Başka oyun buluruz abicim, şu sıra evcilik çok revaçta.
Gökalp: Sakın bak sakın ilgi ilk defa benden uzak lütfen abisinin canı.
İyi davran bana!
Gökalp: Emredersiniz hünkarım.
Aferin bunu sevdim, abim olmasını yani.
Gökalp: Bende çok sevdim, kardeş olayını.
İki kardeş bu gece için artık hazırdı. Şimdi Noyan düşünsündü.
_______________________________________

Noyanın bakış açısı.
Annesinin evine, hazırlıkları kontrol etmek için gelmişti. Şimdi ise elindeki kahve buz gibi olmuş farkında bile değildi. Kendisine dördüncü defa seslenen annesine dönüp boş boş baktı.
Hatice: Aaaa Noyan! Bak hayatım birde boş boş bakıyor. Bişi olmuş ne oldu oğlum çok heyecanlıydın, sönmüş heyecanın.
Necati: Söner tabi güzelim. Çocuğa fikrini bile sormadan istemeye gidiyor. Niye? Harun efendi istedi diye!
Hatice: Nasıl Tuna'nın haberi mi yok? Oğlum sen ne yaptın acemi balık gibi?
Tuna benimle sevgili olmayı kabul etmişti babacım. Yani tabi yaşınılan kötü olaylar biraz trenimizi raydan çıkartıp bodoslama duvara çakmış gibi oldu ama.
Hatice: Oğlum bugün ne oldu onu anlat.
Sabah çiçek gönderdim evine. Bir saat bekledim sonra çiçekçiyi aradım bizzat Tuna'ya teslim edildiğini söyledi.
Hatice: Yoğunlar arayıp teşekkür etmedi diye mi yüzün düştü.
Necati: Ay hanım içindeki polyannayı az frenle kurbanın olayım.
Hatice: akşam kanepede uyurum mu dedin sen?
Necati Ağzına fermuar hareketi yapıp susup kahvesini içmeye devam etti.
Yok annem aradım hemen. Buz gibiydi mesafeli soğuk. Dün geceki şen neşeli çocuk gitmişti. Sürekli belki heyecandandır dedim bugün için bir sürü saçmalık anlattım.
Hatice: Eyvah eyvah! Noyan oğlum çocuğa onu sevdiğini ilk kez ne zaman söyledin?
Necati bey kahkahayı patlatmıştı. Noyan da elleri ile oynuyordu.
Hatice: Ayyy hayır Noyan! işte profesyonel özel hayatta nasıl kazma oldun sen? Hayır babandan da mı bişi öğrenmedin güzel oğlum!
Anne çok aşığım, iki aileside beni onunla gönül eğlendirmekle itham edince şirazem kaymış olabilir. Telafi edicem diye söz verdim ama.
Hatice: Telafinde ananı babanı alıp söz yüğü.... Notan söz yüzüğü aldık çocuğa resmen aşiret dizisi gibi mobing yapıyoruz.
Yok ya o kadar değilizdir, dimi?
Öyleyiz mal Noyan sen Tuna'yı kazanmadan kaybettin! Baba bişi yap baba.
Necati: Çok şükür aklın başına geldi. Tamam burdan dönülmez, hem ailelerine büyük terbiyesizlik olur. Tanışma dedik tanışalım. Sende izin iste babalarından bahçeye filan çıkıp konuş.
Hatice: Tek taş 💎 usulünce teklif et. Ama açık kapı bırak çocuğa mecbur hissetmemeli asla.
Konuşur mu benimle? Haklı tabi, Harun beyde yok şirket, yok kullanmak dedi. Offf kafası karıştı bende tamda ima edildiği gibi aceleci davranıyorum.
Necati: Konuşmadan olmaz o iş. Güzel güzel anlat kendini. Geri çekilmeyi de bil. Boğma yeterince derdi var oğlanın.
Teşekkür ederim, iyiki varsınız. Anne tek taş alıyım gidip.
Hatice: Olmaz alınmaz o. Kasada babannenin aile yadigarı var onunla teklif et.
Bana mı veriyorsunuz onu?
Necati: Yok ikinci çocuk yapıcaz ona saklıyoruz. Oğlum bizim senden kıymetli kimimiz var? Ha ilerde inşallah torunlar.
Hatice: Amin hayatım, AMİN.
Amin o zaman.
.
.
.
Sacide: Basın basın toplanmış! Tuna görünce gerilicek eyvallah olsun.
Gökmen: Harun dedim tek araba gelmeliydik.
Gökalp: Yok anne Noyanlar ordu gibi çıkmışlar evden hediyeler filan magazin çalkalanıyor. Tunam...
Hiç bişi benim kararımla olmayacak dimi? Hayatımı elimden hep birlikte alıyorsunuz olan bu!
Doğan: Tuna o nasıl laf oğlum sevgilim dedin ya.
Daha dün sevgili olduk dün! Niye bu durumdayız şimdi söyliyim. Elalem için! sen ve annem beni harcadınız!
Gökmen: oğlum gerginsin haklısın. Kırmadan aileni lütfen.
Sizin ve eşinizin de farkı yok. O şirketi için siz beni kazanmak için fikrimi bile sormadınız!
Cem: Kardeşim hadi gel yüzünü yıkayalım şimdi adamlar gelicek.
Hahahaha belki doktorda gelir Cem komiserim. Tek Gökalp abimi istiyorum! Korkmayın rezillik çıkartmıycam adabımla takıcam tasmamı oturucam.
Kapıda ona üzgün kedi bakışları ile bakan bir adet Noyan görmek beklemediği bir şeydi.
Ben.. Üzgünüm.. Çok.. Abim.... Ben onu kast etmedim.
Gökalp: Abicim hadi biz odana çıkalım. Misafirlerimiz de içerde biraz soluklansınlar. Kimse yanlış anlamıyor seni, yaşattığımız hiç bir şeyi hak etmedin.
Gökmen: Evet hadi biraz dinlen oğlum. Hoşgeldiniz buyrun lütfen içeri geçelim dimi Sacidecim.
Sacide: a... Şey evet lütfen buyrun geçin lütfen.
Cem: Gidiyim mi ben kanka?
Cem...
Gökalp: Hadi geçin oda'ya alıcam ayağımın altına! Koca koca adamlarsınız yakışmıyor.
Yüzünü yıkayıp pencereden temiz hava gelmesi için oraya doğru yürümüştü ki aklına gazeteci ordusu geldi.
Cem: Ben hallederim istersen.
Yok bir sürü laf caz yapıcaklar. Gerek yok olan oldu. Noyan... Offf çoktan vazgeçmiştir benden napıcak benim gibi sorunlu tipi?
Aslında adabı ile sorup konuşa bilse eşi olmanı çok istiyordu. Yani istiyorum hala.
Gökalp: Biz alt kattayız kardeşim, siz güzel güzel konuşun.
Tuna minnetle baktı Cem ve abisine. Noyan çekinerek oturdu tekli koltuğa.
Tunam çok özür dilerim. Herşey benim suçum basın onu dert etme hallederim.
Noyan özür dilerim ben çok kötüydüm o sözlerde ciddi değildim.
Seni seviyorum... Yani ilk sana söylemem gerekirken babalarına aşmımı itiraf etmem pek etik olmadı ilişkimiz için.
Yok onlar dünden hevesli çıktı, bence duygularınız karşılıklı. Sana boş değiller bence.
İkili ilk kez rahatlayarak gülüyordu. Noyan Tuna'nın gülüşünde takılı kaldı.
Cebinden çıkarttığı yüzük kutusunu ile oynayarak söze girdi.
Bu yüzük aile yadigarı, babannem evlilik teklifi için babama vermiş zamanında. Bir gün bugün değil, yarın değil. Acelem yok ömür uzun sonsuzluk için söz verdik nasılsa.
Verdik sonsuzluk çok kısa, ilk biz ölçücez onu.
Umarım güzelim, umarım bir gün bu yüzük parmağında, ben kalbinde olurum.
Noyan bazı şartlarım var. Ve sana dürüst olmam gerek. Senden gidemiycek kadar yoğun duygular besliyorum. Bunun adına aşk diyemem.
Hiç birşey demek zorunda hissetme sevgilim. Ben burdayım yanı başında izin verdiğin kadarına tamamım.
O vakit şartlarımı konuşalım mı sevgilim?
Yani konuşalım, ben Ageplay hariç herşeye okeyim.
Yok yazar seviyor o tarz kurguyu da o buranın konusu değil rahat ol.
Yüzüğü yani yüzüğü mü takarım. Seninle aklında olmayan bu farklı yola da çıkarım.
Korkmalı mıyım? Çünkü kocaman bir ama geliyor peşinden.
Acele etmeden evlilik için yani. Tek şartım bu.
Ohh kolaymış seni seviyorum ve yaptığım tüm aptallığa rağmen beni kabul etmen bir mucize.
Apdal seviyorum demek ki. ( abdal derviş demek)
Sev.. Başka bir dileğim yok.
Yüzüğü mü takarmısın, yoksa ailelerimizin yanında mı takmak istersin.
Takıyım lütfen burda seni seviyorum Tunam.
Yüzüğü taktıkran sonra alnına masum bir öpücük bıraktı. Tuna da sevgi ile kucakladı müstakbel eşini.
Bölüm Sonu....
Yeni bölümde görüşmek üzere👋