Dızt dızt dızt dızt... Off ne bu sabah sabah ya ne alarmı? Ay saat 8 olmuş hayır okula geç kaldım. Ben hemen okula hazırlanırken size de biraz kendimden bahsedeyim. Ben Gülce. İsmimden dolayı mı bilmem ama sürekli gülen biriyimdir. Aslında geçen seneye kadar böyle biriydim. 1 senedir pek gülemiyorum diyebilirim. Neyse şimdi orayı karıştırmayalım konumuz o değil. Nerede kalmıştık? Heh, kendimi tanıtıyordum. Ben Gülce, 11. Sınıfa geçtim aslında bugün 11. Sınıfın ilk günü ve sanırım geç kalacağım ilk günden. Umarım okulda bugün onu görmem. Evet biliyorum diyeceksiniz o kim. Kısaca anlatayım. Aslında o artık gülememe sebebim. Onun yüzünden paronayak oldum da diyebilirim aslında. Her şeyi çok fazla düşünmeye başladım. Artık söyleme zamanı geldi sanırım, o bahsettiğim kişi Aras... O kim mi diyorsunuz? 1 yıldır platonik olduğum çocuk. Peki neden mi gülmeyi bıraktım? Aras çünkü benim aniden modumu değiştirebiliyor. Birden mutlu edip 5 dakika sonra üzebiliyor. O üzdüğünün farkında da olmuyor çoğu zaman içimde yaşıyorum sadece bunu. Bu daha da üzüyor. 1 yıldır da sürekli kendi kendime saçma sapan hayallere kapılıp kendşmi üzüyorum sonra. Arasa karşı bir şeyler hissetmeye başladığım gün başladı her şey... Notlarım düşüşe geçti, sevğim şeyleri sevmemeye başladım, arkadailarımdan uzaklaştım ve daha nice kötü şey... Ama hâlâ içimde bir umut Aras ta beni severse belki sadece arkadaş bile olsak beni mutlu eder ve her şey düzelirdi. Biliyorum istediğim şey imkansız gibi bir şey ama işte kalp bu söz geçiremiyorum ki. Neyse ben sizle konuşurken zaman akıp geçmiş. Sekizi çeyrek geçiyor. Biraz daha oyalanırsam okula geç kalacağım. Neyse ki okulla evim arasında 5 dakikalık mesafe var sadece. Şimdi hemen çıkarsam yetişirim okula. Okulun bahçe kapısından içeri girerken etrafıma baktım her şey eskisi gibiydi sol tarafımda kocaman ağaçların yaprakları adeta rüzgarla dans ediyordu, rüzgarın düşürdüğü yapraklar bir tüy gibi hafif hafif salınarak yere hafif bir iniş yapıyordu. Sağ tarafıma baktığımda ise bir curcuna vardı. Her sene olduğu gibi 9. Sınıflar sınıflarını arıyordu. Bazıları ise annesiyle banklarda oturmuş sadece etrafı izliyorlardı. Gözlerine baktığımda o korkularını endişelerini görebiliyordum. Arkadan hafif bir ses duyuldu uzaktan geliyoe gibiydi. Sanki biri sesleniyordu... Oh... Bu Selindi. En yakın arkadaşım bana sesleniyordu. Arkamı döndüm beni gördüğünde yüzünde oluşan o gülümsemeyi görmeniz lazımdı. Sanki 100 yıl görüşmemişiz gibi öyle bir özlem dolu bakıyordu ki hayret edersiniz. Neyse ben de onu özlemiş olacağım ki koşarak gidip sarıldım. Peki Selin'in arkasında kimi gördüm? Eğer Aras dediyseniz doğru bildiniz. Bu kadar çabuk görmeyi düşünmüyordum... Aras'ı görür görmez arkamı dönüp hızlı adımlarla oradan uzaklaşmaya başladım. Selin arkamdan donuk donuk bakıyordu sadece. O sırada biri kolumdan tutup beni kendine çekti. Kim olduğunu bilmiyordum ama kalbim birden çok hızlı atöaya başlamıştı. Umarım Aras değildir diyerek kafamı yavaşça kaldırdım kim olduğunu görmek için. Bu Çağataydı. Ayy sen miydin ya korktum dedim. Çağatay kim derseniz arkdaş grubumuzdan biriydi. Yakın erkek arkadaşımdı yani. Çağatay, böyle hızlı adımlarla nereye gidiyorsun, diye sordu gülerek. Ardından da şöyle ekledi, ya da kimden kaçıyorsun..? Güldüm. Sence kimden kaçıyorum dedim gülerek. Çağatay her şeyimi bilirdi dediğim gibi yakın arkadaşlarımdan biriydi. Arastan kaçtığımı tabii ki o da çok iyi biliyordu. Tam o sırada okul zili çaldı. Trink trink trink... Duydunuz zilin sesini hadi sıraya efenim dedim. Çağatay gülümsedi ve gidip sıralarımıza girdik. Çağatay ve Selin diğer sınıftaydı ben onlardan ayrı kalmıştım. Ne kadar istesem de müdürümüz onların sınıfına almamıştı beni. Neymiş? konuşurmuşum, dersi dinlemezmişim... Ne münasebet yani aa. Dersi tabii ki dinlemezdik... Neyse şaka bir yana onlarla farklı sınıfta olmak bir tık üzmüştü. Ama bir yandan da mutluydum ÇÜNKÜ ARAS ONLARIN SINIFINDAYDI. Ayy 2 sene aynı sınıfta olma düşüncesi bile korkuttu. Neyse ki öyle değil. Her neyse ilk gün her teneffüs tabii ki Selinle Çağatayın yanına gittim. Arası görmedim mi peki? Gördüm tabii ama o her sınıfa geldiğinde biz sınıftan çıktığımız için hiçbir konuşma geçmedi aramızda. İlk gün yeni sınıf falan öyle boş bir şekilde geçmişti. Okulda hiçbir atraksiyon olmadı anlayacağınız. Okuldan eve geldiğimde kendimi direkt yatağıma attım ve elime telefonumu aldım. Sanki tüm gün beraber değilmişiz gibi Selinle konuştuk akşama kadar. Konuşmayı annemin artık uyu kızım saat çok geç oldu demesiyle bitirdiğimi hatırlıyorum sadece...
Bölüm 1
İlk Gün;Bölüm 1
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.