İçeriğe geç

Bela

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Bela

Bölüm 2

Birinci bölüm

Ben Hera

Bu gün okulun ilk günü sabah duş aldım hızlıca üzerinde kedi fotosu olan beyaz bir tişört ve kot pantolon giydim ve merdivenlerden ses çıkarmadan indim koşarak okula gittim dur Bi saniye çok erken gelmiştim. Okul kapalıydı çantamı zincirlerin üzerinden attım ama kulağıma beklemediğim bir ses geldi

"Ah kafam"

"Ne oldu?!"

Gülme sesi

"Onur un kafasına çanta yağdı"

Bu üç ses konuşurken ben de atladım kendimi Onurun kucağında buldum düz saçlarında gezdi gözlerim her baktığım da denizi gördüğüm gözlerine baktım arkadan bir düşme sesi gelince Onurn kucağında hızlıca inip sesin kaynağını aradı gözlerim Burak gülmekten yere kapaklanmıştı sırtı vurdum "Burak kanka, yaşıyormuş. Yaşıyorsan birazdan ölecen mi?"diye mırıldanınınca öyle bir güldüki bende yanına oturup ona katıldım Burak zor da olsa kafasını kaldırmıştı ona döndüm ben döner dönmez ağzını açtı kapadı

Onura kaçamak bir bakış atınca söyleyeceği şeyin Onuru kızdıracak bir şey olduğunu anladım

"Onur"

"Efendim neden arkadaşlık yaptığımı bilmediğim kişi"

"Bu dördüncü "

"Anlamadım?"diyince Onu bana döndü

"Ben sekizdemi ne geldim bunlar beni fark etmemiş en azından öyle dediler üzerime atladılar ya!"

Sonrası ise kısaca okul başladı dersler başladı bitti derken okulun bahçesinde bizi konserin provasını yapacağımız çayıra götürecek arabada bulduk kendimizi araba bizi ormanlık bir alana bıraktı ormanın içinden bir patika geçiyordu patikayı koşarak geçtim ben asıl konser alanını merak ediyorum orman bitince her yeri çiçek kaplı bir çayıra çıktım çağırın sonuna konse veceğimiz yer kondurulmuştu oraya ilerledim öyle mutluydum ki ne ara 18 şarkı söyledim ezberledim Burak beni bu saatin içinde zamanın yavaş gitmesini sağlarken sözleriyle çubukları ne kadar tutunursam da kurtardı

"Limonata almaya gelenler elini kaldırabilirmi?"

"Yuh!"

"La ne oldu oğlum?!"

"Burak,kardeşim fark etmedin mi?"

"NEYİ LAN!!"

"Oğlum az önce senin beyin kapasitene göre fazla mantıklı konuştun!"

Her kez gülmeye başlamıştı. Platformdan aşağı atlayıp çiçek toplamaya başladım

"Aman ben de bir şey sandım bizim *yenge* burda kalsın biz-

Kötü bir bakış fırlatıp üzerlerine koşmaya başlayınca 3 kişi gittiler en yakın yerleşim yeri 30-40 dakika uzaktaydı onlar oraya giderken dönüşte adeddendir onlar gelirken silah sesi çı karar yere yatarım bu sefer yanımda vişne suyu ve oyuncak bıçak var. Tam bıçağı yere koyarken bir acı hissettim kalbimin orda. Bağıramıyordum . Vurulmuştum. O acı bedenime bir kere daha bir kere daha giridi

Ben öldüm mü?

Aklım bu soruya yoğunlaştı. Yavaş yavaş kedime geldiğimi hissediyordum . Önce kapla soğuklukları, sonra kolumdaki serum en sonunda şaşkınlağın yanına gizlenmiş enerjiyi buldum.

Gözlerimi araladım Burak ve Mert birbirine bitişik iki hasta koltuğunda birbirlerine dayanmış uyurken gördüm o sırada elimin üzerinde bir el hissetim oraya baktım onu gördüm mahvolmuş bir Onur gözümü daha çok açık tutamadım gözüm kapanınca onların görüntüsü açıldı onları uyurken görmüştü tüm gücümü topladım ağzıma açtım " çocuklar " dedim sesim halsiz çatlak çıkıyordu. İlk Onurun gözü açıldı göz göze geldik elimin üzerindeki eli benimkini sıkarken diğeri ile Burk ve Mert i uyandırmaya çalışıyordu. Burak gözlerini hafif açtı ona baktığımı görünce Merti uyandırdı hepsi aynı anda sayamayacağım kadar çok duygu yaşıyorlardı bunu gözlerinden okuyabiliyorum. Hepsi başıma toplandılar. Mert öne çıktı gözlerimi siyah gözlerine diktim korkakça ağzını açtı

"Hera, bizim kim olduğumuzu kendinin kim olduğunu biliyormusun? Peki bizim adlarımızı söylermesin?"

"Ee şey, Mert, Onur , Burak"

Burakın gözleri dolmuştu toalet olduğunu düşündüğüm bir odaya girdi Onur un gözünden yaşlar akıyordu

"Ben uyurken ne oldu? Bana ne oldu ? Bu kaçıncı kalmışım? Okula ne kadardır gitmiyorum? Okula ne kadardır gitmiyorsunuz? Ne kadar uyudum?BİRİNİZ BANA CEVAP VERİCEKMİ!?"

"Tamam tamam, ilk sakin olman lazım öyle anlatıcam tamam mı? Sakin, derin nefes al ver"Merti dinleyip sakin olmaya çalıştım derin derin nefes alıp verdim. "Tamam, sakinim artık anlatabilirsiniz. Sorularım cevaplanması istiyorum" Mert derin bir nefes aldı tüm dünyadaki oksijeni ciğerlerine çekmişti. Sonunda söze girişti.

" En baştan başlıyorum. Bizi limonataları almaşız sana doğru geliyoruz sonra on üç el ateş duyuyoruz hepimiz bu sefer kendini aştığını düşünüyoruz geldiğimizde seni kanlar içerisinde buluyoruz. Birimiz polisi değerimiz ambulansı arıyor seni sedyeye yatırdıklarında öğreniyoruz ki çok kan kaybetmişsin ve ve k-kalbin 7 dakikadır atmıyormuş. Sonra 23 saat süren operasyon sonrası 1 ay uyuyorsun. 1 ayın sonunda uyanıyorsun ve hafızanı kaybediyorsun 1 ayda öyle geçiyor sonra tekrar uykuya dalıp gün kalkıyorsun olay bu" derin nefes almaya devam ederken bunları düşüner 1 hafta geçirdim sonunda hastaneden taburcu oluyordum. Onur

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.