İçeriğe geç

Bela mıknatısı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Bela mıknatısı

Bölüm 1

Hayatımın hatası

Telefonuma gelen mesajla yerimden doğruldum ve beklediğim mesaja baktım mesaj da öldüreceğim kurbanın fotoğrafı ve bilgileri vardı hemen kalktım hazırlanım dışarı çıktım motorumu alıp onun evine doğru sürerken önümde bir kaza olduğunu gördüm böyle şeyleri merak etmezdim ama bu sefer merakıma yenik düştüm ve kaza alanına doğru sürdüm motoru çok kakbalık yoktu hatta çok az kişi oraya doğru gittim ve adamın yanına eğildim yarası varmı diye bakarken bunun öldürmeye gittiğim adam olduğunu gördü ve bir anda yanım daki adamlar bana doğru gelmeye başladı kollarımdan tutarak beni arabaya doğru sürüklerken anlamıştım bir tuzağa düştümü ben debelenirken yerde yatan adam doğruldu ve bana doğru geldi ve tam önümde durdu "sonunda elimdesin bela mıknatısı" derken bir anda beklemediğim şekilde boynuma bir iğne yapılırken bir anda gözlerim kapandı. Kendimi Simsiyah bir odanın içinde yatağa kelepçelenmiş şekilde buldum kolum ve bacağım çok acıyodu bu acının nedeni ben bayıldıktan sonra kaçmamam için sol kolumu ve sağ ayağıma bir sefer sıkmışlardı. Ayak sesleri gelmeye başladığında merakla kapıya baktım içeri biri girmişti Sinan Yaman şaşırmıştım ama belli etmedim , içeri girerken yanında kocaman iki tane adam duruyordu ve bir doktor . Önümdeki sandalyeye oturdu ve konuşmaya başladı " Bu kadar salak olduğunu düşünmemiştim bela mıknatısı ağzımdaki ben paröasından konuşmayı denemedim .O deva etti "seni kim tutu söyle " Ağzımdaki bez çıktığında alayla güldüm"senin bukadar salak olduğunu düşünmemiştim be yaman"sinirle gözlerimin içine baktı " Seni uyarıyorum ya benim istediğim cevabı verirsin yada kurşunları anestezi siz çıkartırlar "rahat bir şekilde omuz silktim bu rahatlığımdan daha da rahatsın olmuş gibi benim düşüncemi sormadan ağzımı kapattırdı ve doktor yanıma yaklaştı önce kolumdaki kurşunu çıkarttı canım çok yansada belli etmedim doktor kolumu bitirdiğinde ağzım tekrar açıldı ve tekrar sordu seni kim gönderdi bana bunu söyle bende rahatlığımı bozmadan "prensip gereği kim gönderdiğini bilmiyorum"yanındaki dev bir anda konuştu bunu alın işkence odasına götürün şunu diye kükredi şinirimi bozduğu için ona döndüm" ayı soyundan mı gelıyon lan dağ ayısı " Sinirle yanıma geldi ve yüzüme bir yumruk geçirdi uyundığımda kendimi gene bir oda içinde buldum ama bu sefer beyazdı ve elimde kelepçe yoktu ama ayağımdaki kurşun hala yerindeydi odaya doğru gelen adım seslerini duyuyordum ama kalkamıyor kapıya bakamıyordum içeri girdiklerinde nefesim kesilmeye başladı içeri. Giren kişini gözleri görüp gözlerimi kapattım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.