. Beni izlemeye kesin geleceksin değil mi? "

"Tabiiki gelirim kızım. Nerede olacak? "

"Geçen gittiğimiz spor salonu var ya sen getirmiştin beni oraya aynı yerde. "

"Tamam canım benim. Yarın biz Alper abinle erkenden yanında oluruz. "

Arya çayından yudumunu alıp annesine baktı.

"Anne ya günümü mahvetme. "

Suna kollarını masaya koyup yanıt verdi.

"Kızım iyice abarttın o adam sana dün akşam bi zarar verdi mi? Hayır günü de mahvetmez saçmalama canım benim. "

"Neyse anne sen mutlu olursan sıkıntı olmaz. "

"Yerim seni canım benim iyiki varsın. "

"Sende iyiki varsın annem. "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.