Kemal: Evet yani vallaha. Doğru mu dedim?
Kahve de okey turnuvası farz oldu. Siz böyle baya bizim mahalleden biri oldunuz.
Aşkım okey bilmiyorum ben, sen öğretir misin?
Gökalp: Onu bende bilmiyorum ha poker biliyorum o sayılır mı?
He abi he!
_______________________________________

İşte aynı renkte seri gelince 1234... Gibi perledim diyoruz. Renge hiç girmiyorum. Tamamıyız artık ha?
Gökalp: Abisinin gülü ona tamamız da şimdi niye 1234 kırmızı sarı mavi dizemiyorum?
Tuna saçını başını yoluyordu. Saatlerdir çiftlik evinde masada okey öğretiyordu üçü, diğer saf üçlüye.
Yeter oynamayın ya oynamayın.
Bebeğim sakin ol. Ben anladım gerçekten bu ikisi mal.
Kemal: Yooo anladım ilkinde dimi Cemim.
Cem: He gülüm he anlamazmısın! Yavrum saatlerdir ıstakatı ısırıyorum.
Kemal: Aşkolsun ilk defa oyun oynuyorum ben.
Cem: Muahh aşk olsun gülüm hep aramızda aşk olsun.
Veli: Sevgilim ve değerli eniştelerim. Bişi çok merak ediyorum. Biriniz doktor diğer ikisiniz mimar.
Öyleyiz tabi Velî sen neyi merak ettin?
Veli: Diplomalarınızı enişte? Sahte mi? Yani bir okey alt tarafı okey !saatler sürdü çözmeniz merakım ondan. Para karşışığında mı aldınız siz diplomaları?
Pu... Puhahaha..... Çok iyiydi kardeşim.
Cem: Güzelimi indirince kucağımdan alnından öpücem Velim.
Gökalp: Aşkolsun hayatımın anlamı. İnsan kocasına ulu orta hakarette etmez.
Veli: Aşkım dürüstçe sordum alınma.
Tunam ben bu ülkede sayılı mimarlardanım söyle şu komiser yardımcısı kardeşine!
Kocam sayılı meşhurrr bir mimardır. Akıllı olun!
Bebeğim ayıp ya siz niye bizi eziyorsunuz?
Noyan çok yoruldum sevgilim odamıza çıkalım mı artık?
Ağrın mı var? Kemal koş! Bakma aval aval adam.
Kemal istifini bile bozmadan gülümsedi.
Kemal: Hormonları Noyan Noyan diyor onun şimdi. Çıkta iki öp sev kocanı. Bana bakın ileri gitmek yok bir hafta dayanın kudurmayın.
Tunammmm...
Hadi sevgilim sev beni yukarda.
Gökalp: Bir buna alışamadım. Bu adam bildiğin benim kardeşimle aganini yapıyor alenen.
Cem: Sanki sen diğer kardeşime dokunmuyorsun? Ulan çifte dokunuyor bana.
Kemal: Sende bana dokunduruyorsun ya aşkım. Noyan da sana mı kızsın?
Oldu hadi bakalım hepinize hayırlı geceler. Kim kime istiyorsa dokunsun aşkım kucak.
Önce Tuna ve Noyan, daha sonra Gökalpler çıktı odalarına. Cem Kemal'in boynunu tatlı tatlı öpüyordu.
Kemal: Cemmm.
Cem: hımm.
Kemal: Sende artık iyiysen beni odamızda yesen mi?
Boynumdaki dudaklar donduğunda Kemal gerilmişti.
Cem: Harbi di mi? Vazcaymak, su koyvermek yok yolda!
Kemal: Yok aşkım bu gece senin olmak istiyorum.
Cem: Bizim oda bunlardan uzakta ha olur. Yoksa ev çok uzak şimdi. Otel hiç olmaz bize ters.
Kemal'in eli Cem'in pantolonu üzerinden erkekliğini okşarken bu sefer boynuna nefesini vererek konuşan Kemal olmuştu.
Kemal: Cem yeter sevişelim diyorum.
Cem Kemal'i elbette omuzuna atmak isterdi, fakat kendi kadar kalıplı yarinin elini tutarak gitmek daha manyıklıydı. El ele odalarına çıktı ikili.
Cem: Gülüm ben hiç sevişmek istiyeceğini düşünemedim yanımda bişi yok.
Çekmeceye uzanıp bir kutu prezervatif ve kayganlaştıcı çıkarttı Kemal.
Kemal: Oysa benim aklımda uzun zamandır senin olmak vardı, hazırlık yapmışyım.
Cem: Kemal şimdi ne alaka deme bana kurban olduğum az geri kafalı herifim ben.
Kemal utanmıştı, mahçup parmakları ile oynuyordu.
Kemal: ilk sen olucaksın Cem. İlk sevgilimde sendin ya aşkım.
Cem uzanıp sulu bir öpücük bıraktı dudaklarına sevdiğinin.
Cem: Gülüm ilk olmak değil mesele. Benim derdim benimle bir ömür yapabilecek misin? Sonuna talibim ben.
Kemal: Cem yarın gidip yıldırım nikâhı kıyalım istermisin? Ama benden şüphe etme artık kırılıyorum.
Cem: Kemalim bir ayağın kapıda gülüm, hep terkedilmek kaygısı konuşmuyorsun da benimle bitanem.
Kemal: Seni seviyorum ve inanmasan da sana güveniyorum. İstemiyorsan sevişmek anlarım aşkım.
Cem: Kim istememek? Ne demek istememek? Kudurdum ergenler gibi üzerine atlamamak için tövbe de!
Kemal: Sapşalım benim gel ve al beni.
Cem: Durursam siksinler!
Kemal: Yok ben istemem, sen sik.
Cem şaşkınlıkla bakıyordu. Veli haklıydı bunlar bu saflıkla nasıl okumuştu?
Kemal'in yumuşak dudaklarına nefes alır gibi yapıştı. Denizin dibine dalmışta tek hava kaynağı sevdiğinin dudaklarıydı.
Kemal: Immmm... Acıttın.
Cem: İnsanın dudakları çikolata tadında nasıl olur yavrum? Kim bilir vücudun nasıl lezzetli?
Kıpkırmızı olan yanaklardan başladı öpmeye boynuna değen dudaklarla elleri Cem'in tşörtünü sımsıkı kavradı. Ona zevk verdiğini bilmek Cem'i delirtiyordu.
Bir birlerini usul usul severken çıplak kalmışlardı. Kemal'in elleri gözleri gibi Cem'in kaslı vücudunda dolaşıyordu.
Cem'in elleri ise sıkı kalçaları okşuyordu. Yatağa hafifçe itti sevdiğini yeniden ıslak dudakları boynunda geziniyordu. Dili pembe göğüs uçlarına değdiğinde Kemal kendini Cem'e itti.
Cem: Acelemiz yok yavrum. Tanını çıkarta çıkarta. Her yerin ayrı lezzetli. Immm... Leziz.
Dili ile yalıyor, dişleri ile kıstırıp inletiyordu Kemal'i. Elleri bacaklarında uyruğuna yakın dolaşıp daha da azdırdırıyordu adamı.
Kemal: Ben... Bende istiyorum.
Cem: İlk tur bende bebek. Hazdan delirticek kocan seni.
Eli Kemal'in kendisinin ki kadar iri erkekliğine gittiğinde öne doğru doğruldu. Cem'in eli göğsünden yeniden yatmasını sağladığında ıslak öpücükleri kasıklarına kadar inmişti.
Cem ilk öpücüğü erkekliğinin mantar gibi şişmiş başına kondurduğunda,
Kemal: Ahhh Cemim.
Cem bekletmeden yalamaya başladı sert erkekliği, iki parmağını sevdiğinin ağzına uzattığında Kemal iki eli ile kavrayıp inlemelerini bastırmaya çalışarak emiyordu parmakları.
Cem sonuna kadar ağzına aldığı penisi emerken diğer boş eli ile taşaklarını okuşuyordu.
Kemal geliyorum bile diyemeden tüm sıvılarını Cem'in ağzına bıraktı. Cem ise sağar gibi emip tek bir damlayı ziyan etmedi.
Gevşemesinden yaralanarak jeli önce eline sonra parmaklarına sıktı. Kemal bu geceyi düşünerek kendini genişletmişti.
Cem deliğine bir öpücük kondurduğunda inledi.
Cem: Doktor civanım bu seferlik eyvallah. Ama bir daha zevkimi elimden alma gülüm.
Kemal: Cem sikeceksen sik! Yatırıp ben çıkıcam üzerine ahhhh...
Cem: Ne diyorsun yavrum hımmm ohhhh darsın bu ne offfff...
Kemal içini yavaş yavaş dolduran kalınlıkla gözleri karardı zevkten. Kendini Cem'e teslim etti. İkilinin solukları bile birdi. Kemal aldığı hazdan tırnaklarını sert sırtına saplıyordu sevdiği adamın.
Cem öyle sert girip çıkıyordu ki ayaklarını beline dolayıp, resmen kucağında oturuyordu ve bu onu haz denizinde boğuyordu.
Cem karnındaki ıskaklığa keyifle bakıp dudaklarını birleştirdi içindeki tempo azalmayan Kemal ise kısa sürede yeniden sertleşti.
Cem: Ahhh yavrum çıkmak istemiyorum... Kasma inek gibi sağacaksın kocanı yoksa!
Kemal: Doy artık adam bittim.
Cem: Kemalll....
İkilinin ilk kavuşması aşkları kadar şiddetli olmuştu.
Bölüm Sonu....
Cem&Kemal kavuştu🔥
Bakalım daha neler olucak?
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
