Kalkıp ta üstümüzü değiştirdikten sonra salona geçip oturdum. Burcu ise içerden yeni geliyordu. Denizden dönerken aldığımız bordo sweatshirt ve altına siyah bir eşofman giymişti. Bu haliyle bile çok güzel gözüküyordu. Yeşil gözleri ve hafif dalgalı kahverengi saçları büyüleyici gözükütordu. Ne diyorum ben? O benim yol arkadaşım. Aklımdaki saçma düşünceleri atıp konumuza odaklanmaya çalıştım. Ama Burcu resmen bunlara karşıymış gibi geldi ve hemen yanıma oturdu. "Nereden başlıyoruz? " Düşünmeye başladım. Nereden başlıyorduk? Bende hatırlamıyorum ki. "Hatırladım dosyadaki kız ve ailesini araştıracaktık." dedi. Kafamı yukarı aşağı salladım. "Nerede ki o dosya? " Salonun ortasındaki küçük masada duruyordu. İkimiz de aynı anda eğilip almaya yeltendik. Dosyada ellerimiz buluştu. Sırtımdan aşağı küçücük bir ter damlası indi. Elimi geri çekip Burcuya dosyayı alması için alan tanıdım. Koltuktan kalkıp mutfağa doğru gittim. Dolaptan bir bardak çıkardım ve su doldurdum. Bir yudum aldıktan sonra bardağı masaya bıraktım ve sandalye çekip oturdum. Burcu doğrudan bana bakuyordu. Yeşil gözleri beni büyülüyordu. Gülümsemesi... güldükçe yanaklarında beliren küçük gamzeleri... zekası ve diğer bir çok özelliği resmen beni ona doğru çekiyordu. Zamanı durdurabilme gücüm olsaydı şuan zamanı durdururdum ve sonsuza kadar Burcunun gözlerine bakabilirdim... Ama zamanı durduramazdım ve işe koyulmam gerekiyordu. Salona doğru geçerken Burcu da ayaklandı. "Buldum! "
(...)
Burcunun bulduğuna göre buradan 90 km uzakta olan bir kasabada kız kardeşi olduğunu düşinndüğümüz biri yaşıyorumuş. Araştırmaya devam etmek için onun yanına gitmeliydik. Ama saat yola çıkmak için çok geç olmuştu. Yolculuk yarına kalmıştı ve nasıl gideceğimiz hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Arka bahçede bir motor vardı. Acaba çalışıyor muydu? Çalışıyorsa kim kullanacaktı? Ben kullanamıyordum, peki ya Burcu? Arka bahçeye çıktığımda Burcu da peşimden gelmişti. "Motor sürdüğünü bilmiyordum. " Motoru yerden kaldırmaya çalışıyordu. Bir yandan ona yardım ederken bir yandan da " Süremiyorum. " dedim. " Ben sürüyorum." Bir marifeti daha ortaya çıkmıştı.
