Abimin maçını izliyordum. Sıkıcıydı oraya gitme sebebim ismini bilmediğim abimin takım arkadaşı. Çok yakışıklı. Sarışın yeşil gözlü. Kim istemezdi ki? . Maçın sonlarına karşı ayağa kalkıp abimin dolabına ilerledim ve maç dolabını açtım. Leş gibi ter kokuyordu iğrenç neden bir insan parfüm kullanmaz? Of. Eğilip eşyalarını topladım aniden omzumda bir el hissettim korkuyla irkilmeme sebeb oldu. Şokla baktım. Abimdi.
"Seni domates saçlı ne bok yiyorsun burda? " Öyle sert bakıyorduki yutkunmama sebeb oldu
"Abi..dolabını topluyordum..-hem! Sende kızıl'sın bir kere! Bende sana çilek kız diyeyim mi? " Çilek kız? Cidden mi ahsen... Düşüne düşüne bunu mu düşündün?.. Aniden abim kahkaha attı kolunu omzuma sardı
"Sen olmasaydın hayat çok kötüydü... Annemin ve babamın emanetisin sen bana... Küçüğüm... " Yine gözlerim doldu. Annem ve babamı kazada kaybettik. Köyden şehire giderken kamyon ile çarpıştık.
"Sen ağla diye demedim ahsen... Sulu göz olma" Güldüm başka cevabım yoktu. Aniden abimin telefonu çaldı. Abim dolabından telefonu aldı ve açıp hoparlöre aldı.
"A-ali lütfen orada mısın? Ali.. " Zehra ablaydı bu abimin sevgilisi ama sesi titriyodu...
"Ne oldu zehra'm?! Söyle yavrum ne oldu!? " Abim hemen panik yapmıştı. Ben ise sessizce dinliyordum.
"Ali babam beni zorla mardin ağası ile evlendirecek! Lütfen gel beni al! " İkimizde dona kaldık... Zehra abla Mardin'de yaşıyordu çünkü babası mardinliydi. Abimle bakıştık. Korkuyu iliklerime kadar hissettim.
"Geliyorum zehra.. Bekle" Nasıl? Mardin ve İstanbul arası 21 saatti.. Abim telefonu kapatınca hızla çantasını almak için uzandı ama ben bileğini tuttum
"Abi yalvarırım bende geleyim burada tek kalamam.. " Gözlerim tekrar doldu . Abim bana baktı içli içli baktı beni kendine çekti ve sıkıca sarıldı
"Sensiz gider miyim küçüğüm...tabiki geleceksin... "
Eve gidip bavulları hazırladıktan sonra uçağa bindik uçakla mesafe azalıyordu. Ertesi gece mardin'e indik