İçeriğe geç

Beni kollarına al

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Beni kollarına al

Bölüm 1

1. Bölüm

Yine yaz gelmişti. Yaz demek cıvıl cıvıl bir enerji, deniz, kum ve güneş demek.

Sabah uyandım hemen hızlı duş aldım ve banyodan çıktım. Saçımı falan kurutmadan cilt bakımımı yapıp, üstüme düz beyaz crop, altıma kot şort giydim. Yüzüme kapatıcı, allık, maskara sürüp odamdan çıktım.

Ailem ve arkaşlarımın ailesi ortak tatil planı yaptılar. Bu da hem arkadaşlarımla hem de ailemle vakit geçirmek için fırsat.

Annem babasından kalan şirketi yönetiyor, babam ise kendi avukatlık bürosunu kurdu orayı yönetiyor annem babama şirketin avıkatlığını yapması konusunda çok diretti ama babamın etik değerlerine uymadığı, annemle evli olduğu, için kabul etmedi. Babam çok disiplinli ve ahlaklı insandır, annem ile evli olmasaydı kesinlikle teklifi kabul ederdi.

Annem ile babam kahvaltı masasına çoktan oturmuş beni bekliyorlardı. Babam her zaman masanın baş ucuna annem ise babamın sağına otururdu. Bana da babamın sol tarafı kalırdı. Sandalyeyi çekip oturduğumda "Günaydın!" diyip tabağıma döndüm. Annem bana geri yanıt olarak "Günaydın canım!" diyerek döndüğünde ben çoktan masadaki peynir ile zeytini tabağıma koymuştum. Biraz daha tabağıma bir şeyler alıp, yemeğe başladım. Yaz sıcaklarında fazla bir şeyler yiyemesemde formumdan düşmemek için yemeliyim.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra daha iki gün önceden hazırladığımız bavulları arabanın bagajına koyduk. Evde son hazırlıkları halledip yola çıktık. Arabayı babam kullanıyordu. Babam oldum olası uzun yolda araba sürmeyi seviyordu. Sonuçta İstanbul-Cunda arası az bir mesafe değildi. Cunda'ya her yaz mutlaka bir haftalığına da olsun yazlığımız olduğu için gideriz. Arkadaşlarım ve ailesinin yazlıkları da bizim yazlığa yakın oldukları için her daim bir arada vakit geçirebiliyoruz.

Arkada sağ cam kenarına oturup, kulaklıklarımı taktım. Temmuz ayı çalma listesini açıp biraz müzik dinledim. Beş saate yakın bir sürede yazlığa ulaştık. Bizi abim karşıladı, bir hafta önce yazlığa gelip eksik gedik varsa halletmesi için babam yolladı. Abim Bora benden beş yaş büyük, açık kumral saçları, yeşil yeşil gözleri, açık teni ve çok olmasada kaslı vücuduna çok yakışan beyaz gömleğiyle yakışlı serseriydi.

Bavulları babamla abim içeriye taşıdılar. Annem verandaya kendini attı. Babam da bavulları içeriye yerleştirip geldi, abim mutfakta kahve yapmış, getirdi. Yorgunluk kahvelerimizi içip, odalarımıza çekildik. Yorgunluğu üzerimden atmak için hızlıca duş alıp çıktım. Üzerime rahat giysiler giyip, kızları aradım. Ne yapacağımızı konuşmak için kızları aradım. Kızlar telefonu açınca konuşmaya başladık. Görüşmemizin sonunda öğlen sıcağında denize girmek istemediğimiz için her geldiğimizde gittiğimiz Fulya kafeye gitmeye karar verdik. Üzerime krem rengi crop keten gömleğimi giyip, altıma karamel rengi kumaş şortumu giydim. Altın rengi iki kolye ve halka küpelerimi taktım. Saçlarımı üstten sıkı bir şekilde topladım. Hava sıcak olduğu için hafif bir makyaj yaptım, hasır çanta ve sandaletlerimi giyip, aşağıya indim. Biraz oyalayıp kafeye doğru yürümeye başladım.

Yaklaşık on, on beş dakikaya kafeye vardım, ilk gelen ben olmuştum. Cam kenarında bir masaya geçip, oturdum. Garson siparişleri almak için yanıma geldiğinde "Ne alırsınız?" diye sordu. "Arkaşlarım geldiğinde karar vereceğiz." dedim. "Peki!" dedi. Geri gitti.

Beş dakikaya aşkın vakitte kızlar teker teker dökülmeye başladılar. Esmer güzelimiz, duygusalımız Esra tabi ki ilk gelen oldu. Üzerine siyah, kısa kollu, kare yaka mini elbise giymişti. Karşıma oturdu, havadan sudan sohbet etmeye başladık. Yaklaşık on dakika konuştuktan sonra sarı fırtınamız ve neşemiz Pınar geldi. Üstüne beyaz askılı crop ve altına kot şort giymişti.

İlkokuldan beri üçümüz de çok yakın arkadaşlarız. Üçümüz de şu an güzel üniversitelerde, güzel bölümler de okuyoruz. Ailelerimiz de ona keza çok yakın ve eski dostlar. Özellikle yaz akşamları kurulan sofralarda edilen sohbetlerin tadı damağımızda kalır kızlarla.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.