Veli utanmıştı, bu utancını şakaya vurarak geliştirmek istiyordu.
Veli: Gökalpim iki öpücem diye edebiyatın içinden geçtin aşkım.
Gökalp: Aşkım... Lan artık tutanı sikerler.
Veli'nin dudaklarını dudaklarına katarcasına öpmeye başladı. Veli de anlık bocalasada aynı aşkla karşılık verdi.
Yepyeni tertemiz bir sevdanın ilk kıvılcımlarıydı yanan.
______________________________________

Çiftlikte ki mini kutlama herkese çok iyi gelmişti. Sadece Cem o günden beri melankolik bir haldeydi.
Nasıl olmasındı, kim sevdiği tarafından sevilmek istemezdi ki. Cemde istemişti hemde çok.
Parti Gecesi
Tuna sürekli Cem ve Kemal'i bir araya getirmeye çalışıyordu. Bunu çaktırmadan yaptığını sansa da açıkça Cem'in ilgisi ortadaydı zaten.
Kemal havuzun kenarındaki oturma alanında elindeki kadehle suyu seyrediyorken yanına gelen kişi ile derin bir soluk aldı.
Cem: Selam yine ben.
Kemal: Farkındayım sadece seninde fark etmeni bekliyorum.
Cem tebessüm ederek sordu duyucaklarının onda açıcağı yaradan habersiz.
Kemal: Seninle o anlamda ilgilenmediğimin. Sadece bir kez gördüğün birine bu denli takık davranışlar sergilemen? Mesleğini bilmesem gerçekten ürkerdim.
Cem: Rahatsız... Yani rahatsız etmek istememiştim. Sadece ben belki arkadaş oluruz diye şey ettim.
Kemal: Hah arkadaş? Hadi ama Cem niyetinin bu olmadığı aşikar. Ben o kişi değilim. Benim pek arkadaş canlısı bir tip olmadığımı anlaman için şöyle bir bakman yeterli oysa.
Cem: Sorun sende değil, bende olayına mı girdin az önce? Çok klasik ve gereksiz.
Kemal: Yooo sorun sadece benim soğuk ve mesafeli yanım değil. Senin aşırı ilgin bunaltıcı. Arada arkadaşlarımız var ve belli ölçüde görüşücez düğün, doğum cenaze çokta kasmadan selam ver geç.
Cem: Amacın ne? Yani tamam beğenmedin beni, işimi tipimi duruşumu olur yani şart değil kimse kimseyi... Bu kasıntı hallere gerek var mı? Birini sevmeyi biz seçmiyoruz Doktor, inan seçecek olsaydım kalbimin ortasına bıçağı hiç çekinmeden sokup onu içerde çeviren birine düşünmezdim aklımı. Sıkıntı yok senin canın sağolsun,Hadi eyvallah.
Kemal son duyduğu kelimelerin neden yüreğinde bir sızıya sebep olduğunu anlamamıştı. Cem'i beğenmemiş, yada kendinden altta görmemişti.
Büyüdüğü aile despot ve kuralcıydı. O mesafeli sevgisiz yetiştirilmişti. İşi ve kariyerine odaklı yaşamayı yaşamak sanıyordu. Cem onun yıkılmaz duvarlarını çatlatıyordu, buna izin veremezdi.
Kalıplı karizma ve yakışıklı bir adamın bu kadar sempatik ve çocuksu bir ruha sâhip olmasına çekiliyordu. Kemal gardını almazsa bu çocuk onu aşkı ile yıkıcaktı.
Kendi kendine, iyi yaptım şimdi kendimi korumazsam acı çeken ben olucam ilerde diyerek teselli vermeye çalışıyordu.
Çoktan Cem sarsılmaz duvarlardan ruhuna akmıştı. Kemal şimdilik bundan bi haberdi.
.
.
.
Haftalar sonra Cem bir kaç günlük bir izin kullanıp Şırnakta görev yapan devresi İsmail'in yanına gitmişti.
Tuna Kemal'e çok öfkeliydi Cem'i sevmek zorunda değildi elbette. Tuna aptal biri değildi, Cem'i incitecek bişi yaptığını görüyordu.
Sık sık araması koşulu ile Kardeşinin kendini toparlaması şartı ile yollamıştı.
Şimdi şirkette yoğun bir şekilde çalışıyordu ki Ip telofonda ( şirket içi hat) Ceo yazısı ile gülümsedi.
Buyrun Noyan Bey.
Tuna Bey X... Projesi üzerine konuşmamız gereken konular var. Odamda bekliyorum.
Bakışların üzerinde olduğunu bildiği için sevgilisinin oyununu bozmadan cevap vermişti.
Dosyalarla geliyorum efendim.
Gelin, dosya ile gelin tabi. Acele edin yalnız konu acil.
Koridorun sonunda ayrı bir bölümde ki Noyanın odasına doğru yürüdü. Özel girişin önünde Aylin hanım onu gülümseyerek karşıladı.
Elindeki saklama kutusunun birini salladığında Aylin şen bir kahkaha bıraktı ortama.
Aylin: Sacide teyzem ya.... Kurabiyelerimide unutmamış.
Aylin bir aylık hamileydi ve Sacide nişanda bunu yüzüne bakar bakmaz bilmiş aralarında hızlı bir samimiyet oluşmuştu.
Evde yeterince rakibim yokmuş gibi birde sen çıktın başıma Aylin abla ya. Al kızıma götür sen Noyan oğlumla yersin dedi.
Bana dedi biricik oğluna! Artık Noyan dan sonra geliyorum a dostlar.
Kapıda ikiliye garip garip bakan bir Noyan ikisini de yeniden güldürmüştü.
Öhöm öhöm... Aylin al kurabiyeni ver sevgilimi! İkide çay söyle kendine süt. Sakın sen getirme söyledim servis için birini ayarladılar.
Yaaa Aylin abla baksana ya çok tatlı benim sevgilim.
Aylin: O bir sana tatlı Tunacım. Yoksa Aslan onun namı mazallah parçalar.
Aylin hatırlat seni kovayım ben. Yavrum içeri hadi gitti 5 dakikam daha.
Aaaaa deli bu deli.
Bir sana deliyim inkar mı ettik?
Kapıdan girdikleri gibi Tuna'yı kapıya yaslayıp dudaklarını sömürmeye başladı. Çok özlemişti ikisi de bir birini. İşlerden ve Tuna başlarda çok utandığı için sık sık yanına gidemiyordu sevdiğinin.
Immmm çok özlemişim.
Ellerini boynuna dolayıp kucağına hopladığında Noyan tek hamlede tuttup çekmişti kucağına. Tuna Noyanın boynuna girip orda soluklanmayı adet edinmişti.
Ohhh misss gibi aşkım kokuyor, biraz depolamak şart yoksa bugün bitmez. Noyan bugün gülüm niye gelmedi hesap ver bakalım.
Noyan sevdiğinin dudaklarını usul usul öperken masasına doğru adımlayıp çekmeceden bir adet kırmızı gülü sevgilisine uzattı.
Bizzat verip teşekkür öpücüğümü hemen almak için masaya bırakmadım.
Noyannnn sen çok tatlı bir aşık oldun ve ben seni yemek istiyorum.
Ye bebeğim durduran mı var?
Utandırmasana beni aşkım.
Ama kırmızı tatlı suratınla ben seni daha çok yemek istiyorum. Çıkışa az kaldı dönmesende biraz ofis fantezi mi yapsak?
Tuna Noyanı dumura uğratıcak o cümleyi kurdu.
İleri gitmezsin dimi? Sadece senin tadını, seni keşfetmek istiyorum.
Sen... Sen... Ciddisin!
Sen isyemiyorsan bekleyelim. Sen diyince benim ne zamandır aklımdaydı bu konu.
Kapı çalınca bir birlerinden ayrılmak ve konuyu kapatmak zorunda kalmışlardı.
Tuna önündeki çay ve kurabiyelere bakarken sevdiği adamın konuşmasına şahit olup şaşırma sırasını ele geçirmişti.
Alo Aylin bugün erken çık. Birde yolla birini Tuna'nın eşyalarını toparlayıp odama getirsinler. He Aylin çalışıcaz! Çünkü ben Fas fakirim sevgilimi atıcak evim yok. Aylin seni koyucam hatırlat.
Tuna'nın şaşkın bakışlarına kahkaha attı.
Evimiz var varda, sevgilimle patron, çalışan fantazisi yapmıyalım mı?
Yapalım, lütfen yapalım.Hadi hemen!
Noyanın gülüşü ile yeniden kıpkırmızı oldu yüzü.
Dışımdan dedim dimi?
Hıhı...
Yetmedi öküz gibi böğürdüm.
Hıhı...
Abazanlar gibi oldum ben, kaç kurtar kendini sevgilim yılların birikimi yazık olucak üstüne başına.
Hahahaha yedeğim var yavrum. Hem sana feda olsun. Çayını iç iç soğutma.
Tekte içince dilini çıkartıp cırladı Tuna.
Oyyy yandım aptal Tuna, ergen misin Tuna?
Bölüm Sonu....
Tuna oğlum yavaş o dil lazım bize🙈
Kemal'e kızmayın ya salak o🤣
Bir ofis 🔥ama sex değil gelir sonraki bölüm.
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
