Merhaba ben Doğa, 19 yaşındayım. Yarın Fransa'dan Kocaeli'ne yeni villamıza döneceğiz. Sabah 7'de uçağa bineceğiz. Kardeşim, ablam, babam ve ben çok heyecanlıyız. Uzun süredir Türkiye'de değildik ve çok özlemiştik. Akşama doğru valizlerimi hazırlamaya koyuldum. Sabah saat 5 gibi kalktım ve ilk önce kardeşim Yağmur'un odasına gittim ve zorlada olsa Yağmur'u uyandırabildim. Ablamın odasına gittiğimde kıyafet seçiyordu. Ben çoktan hazırdım bile. Saat 5 buçuk gibi evden çıktık ve bir restorant bulup iyice kahvaltımızı yaptık. Saat 6:15 gibi yemeğimizi bitirip hemen arabayı binip havaalanına doğru yola koyulduk. Sonunda havaalanına geldik. Saat 7 olmuştu ve uçağa bindik. Yağmur ben ve ablam yan yana oturduk, babam ise arkamızda oturuyordu. Ben uyuya kalmışım ve gözlerimi açtığımda uçak inmek üzereydi. Hemen bir taksi çevirip bindik. Babam bize evi göstermemiştir bize de sürpriz olsun diye. Hepimiz odalarımızı seçtik. Öğlen 4 gibi evden çıktık. Babam bizi çocukluk arkadaşının özel okuluna kayıt ettirdi. Gün bitti ve bizde bitmiştik ve erkenden yattık. Yarın yeni okulumuza gideceğimiz için birazda olsa heyecanlıydık. Sabah 6 da kalktım. Ablam ve Yağmur'u uyandırdım, birşeyler atıştırıp çantalarımızı alıp çıktık. Bir süre yürüdükten sonra bir andayağmur bastırdı. Şemsiyelerimiz olamdığı için okula vatana kadar sırılsıklam olduk. Okula gittik ve bir görevliye sorup sınıflarımızın yerlerini öğrendik. Ben 13-F, Yağmur 10-C ve ablam 14-G'deydi.Sınıfa sırılsıklam girdim ve herkes bana bakıyordu. Birisi hemen kalktı ve yanıma gelip ceketini verdi. "Çok üşümüşsün al bu ceketi gel benim yerime otur peteği yaslan ısınırsın"
dedi.Bende teşekkür ettim ve yerime geçip oturdum. Diğerleri "Ooooo kanka hayırlı olsun" dediler. Kulağıma eğilip "Boşver o dingillerin takma kafana bu arada ben Güney, memnun oldum" dedi. "Bende Doğa tanıştığıma memnun oldum" dedim ve tam o sırada hoca içeri girdi. Hemen arkasından müdür içeri girdi ve
"Doğa Yılmaz burdamı? " dedi ve bende ayağa kalkıp "benim hocam buyrun" dedim. "Kızım sınıfın burası değil ufak bir yanlışlık olmuş senin sınıfın 13-E" dedi. Güney ayağa kalkıp "hocam sizde yanlışlık var bence gayette doğru sınıfta Doğa şuan" dedi ve oturdu. Müdür bana dönüp "kızım bu sınıfta kalmak istiyor musun?" dedi. Güney'e doğru dönüp "evet hocam" dedim gülerek. Müdürde "tamam o zaman kaydını bu sınıfa çeviriyorum" diyip sınıftan çıktı.Kafamı tekrar Güney'e çevirdiğimde Ba bakıyordu ve çok mutluydu. Hoca bir anda "Güney! Derse odaklan!" dedi ve Güney bir anda yerinden sıçradı. "Noluyo hocam yangın mı var!" diye bağırdı. Ben Güney'e bakarak gülüyordum ve bir anda bana döndü "Doğa noldu komik birşey mi var söylede bizde gülelim" dedi sırıtarak. Bende"yok birşey"dedim."Neyse, tenefüste konuşuruz" dedi.Zil çaldı ve hemen Güney'in yanına gidip "Güney, kantin nerde? " dedim. "Sen alt kata ın ben geliyorum" dedi. Bende hemen inip beklemeye başladım. 2 dk sonra geldi ve elimi tutup "hadi gidelim gel" dedi. Tam kantine doğru gidiyorduk ve Güney'in telefonu çaldı. "Hemen geliyorum bak kantin şurda sen geç otur" dedi ve koşarak gitti. 2 tatlı 2 tanede kahve alıp bir masaya geçtim ve Güney'i beklerken biraz telefonda gezindim. Karşı masada birisi telefonundan son ses müzik açmıştı, ilk başta umursamadım ama müzik sesi yetmezmiş gibi kendiside söylemeye başladı. En son dayanamayıp "Yeter be! Ya şu müziği kapat ya da kulaklık tak burda tek sen yoksun bir sürü insan var hem kulaklık ne güne duruyor! " diye bağırdım. "Sen bir sussana, hem sanane benim müzik dinleyip dinlemememden ve kulaklık takıp takmamamdan" dedi. Bende durur muyum "Kulaklık takmıyorsan defol git başka yerde dinle ne dinliyorsan! "dedim.Ayağa kalkıp " senin adın ne bakalım küçük kız?"dedi sırıtarak. "SANANE! " diye bağırdım. "Sen bana şu telefonunu versene"
dedi. Yanına gidip "SEBEP! " dedim. "Sebebini boşver dediğimi yap yoksa... " dedi.
"YOKSA NE! DÖVER MİSİN HADİ"diye bağırdım.Beni duvara ittirdi. " Napıyorsunuz Manyak Bırak Beni!"diye bağırdım. "Dediğimi yap o zaman!!" diye bağırdı. "YAP-Mİ-CAM!! " diye bağırdım. "O zaman buna katlanırsın! " dedi ve tam vuracakken Güney geldi ve onu yere attı.Güney "İyi misin Doğa?! O Şerefsiz sana birşey yaptı mı?!! " dedi ve o ayağa kalktı.Tam Güney'e vuracakken "GÜNEY! "diye bağırdım ve Güney hemen arkasına dönüp ona yumruk attı. Kavga etmeye başladılar. "Güney hadi sınıfa gidelim sakin ol! "diyip önüne geçtim. Sınıfa geçtik ve " Doğa o şerefsiz sana birşey yaptımı bakıyım şu koluna!"diye bağırdı. "Güney yok birşey!" dedim. "Aç şu kolunu bakıyım birşey varmı!? " dedi ve ceketimin kolunu sıyırdı ve kolum kanamaya başladı. "D-doğa bu ne söyle bana!!" dedi. "Offf Güney elindeki muşta sıyırdı sadece birşey olmaz."dedim ve Güney bağırarak " YUH! MUŞTA MI?!"dedi."Evet muşta" dedim. "yürü Doğa revire gidelim baksınlar" dedi ve kolumdan tutup çekiştirdi. "Güney dur kolum acıyo" dedim ve Güney bir anda durdu "pişt Hazal Atabey sen Doğa'yı revire götür benim ufak bir işim var hadi" dedi. "Güney nereye.. Sakın o çocuğa birşey yapma" dedim ve kolunu tuttum. "Doğa bırak beni o şerefsizi öldürecem" dedi. "Güney öyle birşey yapmayacaksın yoksa seninle asla ama asla konuşmam" dedim. "Tamam Doğa ama bunun hesabını ödemeden bu konu kapanmayacak" dedi. Zil çaldı sınıfa doğru giderken o çocuğun kim olduğunu sordum. Bunu yapan çocukta Poyraz'mış. Neyse okul çıkışında tam ablamlar Yağmur'un yanına gidecektim ve bir anda Güney "Doğa dur! Çok yağmur yağıyor ablanla kardeşini de alalım ben bırakayım sizi" dedi ve bende kabul ettim. Evin önüne geldik tam eve girecektim ki Güney seslendi "Efendim Güney" dedim. "Az gel Doğa" dedi. Yanına gittim ve bir anda "Benimle Çıkar Mısın?" dedi.Ben donakaldım.
