Ben Melina. Yaşlanmış Melina, buruşmuş Melina... Lanet Melina..
Şuan 50 yaşında bir yaşlıyım. Hayatımı doğru dürüst yaşayamadığımı söyleyebilirim. Bunun nedeni ise hayatımın hatasını yapmış olmamdı. Hepsi benim suçumdu, o lanete bulaşmamam gerekiyordu ama bunu çok geç anlamıştım. Sırf bu lanet yüzünden çevremdeki herkesi kaybettim. Ben yaptım. Allah belamı versin diyeceğim de çoktan vermişti zaten. O belanın içinde kaybolup gitmiştim. Ölmediğime şükür ediyorum. Şimdi durup düşününce o kadar pişmanlık yaşıyorum ki. Orda ölseydim belki de herşey olup biterdi. Geçmişe dalıp göz yaşları içinde çıkmazdım. Hayatımda türlü türlü zorluklar yaşadım ama bunun gibisini ilk defa deneyimlemiştim. Ben seçilmiş kişiydim sanki. Öyle geliyordu. Doğa üstü olmasa seçilmiş kişi olmazdım değil mi. Onca şey bittiğinde, herkesin cenazesine tek bir günde gittiğimde sanki boşluğa düşmüştüm. Ne yapacağımı bilmiyordum, ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı bilmiyordum. Sokakta benim yaşadıklarımı yaşamış gibi davranan birini gördüğümde ağlamaya başlıyorum. İşte bunun adı da travma değil mi.
Gelin sizinle geçmişime dönelim. Benim yaşadıklarımdan belki hayatınızın ne kadar güzel ve kıymetli olduğunu anlarsınız...
O zamanlar evimize yeni taşınmıştık. Tabi şimdiki gibi değilim. Gencim, güzelim. Işıl ışıl parıldıyan upuzun kahverengi saçlarım var. Her gün iş yerine saçımı maşalayarak giderdim. Şimdi saçımın yıpranmış olmasının sebebi bu. Bir gün iş yerinden yeni evimize dönerken eşim beni arıyor;
"Melina! Neredesin?" dedi Aren. Onu geçiştirerek "Hayatım nerede olacağım yoldayım geliyorum" dedim. Endişeli bir sesle "Bir misafirimiz var, seni sordu. Bende 'işte, şimdi gelecek' dedim. Ama biraz garip görünüyor. Sanki eski zamanlardan fırlamış gibi giyinmiş" dedi. Arkadan kadının konuşmaları net olmasa da duyuluyordu. "Adı neymiş sordun mu? Belki tanıyorumdur" dedim onu sakinleştirmeye çalışarak. Arkadaki kadın hala soluksuz konuşuyordu. Bir süre cevap vermeyince "Aren?" dedim. Aren'in nefes sesini duydum ve sessiz konuşarak "Çabuk ol" dedi ve telefonu yüzüme kapatmıştı. Bir gariplik olduğu kesindi. Adımlarımı hızlandırarak eve daha erken gelmeye odaklandım.