Kendini nasıl hissediyorsun?
-Hiçbir şey hissetmiyorum. Yine de tanımlamak gerekirse, sanırım bir boşluk hissi. Kocaman bir boşluk. Bu yaşadıklarıma inanamıyorum. Şuan bile sizinle kim olarak konuştuğumu dahi bilmiyorum. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey o korkunç gece. Etkisinden hala çıkamıyorum. Ne olur beni bu durumdan kurtarın. Bununla daha fazla yaşayamam.
-O korkunç anılarını kafandan silmeyi başaramam ama bundan sonraki hayatında, yaşadıklarınla, yaşayacaklarınla nasıl baş edebileceğin konusunda yol gösterebilirim sana. Ama şimdi ve son kez o geceyi tekrar hatırlayıp, canlandırman gerekiyor. Kafandan geçen her şeyi, polise verdiğin ifadeleri, o gece neler olduğunu… En önemlisi ise diğerlerini, karakter yapılarını ve fiziksel özelliklerini anlatmanı istiyorum.
-Haklısınız bununla yaşamayı öğrenmek zorundayım. Kendimle başa çıkmak zorundayım. O geceye gelmeden önceki bir haftalık süreyle başlayacağım anlatmaya. Yani o geceye hazırlık aşamasıyla.
Olaydan bir hafta önce plan yapmıştık diğerleriyle. Hepimizin yoğun bir iş hayatı vardı. Berra ve ben aynı semtte ve hatta aynı sokakta oturuyoruz. Aramızda birkaç ev var sadece. Berra, yeri gelince sinirli, yeri gelince sevecen ve sıcak kanlı bir karakter. Benlik duygusu çok gelişmiş. Egoisitliğe varacak ya da bu uğurda başkalarını hiçe sayacak kadar çok değil. Fakat kendini sever. Kendini düşünür. Çok yakınları olmadığı sürece başkalarının acıları çok umrunda değildir mesela. Hatta kimsenin gerçekten acı çekmediğini, herkesin duyarlı rolü yaptığını ve bu rollere kendilerini bile inandırdıklarını söylerdi bana hep. Aslında bir o kadar da duygusaldı. Bu tutarsız davranışlarını ben bile anlamlandıramıyordum. Fiziksel olarak ortalama bir kızdı. Ne büyüleyecek kadar güzel ne de kaçıracak kadar çirkin. Ortalama bir görüntüsü vardı işte. Saçları hep çene hizasında olur. Koyu renk saçlara ve kahverengi gözlere sahip. Sert bir yüz ifadesi var. Onunla ilk kez karşılaştığımda yanına yaklaşamamıştım. Daha çocuktuk üstelik. Yıllar sonra tekrar yolumuz kesişince tanışma imkanı bulmuştum ve o soğuk görüntünün altında muhteşem bir karakter buldum. Benim yaşadığım sokağa taşınmıştı. Tek yaşıyor. Kendisi bir turizmciydi. Yaz sezonu olduğu için işleri çok yoğundu. Üç günlük kafa izni vermişti kendine.Kerem, Erkin, Beliz ve Asu ise hepsi farklı yerlerde oturuyor.
Kerem biraz sıkıntılı bir tip. Sıkılgan bir yapısı vardı. Grup olarak toplandığımızda çeşitli bahanelerle birden ortamdan ayrılırdı. Bahaneleriyse genelde "uykum var, işim var ya da çok yorgunum" şeklinde olurdu. Çok fazla kız arkadaşı vardı sanırım. Biz hiçbiriyle tanışmamıştık tabi ama ara ara konusu geçerdi. Onlardan bahsederdi. Geçmişte sevdiği bir kadın varmış, aldatılınca tüm kadınlara düşman olmuş. Yani çok fazla kız arkadaşı varmış ama onlara karşı sevgi beslemediği çok açıktı. Fiziksel olarak yakışıklı denemez. O kadar kadının onda ne bulduğunu hep merak etmişimdir. Ama bir ara Asu, ondan hoşlandığından bahsetmişti bana. Karşı konulmaz bir cazibesi varmış. Ne demekse artık!
Asu, sessiz sakin bir kızdı. Grubun görünmez üyesi demek yerinde olur sanırım. Grup içi ufak tefek tartışmalarda hep ara bulucu rolünü üstlenirdi. Sakinliği bazen hepimizi şaşırtırdı. Nasıl desem, kayıtsızlık derecesinde bir sakinlikten bahsediyorum. Uzun boylu ince bir yapısı vardı. Saçları koyu ve uzundu. Kahverengi gözlü, beyaz tenliydi.
Beliz, Asu'nun tersine heyecanlı, dışa dönük bir tipti. Eğlenceliydi de. Kolay kolay sinirlenmezdi. Her olumsuzluğa pozitif yaklaşırdı. Berbat espriler yapardı ama bizi güldürürdü. Kısa boylu, hafif toplu, kumral bir kızdı.
Erkin. Berra'dan hoşlanıyordu. Ben onun Berra'ya layık biri olduğunu düşünmüyordum. Evet belki çok iyi bir arkadaş olabilirdi ama o kadar. Sevgili sıfatını taşıyacak özveriye sahip biri değildi. Erkin'i severdim aslında. Yani aralarında Berra'dan sonra değer verdiğim kişiydi kendisi. Berra'yla geçmişimiz çocukluğumuza dayanıyordu. Erkin'le sonradan tanışmıştık ve çabuk ısınmıştım. Uzun uzun dertleşirdik Erkin'le. Orta boylu, kalıplı ve güçlü bir yapısı vardı. Aynı zamanda kumral ve yakışıklı bir tipti.
-Peki kendinden biraz bahseder misin Akın?