İçeriğe geç

Beni Bırakma

Bölüm 23 · 9 dk okuma

Beni Bırakma

Bölüm 23

18.BÖLÜM



En fazla 3 saate gelirim demişti değil mi. Yalannnn

Gelmedi

Tam 3 saat 1 dakika oldu ama gelmedi , erkek değil mi yalan söyledi işte. Öküz ne olacak. Ben o gelene kadar evi pardon sarayı 2 kez gezmiştim tamı tamına 18 odası, 10 banyosu, 2 mutfağı vardı şaka gibi. Ha bir de kaybolmam demiştim ya kayboldum.

Çalışma odasında ayrı iç içe 2 oda daha vardı tam olarak orda kayboldum. Ne kadar gereksiz bir ev bu böyle ben asla böyle bir evde yaşamak istemezdim. En önemli ayrıntı da kim temizleyecek bu kadar odayı allah aşkına bir ayda anca biter buranın temizliği.

Şimdi de mutfakta müzik açmış yemek yapıyordum. Makarnalı tavuk yapıyorum daha doğrusu tavuk dünyası'ndan biraz örnek almış olabilirim, körili tavuk ve yanında makarna bence gayet güzel oluyor. Ve tabi ki asla kolay olduğu için değil çok sevdiğim için yapıyorum Vallahi bak kolay olduğu için değil.

Dolapların her birine baktıktan sonra bulduğum süzgeçle makarnayı süzdüm. Hiç boşuna kocanı bekle soğur demeyin, dediği saate gelseydi o da. tam 5 dakika gecikti. Burda benim suçum ne. Aman neyse , çok açım zaten gelirse yer gelmezse onun hakkını da yerimyerim, bu kadar basit. Bir yandan Çalan şarkıys eşlik ediyordum.

Makarna için tencereye krema ve köri döküp iyice karıştırdım. Fazla değil çok az kaynadıktan sonra makarnayı da koyup tekrar karıştırdım. Mis gibi kokuyordu. Dolaptan servis için uygun olan tabağı çıkarıp kenara koydum. Lanet olası vicdanım tabi ki durmadı. Tezgaha bıraktığım telefonumu alıp müziği kapatıp rehberden Berhan'ı bulup aradım. Telefon çaldığı anda Arkamdan gelen melodi ile yerimden sıçradım.

Elim ağzımda arkamı döndüğümde bar sandalyesine oturup kolarını bir birine bağlayarak beni izleyen kocamı yeni fark ediyordum. Ne zamandır burdaydı bu.

"N... Ne zaman geldin sen? "

Kekeleyerek sorduğum soru karşısında sadece güldü.

"En fazla 10 dakika olmuştur. "

Ben geç kaldı diye o kadar saydım sövdüm bu adama ama o söylediği saate gelmişti. Ben nasıl fark etmedim bu adamı ,hani fark edilmeyecek gibi de değildi o ayrı.

"Niye ses çıkarmıyosun o zaman ödüm koptu. "

Yerinden kalkarak bana doğru adımlamaya başladı. Dibime gelerek durdu.

'Dibinde değil adam atma '

Sen bir susana git başımdan ya nerde saçma bir durum var sen hep ordasın zaten.

"Seslendim ama o kadar dalmıştın ki duymadın. Ben de sen fark edene kadar Manzaranın tadını çıkardım. Fena mı ettim karıcım. "

Büyük ihtimalle evin ne kadar saçma ve büyük olduğundan bahsederken gelmişti.

"Ben seni fena yapacağım şimdi. "

Sözlerim onun fazlasıyla hoşuna gitmiş olacak ki gülmedi bildiğin kahkaha attı. Öküz herif.

"Ne gülüyorsun be çekil şurdan. "

Yanından geçip gideceğim sırada kolumdan tutup kendine çekti. Şuan gerçekten dib dibeydik. Bir elini belime koyup diğerini yüzüme yaklaştırdı. Yüzüme gelen bir tutam saçı kulağımın arkasına yerleştirdi.

Eli tekrar yüzümü bulurken bu sefer dudağımın kenarına dokundu.

"Krema olmuş. "

Eliyle silip geri çekilirken yutkunmuştu. Ben de bir anda olan bu yakınlaşmadan dolayı afalamıştım.

"Ben üzerimi değiştirip geliyorum sen başla yemeğe. "

Mutfaktan çıktığında ben de yavaş yavaş kendime gelip kısık sesle konuştum.

"Tamam o zaman sen şey et ben de şeyi şey edeyim, sonra şey yapalım. "

'Delirdin iyice ne diyosun be ne şeyi. Ne şey yapması'

Bana bak boğarım seni defol git başımdan. Allah alla derdim bir değil iki değil. Umarım bu rezilliği de duymamıştır. Yani ses gelmediğine göre duymadı gibi. Kafamı iki yana salayıp kendime gelmeye çalıştım.

Tekrar tezgahın başına geçip çıkardığım tabaklara makarna ve tavuğu koydum. Masayı ayarlayıp kendi yerime geçerek onu beklemeye başladım.

Nihayet geldiğinde yemeye başlamıştım cidden çok yoruldum bugün sabah olanlar da vardı tabi hâlâ etkisinden kurtulabilmiş değildim.

Ben yemeğe bildiğiniz dalmışken o elindeki tabletten bir şeylere bakıp ufak ufak yiyordu bense öküz gibi kaşık kaşık götürüyordum. Kilo almam umarım. Aman alırsam alayım dünyaya bir kez geliyoruz yiyip içelim bolca.

Kendi kendime konuşup kendi kendime teselli verip yemeğimi bitirdim. Her ne kadar zararlı olduğunu bilsemde, kolamı da bitirip arkama yaslandım.

O da tabağını yarı etmiş ama her ne yapıyorsa yemekten çok tablete odaklanmıştı. İnsan bir eline sağlık çok güzel olmuş der Öküz işte ne olacak.

'Bugün kaç kez öküz dedin '

Hiç saymadım bereketi kaçmasın diye hem sanane kocam değil mi istediğimi söylerim. Allah alla ya.

Ben de telefonumu alıp sosyal medyada gezinmeye başladım yine bir çok istek ve beğeni vardı. Uzun zamandır post atmamıştım. Galerime grip söz günü çekildiğim bir fotoğrafı paylaştım. Ben boş boş takılırken o başını bile kaldırmadan tablete bakıyordu.

Yerimden kalkıp tabakları tezgaha bırakırken çaktırmadan ne yaptığına baktım. Ama tabi ki anlamadım bir sürü grafik vardı neyse ki tehlike yoktu rahatlayabiliriz, karı kıza bakmıyordu çok şükür. Tabakları sudan geçirip makineye koydum ellerimi yıkayıp eski yerime ilerlerken telefonum çaldı ekranda Eren'in ismini görünce bekletmeden açtım.

"Alo"

Karşıdan bir kaç hışırtı geldikten sonra Eren'in sesi duyuldu.

"Meleğim ne yapıyosun!"

Sesi fazlasıyla yorgun geliyordu

"İyiyim kuzum sen ne yapıyorsun? "

Çocuk onu mu sordu ne yaptığını sordu nasıl olduğunu değil.

Sen bir kes sesini

"İyiyim ben de sesini duyayım nasıl olduğunu sorayım dedin bir sorun yok değil mi. "

Tipik Eren işte

"İyiyim aşkım merak etme . "

Berhan bir anda başını kaldırıp kaşlarını çatarak bana baktı,

"Umarım yalan söylemiyorsundur güzelim, O lavuk nasıl davranıyor sana? üzüyor mu seni? "

Sözlerine gülmeden edemedim

"Saçmalama yok öyle bir şey, gayet iyiyim hata neredeyim tahmin et. "

Birkaç saniye sessiz kaldıktan sonra konuştu

"Dubai'desin güzelim. "

Nereden bildi hemen bu

"Sen nereden biliyorsun"

Bu sefer gülen oydu

"Bilirim ben Müneccim boku yedim. "

Şuan yediğini düşünmeye başlamıştım. Yoksa nerden bilecekti ki Berhan söyledi desem ne ara söyledi daha ben bu sabah öğrendim. O yüzden yediğini düşünüyorum ıyy nasıl yedi onu be iğrenç.

'Sen bu kafayla nasıl doktor oldun Allah aşkına ya'

Bana bak sümüklü böcek git başımdan dayak yiyeceksin

'Sen olmamışsın harbiden beni nasıl dövebilirsin '

Bal gibi de döverim böyle tekme tokat.

' salakmısın kızım ben aslında yokum, sadece sesim var sesimi mi döveceksin. Bence sen harbiden delisin Bakırköye yatış yap anca orası paklar seni. '

Defol git be istemiyorum ben seni, en olmadık zamanlarda geliyorsun bir de.

Elimi havada sallayarak onu gönderdim, yani onu derken, iç ses zımbırtısı Maydanozdan bahsediyorum. Berhan bana ve elime tuhaf tuhaf bakarken yerimde dikleştim.

"Çok komik şakayı bırak da nerden biliyorsun onu söyle. "

Ufak bir öksürükten sonra tekrar konuşmaya başladı.

"Telefonunda takip programı var ordan biliyorum. "

Ne var ne var , hayır niye var böyle bir şey en önemlisi ne zamandan beri var ve benim neden haberim yok bundan.

"Ne alaka ne zamandan beri var bu şey? "

Eren yine ne haltlar karıştırdın acaba benim arkamdan psikopat çocuk.

"2 gün önce yükledim. "

"Niye yaptın böyle bir şey? "

Eren derin bir nefes alıp verdi

"Gerek gördüm ve yaptım Masal sorgulama sen de, şimdi işim var benim kapatıyorum en ufak bir şey olursa bile beni arıyorsun tamam mı. "

Emrin olur beyim, başak isteğin var mı demek istesem de Bir anda ciddileşen ses tonundan dolayı tabi ki de yemedi.

"Tamam dikkat et görüşürüz seviyorum seni. "

O yüzden uzatmadım o da görüşürüz dedikten sonra telefonu kapattım. Berhan hâlâ aynı çatık kaşlarla bana bakıyordu. Ne oldu buna ne diye sinirlendi şimdi.

"Kimdi o! "

Yüzü kadar ses tonu da serti, hata dişlerinin arasından konuşmuştu. Çenesi kırılmasa iyi bari, o kadar sıkmaya kırılabilir çünkü.

"Kimse değildi. "

Cevabıma karşılık gözlerine sinirle kapatıp tekrar açtı.

"Kendi kendine mi konuşuyordun?"

Evet bunu biliyorsun zaten kendi kendime de konuşuyorum ben bu da ne unutkan çıktı.

"Hayır telefonla konuştum. "

Gıcıklıksa sonuna kadar varım önce düzgün sormayı öğren sen be.

'Yiyorsa birde yüzüne söylesene bunları.

Zaten yüzüne söyledim ama içimden tabi ki.

"Bende onu soruyorum telefonda kiminle konuşuyordun. "

Biraz kıvran bakalım Berhan efendi sen beni burda bırakıp nereye gittiğini söyledin mi de ben de söyleyeyim.

" Niye merak ediyorsun ki hem zaten söylesem de tanımazsın. "

Sanki biraz daha sinirlenmişti ama kimin umrunda.

"Masal uğraştırma söyle kimle konuşuyordun aşkım falan. Hayırdır kimdi o. "

Bir anda kahkaha atmaya başlamıştım karın ağrısı şimdi beli olmuştu. Buna mı sinirlenmişti şimdi. Burhan bana hâla sinirle bakarken ben gülerek yerimden kalkıp onun tarafına geçtim. Gülüşümü bastırmaya çalışarak kulağına doğru eğilip.

"Sanane."

Dedikten sonra arkama bile bakmadan koşarak mutfaktan çıktım.

"Ne demek banane Masal buraya gel kimdi o.. "

Arkamdan bağırsada durmadım tam odama gireceken kolumdan tutulup duvara yapışmam bir oldu. Yakalanmıştım şuan sırtım duvara yapışmış bir şekilde dip dibeydik. Ben derin derin nefesler alırken o beni yakalamış olmanın verdiği keyifle sırıtıyordu.

"Nereye kaçıyorsun karıcım "

Karın batsın yada batmasın ben niye batıyorum be sen bat Allahım ya.

"Kim kaçıyor ben mi. "

Sanki gerçekten kaçmıyormuş gibi bir tavır sergilerken o Kafasını salayarak Aynen inandık der gibi bakıyordu.

" Evet ben kaçıyorum karıcım haklısın o yüzden ben seni değil sen beni yakaladın şuan değil mi! "

Cümlesi sorudan ziyade imâlarla doluydu, ben tabi ki de hiç utanmadan, ve o , cümleleri asla üstüme alınmadan sözlerini onayladım. Bu halime gülüp sanki dip dibe değilmişiz gibi daha fazla yaklaştı. Şuan burunlarımız bir birine değiyordu. Ben kalp atışımı o fark etmeden hizaya sokmaya çalışıtken , onun yaptığı tek şey gözlerime bakmaktı.

"Şimdi kiminle konuştuğunu söylemek istermisin yoksa ben seni bir daha konuşamayacak hale getireyim mi ha karıcım hangisi.! "

Kaşlarım sözleriyle çatılırken öfkeli bir bakış attım

" Sen beni tehdit mi ediyorsun , bana bak ağa bozuntusu ben senin bildiğin kızlara benzemem anladın mı beni , O tehditleri alır sana tek tek yediririm. Allah alla sanane be kiminle konuştuysam konuştum söyleyeceğim varsa da şu sözlerden sonra birdaha söylemem, Adama bak ya gelmiş beni tehdit ediyor neymiş konuşamayacak hale getirirmiş haspam sen kimsin be sen Ağaysan ben de Karadeniz kızıyım hayırdır yani benim Laz damarıma basma Sıkarum topuğuna görürsun hamsi gafali seni. Birdaha beni tehdit et bak ben saa napayim.. "

"Masal sus. "

Ben taramalıya bağlayıp konuşmaya devam ederken o şaşkınlıkla ve sinirle beni izliyordu aynı zamanda da susma mı söylüyordu ama dinleyen kim.

"Susmuyorum ula hep sen mı konuşacaksım senin ağalığın bana sökmez bunu bil. "

"Masal sus yoksa ben susturacağım. "

Yine dinlemedim konuşmaya devam ettim bir kere sinirlenmiştim artık zor susardım kusura bakmasın yada baksın banane. Arada bir kayan şiveme rağmen yine de susmadım.

" Susmuyorum be susmayacağım yiyorsa sustur sen bunları o sözleri söylemeden düşünecektin. Sen kimsin tamam kocam olabilirsin ama ben senin çalışanın değilim bana emir vermezsin beni tehdit edemezsin, Ayr..."

Konuşmam bir anda dudaklarımdaki baskı ile kesildi.

Gözlerim olayın etkisiyle fal taşı gibi açıldı.

"Sana sus yoksa sustururum dedim. "

Ben hala şokla olayı idrak etmeye çalışırken dudaklarım yine aynı baskıyla buluştu...



🔥🔥🔥🔥🔥🔥🔥🔥🔥🔥

Yandı buralarrrr.

Evet yeni bölüm geldi.

Hatalarım varsa Affola.

Beğendiğiniz yada beğenmediğiniz, gelicek bölümlerde olsun dediğiniz sahneleri belirtebilirsiniz.

Sizleri seviyorummm

Minik yıldızımızı paralatalım ⭐

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.