17 Mart, evet benim doğduğum. O gün eğer böyle bir anneye sahip olacağımı bilseydim doğmamaya ant içerdim. Aslında şöyle düşününce çocukluğum kötü değildi 7 yaşıma kadar normaldi, en güzel elbiseleri giyerdim, çok güzel oyuncaklarım vardı, benim ile oyun oynayacak dadılarım vardı. Tabii ki bir ülkenin varisi olunca böyle büyüyorsun annem ya da babamın ilgisini görmüyordum. Ama 7 yaşıma gelince bir şeyler değişti. Annem benim ile ilgileniyordu , haftada 2 kere babamın karşısına çıkıyordum. Dadılarda yoktu. Artık çok oyun oynayamıyordum. Okuma yazma öğrenmek için özel öğretmenler geliyordu. Savaş sanatları öğrenip duruyordum. Modanın ne, nerde ne giyileceğini öğretiyordu. Bunlar ebetteki o yaştaki bir kız çocuğu için kolay değildi ama 5 yıl boyunca görünce vücut bir yerde pes edip alışıyor. Ama 12 yaşıma gelince işler değişti...
17 marta, 12 yaşıma gireceğim gün her yılki gibi bütün ülkede coşkuyla kutlanacaktı ben her yıl 1 kere olmak üzere insan çıkacağım zaman sabah 5 te uyandım. o zamanki ben ne kadar safmış. Sonra o gün ilk defa korse giydim evet korse o yaştaki bir çocuğa... Ben o gün büyümeye zorlanmıştım ve maalesef başarmışlardı.
