İçeriğe geç

BEN VE DÜŞÜNCELERİM

Bölüm 2 · 16 dk okuma

BEN VE DÜŞÜNCELERİM

Bölüm 2

Ben Seni Seçtim Güneşim

Saraya bir şekilde yada birden fazla şekilde girmeyi deneyerek ve kimsenin dikkatini çekmemek için nefes almayı bile erteleyerek en sonuna saraya girmiştim.

Kimsenin dikkatini çekmemeye özen göstererek sarayın içinden geçmeye çalışıyordum , bunu başaramayacağımı düşünmeye başlayınca olabildiğince en sakin yere ilerledim ve olabildiğince gizlendim . Tek halde gördüğüm hizmetçinin yanına ilerledim.

- Şey merhaba , ben yeni geldim de beni biraz gezdirebilir misin .

- Tabiki canım beni takip et

Onu dikkatlice dinledim çünkü başka şansım olacağını sanmıyordum bitirdiğimizde ise teşekkür ettim . Unuttuğum birşey vardı benim kılık değiştirmem lazımdı. Bana bu kadar yardımı dokunmuş olmasına rağmen ona bir iyilik yapamadan belki de hayatını mahvedecektim .

Onu tek olabileceğimiz bir yere çektim ve ne kadar nazikçe bilinmez ama büyüyle bayılttım . Ona vurmak istemedim sonuçta yardımı dokunmuştu . En hızlı şekilde kıyafetlerini aldım ve hafızasının bir kısmını sildim. Sonuçta kendi elimle kendi çukurumu kazamazdım . Herşeyi doğru yaptığımdan emin olmaya çalışıyordum , yanlış bir hamle çok fazla şeyi yanlış yola sokabilirdi ve ben bunun için sabah akşam demeden pratik yapıyordum .

Ahh yine hemencicik düşüncelerim beni ele geçirmişti neyseki düşüncelerle de iş yapabiliyordum ama bu düşünceleri susturup sadece işimi yapmayı çok isterdim . Kıyafetleri giydikten sonra kendime baktım ve bu işlere göre olmadığıma tekrar emin oldum. Neyseki rol yeteneğim vardı , olmasada pek bişey fark etmezdi büyüyle kolayca halledilirdi . Ne kadar rahat herşeyi kolay göstersemde aslında büyücü olmak pek kolay değil , çok fazla araştırma isteyen birşey. Ahhh yine kendi kendime zihnimde konuşuyorum!

- Bu kadar!

Sonunda işim bitmişti kadını öylece bırakamazdim ya onun da üstüne birşey örttükten sonra boş yer olan hizmetçilerin kaldığı odalardan birine gitmeye karar verdim . Yürürken içten içe tedirgindim ya farkederlerse diye ama bu işe başladığımda düşüncelerimin kalmayacağına emindim yani bu düşüncelerimin. Çünkü bu düşüncelerim o an yok olucak ve rahat bir şekilde hareket edicektim sonra ise 'anlarlar mı?' diye düşünsemde bence ben kusursuz şekilde halledebilirim , yani öyle umuyorum .

- Sende kimsin sarayda seni daha önce görmemiştim

Karşımdakinin bir vampir olduğunu ve önemli biri olduğunu fark etmemle saygı için egilmem bir oldu .

- Teşekkür ederim böyle davranmaya gerek yok . Ben çalışanlarla daha çok arkadaş olmayı tercih ederim .

- Merhaba efendim , ben yeniyim ve hiçbir şey hakkında fikrim yok , üzgünüm.

- Ne kadar şekersin sen ! Hemde çok güzelsin . Seni bu saraya niye bir hizmetçi olarak aldılar acaba? Bu kadar güzel bir fani hanımefendinin sarayda hizmetçi olması aşırı saçma.

- Çok teşekkür ederim efendim .

- Efendim demene gerek yok Clara.

- Teşekkür ederim Bayan Clara.

- Hayır , sadece Clara .

- Peki Clara.

Tabiki de çekinerek söylemiştim . Bu vampir beklediğimin aksine çok neşeli ve sevecendi . Clara'nın bir insanın boynunu sömürürken hayal edemiyorum . Açık söylemek gerekirse sevecen olduğu kadar da tatlı ve güzeldi . Ayrı bir asilliği vardı . Biraz sohbet muhabbete dalmıştık ki bunun nasıl olduğunu asla anlamadım. Birden yandan bir öksürme sesiyle ikimiz de o tarafa baktık .

- Clara sana hizmetçi parçalarıyla takılma demiyor muyum?

Tabi ben hemen saygı için eğildim.

- Robert bazen gerçekten boş konuşuyorsun . Seni ne ilgilendirir kimle konuştuğum ?

- İlgilendirir çünkü kardeşimin hizmetçi parçalarıyla takılacak kadar düştüğünü görmek benim canımı acıtıyor.

- Robert ağzını topla . Vera hakkında böyle konuşamazsın.

- Hm yeni faremizin adı Vera mıymış , acınası.

- Vera bir fare ise sen anca bok böceğisin . Sonuçta tek işin başkalarının boklarını temizlemek .

- Alt tarafı arkadaşlarımın yaptığı suçları temizliyorum .

- Umarım çalışanlar da seni böcek sanıp bu saraydan temizlerler.

- Komik oluyorsun kardeşim

- Sende gittikçe iğrenç oluyorsun kardeşim.

Sanırım bu ikilinin arası pek iyi değil. Kardeş olmalarına rağmen nasıl bu kadar zıt karakterliler anlamış değilim.

- Lağım faresi bizi yalnız bırak.

- Nasıl isterseniz efendim.

- Nosol ostorsonoz ofondom.

- Robert biraz daha devam edersen nişanlın Eliza'ya nasıl biri olduğunu net bir şekilde anlatırım kardeşim.

- Sen niye hala bizi izliyorsun gitsene !

Bu manzara baya komikti ne yalan söyleyeyim Robert'i ellerimle gebertmek çok isterdim ama ne yazık ki mümkün değil. Eğer davranışına kızacaksa Eliza da iyi biridir . Umarım iyi anlaşırız çünkü vampirlerin vahşi iğrenç yaratıklar olarak tanınmasının yalan olmasını ve saraya girmeden önce gördüğüm o büyüleyici çekiciliği olan vampirin benim olmasını çok isterdim. Ahh yine kafam gitti ben niye o çekici vampiri isteyeyim ki. Ya asıl vampir niye çekici olsun kendine gel sen buraya vampirlerden etkilenmeye değil öldürmeye geldin. Ya tamam vampir birazcık çekiciyd- ya saçmalama çekici değildi mücevherler çok asildi yoksa yani . Off ben niye kendimi kandırmaya çalışıyordum ki . Niye girdi ki birden aklıma of vampirler of .

Zahmet olacak gibi sonunda hizmetçilerin kaldığı odaya teşrif edebildim . Yani sürekli duracak bir sebep bulmadan bu odaya gelebilmek bir başarıdır . Tabi içeri girer girmez odada kalan diğer hizmetçiler bana döndü ve dik dik baktılar. Ne vardı halimde acaba cahil cahil bakıyorlar. Büyük ihtimalle sarayda çalışan bir fani hizmetçinin bu kadar süslü olması onların dikkatini çekmişti . Ben eskiden beri süslenmeyi çok severdim o yüzden o vampir her neyse . Saçlarımı bı kez kızıl yapıp sonra bir daha vazgeçemedim . Çünkü o kızıl saç beni o kadar kendine çekiyordu ki kendimi bazen özel bir şarap gibi hissediyordum . Saçlarım şarap kızılı olduğundan da olabilir yani o da bir ihtimal. Düşünceleri kenara bırak ve yatağına yerler ucube büyücü. Boş olan hiç bozulmamış hatta çarşafı takılmamış bir yatağa ilerledim . Yatak cam kenarı olmasına rağmen boştu. Tabiki de oraya geçmek istedim

- Yeni gelen orasını kimse boşuna almıyor diye düşünme . Geceleri dışarısı ne kadar güzel olsa da sabah giren güneş insanı ciddi oranda rahatsız ediyor

- Teşekkür ederim ben yine de burayı çok istiyorum , napalım istiyorsak katlanıcağız.

Güneşle pek aram olmasa da sabah uyanma konusunda bana yardımcı olacağına emindim ki tam ihtiyacım olan şey. Geceleri de yıldızlar eşliğinde düşünmek güzel olur . Düşünmekten kurtulamıyoruz bari düşünürken baktığımız yer güzel olsun da keyif alalım . Ben bı yandan düşünürken birşeyler yapmaya zahmet etsem keşke. Umarım kimse zihnimde kendi kendime konuştuğumu öğrenmez . Yandaki dolaba eğilip ordan çarşaf alıp yatağa geçirirken ben acaba niye hiç kıyafet getirmedim diye kendime söyleniyordum . Tabiki bunu da zihnimden yapıyordum . Bir insan kendine hiç mi bişey almaz . Büyüler ile fazla zaman geçirdiğim için oldu bunlar . Lan gerizekalı büyü diyorsun . Ee büyüyle yapsana o zaman . Doğru lan , o kadar büyü yapıyoruz lazım olduğunda da ot gibi duruyoruz . Bu da ayrı aptallık gerektirir . Aptallık diyince de zaten ben öne çıkarım .

Ben düşünürken çarşafı geçirmiş ve tek kıyafetim olan önce de üzerimde olan kıyafeti giymiş ve uyumaya hazırlanmıştım . Daha hava yeni kararmışken benim uyuma sebebim nedir . Sen ciddi misin bu soruyu sorarken? Vampirler gece uyanık olurlar ya hani güneşten sakınırlar . Öyle ama ben yine de şimdi uyuyacaktım çünkü çok yorgundum , sonuçta saatlerce yürüdüm ve binbir şey düşündüm. Eminim ki bı 24 saat uyurdm . Tamam abartmayayim bir kaç saat sonra kalkar ve hava aydınlanırken yeniden uyumaya giderdim . Başka nasıl uyku düzeni oturabilirim ki ? Off artık koy şu kafanı yastığa ve uyu yoksa sonra uyuyamayacaksın.

Tabiki de kendimle savaşarak zar zor bi şekilde uykuya dalmıştım . Gerçekten de zor olmuştu sonuçta uzun süre uğraştım .

Vampir beni birden kendine çekti. Adını bilmiyordum neden bunu yaptı bunu da bilmiyordum ama gittikçe kendimi ona kaptırıyordum . Bu ne kadar doğru bir hareket bilinmez . Sırf bu vampir için o değer gösterdikleri liderlerini öldürmekten vazgeçtim sanırım.

- Adın ne?

O ise beni duymamıştı . Elini yüzümde gezdirirken birden durdu ve beni arkadan biri çekmeye başladı.

Hafif bir sarsılmayla gözlerimi araladım aralamasına da o rüya tam olarak ne alakaydı ? Onu düşünerek mi uyudum acaba? Hiç hatırlamıyorum ama başka bir açıklaması olamaz değil mi? Yeter kendine gel artık . Bakıyordum beni sarsan ablaya abla da bana bakıyor. Allah Allah herkes niye bana bakıyor ki ? Off aklım yine başka yerlerde .

- Biz böyle bakışmaya devam mı edeceğiz?

- Sen kimsin?

- Vera ben insanım . Yani ben öyle biliyorum , bildiğim kadar kadınım eğer değişmediyse .

- Senin gözlerinde karar görüyorum dikkatli ol kızım. Doğruyu seçmezsen ömrün boyunca acı çekeceksin . Sen ya kendine ihanet edeceksin yada açıklayamadığım ama sana güvenen insanlara . Kendine gel senin gücünün farkına varmalarına engel ol . Gücünü insan içinde zor durumda kalmadığın sürece kullanma . Kendine ihanet etme sen özelsin , ben seni seçtim güneşim.

Ses gittikçe bulanıklaşıyordu . Sesi bulanıklaştıkça benim kafam bulanıklaşmaya başladı.

Ani şekilde gözlerimi açtım. Bu sıradan bir rüya olamazdı , bunun bir anlamı olmalı . Seni seçtim güneşim mi ? Bu çok garip .

Yerimden doğrulduğumda diğer çalışanların yaptığı dedikokulara kulak misafiri oldum

- Luno Bey ona az bile yaptı . Saraydan altın almak nasıl bir cesaret. O kadar altın seviyorsa altın işleseydi . Şimdi sürekli acı çekerek yaşıyor olmasına vicdan bile yapamayacağım . Çünkü biz sabah akşam çalışıp zar zor para kazanıyoruz . Onun gibi kolaya kaçmaya çalışmıyoruz .

Pek birşey anlamadım ama Luno denen şey altın çalan birini cezalandırılmış. İyi de bu karılar niye bunu tartışıyor . Neyse ne ya beni ilgilendirmiyor.

Kalkıp kıyafetlerimi giyip hizmet etmem gerekiyor ama ben hala hizmetçiliği sevmiyordum . Ya mantık olarak sevilecek bir şey de değil . Ya boş boş kendi kendine konuşmak yerinde kalksana Vera .

Düşünceleri bir kenara bırakıp sonunda zahmet edip kalkıp üstümü değiştim ve güneşin batışını izlemek için yatağıma oturdum .

- Yeni gelen birazdan başlıyacağız .

- Adım Vera .
- Tamam Vera , birazdan başlıyacağız .

- Peki ne yapacağız ? Ney yapmaktan başlayacağız bana yardımcı olabilir misiniz?

- Tamam sen bugün benle gel ben sana ne yapacağını anlatırım.

- Teşekkür ederim.

Bişey demedi ve bu basit diyalogda onun adını sormaya nedensizce çekinmiştim . Tek yapabileceğim onu takip etmek olabilirdi ve dediği şeyleri yapmak .

Saatlerce öğrettiği nerde ne yapacağımı kime nasıl davranacağımı öğrendim . Saygı göstermeye önem göstermemi ve fani olduğum için her zaman dikkatli olmamı tembihledi . Fani değilim ki , tabi bunu ona söyleyemem . Neyse ki sarayda insanlarla beslenmiyorlarmış . Lan insanlarla beslense o zaman sarayda insan mı kalır . Ben niye kendi kendimi zorbalıyorum ? Bunu kimse bilemez .

Yine düşüncelere dalmıştım ki Anna bana seslendi . Evet Anna o yardım eden . Yine dikkatim dağıldı . Onun yanına ilerledim ve bişey demesini bekledim.

- Bak şimdi Vera , sen mutfağa geç orda yemek kan falan taşıyacaksınız . Lider Luno hızlı olmamızı istiyor bu yüzden seni oraya gönderiyorum sen mutfağa uyum sağla orda napıcağını söylerler.

Başımı onaylar şekilde salladıktan sonra doğruca ve hızlıca mutfağa ilerledim. Orda tanımadığım bir sürü çalışanla beraber masa kurmaya gidiyorduk . Elimde tabaklar vardı , olabildiğince acele ediyorduk yemek odasına giderken koridorda birden çıkan varlıkla kendimi yerde buldum . Benim yere düşmem pek olay değil ama tüm tabaklar... paramparça tabaklar...

- Çok özür dilerim çok çok özür dilerim.

Lan ben niye özür diliyorum o çarptı bana .

- Sen kimsin seni hiç görmedim burada .

Ayağa kalkıyım derken ayağımın kan içinde kaldığını fark ettim.

- Kusura bakma benim suçum , yardım etmeme izin ver.

Ayağa kalkmama yardım etti ve birden beni taşımak için kucağına aldı .

- Efendim durun bu uygun değil.

- İzin ver de uygun olup olmadığına ben karar vereyim .

Ne yapacağımı bilemiyordum , adam beni tutmuş götürüyordu . Bende hiçbir şey yapamıyordum . Rahatsızlık hissediyordum , beni taşıyan kişinin kim olduğunu bile bilmiyordum . Biri şu durumdan sonra ağzıma edecek kesin . Ben naneyi yedim umarım vampir de beni yemez .

Hatırlamadığım bir odaya girdik ve beni yatağa bıraktı. Noluyordu hiç bir fikrim yoktu.

- Hanımefendi adınızı bahşeder misiniz ?

- Vera... Sizin adınız neydi efendim?

- Viktor.

Bir çekmeceden sargı bezi ve ne olduğunu anlamadığım ilaç şişelesinde bir şey getirdi . Ayağıma bakıp cam kırığı var mı diye bakarken ben acaba geri döndüğümde ne muamele görürüm diye düşünmeden edemiyordum . O sürdüğü ilaç şişesindeki şey canımı yakmıştı .

- Neden büyüklerini kullanmıyorsun ?

- Ne?

- Büyücü olduğunu anlayabiliyorum . Burada hizmetçi olman mantıksız . Vampirlerin büyücülere herhangi bir kin beslediği yok. Peki neden hizmetçi olarak girdin içeri.

Nedenini anlayamadığım şekilde çok güven veriyordu . Kendimi tutamadım ve anlatmaya başladım.

- İnsanlar ! O ezik böcekler... Onlardan intikam için .

Sargıyı sardıktan sonra yanıma oturdu .

- Ne yaptı insanlar ?

- Büyücü olduğu için annem...

- Annen ?

- Annemi öldürdüler ve ben kimliğimi sakladım yıllarca insanlara kin besledim .

- Bu saraya gelme amacın ne peki ?

- İnsanları o çok korktukları vampirlere öldürtmek .

- Bunu nasıl yapacaktın ?

- Onlar saraya sizi öldürmek için gittiğimi sanan zavallılar ! Ben size olan nefretini ve öldürmek için fırsat kollayacağını söyleyip insanların soyunu kurutacaktım . O nankör insanlar sadece kendilerini önemsiyorlar !

- Sana yardım edebilir miyim ?

- Bende ne yapacağımı bilmiyorum .

- İlk önce bu saraya düzgünce almak ?

- Beni burda barındıracaklarını düşünmüyorum .

- Orayı ben hallederim .

- Ben ne yapacağımı bilmiyorum.

- Sen büyücü olduğunu sakmamakla başlayacaksın . Sarayda tek büyücü sen değilsin sonuçta . Hem diğer büyücülerle konuşucağım birbirinize yardımcı olursunuz . Böylece de rahatlıkla kendini geliştirirsin . Bende intikam alman için yardım ederim emin ol .

- İntikam bile değil . O insanlar anca bok böceği olabilir !

- Biraz sakin ol Vera .

- Peki şuan ben ne yapıcam ?

- Sabaha kadar ben senin yerini ayarlatırım.

- Sen kimsin ?

- Ben kimim ?

- Diyorsun ya hani ben hallederim , nasıl herşeyi halledeceksin ? Kimsin ?

- Abime lider diyolar bu yüzden sözüm geçiyor gibi birşey .

- Anladım . Abin kim ?

- Sen saraya hiçbir şey bilmeden mi geldin ?

- Büyülere fazla odaklanmışım çoğu şeyi unutmuşum .

Victor'un gülüşünü görünce bende gülmeye başladım . Ne kadar şapşalmışım .

- Abim Luno.

- Ben bu ismi bir yerde duydum

Biraz düşündükten sonra aklımda biraz canlandı.

- Hizmetçiler konusuyordu bir çalma olayı .

- Bunu bilip abimi bilmemen de ikonik .

- Emin ol bende ne bildigimi bilmiyorum.

Orda uzun süre sohbet ettik ve sanırım ilk kez birinin beni gerçekten umursayarak dinlediğini hissettim . Sanırım bir arkadaş edinmiştim . Beni davet etti hem abisiyle tanıştırmak için sarayda kalabilmek için hemde saraydaki insanları daha doğrusu vampirleri ve büyücüleri öğrenmem için .

- Beni bu kıyafetle pek ciddiye almazlar .

- Ahh , kusura bakma unutmuşum . Hemen halledicem .

Hemen de halletdi cidden . Herşey nasıl bu kadar hızlı oluyor anlamadım gitti . Abisi sayesinde bu kadar saygın biri . Ne biliyorsun belki kendisi de önemli biri . Azıcık bir sus ya beynim . Düşünmeyi bırakıp artık giyinip Victor'un yanına gitmeliyim .

Kıyafeti alıp Victor'un beni görmeyeceği bir köşede giyindim . Üzerime baktığımda aslında yakışmış gibi demedim değil . Vanpirlerin de zevkleri fena değilmiş. Victor'un yanına ilerledim .

- Seni her şekilde yiyebilirler dikkat et .

- Ne ?

- Birşey yok . Yakışmış .

- Teşekkür ederim .

- Rica ederim büyülü hanımefendi .

Bunu diyince ikimizde gülmüştük evet büyülü biriydim , tabi yaptigim sürece . Düşündükçe gülesim geliyordu ama artık sanırım aşağı inmemiz gerekiyordu .

Victor ile yan yana gidiyorduk . Benim hesaba katmadığım bir şey vardı . Robert... Beni hizmetçi sanarken birden Victor'un yanında görünce ne tepki vericekti acaba.

- Benim orda nasıl davranıcağıma dair hiçbir fikrim yok .

- Rahat ol , saygısızlık etmemeye çalış zaten benim yanıma oturacaksın birinin herhangi bir şikayeti olursa ben ilgilenirim sen umursama .

- Niye bana bu kadar yardım ediyorsun ?

- Hanemize güzel bir büyücü eklemek istedim .

Bunu dedikten sonra aptalca sırıttı . Komiğime gitmedi değil ama malum yemek odasına gidince ciddiyet takınmam gerekti . Sanki takı takıyorum ya . Odaya Victor'le girince bı değişik mi baktılar yoksa normal bakışları mı bunlar bilmiyorum ama ürkütücüydü . Ben sadece onu takip ediyordum ve ortamı dinliyordum .

- Abicim Hanemize yeni güzel bir büyücü ekleyebilir miyiz ?

- Neden olmasın .

Ben yüzümü hiç masaya bile getirmemiştim . Sadece yere bakıyordum . Halı da yoktu ki desenini ezberlesem . Neyse koskoca sarayın tek kusuru böyle şeylerdir umarım bı gün canımdan olmam . Ne alaka bilmiyorum .

Ben düşüncelere dalmıştım adımı duydum birden . Tabiki Victor'den.

- Vera .

- Hm efendim .

İlk kez başımı kaldırdığımda abim dediği kişinin o etkileyici yani etkileyici gibi gelen o vampiri görmeyi beklemiyordum açıkçası. Görmeyi beklememekte aslında saçma . O kadar gösteriş tabi ki de kral da olur . Malım işte. Etkilendiğimi belli etmemem lazım , yani önceden etkilendiğim , ya ne etkilenmesi?

- Vera duyuyor musun ?

Ahh yine düşüncelere dalmıştım.

- He efendim .

Yemek masasını işaret etti sonra bir sandalyeyi çekti ve bana baktı . Ne yapabilirim orda amacın ne diyemem . Teşekkür edip oturdum ve o da abisinin ve benim ortama oturdu . Abisi Luno... Luno ne ya yok uno . Çok saçma . Ben hiç masaya göz gezdirmediğimi hatırladım ve masaya bir göz gezdirdim . Clara bana gülümsedi bende ona gülümsedim . Bakmaya devam ederken Robert... Bir değişik bakıyordu . Neden acaba sabah hizmetçi olarak gördüğü kızın büyücü olduğunu öğrendiği için değildir heralde yani . Robert'ın yanında bir kız vardı . Çok tatlı ve şık gözüküyordu . Sanki bir vampir değilde bir büyücü gibiydi . Sanırım sarayda büyücü sayısı da çoktu . O an şunu anladım vampirler büyücülerle anlaşabiliyordu ama insanlarla anlaşamıyordu çünkü insanlar nankördü . Gerçekten de insanların nankörlüğünden dolayı vampirlerle uyum içinde güven içinde yaşamayı reddetmeleri ölüme verdikleri minik ama büyük etkili bir davetiye .

Kulağıma bir fısıltı geldi

- Birşeyler yer misin lütfen ?

Bunu fısıldayarak kulağıma söylemişti . Emir büyük yerden bir şeyler yedim mecburen ama yemek yerken utanıyordum . Biraz bişeyler yiyip bıraktım . Biraz oturduktan sonra Victor kalkacağımızı söyledi . Kalktık ve onun odasının bir yanındaki odanın kapısını açtı ve önden benim geçmem için bekledi . Odanın dizaynı hoşuma gitmişti .

- Hayırlı olsun .

- Hm?

- Odan hayırlı olsun

- Ne?

- Ne anlamaz şeysin sen kızım . Odan hayırlı olsun işte.

- Gerçekten benim mi ?

- Yo burda normalde cinler var biz kahve içmeye geldik cinlerle .

- Hee anladım .

- Sende azıcık aptallık var mı ?

- Noldu da ?

- Hicbirşey canım sen yorma o beynini o dursun öyle zaten dura dura paslanmış .

- Noldu yaa .

- Noldo yoo .

- Victor sen benden betermisin ?

- Olabilir Vera . Olamaz mı ? Tek sen mi pezevenklik yapacaksın ?

- Belkide

Konuşmamız saçma ve eğlenceliydi ama merak ettiğim bir şey vardı .

- Victor benim büyücü olduğumu nasıl anladın ?

- Orası da bana kalsın.

- Niye ?

- Birşeyi de bilmeyiver ölmezsin.

- Sende söylesen ölmezsin.

İçten içe gitmeyen merakımı gün yüzüne vursam bile cevabını alamadığım için tek icraatının kafa karıştırmak olduğuna ,merak duygusunun, kanaat getirdim .

Yorulmuştum , bugün çok şey yaşamıştım . Victor'da ben de yatağımda oturuyorduk ama bir süreden sonra göz kapaklarımı açmakta zorlanmaya başlamıştım . En son gözlerimi açamadım ve sesler yavaşca anlaşılmaz hale geldi .

- Sonra bende ona karşı...
Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.