İçeriğe geç

Benim Gerçeğim Bxi

Bölüm 11 · 5 dk okuma

Benim Gerçeğim Bxi

Bölüm 11

B. 11

Aylin: Elbette efendim. Bakın eşim bana hep özel günlerde bu siteden çiçek gönderir.

Aaa buda çok güzel. Çok abartılı olmasın, şık ve zarif Tunam gibi.

Oysa Tuna kırgın yada küsmüş değildi sevdiğine. Latif dene adam birden elinden telefonu çekip almış, yetmemiş duvara fırlatıp paramparça etmişti.

_______________________________________



Noyan Aylin hanımın yardımı ile seçtiği çiçeği yollayalı bir saat olmuştu. Üstelik Tuna'nın telefonu da kapalıydı. Öğle yemeği molası saati geldiğinde daha fazla odasında duramadı.

Ne olursa olsun artık!

Aynı katta olmalarının avantajı ile hızlıca odaya girdiğinde Tunanın masasının boş olduğunu ve yolladığı çiçeklerin çöpte olduğunu görmek hayal kırıklığına neden olmuştu.

Tam o sırada cep telefonu çalınca bir umut Tunadır diye açmıştı. Numaraya bile bakmamıştı.

Alo sevgilimmmm.

Tunam oh sonunda. Nerdesin güzelim odanda yoksun hem bu Gökalp'in numarası bişi mi oldu?

Aşkım sakin ol, yanıma gelebilir misin? Şu köşedeki lokantadayız.

Hemen geliyorum bitanem, hemen.

Noyan asansörden inip şirketin çıkışına yöneldiğinde korumlara bir kişinin yeterli olucağını söyleyip hemen köşedeki lokantaya geçti.

İçeri girdiğinde alt katta sevdiği çocuğu göremeyince Gökalp'in numarasını çeviricekken garson gelip onu üst kata yönlendirince aramaktan vazgeçti.

Asansör den çıkınca, boş kattaki tek masada Sevdiği çocukla göz göze gelince kollarını açıp ona doğru yürüdü. Tunada koşarak sarıldı sevdiği adama.

Çok özledim, sana kokuna ihtiyacım vardı. Telefon... O pislik kırdı.... Delirdim.... Abimler gelince....

Tuna... Tunam bir nefes al. Sakin sakin anlat. Merhaba geç bitanem otur öyle konuşalım.

Cem: Hoşgeldin enişte biraz tatsız şeyler yaşamış bizimki.

Gökalp'in sinirden oturduğu yerde dizi titriyordu. Veli daha da kötü şeyler yaşanmaması için Gökalp'i terasa sigara içmeye çağırdı.

Onunda hava almaya ihtiyacı vardı. Birlikte garsondan iki kahve isteyip teras bölümüne geçtiler. İkisininde sigara içmediği bir gerçekti.

Noyan ben şaka yapıyordum, seninde şaka yaptığını biliyorum. O pislik...

Kim bebeğim o kim?

Latif şerefsizi! Birden telefonu elimden çekip duvara fırlattı. Telefonum yeni almıştım taksidi bile bitmedi.

Ben sana daha güzelini alırım sevgilim. Bu cesareti nerden alıyor o döl israfı.

Cem: Hay ağzına sağlık eniştem.

Moladaydı herkes, yemin ederim işten kaytarmıyordum. Bağırdı çağırdı bana ağza alınmayacak küfürler etti. En kötüsü de şey dedi.

Noyan içindeki fırtınaya rağmen sakin görünüyordu. Bunun sebebi zaten perişan olan bebeğini daha fazla üzmek istemememesiydi.

Tuna açık ol, çekinme anlat güzelim. Ben sadece sana inanırım.

Benim kenar mahalle yosması olduğumu, seninle... Yattığımı bu kadar belli etmemi, hevesini alınca kapıdışarı ediliceğimi söyledi.

Şişttt ağlama aşkım. Onu öldürmemi istiyorsan dök tabi incilerini.

Hayır yapma değmez ki. Ben sana ulaşıp şaka yaptım diyemedim ona üzüldüm. Yoksa biliyorum ben beni sevdiğini.

Bende seni kırdım diye delirdim. Çok ama çok seviyorum sarışınım, Çiçek yolladım odana özür dilemek için.

Yaaa çok romantik sevgili yaptım canım ben.

Çöpte görünce ödüm koptu.

Neee! Kim atar canım çiçeği çöpe ya. Onlar benim ilk çiçeklerimdi! Hemde senden,sevgilimden.

Cem: o it başka kim atıcak oğlum. Ben onun bacağına sıçarımda Gökalp abide delirdi enişte.

Haklı bende Tuna'nın onların şirketinde aşağılandığını duysam o şirketi başlarına yıkardım.

Gökalp: İyi anlaştığımuza göre beni tutucak bişi kalmadı küçük kardeşim.

Abicim bak önemli olan Noyanın tavrıydı, gördün.

Gökalp haklı dediğim gibi. İş prensibi olarak bile kabul edilemez. Kaldıki işmiş umurumda değil. O benim biriciğime bunları yapıp rahat rahat dolaşamaz.

Hayda birdi iki oldular.

Cem: üç diyelim.

Veli: Tuna kusura bakma dört olduk.

An itibarıyla kiminle nişanlı olduğumu tüm şirket bilicek! Bir daha böyle bir şeyin yaşanma olasılığına bile tahammülüm yok.

Şart mı aşkım? Çok utanırım ben.

Gökalp: Abim bu hafta zaten bizde bir basın açıklaması yapıcaktık. Sende onaylamıştın, sadece erkene çekeriz.

Cemmm korkuyorum beni dinlemiyorlar.

Bitanem sana asla istemediğin bişi yaptırmam. Bunu unutma, ama o adamın icabına kanunen de mağara adamı olarakta bakıcam!

Yok yok tamam haklısınız. Daha çok dedikodu olur yoksa. Napıcaz aşkım?

Noyan alnına sulu bir öpücük bıraktı ve anlattı.

.

.

.

Şirketin kapısından Tuna ve Noyan el ele girerken, arkalarından üç yakışıklı adam resmen yakın korumalar dan daha karizmatik bir giriş yapmışlardı.

Patronlarını ilk kez biri ile el ele, üstelik çalışanlardan biri ile el ele gören herkes şaşkınlıktan küçük dillerini yutucak noktaya gelmişti.

Asansör görevlisi gelenler için asansörü tuttuğunda ilk Noyan boynunu kütürdeterek konuştu.

Sevgilim iki dakika ceketimi tutarmısın? Beyler polis gelmeden yarım saat yeter mi?

Cem: Ayıp oluyor biz polisiz ya enişte!

Gökalp: Yarım saatte ben hırsımı alamam damat.

Abi ya söz verdiniz, bak vazgeçerim ha ararım babamları ona göre.

Veli: Beni bozmaz Tuna kardeş. Bunlar dursun ben döverim rahat rahat.

Kızdırmayın nişanlı mı! Yarım saat bebeğim söz.

Burnunun ucunu öpüp çekilmişti. Asansör deki görevli ağzı açık bakıyordu. Kara geldiklerinde baş korumaya yarım saat polisi bu kata çıkartmamasını tembihleyip Tuna'nın ve O itin olduğu bölüme yürüdüler.

Lalif önden giren Tunaya imalı imalı sırıtıp konuşurken,

Latif: Metres... Ay pardon Artık sevgili deniyor size dimi.

Latifin gülüşü yüzünde soldu. Tuna'nın arkasından odaya giren Noyanın yüzünde korkuç bir gülüş vardı.

Lalif piç... Yok öyle denmiyordu dimi. Aman şimdi nezaketi mi düşünücez orospu çocuğu der geçerim. Seni şöyle dışarı alalım bugün hayranların kapında sel sel!

Latif o.ç. kardeşim sevgilim aynı zamanda Nişanlım olur Noyan. Seninle bizzat ilgilenmek için bak kimler geldi.

Latif: No... Noyan Bey bakın yanlış anlaşıldım.

O.ç ayy yorma biz yorucaz seni şimdi. Bak Gökalp Hanzade bizzat kardeşine dediklerini suratında yumrukları ile teyid etmek için kalktı geldi.

Cem: Bizi unuttun alınıyorum enişte. Başkomiser Cem Özel ben Tuna'nın süt kardeşiyim.

Veli: Komiser yardımcısı Veli, dümdüz arkadaşıyım. Hadi başlayacak mısınız sıkıldım.

Latif: Polis polis çağırın!

Arayın arayın bize yarım saat yeter. Aşkım şöyle kenara geç üzerine kan sıçramasın!

Noyan ama söz verdiniz Noyan!

Öldürmeyiz dedik bebeğim, ağzını burnunu kırmayız demedik.

Latif: Tuna Bey kurtarın lütfen!

Dörtlü bir çember oluşturup Latif itini ortaya alıp sıra ile yumruk atıp, bir birlerine paslıyorlardı.

Gökalp: Rağmetli ne güzelde yalvarıyor, kurban olduğum!

Latif: Ah... Vurma! Ahhh...

Cem: Çember en sevdiğim Tuna mahalle kavgası gibi oldu bak.

Cem kayınpaçom bu benim ilk kavgam oluyor mu?

Veli: Oha enişte boks mu yapıyorsun? Çok sağlam kureşeydi.

Gökalp: Zengin sporu beyler boş değiliz çok şükür.

Cem: Beğendim beğendim, nezaret sonrası kelle paça ısmarlarım. İçmem demezsiniz inşallah?

Offf bol sarımsaklı yeriz kayınpaçom.

Cem: Tunam kayınpaçom ne lan?

Kayınbiraderim diyor kendince deli!

Yanlış mı dedim yine offf. Düzeltirim önce şunu yamultayım, Eeee ama olmazki bu bayıldı!

Bölüm Sonu....

Muhteşem dörtlüyü birde okeyde hayal edin🤭

Latif Ada'ya veda eden isim oluyor 🤣

Yeni bölümde görüşmek üzere👋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.