İçeriğe geç

Benim ailemmiş

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Benim ailemmiş

Bölüm 7

Kabuslar

Peki ben ben mi kimdim ben ne ismi ne gerçek yaşı ne ailesi nede hayatı olup olmadığı beli olan bı kızım ben 2 yaşındayken annem olan kişi ile alışveriş yapmak için dışarı çıkmışım yani yanımdaki ikizim ile bebek arabasının içinde annemin bizim için alışveriş yapmasını izliyormusuz annem bizim için alışveriş yaparken çok güzel bı elbise görmüş onu denemek için kabine girmiş kendisine bakmak için çıktığı kabinden çocuğunu kaybeden bı anne olarak çıkmış annem beni göremeyince deliye dönmüş ikizim olacak bebeğini dışarıdakilere ikizimi gösterip bunun gibi bir çocuk gördünüzmü demiş saatlerce beni aramasına rağmen beni ne o beni bula bilmiş nede ben onu beni kaçıran adam beni satamayınca beni bir eşya gibi bir notla yetimhane kapısının önüne bırakmış yani yetimhane müdürünün anlattıklarına göre 10 yaşına kadar öz olmasa da abim olduğuna emin olduğum emirileydim bana yetimhanede çok fazla şey öğretmiş beni elinden geldiği kadar korumak için herşeyi yaptı eğer kendime bir abi seçecek olsaydım kesinlikle emiri seçerdim zaten seçmiştim de ben 10 yaşına gelince bir aile tarafından evlatlık edindim o gün benim hayatım kurtuldu sanarak kendi sonumu yazdığımı fark etmedim,edemedim

Ailem sandım kişilerin yanına yerleştikten 1 hafta sonra başladı benim kabuslarım o gün üvey annemin patates kızarması yapmasıyla başladı annem yemeği önüme koyunca ben bunu yiyemem demekle başladı herşey "Şey ben bunu yiyemem" dedim Babam önümdeki tabağı yüzüme fırlatarak tabağın yüzümde kırılmasını sağlamıştı yüzümde kırılan tabak yüzünden yüzüm kanlar içinde kalmıştı tabağın küçük parçacıkları yüzüme o kadar çok batıyordu ki canım çok yanıyordu hayatımda ilk defa acı çekiyormuş gibi hissettim galiba gerçektende ilk defa acı çekiyordum çünkü beni yetimhanede koruyan biri vardı evet küçüğüm ve zayıf bir yapıya sahip olduğum için sürekli bana saldırırlar ama bir türlü zarar veremezler di çünkü yanımda sürekli Emir vardı ne zaman kavga edecek olsam direk önümde belirir bana yaklaşmalarına izin bile vermeden hepsi ile kapışırdı genelde dayak yerdi ama benim kılıma bile dokundurmazdı sakarlıgım tutunda tam düşücegim refleksleri o kadar iyiydi ki elini hemen cebinden çıkarıp tek eliyle kazağımın arka yaka kısmından kavrayarak önüne bak küçük tavşan derdi zaten kesici delici aletlere dokunmayı bırak yaklaşmaya bile izin vermezdi bana Küçük tavşan demesinin sebebi ise çok meraklı oluşumdur. "Sen şu küçük sıçanada bak hele yemek seçer miş yemek bulduğuna Şükür etmiyor bide yok onu yemem yok bunu yemen sen sosyetik kızımızın kızım önüme kuru ekmek koyaalarlar tek lokmada yemek zorundasın sen bugün aç kalsa göreyim ben seni "

Beni yaka paça dışarı sürükleyerek çıkartıp bahçedeki kapısı kilitli odaya doğru götürdü bana dönüp kafasıyla içeri geç işareti yapınca çok korktum çünkü orası çok karanlık ve içinde fareler vardı ben hayatımda şu ana kadar ne fare gördüm ne de karanlık bir yerde kaldım ben o an farketim hayatımın aslında mükemmel bir hayat oldunu o saniye anladım benim hayatımdan daha berbat hayatı olan insanlar oldunu benim hayatı mi yaşamak için canlarını verebilecek milyonlarca insan olduğunu

"baba ben buraya giremem burası çok karanlık korkutucu ve içerde fareler var "

"demek girmesin demek korkutucu öylemi demek içerde farler var sen daha korkunun ve acının ne olduğunu bilmiyorsun Küçük sıçan " dedi ve koşarak içeri girdi nerdeyse girmesi ile çıkması bir oluştu elinde bir tane kalın ve parlak bir kemer ile elinde demirden yapılı ucunda kelebek olan bir şey vardı etrafa bakınıp çalı çırpı bulup hemen önüme koyup sigara içtiği için sürekli yanında taşıdığı çakmakla getirdiklerini yakmaya başlayıp elindeki kelebekli demiride yanan ateşin üzerine koydu o bunları yaparken arkadan yavaşça gelen üvey annemi gördüm o şeytanın yüzünde öyle piş bir sırıtma vardı ki anlatamam öyle derinden acımasız ve kötülük doluydu ki o sırıtma sanki birazdan olacaklardan zevk alıyordu babam ateşi yakmak için yanına bıraktığı kemeri alıp benim tam belime vurmaya başladı tam 3 saat 39 dakika boyunca beni o kemerle dövmüştü hemde sonlara doğru o yeni aldığı kemer belimde parçalanmıştı ve babam olacak adam kemeri koptuğu için sinirlenmiş olmalı ki elindeki bir parçayı alıp kemeri belime kemerini kopardın hep zararsın bunu ödeyeceksin diye bağırarak daha sert şekilde vurmaya devam etti tabi babam olacak kişi bunları yaparken annem bir ağaca yaşlanmış o bana her vurduğunda sanki zevk alıyormuş gibi o kadar içten gülüyordu ki içimide annemin gülüşleri parçalamıştı aynı zamanda ateş sönmesin diye ateşe sürekli birşeyler atıyordu Babam hırsını benden çıkardıktan sonra parmağımı bile oynatacak halim yoktu kazağımın özelikle bel kısmı kemer yüzünden parçalanmıştı buna belimin sol arka en üst kısmındaki yerde dağıldı babam cayır cayır yanan ateşin yanına gidip içinden kelebek kısmı kıpkırmızı olan demiri alıp gözünü bile kırpmadan omzunun arka sol üst kısmına canice basmıştı o an öyle bir çığlık atım ki kendi çığlığımın içinde gözlerim kararmış ve bayılmıştım yüzümü ve vücudumu babam içimi ve ruhumuzda annem parçalamıştı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.