İçeriğe geç

Benim Gerçeğim Bxi

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Benim Gerçeğim Bxi

Bölüm 6

B. 6

Harbi mi? Allah olur ben gidiyim hazırlık yapayım. Tunam seni çok seviyorum. Yani bunu ilk sana başka söylemek isterdim de neyse telafi ederim, edicem söz.

Tuna şaşkınlık içersinde hastane yatağında olanları seyrediyordu. Ciddi anlamda seyrediyordu, kimse ona fikrini sormamıştı çünkü.

Cem: Oğlum bir yemek yiycektin, iş buralara nasıl geldi?

Bilsem kardeşim... Bilsem.....!

_______________________________________



Arabayı uygun bir yere park ettikten sonra hızlıca inip Tuna'nın kapısını açıp inmesi için yardımcı oldu.

Tuna bu durum ona fazlası ile komik geldiği için gülüşünü sakınmadı. Noyan da mahçup bir şekilde ensesindeki saçlarla oynadı.

Çok mu klişe oldu?

Şey kusura bakma ama tam bir wattpad erkeği hareketiydi.

Hahahaha... Okur musun, yani dijital kitap?

Evet iyi bir okuyucuyum.

Birlikte konuşarak lokantaya girdiklerinde garson onlar için ayrılmış cam kenarında daki masaya yönlendirdi.

Şık, gösterişsiz ama iddalı. Senin duruşunun aksine.

Birden bu kadar güzel iltifatlar etme kalbim dayanmıycak.

Garson geldiğinde Beyaz şarap, levrek ve mezelerden söylediler. Yemekleri gelene kadar Tuna aklındaki soruyu sormaya karar verdi.

Hiç o arabadaki kimdi, şirkette beni niye kolladın polemiğine girmeden direk gözlerinin içine bakıp sormak istiyorum Noyan.

Lütfen dilediğin herşeyi sor bana, çekinme.

Noyan Göktuğ neden ben?

Zengin&fakir, güçlü& zayıf, çalışan& patron ve milyonlarca neden, benim bu saçma nedenler hiç mi hiç umurumda değil!

Sen Noyan seni neden seçti onu merak ediyorsun.

Evet tam da bunu merak ettiğim için geldim bu gece.

O lavaboda şirkette olduğunu bile bile bam bam diye haklı bildiğin şeyi savundun. Hemde bir kez bile beni odasına çağıran bu adam kim, kimin nesi diye düşünmeden. Yekten dürüstçe.

Aptallık, budalalık hatta gereksiz özgüven. Hepsi olabilirim neden olmadığımı düşündün?

Mahçubiyetin beni sana aşık eden şey.

Utanmam? işle ilgili utanmam mı patronuma onca lafı söylemiş olmaktan utanmadım ki ben Noyan.

Noyan gözlerinin içi parıldayarak bakıyordu Tuna'nın yeşil gözlerine.

Hayır utanmadın, yani ona değil. Başını kaldırıp bana beğeni dolu bakışlar atıp komik cümleler kuduğunda utandın. Ben orda sana düştüm Tunam.

Tuna şaşırmış aynı zamanda etkilenmişti. Elindeki kadeği dudaklarına götürüp minik bir yudum alıp dudağında kalan şarabı minik dili ile yaladı.

Ve Tunam sen her hareketinle beni dahada dönülmez bir yola itiyorsun.

Hangi yol o Noyan?

Çıkmaz sokak sen, Tuna sevgilim ol. Aslında aklımdaki soru, sonsuza kadar hep benim ol sonsuzluk çok kısa biliyormusun hiç hesaplanamamış.

Belki biz birlikte hesaplaya biliriz.

Bu kabul ettiğin anlamına mı geliyor?

Hafif yüzü ekşiyen Çocukla Noyan tam olarak aldığı cevaptan emin olamamıştı.

Evet denemek isterim. Ve korkmazsan beklenmedik bir regli sancısı çekiyorum. Beni hastaneye götürmek mümkün mü? Çok ağır bir periyodum var da ımmmmm.

Hemen hemen gidelim sevgilim de ped önce tuvalete götürsem seni çok daha iyi olur.

Ihhhh evet koluma girsen çok mutlu olurum. Ahhh birden sancım çok arttı.

Kucağımda olsan daha rahat hareket ederiz. Garson bakarmısınız lavaboda da ped var mı?

Garson: Elbette otomattan temin ede bilirsiniz.

Hadi Tunam sen geç hemen kapının dibindeyim lütfen kilitleme.

Hıhı...

Noyan çoktan en yakın arkadaşı olan Kemal'i aradı( paralel evren yada reenkarnasyon deyin yediniz başımı) durumu anlattı. Ardından şöförüne temiz kıyafet ve araçla gelmesini söyledi.

.

.

.

Hastane'de Tuna verilen serum ve ağrı kesicilerle derin bir uykudaydı. Uykusundan odanın içindeki bağırış, çağırış ve kalabalığın sesi ile uyandı.

Hala uykusundan uyanamadığını düşündüren bir sahnenin ortasındaydı çünkü.

Doğan ve Sacide Harun ve Noyanla tartışırlarken, Gökmen bey Harun Beyi ve ortamı sakinleştirmeye çalışıyordu.

Cem de ordaydı tabi. Zaten rüya gördüğünü o yüzden düşünüyordu. Kardeşi beyaz önlük giymiş uzun boylu esmer adama ağzı beş karış açık melül melül bakıyordu.

Rüyamda bile karmaşa var. Hadi uyandım ben yeter dağılın!

Sacide: Tunam çok ağrın var mı yavrum? Hem kim bu adam senin sevgilin mi?

Harun: Sacide hanım lütfen saf olmayın ne sevgilisi bu adam en büyük rakibimiz oğlumada pis niyetlerle yanaşmış işte.

Doğan: Harun Bey'e hak vereceğime hiç ihtimal vermezdim ama koskoca Holding'in patronu ne hikmetse aylardır orda olan oğlana bu gece aşkı Memnu yazıp,çekesi gelmiş.

Gökmen: Güzel oğlum iyimisin? Beyler bira sesinizi alçaltın hastane burası.

Ne demek aşkı Memnu efendim. Lütfen ben Behlül müyüm? Tunam sende desene denemeye karar verdik diye sevgilim.

Harun: Ben bunu döverim hala, sevgilim diyor.

Doğan: ne demek denemek! sen daha fenasını yapıcaksın belli oldu. Bu Harun haklı.

Harun: Ağzınıza sağlık Doğan Bey kardeşim. Bunun niyeti belli evlilik değil tabi niyet tövbe estafurullah.

İlk buluşmada evlilik....

Doğan: Ne demek ilk buluşmada evlenmiycem de hadi desene! Sen benim oğlumla gönül mü eğlendiriyorsun?

Harun: Doğruyu söyle niyetin bizi rezil etmek için oğlumu kullanıp atmaktı dimi?

Hayır asla değil. İlk buluşmada evlilik teklif edip korkutmak istemedim diycektim, yoksa ciddiyim yani evlenmek çok isterim.

Harun: Yani ortaklık rakip olmaktan daha mantıklı.

Doğan: Bizim oğlan da beğenmişki yemek yemiş, iyi olur bu iş.

Sacide: Yarın akşam al ananı babanı adabı ile isyeyin Tuna'yı.

Harbi mi? Allah olur ben gidiyim hazırlık yapayım. Tunam seni çok seviyorum. Yani bunu ilk sana söylemek isterdim de neyse telafi ederim.

Tuna şaşkınlık içersinde hastane yatağında olanları seyrediyordu. Ciddi anlamda seyrediyordu, kimse ona fikrini sormamıştı çünkü.

Cem: Oğlum bir yemek yiycektin, iş buralara nasıl geldi?

Sende TV'de milyonuncu tekrarını izlediğin Aşkı Memnu gibi izle kardeşim oldu mu? Hem o doktor ne iş?

Cem: Ha o ilk görüşte aşk lan. Seninkinin kankasıymış yani benim safım belli gelin olmuş gidiyorsun....

Cem senin geçmişini geçmişini üst üste koyup.

Sustu çünkü bir anda herkes susmuş ikiliyi dinliyordu. Tuna yapabileceği tek şeyi yaptı.

Oynat Uğurcum pozisyon çok tattışmalı. Oskarlık performans!

Ahhhh.... Karnım çok... Ahhhh. Annem, Gökmen anne!

Cem: E yuh a.q müthiş bir hakeme oynamaydı.

Gökmen: Harun çabuk doktoru çağır, aval aval bakma adam.

Sacide: Doğan koş hemşireden sıcak su iste ayağının altına koyalım hadi.

İki adam telaşla çıkınca iki annesi ile bakışıyor buldu kendini.

Sacide: Yemedim gargara yaptım oğluşum.

Gökmen: Daha inandırıcı oynamalıydın ama ortam kaldırdı. Sacide hanım haddim değil ama biraz hızlı olmadı mı?

Sacide: Kardeş zaman kazanmak için yaptım. Daha bu sıpa bize hesap verecek. Bu iki öküz damadı parçalıycaktı.

Cem: Sultanım ben varken pehhh.

Sacide: Sende aşık olucak anı mı buldun oğlum? O nasıl bakmaktı doktor oğlana?

Gökmen: Hakketen Cem oğlum nerdeyse ağzına sinek kaçıcaktı.

Ortam azda olsa yumuşayıp durulmuştu durulmasına da Tuna bildiğin evleniyordu Noyanla şaka gibi dimi?

Tuna aklına gelen gerçeklikle konuştu.

ŞAKA!

Cem: Jeton köşeli anca aydı.

Bölüm Sonu......

Deliler bir arada çok güzel olmadı mı?

Ayyy içim şişti töre namus intikam🤣

Dedim az absürt bir romantizim yazayım eğlenelim 🤣

Memnun olmazsanız iki iç. Bölüme çakarız finali niye? Çünkü birlikte eğlenmiyorsak yazmanın bir espirisi yok💋

Yeni bölümde görüşmek üzere👋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.