İçeriğe geç

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 31 · 3 dk okuma

Beni Bırakma // FanFiction

Bölüm 31

🕚Dur!🕚

Bir anda kapı açıldı. Felix içeri girdi. İçeri girer girmez gözleri beni buldu. E tabii hâliyle ben de ona bakıyordum.

Gözleri elimdeki kağıda kaydı. Utanıyor muydu o?

Şirin şey.

Yüzü gülmeye başladı. Yanıma geldi. Karşımdaki tekli koltuğa attı kendisini.

"Demek gördün onu."

Başımı elimde tuttuğum kağıda indirdim. Ben de utanarak onun gözlerine ya da yüzüne bakamadan, sadece kağıda baktım. Kağıttaki tatlı kelimelere...

"Aslında uyanmadıysan, o kağıdı geri almak için gelecektim. Tüm cesaretim kırılmıştı. Ama görmüşsün. İyi ki de gördün. Eğer o kağıdı alsaydım bir daha söylemeye cesaret edebilir miydim bilemiyorum. Kendimi çok cesur sanırdım. Ama bu konu... Farklıymış biraz. Biraz da değil... Çok."

Bu konu derken? Bana itirafta mı bulunacak? Yoksa... Çıkma teklifi de mi edecek?

Dudakları kuruyor. Sürekli kuruyan dudaklarını ıslatarak ağzını açıyor. Konuşmak için açtığı ağzını saniyesinde geri kapatıyor. Bu işlemi sürekli yapıp duruyor. Söyleyecek, ama söyleyemiyor.

"Mi Roo ben... Ben sen-"

Odanın kapısının tıklatılmasıyla sözlerini tamamlayamadan sustu. Derin bir nefesi dışarı verdi. Gözlerini yumdu. Sağ elinin baş parmağı ve işaret parmağını gözlerinin hizasında olan burnuna koyup sıktı.

İçeri Seungmin girdi.

"Selaaam. Biz geldiiik. Mi Roo sana işimiz düştü. Bir bakarsan çok seviniriz."

Kapıdan sarkan Seungmin'e tebessüm ettim. Ayağa kalktım.

"Tabii,geliyorum hemen."

Felix hâlâ aynı vaziyette duruyordu. Ben de söyleyeceklerini çok merak etmiştim ama. Neyse...

Bana yazmış olduğu notu eşofmanımın fermuarlı olan cebine koydum. Daha sonra odadan çıkarak Seungmin'i takip ettim.

Boş bir masanın başına geldi. Ofis sandalyesinin sırt kısmına ellerini koydu. Bana şirin şirin gülümseyip;

"Buraya gel Mi Roo."dedi.

Büyük ihtimalle burada çalışacaktım çünkü bilgisayar da, türlü çeşit teknolojik aletler de bu masada bulunuyordu.

Seungmin'in dediğini yaptım. Oturmam için sandalyeyi geriye doğru çekti.

"Teşekkür ederim."diyerek çekmiş olduğu sandalyeye oturdum.

Sandalyenin tekerlerini sürüyerek beni masaya doğru itti.

"Yeni görevin hayırlı olsun. Sana ilk vazifeni veriyorum. Jisung aşağıda adam sorguluyor. Zoraki bir şekilde adamın ağzından bu numarayı aldık. Numarayı sorgulayabilir ve telefonun yerini tespit edebilirsek çok makbule geçer."

Elinde bana uzatmış olduğu küçük kağıdı elime aldım.

"Tabii,hemen hâllederim."

Bilgisayarı açtım. Elimi tam mouse'a atmıştım ki içeri giren Minho komiser bir anda;

"Dur!"diye bağırdı.

Durdum. Neden beni durdurduğunu anlamaya çalıştım. Merakla üzerime doğru gelen Minho komisere odaklandım.

"O bilgisayar Hyunjin'indi. Üstelik emniyete ait özel bilgiler olabilir. 2 dakika müsaade eder misin? Önce bir bakayım."

İçimden derin bir nefes alıp verdim.

Masanın başından kalktım. Felix de odadan çıkmış ve devirdiği gözleriyle yanıma geliyordu. Büyük ihtimalle Minho komiseri o da duydu.

Yanıma geldi. Kolunu omzuma attı. Başımı çevirip bozulan moralimle ona baktım. Daha sonra bilgisayar başında uğraşan Minho komisere döndüm. İşini bitirdi. Geri çekildi.

"Tamamdır, geçebilirsin."

Gözleri âdeta deliyordu gözlerimi. Bir anda neden bu kadar değiştiğini anlayamıyorum. Ama sinirime dokunmaya başladı.

Felix'in kolunu omzumdan çekerek hırsla sandalyeye oturdum. Sabırlı olmaya çalışıp ağzımdan herhangi bir şey çıkmasın diye dudaklarımı birbirine bastırdım.

Seungmin'in bana vermiş olduğu kağıdı elimde açarak bilgisayara ve programlara göz gezdirdim. Uygun olan programı açıp işimi yapmaya koyuldum.

Kimseden çıt çıkmıyordu. Herkes sessizliğe bürünmüştü.

Şu an her an patlayabilecek bir saatli bomba gibiydim. Büyük ihtimalle bu hâlim çok belli olduğu için kimse ses etmiyordu. Felix bile sessiz durup kollarını birbirine bağlamış ve öylece beni seyrediyordu.

Bölüm sonu

3 yorum