Cihan adamlarına işaret eder. Adamlar geri çekilir ve ikisi kapıyı kapatır
"Bugün burada kalacaklar... Onlara oda verin.. " Hizmetçiler cihanın emriyle aliyi, zehrayı ve uyuyan ahseni odaya götürür
"Cihan! Ne saçmalıyorsun!? Evimize izinsiz giren insanlara kucak mı açıyorsun!? " Sultanın sesi yankılanıyordu.
"Hayır... Yarından itibaren yoklar o kızı alacağım istiyorum onu" Sesinden zehir akıyordu
"Saçmala! Köylü kızı nerden bilsin aşireti!? Nerden bilsin lüksü!? " Sultanın sesi dahada yükseldi
"Ne olursa olsun benim olacak. Şimdi sus"cihan koltuğa oturup prosunu yakıp içmeye başladı
"Zavallı kızcağız çok korkmuş gözüküyordu... " Meryem hüzünle koltuğa abisinin yanına oturur
"Kes sesini Meryem o beş parasız kıza acıma! " Sultan sinirle odadan çıkar
Ertesi gün gözlerimi actığımda sağımda abim solumda zehra abla uyuyordu. Abimin sargılı bileğini görünce yine gözlerim doldu. Sessizce ağlamaya başladım.. Neden bunlar bizim başımıza geliyordu? Niye?. Saçımda bir el hissedince sağa döndüm abimdi yüzünde nazik bir gülümseme vardı
"Sulu göz yine mi ağlıyor?... İyiyim ahsen... Gel... " Ağlamam şiddetlendi hızla abime sarıldım yüzümü boynuna gömüp hüngür hüngür ağlamaya başladım.. Zehra ablada uyanıp bize katıldı.. Bir hizmetçi içeri girdi
"Cihan bey sizi çağırıyor" Üçümüz ayrıldık. Abim ve zehra önde giderken ben arkalarından yemek odasına gidiyordum. Sultan teyze sinirle yemek yiyor. Ömer amca ise çayını içiyordu. Yaşlı kadın yani hacer teyze yumuşak bir ekmek çiğniyordu. Meryem ise hala uykulu bir şekilde yemek yiyordu. Cihan bize bakmaya başladı
"Ahsen hariç ikiniz sofraya oturun" Üçümüz şok olduk
"Ama-" Zehra ve abim aynı anda dedi fakat cihanın sert bakışında ikiside sustu ve oturdu. Zehra ablam yere bakarken abim kaşları çatmış cihana bakıyordu.
"Ahsenle evleneceğim" Gözlerim şokla açıldı hemen ona baktım. Zehra ablam cihana bakarken şokla ağzı açık kalmıştı. Abim ise sinirden tepesi atmıştı.
" Zehrayı istiyorsan. Ahseni vereceksin.." Abim ve zehra abla sessiz kaldı abim bana baktı. Ben sadece cihana odaklanmıştım... Ne yapabilirdim? Kabul etmek en iyisiydi onların iyiliği için..
"Tamam.. " Sesim kısık çıkmıştı ama duyulmuştu. Abim şokla bana baktı. Zehra ise hüzün ve şokla. Diğerleride şaşırmıştı. Cihan kendini beğenmiş bir sırıtış ile bana bakıyordu.
"Gel buraya karıcım" Cihan kucağını okşuyordu. Sertçe yutkunup kucağına oturdum. Kolunu belime sardı..
"Aç ağzını güzelim.. " Tereddütle ağzımı açtım. Siyah zeytini ağzımın içine koydu çiğnemem için bana baktı. Sessizce yerken ona baktım . Abim sinirden fokur fokurdu.
"İmam nikahı ve düğün yapacağız " Diyip yüzünü boynuma gömdü
"Allahım... Şu koku... Eve ilk girdiğinde viski, sigara ve diğer kokuların üstünden gelen mükemmel kokuya hayran kalmıştım ama yakından daha güzel kokuyor... " İrkildim. Gözlerim kahvaltıda bize bakan kişilere kaydı
"Ula sen kızı masada mı sikeceksin ne bu hal? " Hacer teyze kaşlarını çatmış bize bakıyordu. Neden azda olsa Karadeniz şivesi vardı? Garip.. Mardinli ve karedenizli acayip bir birleşme
"Çok tatlılar bence. Ahsen arkadaşım olursun değil mi? " Meryem gülümseyerek bana baktı hiç bir şey demedim konuşmak istemiyorumdum
"Eee abisi neden sessizsin? " Cihan küçümseyen bir tavırla abime baktı. Abim sinirle iç çekip
"Seni sike- yani tebrik ederim... Kız kardeşime zarar vermeyi aklından geçirme yoksa o aklını kulağından sikerim... " Abim ifadesiz bir şekilde bakıyordu
"Kırıcı kayınçom kalbimi kırdın ama..." Cihan küçümseyen bir gülümseme ile abime baktı
"Senin o kalbini yedi sülalem siksin am meraklısı" Abimin lafına cihan sadece güldü ama tehlikeli bir gülüştü