Çok heycanlıydım. Elim ayağıma dolaşıyor, kelimeler boğazımda takılıp kalıyordu. Süpriz edip evine gidicektim. Sonuçta 20 dakika sonra 23 yaşına giricekti sevgilim. Hızla evden çıkıp evine doğru gittim. Kapıya ulaştığımda kalbim yerinden çıkacak gibiydi, nefes nefese kapıyı açıp içeri girdim. Tek-tek odalara girip onu ararken gördüğüm görüntü karşısında donup kaldım.
O'da nefes nefeseydi ama başka bir pozisyonda.
Bir şey söyliyemedim. Elimdeki hediye kutusunun yere düşmesiyle Oğuzun beni fark etmesi bir oldu.
Oğuz: Alena...
Dedi fısıldarcasına..
Alena: Ee.. ne-ne o-oluyor burda?
Oğuz: Alena ! Ee.. gerçekten , göründüğü gibi değil!!
Bir şey diyemedim. Evden hızlıca uzaklaştım. Gecenin karanlığında sokakta yalnızca ayak seslerim duyuluyordu. Bütün hayatım gözümün önünden geçti. Ne yani bunlar hepsi yalanmıydı ? Hayır... Bunlar yalan değildi ! Bende delirmemiştim ! Sadece o vaz geçmişti, halbuki ne çok sevmiştim onu...
Bu sırada arkamdaki ayak seslerinin artığını fark etdim. Oğuz sandım , dönüp bakmadım. Ama bir kaç dakika sonra farklı bir parfüm kokusu...
İlaç... Arkamdaki insan... Ve bayıldım...

