Doğmak, büyümek, gelişmek, okumak, yazmak ve bunu gibi binlerce bambaşka şey... Kendini seçmek mi denir buna? Biz mi seçeriz kendimizi, yoksa bunları yapmak zorunda mıydık başından beri? Eğer buysa kendini seçmek, ben kendimi hiç seçememişim. Başkalarını da ben seçemedim mesela. Beni satan babamı da ben seçemedim. Evet, babam beni sattı, hem de 2 belirsiz adama sattı. Annem mi? O da evden kaçmak ile meşgulmüş. Güneş doğmak üzereydi, havada ılık bir sıcaklık gezinirken babam eve girdi. Annem bütün gece uyumamış ve sabahlamıştı. Akşam eve gelmeyen babamı merak etmiş olmalı ki hemen koridora yöneldi. Babam sarhoş bir şekilde içeri girdi ve annemi umursamadan salona gitti. Annem ise babamın kolundan suttu. "Bu saate kadar neredeydin? Leş gibi kokuyorsun Kemal!" Nerde olacak içmiş de gelmiş işte Allah'ın belası adam. Baban annemi umursamadan kolunu savurdu ve annemin elini itti. "Sana mı soracağım be kadın!" annem babama sert bir tokat attı. "Yeter artık, bıktım artık senin her eve gelişinde içmiş olmandan. Git evimden!" Eli ile kapıyı gösteriyordu, fazlasıyla sinirliydi. Babam elini kaldırdı ve anneme bir tokat attı, zavallı kadının yüzünün bir tarafı kıpkırmızı olmuştu. Kimin umurunda ki? O kadının da kusuru vardı. Madem evi terk edecektin, yanında kızını da götürsene be kadın. Babamın ne halt olduğunu bilmiyormuş gibi küçücük bedenimle beni bırakıp gitmişti. Annem ile babam yoğun bir şekilde kavga etmeye başladılar. Ben ise korkmuş ve uyanmıştım. Ağlıyorum, küçücük bedenim çırpınırcasına ağlıyordu. Annem her bir kelimede daha fazla sinirleniyor babam da bu sinire karşılık daha çok bağırıyordu. Çok fazla geçmeden annem yatak odalarına geldi, ben de ordaydım. Hızlı bir şekilde eşyalarını topladı, valizine koydu, valizini kapatırken durdu ve bana baktı ama hemen bakışlarını tekrar valizine teslim edip odadan çıktı. Bana hiç acımamıştı bile, acıma duygusu falan yok muydu bu kadının! Çok geçmeden kapının kapanma sesi ve geldi ve o zamandan sonra her şey daha kötü olmaya başladı. Babam sarhoş olduğu için annemin gitmesini umursamadı. Bir kaç dakika sesi çıkmadı ama ben çırpınırcasına ağladığım içi rahatsız olmuş olmalı ki yanıma gelip bağırmaya başladı. O anı hiç unutmam, bana tokat atmıştı. Onunla da çok kalmadım zaten birkaç gün sonra kendi elleriyle beni o iki adama verdi vicdan yoksulu adam. Orda kalmanın iyi olduğunu düşünmüştüm ama 5 yaşıma geldiğimde beni neden yanlarına aldıklarını farkına vardım. Beni dilenci olarak sokağa saldıklarında gerçekler yüzüme o küçükken yediğim tokat gibi vurmuştu. 2-3 ay boyunca onların dilencisi olmuştum. Yanıma bir adam geldi ve bana yaklaşıp eğildi "sen burada ne yapıyorsun bakalım tatlı kız?" Korkmuş ve geri çekilmiştim, hep kötü insanlara rastladığım için bu adamı da onlardan sanmıştım. Adama kısa bir süre boyunca benimle konuştu ve beni onunla beraber gelmeye ikna etti. O adam ile beraber yaşayacaktım, bana küçük benim yaşımda bir kızı olduğunu ama kanser hastalığına yakalanıp öldüğünü söylemişti. İşte o günden beri o pis sokaklardan kurtulmuş ve rahata erdiğimi sanmıştım. Ta ki o karanlık güne kadar...
Bölüm 1
1.BÖLÜM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.