Ne oldu bana olurken keyfin yerindeydi kayınpaçom2.
Cem: Kocam zengin ne dert edicem? Ödersin dimi yavrum yani kaybetmeyiz de garanticilik babında. Bu yılın maaşı komple gider uyandırayım.
Kemal: Öderim sevgilim ama korkma biz kaybetmeyiz.
Hadi bakalım hodri meydan beyler. Aşkım kebap ilk baba ilk bana!
_______________________________________

Arabada uyuyan meleğini kucaklayıp eve taşırken masum yüzünü öpücüklerle kaplamıştı. Huysuz sevgilisi ise homurdanıp boynuna sıkıca sarılmaya devam etmişti.
Yatağa yatırınca rahat pamuklu pijama giydirip tekrar yatırdı eşini. Göbeğine minik bir öpücük kondurup uykuya daldı.
Noyan derin uykusunda gördüğü ıslak rüyanın etkisini yaşıyordu. Aldığı hazla yeni yetme ergenler gibi inliyordu.
Gözlerini araladığında alt tarafının neden çıplak olduğunu idrak etmeye çalışırken, penisini iştahla emen Tuna'yı beyni idrak edememişti.
Bebeğimmmm.... Rüya mı görüyorum ımmmm...
Tuna'nın ağzından çıkarttığı ıslak penisin sesi odayı doldurmuştu. Tuna gülümseyerek bu sefer kucağıba oturup dudaklarını birleştirdi.
Günaydın aşkım ben uyandım ve yine canım kocamı çekti sen uyu istersen ben yerim seni.
Noyan bu şapşal hallerine ölüyordu çocuğun. Çıplak olduğunu sert penisini deliğine bastırarak hissettirdi sevdiğine.
Immm uyuma evet sakın uyuma! Seninki de özlemiş bak beni.
69 pozisyonuna geç bebeğim. Kocam senin tadına doyucak bu gece.
Öyle utanıyorum ben. Ahhhh... Bir daha vur çok seksi.
Arsız meleğim hadi al ağzına canım acıyor.
Şimdi pembe deliği, minik erkekliği ve sızdıran pespembe kadınlığı gözlerinin önündeydi. Noyan penisi geriye çekip baştan ucuna yaladı. Tuna titrediğinde diğer eli ile sabitledi onu.
Dili ile her iki deliği yalayıp yutuyorken, Tunanın koca penisi ağzında tutması giderek zorlaşmıştı.
İki parmağını içine yollayıp penisini emerken Tuna diz kapaklarına tutunup çılgınlar gibi bağırıyordu zevkten.
Noyan deliricem! Noyan tutamıyorum boş boşa...
Çoktan sıvılarını Noyanın göğsüne doğru bırakmıştı. Yorgun ve hamile bebeğini zorlamamak için yatağa yatırıp hiç beklemeden içine köklemişti.
Tırnakları aldığı zevk'in şiddetine eş bir kuvvette Noyanın sırtını çiziyordu. İçinde sert darbelerle adını sayıklıyordu eşinin.
Nasıl doyura biliyor muyum? Açlığın yatıştı mı bebeğim?
Hımmm... Çok güzel doyuruyorsun.
Arsız meleğim zorlama kocanı içerde miniğim var.
Sus ve devam et! Ahhh...
İçine gelmek istiyorum sevgilim.
Ahhh gel... Noyannnnn.
Sert vuruşlarını sıklaştırıp diğer elini Tuna'nın erkekliğini çekerek ikisini mutlu sona birlikte ulaştırdı.
Uykum var benim, sonra yıkanalım kocacım.
Kocan seni temizler sen hiç merak etme azgın bebeğim.
Deme öyle ya. Azdımsa kocama azdım ohhh misss... Çok lezzetli benim kocam.
Yavrum yeni indi yapma bak sonra yasak geliyor, ölüyorum hasretine.
Hı hı tamam uslu koca olucam. Yıka bizi babacık.
Tunaaaaa!
Ups.... Azda duşta seversin bişi olmaz. Ahhh! Daha sert vur vur azıyorum.
Bu 8 ay hareketli geçicek gibi sevgilim. Kucakta gidelim mi ekselansları?
Hahaha gidelim kralım.
.
.
.
Hadi ama güzellik, bebeğimizin karnını doyurmamız lazım.
Kolumu kaldırıcak halim yok. Bırak uyuycam ben.
Gece kudururken hiç yorgun değildin. Hadi güzelim akşama maçımız var.
Maç değil o turnuva olabilir tabi.
Turnuva tamam sevgilim. Kahvaltı hazır, sonrada şirkete geçicez.
Hayır! Ben gelmem... Yani şey işi bıraktım ya ben. Kocişimin paralarını yiyorum artık.
Tuna ben onu şaka olarak algıladım. Sırun ne babamın dedikleri mi?
Noyan ben yalan söyleyemiyorum. Utanıyorum kim yetiştirdi babana? Hem ne ayıp onlara ne? Oturup dedikodumuzu yapıyorlar çok kızgınım.
Giyin gel mutfağa konuşucaz. İtiraz yok küçük bey.
.
.
.
Tuna zorla şirkete gitmek için arabada yüzü asık oturuyordu. Noyan eşine hak versede orası ona da aitti.
Gülümsemezsen asıl o zaman dedikodumuzu yapıcaklar.
Pislikler! İstemiyorum neden geliyorum?
Çünkü bugün şirkete gitmiyoruz sevgilim. Direk mahalleye gidiyoruz. Sacide annem öğlen yemeğine gelin oğlumu özledim dedi. Ama o şirket senin bunu o güzel aklına sok bebeğim.
Kandırdın beni, hain kocam.
Tüm günü anneleri ile sohbet ve yemekleri eşiliğinde geçirdiler. Akşam olunca kahvede herkes yerini almıştı.
Gökalp: Eee eşit değiliz, biri hep tecrübeli olucak haksızlık.
Onu da düşündüm merak etme abicim. Doğu babam joker her oyunda var. Ama endişe etme puanı sayılmıycak.
Doğu: Bir kumarbazlığımız eksikti tam oldu Harun.
Harun: Eğlenceli olur be abi. Necati sen kimi destekliyorsun hahahaha.
Necati: Oğullarımı tabi asıl sen kimi destekliyorsun?
Harun: Oğullarımı ama 6 sını birden.
Sesleri eğlendikleri için yüksek çıkan gurup, mahallenin bir kaç serserisinin attığı kötü bakışları görmeleri mümkün olmamamıştı.
Çekişmeli geçen maçta sesler ara ara yükselse de heyecan doruktaydı.
Gökalp: Yavrum taşla!
Oooo Hanzade çift okeye ha!
Gökalp: Ne sandın Eniştelerin gülü.
Cem: Yavrum yavrum gidiyor benim bir yıllık maaş hadi gülüm sakın atma.
Kemal: Son tur o iş bende sevdiğim.
Veeeeee.... Bu oyun burda biter.
Veli: Nasıl ya Ulan ulan Tuna özel ders verdin dimi kocana?
Yaptık bişiler, tebrikler kocacım.
Serseri: Defolup gidin kumarhanede oynayın lan. Sabahtan beri vur vır vır bitmediniz!
Cem: Af buyur kardeş bize mi laf çarptın?
Serseri: Şimdi o ıstakayı önce götüne sonra kafana çakıcam zengin piçleri ile yatınca bir yerin mi kaltı?
Veli: Kim lan bu denyo?
Gökalp: Sevgilim sakin Tuna hamile, abicim hadi sen babamlarla eve geç.
Serseri: Ohaaaa burası namuslu bir mahalleydi eskiden şimdi ulu orta veriyor bak küçük orrrrospu.
Lan! Senin o dilini kopartır bir yerine montaj yaparım piç. Eşim o doğru konuş!
Harun ve Necati Tunayı korunaklı bir yere sürüklemiş ikiside tetikte bekliyordu.
Doğu Tuna'nın güvende olduğunu görünce ıstakayı alıp o piçin kafasına geçirdi.
Doğu: İyi uğursuzu çoğaldı buranın.
Serseri2: Sen kime it diyorsun babalık?
Cem kafa atmadan önce sana dediğinde artık kavganın fitili ateşlenmişti. Sandalyeler havada uçuşurken kahveci Bilal abi Tunayı arka taraftan dışarı çıkartmıştı.
Kısa süre sonra siren sesleri kahvenin önünde duyuluyordu.
Polis: Dağılın, ayrılan lan ayrıl! Komiserim...
Serseri: Komiserim derken? Şikayetçiyim hepsinden kafamı yardılar çete bunlar çete!
Asıl biz şikayetçiyiz amirim.
Cem: Şikayetçiyiz Davut gerekeni yapın. Hepimizi alıcan mecbur.
Davut polis: Komserim nasıl olur tüm yıl kafa bulurlar benimle. Karakolun komiserini ve yardımcısınk içeri aldı bu mal diye etme.
Veli: Al oğlum şikayet var gerekeni içerde öğreticem ben bu arkadaşlara!
Gökalp: babam avukatı arasan iyi olur. Velim bizi aynı nezarete attır şu itle işim bitmedi.
Serseri3: Abicim tehtit ediyorlar.
Cem: Götürler merkeze, gösterirler herkese kardeş!
Bölüm Sonu...
Daha karakol faslı var🤭
Yeni bolümde görüşmek üzere 👋