Klara o gece evine döndü. Banyoya girerken aynaya göz attı. Ama aynada gözünü kaçırdı. Sonra, lavaboya eğildiğinde… su kendiliğinden akmaya başladı.Ve aynadan şu cümle yankılandı: “Beşinci için hazır ol. O senin içindir. Ama yalnız geçemezsin.” Klara gözlerini kaldırdığında…yansıması gülümseyerek geri çekildi.Ardında sadece karanlık vardı. Ertesi sabah Klara, Amélie ve papaz Sebastian ile birlikte Harburg Ormanı’na doğru yola çıktı. Efsanevi manastırın kalıntılarına ulaşmaları saatler sürdü. Ormanın derinlerinde, neredeyse görünmez hâle gelmiş taş bir kemer buldular. Üzerinde Latince bir yazı kazınmıştı: “Ignis transitum purgat.”(Ateş geçidi arındırır.) İçeri girdiklerinde duvarlara kazınmış tanıdık sembolleri gördüler: Su, hava, ateş… ve boş bir beşinci daire. Dairenin ortasında bir oyuk vardı. Bir defterin tam oturabileceği büyüklükte. Geri döndüklerinde Klara, defteri baştan sona inceledi.Yeni bulunan kitap… annesine aitti.İlk sayfada şu yazıyordu: “Bu defteri Klara için bırakıyorum. Gölge benden geçti. Ama zinciri ben başlatmadım. Sadece kaderi sürdürdüm.” Ve devamında:“Beş element, beş geçit. Sonuncusu ‘boşluk.’ Geçiş ancak gönüllü olduğunda tamamlanır.” Klara’nın elleri buz gibiydi. Ritüelin beşinci halkasında kendi adı yazılıydı. Ve notun sonu:“Eğer sen defteri açtıysan, o artık seni seçti.”
16 Aralık – Hamburg – Speicherstadt Karla kaplı taş yollar, sabahın ilk ışıklarıyla bile ısınmamıştı. Klara, eski bir deposunun önünde durduğunda içgüdüleri devredeydi: Bu bir yangın değil, bu bir sahneydi. Dördüncü Kurban: Ateş Olay yeri: 1800’lerden kalma kırmızı tuğlalı, terk edilmiş bir bina. İçeriye girildiğinde duvarlarda hiç is yoktu. Zemin bile neredeyse temizdi. Ama merkeze yaklaşıldıkça duman kokusu yoğunlaştı.Ve sonra… ceset. Ama bir beden değil; sadece bir silüet. İnsan formunda, zemine “çizilmiş” gibi. Etrafında hiç kan yoktu. Sanki biri bir bedeni buharlaştırmış ve gölgesini yere kazımıştı.Tuğla zemin kırmızıya dönmüştü.Ve yerde yazan tek kelime: “Vierter.”(Dördüncü.) Yanında defter benzeri bir şey bulundu: Yanmış ama sayfaları eksiksiz bir ciltli kitap.Klara dikkatle aldı. Bu, ritüel defterinden bağımsızdı. Ama dili aynıydı.Ve içinde bir isim tekrar tekrar geçiyordu: “Isolde. Isolde. Isolde.” Klara, birden titremeye başladı.Annesinin adıydı. Polis kayıtlarına düşmeyen bir detay, olay yerine gelen yaşlı bir kadından geldi. “Ben buradaydım,” dedi.“Gece üç gibi camdan baktım. Bina alevler içindeydi. Ama alev… içten çıkıyordu.” Kadın eski bir film makinesiyle çekilmiş bir kare sundu. Fotoğraf, binanın ön cephesinde bir figür gösteriyordu: Alevlerin içinde ayakta duran biri. Yüzü seçilemiyordu. Ama elinde bir şey vardı.Defter.