Cesedi incelerken kanını içmemek için kendimi zor tutmuştum ama başarmıştım nedense kan görünce ağzım sulanırdı bu iğrençti biliyorum ama yapabiliceğim bişey yoktu bende böyle bir insandım o sırada kenarda oturmuş bişeyle uğraşan Ergün ü gördüm onu es geçip Ertu nun yanına gittim ne kadar toplantıda Ergün ü bir şekilde yanımıza çekiceğimizi söylesem de şuan dikkat çekmemem gerekiyordu Ertunun yanına gidip oturdum
"Komik değil mi" dedim sesimde hiç bir duygu olmadan
"Ne" dedi Ertu
"Bu yaşananlar komik değil mi" dedim hala duygusuzca
"Evet öyle" dedi Ertu
Ertunun yanından kalıp biraz dolaştım bomboş olan bu kooridor herkese korkunç gelirdi ama benim içimi bir huzur kaplıyordu burda hiç insan olmaması daha doğrusu gürültü olmaması mükmmeldi sonra bir anda gözüm bomboş kooridorun en köşesinde oturmuş bekleyen Ergün'e kaydı bişey yapıyordu ama buna anlam veremiyordum yanına gittim ve tam başında durdum
"Burada ne yapıyorsun böyle sen?" Diye sordum
"Hiç bişey" dedi ama arkasına bişey saklamıştı bundan emindim ve arkasında ne olduğunu biliyorum
"Çıkar onu arkanda o şey var biliyorum" dedim ve cebinden bir paket madde çıkardı bu komikti bu kadar acınası halde olması komikti sadece bunda mutluluk bulabilmesi komikti gerçi şuan herşey ve herkes komikti dıştan gülmüyordum ama içten çok fazla kahkaha atıyordum birden bir ses geldi evet bu bir silah sesiydi boku yemiştik
Ergün'ün yerden kalkmasına yardım ettim ve diğerlerinin yanına gittikten hemen sonra sesin geldiği yöne gittik bir kişinin eksik olduğu o kadar belliydi ki zaten çoğu kişi kendini suçluyodu hafif pütürlü duvara tutunarak koşmaya başladım ve birden onu gördüm ölen kişiyi
Bu Alina idi ve öldürüldüğünü düşündüğümüz silah elinde duruyodu fakat aslında o kendi hayatına son vermişti bu cehenneme dayanamamıştı 8 kişinin bile zarzor dayandığı bu cehennem ona ağır gelmişti

